SoorglaÜcretsiz Dene

Ankara BAM 21. HD 2022/706 E. 2023/1361 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2022/706

Karar No

2023/1361

Karar Tarihi

11 Ekim 2023

T.C.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi

T.C.

ANKARA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

21.HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINA

KARAR

BAŞKAN : ... ...

ÜYE : ... ...

ÜYE : ... ...

KATİP : ... ...

İNCELENEN DOSYANIN

MAHKEMESİ : ANKARA 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 12/10/2021

NUMARASI :....

DAVA : Alacak (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ : 27/04/2018

KARAR TARİHİ : 11/10/2023

GEREKÇELİ KARARIN

YAZILDIĞI TARİH : 03/11/2023

Taraflar arasındaki alacak istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçelerle davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı taraf vekilleri tarafından süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 5355 sayılı Mahalli İdare Birlikleri Kanunu'nun 20.maddesi çerçevesinde ulusal düzeyde kurulmuş ve ülkemizdeki bütün belediyeleri temsil eden kamu tüzel kişisi olduğunu, belediyelerin birliğe ödemeleri gereken üyelik bedelinin, 5355 sayılı Kanunun 20. Maddesinin son fıkrası gereğince Birliğin talebi üzerine belediyelerin genel bütçe vergi gelirlerinden ayrılan paylardan bu payların dağıtımını yapan kuruluşça (davalı banka) kesilerek Birliğe ödendiğini, davalı bankanın yapmış olduğu bu işlemlerle ilgili "komisyon" ve bu komisyonun %5 i oranında BSMW kesintisi yapıldığını, Birliğin mali denetimini yapan Sayıştay Başkanlığı'ndan alınan 17.05.2010 tarihli sorguda 2008 yılında aidat gelirlerinin ... hesaplarına aktarılması esnasında ... Bankasınca kesilen Banka ve Sigorta Muamele Vergisinin (BSMV) mükellefinin 6802 sayılı Gider Vergileri Kanunu'nun 30. Maddesine göre ...... olması gerektiğinin belirtildiğini, Sayıştay Raporunda belirtilen BSMV kesintilerinin 26.04.2018 tarihi itibarıyla hesaplanan asıl alacak miktarının 31.01.2008 ila 31.12.2008 tarihleri arasında 9.167,47 TL ve faizinin ise 22.319,81 TL olduğunun davalıya 01.06.2010 tarihli yazı ile bildirilerek iadesinin talep edildiğini, ayrıca bundan sonraki aktarmalarda da kesinti yapılmasının talep edildiğini, ancak davalı bankanın 15.06.2010 tarihli cevabi yazısı ile yapılan işlemlerin yerinde olduğu ve kesinti yapılan tutarların iade edilemeyeceğinin bildirildiğini, davalının ret işleminin iptaline dair idare mahkemesinde açılan davada Ankara 9. İdare Mahkemesince davanın vergi mahkemesinin görev alanına girdiği gerekçesiyle görevsizlik kararı verilerek 30.06.2011 tarihinde görevli ve yetkili Ankara 2. Vergi Mahkemesine gönderilmesine karar verildiğini, anılan vergi mahkemesi tarafından da işlemin sebepsiz zenginleşmeye sebebiyet verdiği belirtilerek davanın adli yargıda görülmesi gerektiği gerekçesiyle davanın reddedildiğini, kararın temyiz edilmekle Danıştay 7. Dairesince Vergi Mahkemesi kararının onandığını ve anılan dairece karar düzeltme başvurusunun da reddedildiğini, 6802 sayılı Gider Vergileri Kanunu'nun 28. Maddesi gereği BSMV'nin sorumlusunun davalı banka olduğunu, davalı ile ... arasında BSMV'nin müvekkili Birlikten kesilmesini öngören bir anlaşma bulunmadığını, aksine ... Bankasının, belediye paylarından üyelik aidatını keserek Birliğe göndermesinin 5355 sayılı Yasa'nın 20. Maddesi gereği olduğunu, bu maddede bu işlemler için davalı bankanın vergi kesintisi yapacağına ilişkin bir hükme yer verilmediğini, bankanın kendi lehine nakden veya hesaben aldığı "komisyon" dolayısıyla vergi mükellefinin banka olması nedeniyle söz konusu verginin banka tarafından ödenmesi gerektiğini ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla haksız kesilen 9.167,47 TL BSMV ile kesinti tarihlerinden itibaren işlemiş 13.152,34 TL faiz alacağı olmak üzere toplam 22.319,81 TL'nin dava tarihinden itibaren işletilecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili banka yönetim kurulunun 20.11.2003 tarih ve 45/591 sayılı aldığı karar gereği, üye aidatlarının ... hesabına havale edilmesi esnasında %05 Bankacılık Hizmetleri Komisyonu ve ayrıca %5 Banka ve Sigorta Muameleleri Vergisi (BSMV) tahakkuk ettirilerek tahsil edildiğini, belediye paylarından kesinti yapılmaya başlandığı 2006 yılı Şubat ayından itibaren ...'ne hitaben yazılan yazılar ile kesinti yapılan belediyelerin isimleri, kesinti tutarları, havale komisyonu tutarı, ayrıca BSMV tutarı ile birliğin hesabına havale edilen miktarlar ayrı ayrı ve açık bir şekilde bildirildiği halde ...'ne hitaben gönderilen bu ihbar yazılarına ve yapılan bu kesintilere ilişkin ... tarafından bugüne kadar yazılı ve sözlü olarak herhangi bir itirazda bulunulmadığını ve dava açılmadığını, aradan 4 yıldan fazla bir süre geçtikten sonra idari yargıda reddedilerek kesinleşen davadan sonra işbu davanın açıldığını, 2006 yılından bu yana tesis edilen işlemler için yasal dava açma süresi dolduktan bu dava açılmış olduğundan davanın reddi gerektiğini, yapılan bu kesintilerin 6802 sayılı Gider Vergileri Kanunu'na da uygun olduğunu, kanunun gerekçesinde konulan vergilerin vasıtalı vergi olduğu ve bu nedenle müşterilerine yansıtılabileceğinin belirtildiğini, kanuna göre banka ve sigorta şirketlerinin gerçekleştirdikleri işlemlerde mal ve hizmet vergilerinden olan BSMV ödemekle mükellef kılındıklarını, ancak 6802 sayılı Kanuna göre konulan vergilerin gerekçesi nedeniyle hizmet sundukları muhataplarına yansıttıklarını, yapılan kesintilerin usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk derece mahkemesince iddia, savunma, bilirkişi raporuna ve toplanan tüm delillere göre; kanun hükmü gereği belediyelerden alınan üyelik aidat gelirlerinin TC ... Bankası AŞ'ye davalı bankaca davacı ... hesabına aktarılması nedeniyle alınan komisyonlar üzerinden hesaplanan %5 BSMV'nin haksız kesilerek vergi dairesine ödendiği iddiasıyla yapılan kesintilerin, kesinti yapıldığı tarihlerden itibaren işlemiş faiziyle birlikte iadesi istemiyle açılan davada, benimsenen bilirkişi raporuna göre, Gider Vergileri Kanunu'nun 28. maddesinde düzenlenen BSMV'nin, banka ve sigorta şirketlerinin, Finansal Kiralama Kanununa göre yaptıkları işlemler haricinde, yapmış oldukları tüm işlemler sebebiyle kendi lehlerine aldıkları paralar nedeniyle ödemek zorunda oldukları vergiler olarak tanımlandığı, aynı Kanun'un 30. maddesinde ise bu verginin mükelleflerinin ve yüklenicilerinin banka ve sigorta şirketleri oldukları, bu vergi, banka ve sigorta şirketlerinden hizmet satın alan Müşterilerin ödemek zorunda oldukları bir vergi olmamakla birlikte, kira vergilerinde olduğu gibi, yapılacak bir sözleşme ile BSMV'nin Müşterilere yansıtılmasının mümkün olduğu, ancak bu sözleşme sadece tarafları arasında geçerli olup, banka ve sigorta hizmeti satın alan Müşterileri vergi mükellefi yapmayacağı, BSMV bir ücret olmadığından tarifeler yönetmeliğinde yer alsa bile arada bir sözleşme ilişkisi olmadığı müddetçe davacıya yansıtılmasının mümkün olmadığı, BSMV kesintisinin davacı Birliğe ait olacağı yönünde taraflar arasında akdedilmiş bir sözleşme hükmü bulunmadığı için, yapılan kesintilerin davacı tarafından davalı Bankadan talep edilebileceği, davacı tarafın dava tarihinden itibaren ana para alacağı 9.167,47TL'yi talep edebileceği dolaylı vergi niteliğindeki BSMV'nin davacı birliğe yansıtılabilmesine olanak sağlayacak şekilde taraflar arasında akdedilmiş bir sözleşme hükmü bulunmadığı dikkate alınarak davacı tarafın davaya konu BSMV tutarlarını davalı bankadan talep edebileceği, taraflar arasındaki hukuki ilişkinin ticari nitelikte olduğu da değerlendirilerek avans faizi hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 9.167,47 TL ana para alacağına dava tarihinden itibaren işletilecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; anapara alacağına dava tarihinden önce davalının temerrüde düşürülmediği gerekçesiyle kesinti tarihinden itibaren işlemiş faiz alacağına hükmedilmeyip yalnızca dava tarihinden itibaren faiz işletilmesinin hukuka aykırı olduğunu, davalının davadan önce 01.06.2010 tarihli bildirim ile temerrüde düşürüldüğünü, bu tarihten itibaren faize hükmedilmesi gerektiğini, bu tarihin kabul edilmemesi halinde idare mahkemesinde davanın açıldığı 21.07.2010 tarihinde davalının en geç temerrüde düşmüş olduğunun kabulü gerektiğini, ileri sürerek açıklanan bu ve re'sen gözetilecek nedenlerle ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını istemiştir.

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; 2006 yılından bu yana tesis edilen işlemler için dava konusu alacağın zamanaşımına uğradığını, 2006 yılı Şubat ayından itibaren ...'ne hitaben resmi yazılar ile kesinti yapılan Belediyelerin isimleri, kesinti tutarları, havale komisyonu tutarı, ayrıca BSMV tutarı ile birliğin ayrıca BSMV tutarı ile birliğin hesabına havale edilen miktarlar ayrı ayrı ve açık bir şekilde bildirildiği halde ...'ne hitaben gönderilen bu ihbar yazılarına ve yapılan bu kesintilere ilişkin ... tarafından bugüne kadar yazılı ve sözlü olarak herhangi bir itirazda bulunulmadığını ve dava açılmadığını, aradan 4 yıldan fazla bir süre geçtikten sonra idari yargıda reddedilerek kesinleşen davadan sonra işbu davanın açıldığını, yapılan bu kesintilerin 6802 sayılı Gider Vergileri Kanunu'na da uygun olduğunu, Banka ve Sigorta Şirketleri KDV mükellefiyeti kapsamına alınmayıp bunun yerine Banka ve Sigorta Muamele Vergisi mükellefi olarak 6802 sayılı Kanun kapsamında bırakıldıklarını, kanunun gerekçesinde konulan vergilerin vasıtalı vergi olduğu ve bu nedenle müşterilerine yansıtılabileceğinin belirtildiğini, kanuna göre banka ve sigorta şirketlerinin gerçekleştirdikleri işlemlerde mal ve hizmet vergilerinden olan BSMV ödemekle mükellef kılındıklarını, ancak 6802 sayılı Kanuna göre konulan vergilerin gerekçesi nedeniyle hizmet sundukları muhataplarına yansıttıklarını, yapılan kesintilerin usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ

Dava, kanun hükmü gereği belediyelerden alınan üyelik aidat gelirlerinin davalı bankaca TC ... ... nezdindeki davacı ... hesabına aktarılması nedeniyle alınan komisyonlar üzerinden hesaplanan %5 BSMV'nin haksız kesilerek vergi dairesine ödendiği iddiasıyla yapılan kesintilerin, kesinti yapıldığı tarihlerden itibaren işlemiş faiziyle birlikte istirdadı istemine ilişkin olup ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Davalı kurum Yönetim kurulunun 20.11.2003 tarihli kararı ile belediyelerin aidatlarının Birliğe aktarılması işleminde (havale edilmesi işleminde) %05 Bankacılık Hizmetleri Komisyonu ile yapılacak EFT havalesi nedeniyle de 10.000.000 TL haberleşme ücretinin alınması ve bu komisyon ve ücretlere %5 BSMV tahakkuk ettirilerek tahsilatının sağlanmasına dair alınan karar örneği ile davacı ... aidatından BSMV kesintisi yapıldığının Birliğe bildirildiğine dair 2006 yılına ait taahhütlü yazı örneklerinin birer örneği ibraz edilmiştir.

5355 sayılı Mahalli İdari Birlikleri Kanunu'nun 20. Maddesinin son fıkrasında; "Üçüncü ve dördüncü fıkrada belirtilen birliklere üye mahalli idarelerin birliğe ödemeleri gereken üyelik bedeli, bu idarelerin en son kesinleşmiş bütçelerinin ... meclisince belirlenen oranı olarak tespit edilir ve birliğin talebi üzerine bu mahallî idarelere genel bütçe vergi gelirlerinden ayrılan paylardan bu payların dağıtımını yapan kuruluşça kesilerek birliğe ödenir."

6802 sayılı Gider Vergisi Kanunu'nun 28. Maddesinde; “Banka ve sigorta şirketlerinin 10.06.1985 tarihli ve 3226 sayılı Finansal Kiralama Kanununa göre yaptıkları işlemler hariç olmak üzere, her ne şekilde olursa olsun yapmış oldukları bütün muameleler dolayısıyla kendi lehlerine her ne nam altından olursa olsun nakden veya hesaben aldıkları paralara banka ve sigorta muameleleri vergisine tabidir.”

Yine, aynı Kanun'un 30. Maddesinde yer alan “ Banka ve sigorta muameleleri vergisini banka ve bankerlerle sigorta şirketleri öder. Sigorta aracıları tarafından yapılan sigorta işlemlerinde de verginin mükellefi sigorta şirketleridir.” hükümlerine yer verilmiştir.

Uyuşmazlık, Belediyelerin gelirleri üzerinden davalı bankaca hesaplanıp davacı .... TC ... ... hesabına aktarılan üyelik aidatları dolayısıyla alınan komisyonlardan yapılan BSMV ödeme yükümlülüğünün kime ait olduğu noktasında toplanmaktadır.

Davalı vekili cevap süresinde vermiş olduğu cevap dilekçesinde davanın yasal sürede açılmadığını ileri sürmüş ise de açıkça davanın zamanaşımına uğradığı belirtilmediğinden davalı vekilinin usulüne uygun olarak zamanaşımı defi'ini ileri sürmediği kabul edilmiştir

İlk derece mahkemesince yargılama sırasında bankacılık işlemleri konusunda uzman bilirkişi ... ile Nitelikli Hesaplamalar ... tarafından düzenlenen 07.09.2021 tarihli bilirkişi raporunda özetle; 6802 sayılı Gider Vergisi Kanunu'nun 28. Ve 30. Maddeleri birlikte değerlendirildiğinde BSMV'nin mükellefinin banka ve sigorta şirketleri olduğu, Banka ve Sigorta Muameleleri Vergisi dolaylı vergi niteliğine haiz olup bu özelliği dolayısıyla her ne kadar mükellefi banka ve sigorta şirketleri ise de hizmetten yararlanan kişi ve kurumlara yansıtılmalarının mümkün olduğu, ancak, söz konusu verginin hizmetten yararlanan kişi ve kurumlara yansıtılabilmesi için taraflar arasında bu konuda bir mutabakat bulunması, başka bir anlatımla bir sözleşme hükmü ile bu hususun belirlenmiş olması gerektiği, uygulamada bankalar ve sigorta şirketleri yaptıkları işlemler dolayısıyla elde ettikleri faiz ve komisyon gelirleri üzerinden tahakkuk eden BSMV tutarlarını müşteriye yansıtmakta ve tahsil etmekte ise de, bu yansıtma işlemleri, bankalarda kredi sözleşmelerine ve Bankacılık Hizmetleri Sözleşmesine konulan özel hükümlere istinaden yapıldığı, nitekim, Bankaların, kredi sözleşmelerine koydukları hükümler ile kredi faizleri ve komisyon gelirleri üzerinden tahsil ettikleri BSMV tutarlarını; yanısıra, Bankacılık Hizmetleri Sözleşmesine konulan hükümlerle de, EFT, havale, çek-senet tahsilatı, kiralık kasa vb gibi işlemler için tahsil ettikleri komisyon tutarları üzerinden tahakkuk eden BSMV'yi müşterilere yansıtabildikleri, dava konusu olayda davacı ... ile davalı banka arasında havale komisyon tutarları üzerinden tahsil edilecek BSMV'nin davacı Birliğe ait olacağına dair bir sözleşme hükmü bulunmadığı, nitekim Yargıtay 11. HD'nin emsal nitelikteki 27.04.2021 tarihli ve 2019/4530 Esas-2021/4133 Karar sayılı emsal nitelikteki kararının da bu yönde olduğu, yapılan kesintilerin davacıya iadesi gerektiği, davalının davadan önce temerrüde düşürülmediği, davalıya gönderilen ihtarname ile ticari faiz oranı üzerinden faiz talebinde bulunulmadığı, bu durumda yapılan kesintiler sebebiyle davacının davalıdan 9.167,47 TL anapara 8.070,03 TL %9 üzerinden işlemiş yasal faiz alacağı olmak üzere toplam 17.237,50 TL'nin iadesini talep edebileceği belirtilmiştir.

Somut olayda davacı Birliğe yapılan üyelik aidatlarının TC ... Bankasındaki ... hesabına aktarılmasında davalı bankaca tahsil edilen komisyonlardan davalı bankaca davacıdan yapılan BSMV kesintilerinin iadesi istemiyle açılan davada yukarıda yer verilen 6802 sayılı Gider Vergisi'nin 28. Ve 30. Hükümleri birlikte değerlendirildiğinde bankalarca yapılan her türlü işlemden Banka ve Sigorta Muameleleri Vergisi yapılması zorunlu olup işbu verginin dolaylı vergi niteliği ve asıl mükellefinin bankalar ve sigorta şirketleri oldukları gözetildiğinde ancak taraflar arasında sözleşme hükmü bulunması halinde hizmet alan davacı tarafa yansıtılabileceği, eldeki davanın tarafları arasında davalı bankaca üyelik aidatlarının davacı ... hesabına aktarılması esnasında tahsil edilen komisyonlardan yapılan BSMV kesintilerinin davacıya yansıtılacağına dair taraflar arasında böyle bir sözleşme hükmü bulunmadığına göre ilk derece mahkemesince bilirkişi raporunda yapılan hesaplamaya göre davalı tarafından yapılan dava konusu 31.01.2008-31.12.2008 tarihleri arasındaki BSMV kesintileri toplamı 9.167,47 TL'nin davacıya iadesine dair karara karşı davalı vekilinin istinaf sebepleri doğru görülmemiştir.

Davacının istinaf başvurusu sebebine gelince; davacının istinafı lehine işlemiş avans faizi alacağına hükmedilmemesine ilişkindir.

Davacı davalıya hitaben gönderdiği 01.06.2010 tarihli yazısında ekli tabloda 31.01.2008-31.12.2008 tarihleri arasında her ay yapılan BSMV kesintisi toplamı 9.167,47 TL anapara alacağının iadesini, bundan sonraki tutarlarda kesinti yapılmaması istemiş, davalı tarafından bu istem 15.06.2010 tarihli yazı ile reddedilmiştir. Şu halde davalı tarafından davacının bu yöndeki isteminin reddedildiği 15.06.2010 tarihinden itibaren davalının temerrüte düştüğünün kabulü ile davacı yararına işlemiş avans faizi alacağına hükmedilmesi gerektiği gözetilmeksizin ilk derece mahkemesince yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde sadece anapara alacağına dava tarihinden itibaren avans faizine hükmedilmesi doğru görülmemiştir. Faiz hesabı basit hesap işlemi olarak kabul edilmiş olmakla Dairemizce ek bilirkişi raporu alınmamış, Dairemizce yapılan hesaplamaya göre işlemiş avans faizi hesabı aşağıdaki gibidir:

Dava konusu 2008 yılında yapılan toplam kesinti tutarı 9.167,47 TL dir. Davalının 15.06.2010 tarihinden itibaren temerrüte düştüğü kabul edildiğinde;

9.167.47 x 197 gün (15.06.2010-29.12.2010 arası) x16 %(2010 yılı avans faizi oranı) /36.500=791,67 TL

9.167,47 x359 gün (30.12.2010-29.12.2011 arası) x %15 (2011 yılı avans faizi oranı)/36500=1.371,35 TL

9.167,47 x 172 gün (30.12.2011-19.06.2012 arası) x%17,75 (2012 yılı avans faizi oranı) /36500 =766,80 TL

9.167,47 TL x 183 gün (20.06.2012-20.12.2012 arası) x %16,50 (2012 yılı avans faizi oranı) /36500 =758,39 TL

9.167,47 TL x 182 gün (21.12.2012-21.06.2013) x%13,75 (2013 yılı avans faizi oranı) /36500=628,54 TL

9.167,47 TL x188 gün (22.06.2013-27.12.2013) x %11 (2013 yılı avans faizi oranı) /36500=519,41 TL

9.167,47 TL x351 gün (28.12.2013-14.12.2014) x %11,75 (2014 yılı avans faizi oranı)/36500=1.035,86 TL

9.167,47 x 747 gün (15.12.2014-31.12.2016) x %10,50 (2015ve 2016 yılı avans faizi oranı) /36500=1970,00 TL

9.167,47 x 481 gün (01.01.2017-dava tarihi 27.04.2018) x %9,75 (2017 ve 2018 avans faizi oranı) /36500=1.177,89 TL hesaplanmıştır. Bu durumda 15.06.2010-dava tarihi olan 27.04.2018 tarihi arası işlemiş faiz alacağı =9.019,91 TL bulunmuştur. Davacının talebi ise 13.152,34 TL işlemiş faiz alacağına ilişkindir. Davacı işlemiş faiz alacağını da dahil ederek dava değerini 9.167,47 TL yapılan kesintiler sebebiyle ana para alacağı ve 13.152,34 TL işlemiş avans faizi alacağı olmak üzere toplam 22.319,81 TL üzerinden göstererek açmıştır. Bu durumda Dairemizce davacının avans faizi alacağının doğduğu 15.06.2010 tarihinden dava tarihi olan 27.04.2018 tarihine kadar yukarıdaki şekilde hesaplanan toplam 9.019,91 TL işlemiş avans faizi alacağı ile davacının yapılan kesintiler sebebiyle 9.167,47 TL üzerinden davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir.

Sonuç olarak yukarıda açıklanan nedenlerle; davalı vekilinin, istinaf başvuru kanun dilekçesinde yer verdiği itirazların yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesince verilen karar duruşma açılmasına gerek görülmeksizin HMK'nın 353/1-b-2. Maddesi gereği kaldırılarak, davanın kısmen kabulüne, 9.167,47 TL ile 9.019,91 TL işlemiş avans faizi alacağı toplamı 18.187,38 TL'nin davalıdan, 9.167,47 TL asıl alacağa dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazla istemin reddine, dair davanın esası hakkında yeniden aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.

HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;

A)1-İstinafa başvuran davalı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,

2. Karar tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun ilgili Tarifesi hükümleri gereği istinafa başvurusunda haksız çıkan davalı taraftan alınması gereken 626,23 TL istinaf nispi karar harcından başlangıçta alınan 80,70 TL maktu karar harcı ile 75,86 TL nispi harç toplamı 156,56 TL'nin mahsubu ile bakiye 469,67 TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,

3. İstinaf aşamasında davalı tarafından yapılan giderlerin kendisi üzerinde bırakılmasına,  varsa kullanılmayan gider avansının istek halinde kendisine iadesine, 

B) 1-Davacı vekilinin istinaf sebeplerinin KISMEN KABULÜNE,

2. Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 12/10/2021 tarih ve 2021/261 Esas. 2021/622 Karar sayılı KARARININ HMK'nın 353/1. b. 2. Maddesi gereği KALDIRILMASINA,

C) 1-Davanın KISMEN KABULÜNE, 9.167,47 TL ile birlikte 9.019,91 TL işlemiş avans faizi alacağı toplamı 18.187,38 TL'nin; 9.167,47 TL asıl alacağa dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline,

Fazla istemin reddine,

2. 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun karar tarihinde yürürlükte bulunan ilgili Tarifesi hükümleri gereği alınması gereken 1242,38 TL nispi karar harcından başlangıçta alınan 381,17 TL ile davalı tarafından yatırılan 245,06 TL bakiye karar harcı toplamı 626,23 TL'nin mahsubu ile bakiye 616,15 TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 

3. Davacı tarafından yatırılan 35,90 TL başvurma harcı ile 381,17 TL peşin nispi harcı ve vekaletname harcı toplamı 5,20 TL ile birlikte toplam 422,27 TL'nin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, 

4. Davacı tarafından yapılan 266,00 TL posta ve tebligat gideri, 1.500,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 1.766,00 TL yargılama giderinin davada haklılık durumu gözetilerek (% 81,49 kabul) 1439,11 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, kalan miktarın davacı üzerinde bırakılmasına,

5. Yargılamada vekil ile temsil olunan davacı yararına karar tarihinde yürürlükte bulunan davacı yararına davada kabul olunan miktar üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/1 maddesi gereği belirlenen 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, 

6. Yargılamada vekil ile temsil olunan davalı yararına karar tarihinde yürürlükte bulunan davacı yararına davada reddolunan miktar üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/1 ve 13/2 maddeleri gereği belirlenen 4132,43 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı tarafa verilmesine, 

7. HMK'nın 333/1. Maddesi gereği varsa kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine, 

D)1-İstinafa başvuran davacı tarafından yatırılan 80,70 TL istinaf maktu karar harcının kararın kesinleşmesi ve talep halinde kendisine iadesine,

2. İstinafa başvuran davacı tarafından yatırılan 220,70 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile 50,52 TL posta gideri olmak üzere toplam 271,22‬ TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, 

3. İstinaf yargılaması sırasındaki duruşma açılmadığından davacı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda uyuşmazlık konusu miktar dikkate alındığında HMK'nın 362. maddesi gereğince kesin olmak üzere, tarafların yokluğunda oy birliği ile karar verildi. 11/10/2023

Başkan - ... Üye - ... Üye - ... Zabıt Katibi - ...

Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden elektronik imza ile imzalanmıştır.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

kararkabulünereddineAlacakhükümesastanankaraKaynaklanan)(Bankacılıkkısmencevapİşlemlerinden

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 19:02:15

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim