Ankara BAM 20. HD 2022/685 E. 2024/973 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
bam
2022/685
2024/973
23 Mayıs 2024
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2022/685
KARAR NO : 2024/973
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
BAŞKAN : ... ...
ÜYE : ... ...
ÜYE : ... ...
KATİP : ... ...
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK
MAHKEMESİ
TARİHİ : 06/10/2020
NUMARASI : 2020/80 E. - 2020/282 K.
DAVACI :
VEKİLİ
DAVALI :
DAVANIN KONUSU : YİDK Kararının İptali
Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 06/10/2020 tarih ve 2020/80 E. - 2020/282 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı ... tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :Davacı vekili, müvekkilinin 2019/93225 sayılı "... ..." ibareli marka başvurusunda bulunduğunu, Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından 2009/53087 sayılı "..." ibareli markaya dayalı olarak SMK'nın 5/1-ç maddesi uyarınca müvekkili başvurusunun kısmen reddine karar verildiğini, müvekkilince bu karara yapılan itirazın ise YİDK tarafından reddedildiğini, müvekkilinin 2004 yılından beri faaliyette bulunduğunu, kara, deniz ve hava taşımacılığı hizmetlerinde tanınmış marka haline geldiğini, müvekkilinin "..." ibareli markaların hak sahibi olduğunu, müvekkili başvurusu ile redde mesnet marka arasında SMK’nın 5/1-ç maddesi anlamında bir benzerlik bulunmadığını ileri sürerek, YİDK'in 2020-M-114 sayılı kararının iptaline, dava konusu başvurunun kapsamındaki tüm hizmetler yönünden tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, dava konusu başvuru ile redde mesnet marka arasında ayırt edilemeyecek derecede benzerlik bulunduğunu, taraf markalarında ilk okunan ve algılanan unsurun “...” ibaresi olduğunu, redde mesnet markanın asli ayırt edici unsuru olan “...” ibaresinin, davacı marka başvurusu içerisinde aynen ve esas unsur olarak yer aldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, taraf markalarındaki ibarelerin Türkçe olduğu, sırası ile ortak olan "..." ibaresinin, sıfat olarak "dik, çıkması ve geçilmesi güç (yer), yalman, zor" anlamlarına geldiği, havacılık ibaresinin isim olduğu, davacı başvurusundaki "..." ibaresinin son harfi olan "K" harfinin yanında açık mavi bir çizgi bulunduğu, yazım şeklinin redde mesnet gösterilen markadan farklı olduğu ve "A" harflerinin ortasında çizgi bulunduğu, redde mesnet gösterilen markanın ise italik, küçük harfler ile sadece "..." ibaresini içerdiği, dolayısıyla dava konusu markanın kompozisyonu ve bütün olarak farklı bir konseptte olması nedeniyle, markalar arasında ayırt edilemeyecek derecede benzerliğin bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, YİDK'nun 2020-M-114 sayılı kararının iptaline karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili, 6769 sayılı SMK 5/1-ç maddesi anlamında davaya konu marka başvurusu ile redde mesnet markaların aynı/ayırt edilmeyecek kadar benzer olmadığı yönündeki değerlendirmenin hatalı olduğunu, davaya konu başvuruda yer alan "..." ibarelerinin reddedilen hizmetler yönünden tanımlayıcı, tasvir edici ibareler olup, markasal herhangi bir ayırt edicilik taşımadığını, bu bağlamda davaya konu marka ile redde mesnet arasında SMK'nın 6/1 maddesi anlamında iltibas değerlendirmesi yapmayı gerektirmeyecek kadar benzerlik olduğunu, mahkemece dosya kapsamında alınan bilirkişi raporundaki değerlendirmenin hükme esas alınmamasının hatalı bulunduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE : Dava, YİDK kararının iptali istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, 6769 sayılı SMK'nın 5/1-ç maddesi hükmünün uygulanabilmesi için markalar arasındaki benzerliğin iltibasa yol açacağının ayrıca inceleme yapılmasını gereksiz kılacak derecede güçlü ve açık olmasının gerektiği, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 25.11.2020 tarih, 2020/1019-5419 E.K. sayılı ilamının da bu yönde bulunduğu, buna göre "... ..." ibareli dava konusu başvuru ile redde mesnet "..." ibareli marka arasında, başvuru kapsamından çıkarılan hizmetler yönünden bu anlamda bir benzerliğin bulunmadığı, anılan madde kapsamında dava konusu başvuruya yeterli ayırt ediciliğin sağlandığı, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 08.06.2016 gün ve 2014/11 E., 2016/778 K. sayılı kararında da belirtildiği gibi iltibas değerlendirmesi, hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümleneceğinden, mahkemece dosya kapsamında alınan bilirkişi raporuna bu yönden itibar edilmemesinde de bir isabetsizlik olmadığı anlaşılmakla, davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;
1. Davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1. b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2. Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60. TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davalı ... tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 80,70. TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 346,90. TL'nin davalı ... tahsili ile Hazineye irat kaydına,
3. İstinaf aşamasında davalı ... tarafından yapılan yargılama giderlerinin davalı ... uhdesinde bırakılmasına,
4. İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 23/05/2024 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 23/05/2024
Başkan
...
Üye
...
Üye
...
Katip
...
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:41:02