SoorglaÜcretsiz Dene

Ankara BAM 21. HD 2021/1465 E. 2023/1473 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2021/1465

Karar No

2023/1473

Karar Tarihi

25 Ekim 2023

T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.Hukuk Dairesi 2021/1465 Esas 2023/ Karar

T.C.

ANKARA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

21.HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2021/1465

KARAR NO : 2023/1473

TÜRK MİLLETİ ADINA

KARAR

İNCELENEN DOSYANIN

MAHKEMESİ : ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 03/03/2021

NUMARASI : 2019/196 Esas 2021/162 Karar

DAVACI

VEKİLİ :

DAVALI :

DAVA : İtirazın İptali

DAVA TARİHİ : 26/04/2019

KARAR TARİHİ : 25/10/2023

GEREKÇELİ KARARIN

YAZILDIĞI TARİH : 25/10/2023

Taraflar arasındaki itirazın iptali istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükme karşı davacı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili banka ile dava dışı .... Şti arasında genel kredi sözleşmesi imzalandığını, dava dışı şirkete kredi kullandırıldığını, davalının sözleşmenin müteselsil kefili olduğunu, borcun ödenmemesi üzerine hesabın kat edildiğini, kat ihtarına rağmen borcun ödenmemesi üzerine alacağın tahsiline yönelik olarak Ankara 1. İcra Müdürlüğü'nün 2019/2963 esas sayılı takip dosyası üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalının haksız itirazı üzerine takibin durdurulduğunu, bu nedenlerle davalının haksız itirazının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı cevap dilekçesinde özetle; açılan davayı kabul etmediklerini, maddi durumunun iyi olmaması nedeniyle öğrenci olarak boş zamanlarında harçlık edinebilmek için davalı şirkette çalıştığını ve şirket sahibi tarafından işlerin hızlı yürütülmesi için şirketi temsil etmeye yetkilendirildiğini, ancak şirketin mali işlemlerine katılmadığını ve bankalardan para çekme yatırma gibi işleri yapmadığını, ancak şirketin borcuna kefil gösterildiğini, bundan haberinin olmadığını, bankanın kendisine hile ile imzalattığını, borcun banka tarafından kendisine yükletilmeye çalışıldığını, borcu hiçbir şekilde kabul etmediğini, haksız davanın reddini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece; davacı tarafın delil olarak dosyaya sunduğu temel bankacılık hizmet sözleşmesi, ticari kredi sözleşmesi, ticari kredi kartı sözleşmesi ile dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunda da dava konusu borcun ticari kredi kartı kullanımından kaynaklanmadığından, davalı ...'in bu borçtan sorumlu olmayacağına, dair raporunda belirttiği gibi, 27/03/20018 tarihli kefalet sözleşmesi, bu sözleşmenin 2.maddesinde de belirtildiği üzere, banka ile dava dışı şirket arasında akdedilmiş olan 27/03/2018 tarihli ve TK2 1684797 numaralı ticari kart sözleşmesi kapsamında kullandırılmış ve kullandırılacak krediden doğan tüm borçları kapsadığı, buna karşılık icra takibine konu borç dava dışı şirketin kredili mevduat hesabından kaynaklanmakta olup davalının kefil olduğu ticari kredi kartı kullanımından kaynaklanmadığı, bu nedenlerle davanın reddine ve kötü niyet tazminatının reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesinin kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu,

Dava konusu kredili mevduat hesabının ticari kart sözleşmesi kapsamında açıldığını ve ticari karta bağlı olarak kullandırıldığını, davalının da bu sözleşmeye kefil olduğunu, bu nedenle kredili mevduat hesabı borcundan sorumlu olduğunu, davalının imzalamış olduğu kefaletnamenin taahhütler başlıklı 1.maddesinde kefilin ...TKS kapsamında müşterinin kullanmış veya kullandırılacak her türlü kredilerden doğan ...kefil olmayı kabul ve taahhüt ettiğini, kefilin ticari kredi sözleşmesi kapsamında kullanılan ürünler içinde hem kart borcundan hem de diğer kredilerden sorumlu olduğunu, kredili mevduat hesabının da karta bağlı ürünler arasında yer aldığını, sözleşme hükümleri kapsamında bu sözleşmede hazır hesap adı altında kredili mevduat hesabının düzenlendiğini, müvekkili bankanın da işletme karta bağlı olarak bu hazır hesabı açabilmesi ve bu hesaptan işletme karta ait borcun aktarım yapabilmesi yetkisinin verildiğinin açık olduğunu, davalının da kefaletnamesinde ticari kart sözleşmesi kapsamında kullandırılacak tüm önlemlerden dolayı kefil sıfatının bulunduğunun yazdığını, bilirkişinin raporunda hukuki görüş belirtmesinin yerinde olmadığı gibi raporun hüküm kurmaya elverişli olmadığını, bu nedenlerle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir.

Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesine karşı vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, davacı tarafın istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesini istemiştir.

HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ

Dava; kredili mevduat hesabından kaynaklanan kaynaklanan alacağın tahsiline yönelik olarak başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.

6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;

10/12/2018 tarihli ihtarnamenin incelenmesinde; ihtar edenin ... A.Ş., muhataplarının .... Şti ve ... olup, kredili mevduat hesabından kaynaklanan borcun 3 gün içinde ödenmesinin ihtar edildiği, ihtarnamenin muhataplara 26/12/2018 tarihinde tebliğ edildiği,

Ankara 1. İcra Müdürlüğü'nün 2019/2963 esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; alacaklısının ... A.Ş., borçlularının .... Şti ve ... olup, 362...00001 no'lu kredi için 10.022,82 TL asıl alacak, 561,39 TL kat öncesi işlemiş %33 faiz, 5,25 TL %5 BSMS, 407,49 TL işlemiş %33 temerrüt faizi, 20,37 TL %5 BSMV, 102,46 TL masraf olmak üzere toplam 11.119,78 TL'nin kredi / kredi kartı alacağının tahsiline yönelik olarak ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalının itirazı üzerine takibin durdurulduğu görülmüştür.

Kefalet Sözleşmesinin incelenmesinde; ...'in müşteri .... Şti'NİN BANKA ile imzalamış olduğu 27/03/2018 tarihli TK2 1684797 no'lu Ticari Kart Sözleşmesi'ne 30.000,00 TL limitle müteselsil kefil olduğu anlaşılmıştır.

Bankacı bilirkişiden alınan rapor ve ek raporda özetle; davacı banka ile .... Şti arasında temel bankacılık hizmet sözleşmesi ile ticari kart sözleşmesi imzalandığını, davalı ...'in 27/03/2018 tarihli Ticari Kart Sözleşmesinde 30.000,00 TL limitle kefaletinin bulunduğunu, temel bankacılık hizmet sözleşmesi kapsamında herhangi bir kefaletinin bulunmadığını, takibe konu alacağın dava dışı şirketin kredili mevduat hesabından kaynaklandığını, ticari kredi kartı kapsamında kullanılan kredi bulunmadığını, takip tarihi itibariyle bankanın 10.022,82 TL asıl alacak, 298,89 TL akdi faiz, kat sonrası 407,49 TL %33 temerrüt faizi, 20,37 TL %5 BSMV, 6,50 TL masraf olmak üzere 10.756,07 TL talep edebileceği belirtilmiştir.

Somut olaya gelince; davacı banka ile .... Şti arasında temel bankacılık hizmet sözleşmesi ile ticari kart sözleşmesi imzalandığı, dava dışı şirkete kullandırılan kredinin ödenmemesi üzerine hesabın kat edildiği, bankacı bilirkişiden alınan gerekçeli, denetim ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere dava ve takibe konu kredinin bankacılık temel hizmet sözleşmesi kapsamında dava dışı şirkete kullandırıldığı, davalı kefilin bu sözleşmede herhangi bir kefalet imzasının bulunmadığından dava ve takibe konu borçtan davalı kefilin sorumlu tutulması söz konusu olamayacağından açılan davanın reddine yönelik ilk derece mahkemesi kararı usul ve yasaya uygundur.

Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin davanın reddi yönündeki kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;

1. Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1). b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

2. Davacıdan alınması gerekli olan 179,90 TL harçtan peşin alınan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 120,60 TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 

3. Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,

4. İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,  

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda uyuşmazlık konusu miktar dikkate alındığında HMK'nın 362. maddesi gereğince kesin olmak üzere, tarafların yokluğunda oy birliği ile karar verildi.25/10/2023

Başkan- Üye - Üye - Zabıt Katibi -

Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden elektronik imza ile imzalanmıştır.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

kararbankadavacıcevapİptaliankaranumarasıİtirazınhüküm

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 19:00:56

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim