SoorglaÜcretsiz Dene

Ankara BAM 21. HD 2022/1774 E. 2022/1506 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2022/1774

Karar No

2022/1506

Karar Tarihi

2 Aralık 2022

T.C.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.Hukuk Dairesi 2022/1774 Esas 2022/1506 Karar

T.C.

ANKARA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

21.HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2022/1774

KARAR NO : 2022/1506

TÜRK MİLLETİ ADINA

KARAR

İNCELENEN DOSYANIN

MAHKEMESİ : ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 05/09/2022

NUMARASI : 2022/576 Esas

DAVACI :

VEKİLİ :

DAVALI :

VEKİLİ :

DAVA : Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli)

DAVA TARİHİ : 15/08/2022

KARAR TARİHİ : 02/12/2022

GEREKÇELİ KARARIN

YAZILDIĞI TARİH : 20/12/2022

Taraflar arasındaki genel kurul kararının iptali davasında ihtiyati tedbir isteminin reddine dair ara karara karşı ihtiyati tedbir talep eden davacı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

TALEP

İhtiyati tedbir isteyen davacı vekili dava dilekçesinde özetle; SPK mevzuatına tabi olan ve halktan çok yüklü

miktarlarda para toplayan, yani kitlesel olarak fon toplayan davalı şirketin hukuka aykırı, keyfi ve kötü yönetilmesinin son derece tehlikeli olduğunu, davalı şirketin yönetiminde, kanuna aykırı şekilde fiktif sermayenin oluşturulduğunu, Kanunun emredici hükümlerine aykırı şekilde ana sözleşme değişiklikleri yaptığını, keyfi şekilde haksız hukuksuz imtiyazlı payların oluşturulduğunu ve gruplarının değiştirildiğini, ortaklardan birinin

bütün ortakların paylarını azaltıp kendi payını arttırdığını, ortaklara devredilmiş bulunan

payları pay defterine işlemeyerek sonradan sonraya gerçeğe aykırı şekilde pay dağılımı ve

pay grubu oluşturduğunu, bütün bu hususlarda SPK’na gerçek dışı bildirimlerde bulunduğu gibi

mevzuat gereği pay dağılımındaki değişiklikleri anında SPK’na bildirmesi gerektiği halde

yıllarca -gerçeğe aykırı şekilde- pay dağılımı varmış gibi göstererek SPK’nu ve ortakları da

aldattığını, anlaşıldığı kadarıyla YK üyesi adına gerçek dışı imzaların atıldığını, bilgi ve belge

isteyen şirket ortaklarına ve yönetim kurulu üyelerine bilgi ve belgeleri vermediğini, münhasıran kitle fonlama faaliyetinde bulunması gerektiği halde yan şirketler kurarak veya

aynı şirket içinde faaliyet göstererek girişimcilerden haksız kazanç elde ederek SPK

mevzuatını ihlal ettiğini, Sermaye Piyasası Kanununa tabi şirketlerden olan davalı şirketin genel kurullarında hükümet komiseri bulundurulmadığı için genel

kurulun yok hükmünde olduğunu, şirkette pay dağılımı yapıldıktan sonra payları pay defterine

işlemeyerek -evrakta sahtecilik- dolandırıcılık suçu işleyerek ve

SPK’na bilgi vermeden paylarda ve gruplarında değişiklik yapmasının

hukuka aykırı olduğunu, şirketi suistimallerle yöneten ortağın şirkette eşitlik ilkesini ihlal

edecek şekilde rüçhan hakkı oluşturduğunu ve bu yolla kendisine %40

haksız menfaat sağladığını, davalı şirket sermaye piyasası kanunu’nu suistimal ederek

girişimcilerden haksız gelir elde ederek kanuna aykırı iş

yaptığını, davalı şirketin kuruluş aşamasında asgari sermaye şartını

sağlamadığı halde sağlıyormuş gibi göstererek SPK’yı aldatarak

faaliyet lisansı aldığını ileri sürerek

... Ticaret Sicil Gazetelerinde yayımlanan ve ilana tabi olmadığı için ilan edilmemiş olan Genel Kurul Kararı dahil olmak üzere genel kurulların yok hükmünde (butlanla malul) olduğunun tespiti ve iptali, mümkün olmaması halinde genel kurullarda alınan kararların (butlanla malul)

yok hükmünde olduğunun tespiti ve iptali, aksi takdirde genel kurullarda alınan kararların kanuna ve

iyiniyet kurallarına ve eşitlik ilkesine ve müktesep haklara aykırılığı sebebiyle iptali, ayrıca, rüçhan hakkı kullanımına ilişkin alınan

yönetim kurulu kararının ve dayandığı her türlü

kararın öncelikle yok hükmünde (butlanla malul) olduğunun tespiti ve iptali, aksi takdirde alınan kararların kanuna ve iyiniyet kurallarına ve

eşitlik ilkesine ve müktesep haklara aykırılığı sebebiyle iptali istemiyle açılan davada davalı anonim şirkete kayyım atanmasına karar verilmesini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk derece mahkemesince dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda; talep, anonim şirket genel kurul kararlarının yoklukla malul olduğunun tespiti, olmadığı takdirde iptali ve yönetim kayyımı tayin edilmesi istemiyle açılan davada HMK'nın 389. Maddesi uyarınca anonim şirkete yönetim kayyımı tayin edilmesine dair ihtiyati tedbir kararı verilmesine ilişkin olup Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğü'nden gelen müzekkere cevabına göre davalı şirketin yönetim kurulunun mevcut olduğu, şirketi temsile yetkili kişi olarak diğer davalı ve aynı zamanda yönetim kurulu üyesi olan ...'ın belirlendiği, bu itibarla davalı şirkette herhangi bir yönetim boşluğu bulunmadığının anlaşıldığı, davacı tarafından her ne kadar davalı şirkete tedbiren yönetim kayyımı tayin edilmesi talep edilmiş ise de, davalı şirkette herhangi bir yönetim boşluğu bulunmaması, TMK'nun 426 ve 427. maddesindeki şartlarının mevcut dosyada bulunmaması gerekçesiyle ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

İhtiyati tedbir talep eden davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davalı şirketin yöneticisi olan davalı ...'ın şirket aleyhine işlemler yapması nedeniyle zıt menfaatleri temsil yasağı kapsamında kaldığını, bu davada şirketin yöneticisi ile şirket arasında menfaat çatışmasının doğduğunu, şirketin yöneticisinin şirketin SPK lisans başvurusu esnasında hukuka aykırı iş ve işlemler yaparak SPK'nın da hatalı işlemler yapmasına neden olduğunu, şirket içinde de keyfi iş ve işlemler yaparak şirket ortaklarının paylarını azalttığını ve payların türünü değiştirip kendisine menfaat temin ettiğini, şirkete bu durumda re'sen temsil kayyımı atanması gerektiğini, ileri sürerek bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin ihtiyati tedbir isteminin reddine ilişkin ara kararın kaldırılarak talepleri doğrultusuna karar verilmesini istemiştir.

HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLER VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ

Talep; anonim şirket genel kurul kararlarının yoklukla malul olduğunun tespiti, olmadığı takdirde iptali, rüçhan hakkının kullanımına ilişkin yönetim kurul kararının yoklukla malul olduğunun tespiti, olmadığı takdirde iptali istemiyle açılan davada davalı anonim şirkete yönetim kayyımı atanmasına yönelik ihtiyati tedbir kararı verilmesine ilişkin olup ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle istemin reddine karar verilmiştir.

HMK'nun 389/1. maddesinde, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebileceği, HMK'nun 390/2. maddesinde de hakimin talep edenin haklarının derhal korunmasında zorunluluk bulunan hallerde karşı taraf dinlenmeden de tedbir kararı verebileceği hüküm altına alınmıştır. HMK'nun 390/3. maddesinde ise tedbir talep eden taraf dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorunda olduğu düzenlenmiştir.

İhtiyati tedbir kesin hükme kadar devam eden yargılama boyunca tarafların dava konusu ile ilgili olarak hukuki durumunda meydana gelebilecek zararlara karşı öngörülmüş geçici nitelikte geniş veya sınırlı hukuki korumadır.

Somut olayda ihtiyati tedbir talep eden davacı vekilince istinaf başvuru dilekçesinde şirket ile yöneticinin menfaat çatışması içinde bulunduğu ileri sürülerek temsil kayyımı atanmasına ilişkin talep ilk derece mahkemesinde istenmemiş, ilk derece mahkemesinde kötü ve keyfi yönetilen şirkete yönetim kayyımı atanması talebinde bulunulmuş olup ihtiyati tedbir isteyen davacının şirkete temsil kayyımı atanmasına yönelik olarak istinaf aşamasında ihtiyati tedbir istemi HMK'nın 357. Maddesine aykırıdır.

İhtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin istinaf başvuru dilekçesinde yer verdiği itirazların yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, davalı şirkette yönetim boşluğu bulunmadığı gözetildiğinde kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.

HÜKÜM : Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;

1. İhtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1). b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

2. 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun karar tarihinde yürürlükte bulunan ilgili Tarifesi hükümleri gereği alınması gereken 80,70 TL istinaf maktu harcı başlangıçta peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, 

3. İhtiyati tedbir talep eden davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,

4. İstinaf aşamasında duruşma yapılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362(1)-f maddesi uyarınca kesin olmak üzere dosya üzerinden oy birliği ile karar verildi. 02/12/2022

Başkan - Üye - Üye Zabıt Katibi -

Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden elektronik imza ile imzalanmıştır.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

kararKurulİstemli)TicariŞirketankaranumarasıKararınınİptali(Genelhükümtalep

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 19:17:16

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim