SoorglaÜcretsiz Dene

Ankara BAM 21. HD 2021/1562 E. 2023/1537 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2021/1562

Karar No

2023/1537

Karar Tarihi

1 Kasım 2023

T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.Hukuk Dairesi

T.C.

ANKARA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

21.HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINA

KARAR

İNCELENEN DOSYANIN

MAHKEMESİ : ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 03/06/2021

NUMARASI :.....

DAVA TARİHİ : 01/03/2021

KARAR TARİHİ : 01/11/2023

GEREKÇELİ KARARIN

YAZILDIĞI TARİH : 01/11/2023

Taraflar arasındaki işletme hakkı devir sözleşmesinden kaynaklanan rücuen alacak istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı davalı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin ... hizmetlerinin özelleştirilmesi amacı ile çıkarılan Özelleştirme Kanunu hükümleri uyarınca; kamu tüzel kişiliğinin nevi değiştirmesi sureti ile kurulduğunu, Özel Hukuk hükümlerine tabi ticari şirket olduğunu, özelleştirme işlemleri uyarınca, ... mülkiyetinde bulunan ... ... sisteminin işletme hakkının 24/07/2006 tarihinde müvekkiline devredildiğini, taraflar arasında yapılan sözleşmenin 7.4 ve 7.6 maddeleri uyarınca; ... döneminde gerçekleşen iş ve işlemlerden dolayı 3. Kişilerin hak taleplerinin doğuracağı sorumlulukların dönemsel olarak paylaştırıldığını, davaya konu alacağa ilişkin olarak dava dışı ...'nın 24/07/2000 tarihinde geçirmiş olduğu kaza neticesinde vefat etmesi sebebiyle SGK tarafından hak sahiplerine bağlanan sürekli gelirin rücuen ödenmesi talebiyle ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/157 E. Sayılı dosyasında .... Başkanlığı tarafından müvekkili şirket aleyhinde dava açıldığını, yapılan yargılama sonucunda 27.11.2013 tarihinde .... Başkanlığının davasının kabulü ile 20.558,08 TL alacağın 506 Sayılı Kanunun 26. Maddesi uyarınca gelir bağlama onay tarihi olan 10.11.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müvekkili şirketten tahsiline karar verildiğini, verilen kararın Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 2015/24394 Esas 2016/5959 Karar sayılı 18.04.2016 tarihli kararı ile temyiz başvurusunun reddine, Yerel Mahkeme kararının onanmasına karar verildiği ve kararın kesinleştiğini, kesinleşen karar üzerine, SGK Başkanlığı tarafından 26.05.2016 tarihli yazı ile, Kurum lehine hüküm altına alınan 20.558,08 TL tazminat, 2.446,96 TL vekalet ücreti ile 1.564,00 TL yargılama masrafı ve 20.05.2016 tarihi itibariyle hesaplanan 11.128,97 TL faiz olmak üzere toplamda 35.718,01 TL’nin ödenmesi talep edildiğini, bunun üzerine, müvekkili şirket tarafından 16.06.2016 ve 15.07.2016 tarihinde ... İl Müdürlüğü hesabına 35.973,14 TL ödendiğini, , bahsi geçen dava dosyası kapsamında müvekkili şirket tarafından 3,75 TL vekalet harcı, 50 TL gider avansı, 143,30 TL temyiz harçları, 1.417,83 TL bakiye karar harcı ile 1.380,02 TL onama harcı ödendiğini, taraflar arasındaki İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi gereğince söz konusu dava dosyasında sorumluluğun davalı ...’a ait olması sebebiyle SGK Başkanlığına ödenmek zorunda kalınan toplam 38.808,52 TL ödeme tarihinden itibaren hesaplanacak avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; açılan davayı kabul etmediklerini, açılan davanın rücu talebine ilişkin olması nedeniyle TBK 73. Madde uyarınca iki yıllık zaman aşımı süresinin dolduğunu bu nedenle davanın reddinin gerektiğini, özelleştirme kapsamında işletme hakkının devredildiğini bilhare özelleştirme idaresi tarafından ... Bölgeleri için ayrı ayrı anonim şirketler kurulduğunu, şirket hisselerinin blok satış yöntemi ile özelleştirildiğini, ... ... şirketinin tüzel kişiliği hakları, borçları ve yükümlülükte herhangi bir değişiklik olmaksızın sadece hisselerin el değiştirdiğini, davacının imzaladığı 24/07/2006 tarihli sözleşmenin 18.6. Maddesinde yapılan düzenleme uyarınca davacı şirketin bu sözleşmeye dayanarak Türkiye Cumhuriyeti Devleti ve kamu kuruluşlarından talepte bulunamayacağını, masraf ve zarar talep edilemeyeceğinin kararlaştırıldığını, açılan davanın haksız olduğunu, zamanaşımı süresinin dolduğunu, ödemeden itibaren faiz talep edilemeyeceğini belirterek davanın reddini talep istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece; rücuya konu davanın dayanağı olan dava dışı işçi ... 24/07/2000 tarihinde ve işletme hakkı devir sözleşmesinin akdedilmesinden önceki bir tarihte meydana geldiği, davaya konu ödemelerin ise hisse devir sözleşmesinin imzalandığı 24/07/2006 tarihinden sonra yapıldığı, taraflar arasında yapılan İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi, davalı tarafın sorumlu olduğu dönemde gerçekleşen iş ve işlemler nedeni ile dava dışı üçüncü kişi tarafından açılan ve kesinleşen mahkeme kararı, icrada yapılan ödeme ve tüm dosya içeriğine göre, taraflar arasında yapılan sözleşme 7.4 uyarınca ...'ın sorumlu olduğu dönemde gerçekleşen eylemler ve hukuki işlemlerden dolayı, davalı tarafın sorumlu olduğu anlaşıldığından davanın kabulüne, 39.022,04 TL'nin ödeme tarihlerinden itibaren (35.827,13 TL 'nin 16/06/2016 tarihinden; 146,01 TL'nin 15/07/2016 tarihinden, 3,75 TL'nin 04/02/2013 tarihinden, 50,00 TL'nin 29/11/2013; 143,30 TL 'nin 29/11/2013; 1.471,83 TL'nin 15/06/2015 ve 1.380,02 TL'nin 31/05/2016 tarihlerinden) işleyecek avans faizi ile davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesinin kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, açılan davanın zaman aşımına uğradığını, beyanlarının değerlendirilmediğini, eksik inceleme ile hüküm kurulduğunu, bilirkişiden rapor alınmadığını, hisse satış sözleşmesi imzalanarak davacının özel şirkete devrinin gerçekleştiğini, ihale şartnamesi, hisse satış sözleşmesi ve işletme hakkı devir sözleşmesinin birlikte değerlendirilmesi gerektiğini, devre esas devir bilançosu düzenlemeleri yapılmak suretiyle geçmişe yönelik borç ve alacak işlemlerinin kesinleştirildiğini, rücuya dayanak mahkeme kararında davacı aleyhine hükmedilen bir bedel olmadığı gibi davacının icra emrinin tarafı olmadığını, davanın müvekkiline ihbar edilmediğini, bu nedenle rücuya dayanak davaya ilişkin masraf, giderler, vekalet ücreti ve faiz giderlerinin talep edilemeyeceğini, temerrütün oluşmadığını, ödeme tarihinden itibaren faiz işletilemeyeceğini, avans faizine hükmedilmesinin de hatalı olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesine karşı vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, davalı tarafın istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesini istemiştir.

HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ

Dava; işletme hakkı devir sözleşmesinden kaynaklanan rücuen alacak istemine ilişkindir.

6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;

Hopa Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 27/11/2013 tarih ve 2011/157 Esas 2013/325 Karar sayılı kararının incelenmesinde; davacının SGK, davalının ... ... ... A.Ş. olduğu, dava konusunun dava dışı işçinin 01/08/2000 tarihinde geçirdiği iş kazası nedeniyle vefatı üzerine yakınlarına ödenen bedelin rücuen tazminine ilişkin olduğu, mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın kabulü ile fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile taleple bağlı kalınarak 20.558,08 TL alacağın 506 sayılı 26. Maddesi uyarınca gelir bağlama onay tarihi olan 10/11/2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizili ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, alınması gereken 1.404,32 TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak devlet hazinesine irat kaydına, ...1.564,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine hükmedildiği, bu kararın Yargıtay 10. Hukuk Dairesi tarafından 18/04/2016 tarihinde onandığı görülmüştür.

Sözleşme hükümleri ile birlikte somut olay ve davalı vekilinin istinaf itirazları birlikte incelendiğinde; dava dışı SGK tarafından dava dışı işçinin vefatı nedeniyle yakınlarına ödenen bedelin rücuen tazmini talebi ile ... ... ... A.Ş aleyhine açılan tazminat davasında yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne karar verildiği, bu kararın Yargıtay denetiminden geçerek kesinleştiği, davacının, ... İl Müdürlüğü hesabına 16/06/2016 tarihinde 35.827,13 TL, 15/07/2016 tarihinde 146,01 TL, 04/02/2013 tarihinde 3,75 TL, 29/11/2013 tarihinde 50,00 TL, 29/11/2013 tarihinde 143,30 TL, 15/06/2015 tarihinde 1.471,83 TL ve 31/05/2016 tarihinde 1.380,02 TL ödediği dosya içeriğiyle sabittir.

Taraflar arasında akdedildiği hususunda her hangi bir ihtilaf bulunmayan 24/07/2006 tarihli İşletme Hakkı Devir Sözleşmesinin 7.1 maddesinde; sözleşmenin imza tarihinden önce başlamış idari ve hukuki ihtilafların takip edilmesi, çözüme kavuşturulması ve bundan kaynaklanan her türlü sorumluluğun ...'a ait olduğu, 7.4 ve 7.6 maddesinde de; ... faaliyetinin ... tarafından yürütüldüğü dönemde bu faaliyetler nedeniyle üçüncü kişiler tarafından ileri sürülecek her türlü talebin muhatabının ... olduğu hükme bağlanmıştır.

Somut uyuşmazlıkta davacı tarafından SGK İl Müdürlüğü hesabına yapılan ödeme İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi'nin imzalandığı tarihten önceki döneme isabet eden olaya dayanmaktadır. Rücuen alacağa dayanak olan Hopa Asliye Hukuk Mahkemesi'ndeki davanın davacısı da bu sözleşme çerçevesinde üçüncü kişi konumunda olup İHDS'nin 7.4 ve 7.6 maddeleri gereğince davacının SGK İl Müdürlüğü hesabına ödediği bedel, temyiz harcı, temyiz masrafı, temyiz karar harcı, onama harcı, bakiye karar harcı olmak üzere ödediği tüm bedeli davalıdan rücuen talep ve dava hakkı bulunmaktadır. Rücuen alacağa dayanak davadaki uyuşmazlığın ... tesislerinin mülkiyetine ilişkin olmaması karşısında sözleşmenin 7.2 maddesi uyarınca davacının ihbar yükümlülüğü de bulunmamaktadır. Bu nedenle davalı vekilinin bu yöndeki istinaf başvurusunun reddi gerekmiştir. (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 23/03/2016 tarih 2015/13510 esas 2016/3219 karar sayılı emsal içtihadı).

Öte yandan, Hisse Satış Sözleşmesi'nin 9.4. maddesinde "...İşletme Hakkı Devir Sözleşmesindeki hükümler saklı kalmak kaydıyla", 22. maddesinin f bendinde "Alıcı ihale konusu hisseleri devir aldığı tarihten önceki döneme ilişkin olarak İşletme Hakkı Devir Sözleşmesindeki hükümler saklı kalmak kaydıyla..." hükümleri yer almaktadır. Anılan hükümler gözetildiğinde Hisse Satış Sözleşmesi karşısında İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi'nin öncelikle uygulanacağı anlaşıldığından davalı vekilinin bu hususa yönelik itirazlarına Dairemizce itibar edilmemiştir.

Davalı vekilinin hüküm altına alınan alacağa avans faizi işletilemeyeceğine yönelik istinaf itirazına gelindiğinde; rücuen tazminat talebi, başkasına ait bir borcu yerine getiren kişinin mal varlığında meydana gelen kaybı gidermeye yönelik tazminat niteliğinde olup, davacının mal varlığındaki eksilme ödeme tarihinde gerçekleştiğinden ödeme gününden itibaren her iki tarafta tacir olduğundan avans faizi talep edebilir (Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 13/04/2016 tarih ve 2016/2239-2016/4044 E.-K. Sayılı emsal kararı). Bu durumda mahkemece hüküm altına alınan alacağa ödeme tarihinden itibaren avans faizine hükmedilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.

Davalı vekilinin zamanaşımına ilişkin istinaf itirazının incelenmesinde; alacak taraflar arasında imzalanan İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi'ne dayandığından bu davada uygulanması gerekli olan zamanaşımı süresi Türk Borçlar Kanunu'nun 146. maddesi uyarınca 10 yıl olup davanın da bu süre içerisinde açıldığı anlaşıldığından bu yöndeki itiraz yerinde görülmemiştir.

Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin davanın kabulü yönündeki kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1. Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1). b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 

2. Alınması gerekli olan  2.665,40  TL istinaf karar harcından peşin alınan  666,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.999,00 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, 

3. Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,

4. İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından davacı yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,  	

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda uyuşmazlık konusu miktar dikkate alındığında HMK'nın 362. maddesi gereğince kesin olmak üzere, tarafların yokluğunda oy birliği ile karar verildi.01/11/2023

Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden elektronik imza ile imzalanmıştır.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

kararcevapankara01/03/2021TARİHİhüküm

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 19:00:56

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim