Ankara BAM 20. HD 2024/479 E. 2024/958 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
bam
2024/479
2024/958
22 Mayıs 2024
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ
Esas-Karar No: 2024/479 - 2024/958
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2024/479
KARAR NO : 2024/958
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 29/11/2018
NUMARASI : 2017/427 E. - 2018/432 K.
DAVACI :
VEKİLİ
DAVALI
DAVANIN KONUSU : YİDK Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü
Dairemizce verilen 19/10/2022 tarih, 2022/1225 E., 2022/1305 K. sayılı karar, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 31/01/2024 tarih ve 2023/11-426 E., 2024/35 K. sayılı kararıyla bozulmuş olmakla, gereği görüşülüp düşünüldü;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili, müvekkili şirketin 99/000293, 99/000295, 99/000296, 2004/41535, 99/001458, 2014/44564, 2011/32520, 2009/42372, 2009/42373, 2011/32522, 2011/32521, 2014/46630, 2014/46615, 2014/ 46637, 2014/46608, 2010/60282, 2013/13864, 2012/06560, 2014/44579, 2014/44575, 2014/43688, 2014/43693, 2009/42374, 2013/13136, 2009/42371, 2010/46527, 99/011019, 2003/34080, 2001/09252, 2000/19688 sayılı ve "... şekil" ibareli tanınmış markaların sahibi olduğunu, davalı şirketin, bu markalar ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki “...” ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere davalı ...'e başvurduğunu, 2016/30280 kod numarasını alan başvuruya müvekkilince yapılan itirazın Markalar Dairesi Başkanlığınca 35. sınıf hizmetler yönünden kısmen kabul edildiğini, bunun dışındaki mallar yönünden ise itirazlarının reddine karar verildiğini, başvurunun tümden reddi istemiyle bu karara yaptıkları itirazın ise YİDK tarafından reddedildiğini, oysa markalar arasında iltibas olduğunu, başvurunun ortalama tüketicilerce müvekkilinin seri markası gibi algılanacağını ve karıştırılmasının kaçınılmaz bulunduğunu, ayrıca sınıflar arasında da benzerlik olduğunu, müvekkilinin “...” ve “...” markalarının herkes tarafından bilinen tanınmış marka statüsünde bulunduklarını, dava konusu “...” ibareli markanın, müvekkili markalarının tanınmışlığından haksız yarar sağlayacağını, aynı zamanda haksız rekabete yol açacağını, marka başvurusunun kötüniyetli olduğunu ileri sürerek, YİDK'in 2017-M-8032 sayılı kararının iptaline, tescili halinde markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet markalar arasında, başvuru kapsamında kalan mallar yönünden iltibasa yol açacak düzeyde benzerlik bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı şirket vekili, davacının itirazına mesnet markalar ile müvekkili başvurusu arasında iltibasa yol açacak düzeyde benzerlik bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, markalar arasında görsel ve işitsel olarak birbirinin aynı veya devamı olduğu intibaının uyandığı, hem davalı markası kapsamında kalan mallar açısından benzerliğin tespit edilmiş olması hem de marka işaretleri arasındaki fonetik ve görsel benzerlik bulunması karşısında 556 sayılı KHK’nın 8/1-b maddesi anlamında karıştırılma tehlikesinin olduğu, davalı yanın müktesep hakkının bulunmadığı, 556 sayılı KHK'nin 8/4 maddesinde sayılan şartların ise gerçekleşmediği, davalının başvurusunun kötü niyetli olduğuna ilişkin somut verilerin dosya kapsamında bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, YİDK'nun 2017-M-8032 sayılı kararının iptaline, davalı adına tescilli 2016/30280 sayılı markanın hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı ... vekili, dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet markalar arasında iltibasa yol açacak düzeyde benzerlik bulunmadığını, başvuruya yeterli ayırt ediciliğin katıldığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı Şirket vekili, ilk derece mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olmadığını, bilirkişi heyetinde yer alan Prof. Dr. ...'un aynı nitelikteki bir başka dosyaya sunduğu bilirkişi raporunda, markalar arasında iltibas bulunmadığı yönünde kanaat bildirmişken bu dosyada aksi yönde kanaat bildirdiğini, müvekkili başvurusu ile davacının itirazına mesnet markalar arasında iltibasa yol açacak düzeyde benzerlik bulunmadığını, markalarda ortak olarak yer alan "..." ibaresinin ayırt ediciliğinin zayıf olduğunu, müvekkili başvurusu ile davacıya ait markalar arasında sınıfsal benzerliğin de bulunmadığını, müvekkilinin başvuru konusu ibare üzerinde müktesep hakkının olduğunu, davacı tarafından müvekkiline karşı açılan davalarda verilen emsal karar ve bilirkişi raporlarının mevcut bulunduğunu, işbu dosyadaki bilirkişi raporu ve mahkeme kararının anılan emsal dosya ve raporlarla çeliştiğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Dairemizin 10/07/2020 tarih, 2019/280 E., 2020/646 K. sayılı kararıyla, davacının itirazına mesnet markaların asli unsurlarının ".../..." ibarelerinden oluştuğu, bu ibarenin, Türkçe'de büyük, geniş anlamlarına geldiğinden ayırt ediciliğinin oldukça düşük olduğu, her ne kadar tescilli olduğu sürece markanın korunması esas ise de bu ibareyi içeren markaların koruma kapsamlarının dar tutulmasının gerektiği, diğer bir deyişle, zayıf markalarda yapılacak küçük değişikliklerin dahi iltibas tehlikesini ortadan kaldıracağı, buna göre, dava konusu başvuruda "..." ibaresinin yanında "..." ibaresi ile renk ve şekil unsurlarına yer verildiği ve dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet ".../..." asıl unsurlu markalar arasında 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunmadığı, davalı Kurum tarafından başvuru aşamasında taraf marka işaretleri arasında benzerlik bulunduğu kabul edilerek bir kısım hizmetler başvuru kapsamından çıkarılmış ise de TÜRKPATENT'in idari süreçteki tespitlerinin mahkemeyi bağlamayacağı gerekçesiyle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmiştir.
YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİNİN 10/03/2022 TARİH VE 2020/7041 ESAS 2022/1724 KARAR SAYILI İLAMININ ÖZETİ: Dairemiz kararının, davacı vekilince temyizi üzerine, anılan Yargıtay ilamı ile özetle, Bölge Adliye Mahkemesince, başvuru konusu “...” ibareli marka ile davacının itirazına gerekçe gösterdiği “.../...” markalarının 556 sayılı KHK’nın 8/1-b anlamında benzer olmadığı ve iltibas tehlikesi bulunmadığı kabul edilmişse de, iltibas tehlikesinin değerlendirmesinde markaların baskın unsurları da gözetilmek suretiyle üzerinde kullanılacağı ürünlerin ortalama tüketiciler nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak karışıklığa yol açıp açmayacağının dikkate alınması gerektiği, bu hususlar nazara alınarak yapılan değerlendirmede, davacı markalarının asıl unsurunu “...” ve “...” ibarelerinin oluşturduğu, başvuru konusu işaretin ise “...” ibareli olduğu, bu durumda, itiraza mesnet davacı markaları ile davalı başvuru markası arasında görsel, işitsel ve anlamsal olarak benzerlik bulunduğu, dolayısıyla aynı mal ve/veya hizmetlerde kullanılması halinde o mal ve hizmetlerin aynı teşebbüsten ya da bağlı teşebbüsten geldiği yönünde iltibasa sebep olabileceği, şu halde, aynı mal ve hizmetlerde markanın köken gösterme fonksiyonu yönünden karıştırma ihtimali bulunduğu gözetilip bir değerlendirme yapılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle Dairemiz kararının davacı yararına bozulmasına karar verilmiştir.
HUKUK GENEL KURULUNUN 31.01.2024 TARİH ve 2023/11-426 E., 2024/35 K. SAYILI KARARININ ÖZETİ: Dairemizin 19/10/2022 tarih, 2022/1225 Esas, 2022/1305 Karar sayılı direnme kararının, davacı vekilince temyizi üzerine anılan Hukuk Genel Kurulu ilamı ile özetle, davalı Şirkete ait dava konusu markadaki “...” ibaresinde öne çıkan unsurun “...” ibaresi olması sebebiyle anılan markadaki esas unsurun “...” ibaresi olduğu, markadaki diğer ibarelerin yardımcı unsur niteliğinde bulundukları, davacıya ait itiraza mesnet “...” ve “...” esas unsurlu markalar ile davalı şirkete ait “...” ibareli marka arasında, esas unsurlar nazara alınarak yapılan karşılaştırmada, görsel, işitsel ve anlamsal olarak benzerliğin olduğu, dolayısıyla davacı markaları ile davalı Şirkete ait dava konusu markanın aynı mal veya hizmetlerde kullanılması durumunda o mal ve hizmetlerin aynı teşebbüsten ya da bağlı teşebbüsten geldiği yönünde iltibasa sebep olabileceğinin kabulünün zorunlu bulunduğu, bu itibarla davalı şirkete ait “...” ibareli marka ile davacıya ait “...” ve “...” esas unsurlu markalar arasında aynı mal ve hizmetlerde markanın köken gösterme fonksiyonu yönünden karıştırılma ihtimali olduğu gerekçesiyle Dairemiz kararının bozulmasına karar verilmiştir.
GEREKÇE : Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dairemizce verilen direnme kararı Hukuk Genel Kurulunca bozulmuş olup, HMK'nın 373/7. maddesi uyarınca bu karara uyulması zorunlu bulunduğundan, artık dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet ".../..." ibareli markalar arasında karıştırılmaya yol açacak kadar benzerlik bulunduğunun kabulü gerekmektedir. Buna göre taraf marka işaretleri arasında karıştırılmaya yol açacak düzeyde benzerlik mevcuttur.
Taraf markalarının kapsamlarının karşılaştırılmasına gelince; dava konusu başvuru kapsamında 6,7,11 ve 17. sınıf mallarla, 35/01,02 ve 04. sınıf hizmetler yer almaktadır. Dosya kapsamında alınan iki ayrı bilirkişi heyeti raporunda da açıklandığı üzere başvuru kapsamındaki mal ve hizmetlerin tamamı ile davacı adına tescilli markaların kapsamlarındaki mal ve hizmetler aynı ya da benzerdir. Buna göre emtia benzerliğine ilişkin koşul da somut olayda gerçekleşmiştir.
İlk derece mahkemesince, davalı Şirketin dava konusu başvuru üzerinde müktesep hakkının bulunmadığı kabul edilmiş olup, somut olayda, davalı tarafça önceki tarihli markaların, dava konusu başvuru kapsamında yer alan mal ve hizmetler üzerinde uzun süredir kullanıldığı ispat edilemediği gibi esasen önceki markalardan farklı olarak dava konusu başvuruda yer verilen renk kompozisyonu ile de davacı markalarına yanaşıldığından, mahkemenin bu kabulünde bir isabetsizlik görülmemiş ve davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;
1. Davanın KABULÜ ile YİDK'nın 26/09/2017 tarih ve 2017. M. 8032 sayılı kararının İPTALİNE,
2. Dava konusu 2016/30280 sayılı "..." ibareli markanın HÜKÜMSÜZLÜĞÜ ile sicilden TERKİNİNE,
3. Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60. TL maktu karar ve ilam harcından, peşin olarak alınan 31,40. TL harcın mahsubu ile bakiye 396,20. TL'nin davalılardan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
4. Davacı kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre belirlenen 25.500,00. TL maktu vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
5. Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan 3.579,00. TL bilirkişi ücreti, 619,50. TL tebligat ve posta masrafı ile istinaf aşamasında yapılan 408,70. TL tebligat ve posta masrafı ve 397,80. TL temyiz kanun yoluna başvurma harcından oluşan toplam 5.005,00. TL yargılama giderine, 31,40. TL peşin harç, 31,40. TL başvurma harcı eklenerek oluşan toplam 5.067,80. TL'nin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
6. Davalı şirket ile davalı ... ve ... tarafından ilk derece mahkemesi yargılamasında ve istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin uhdelerinde bırakılmasına,
7. Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen taraflara iadesine (HMK m.333),
8. Davalı şirket ile davalı ... ... ayrı ayrı alınması gereken 427,60. TL istinaf karar ve ilam harcından, davalılar tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 44,40. TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 383,20. TL'nin davalılardan ayrı ayrı tahsili ile Hazineye irat kaydına
9. Dairemizce bozma ilamı üzerine duruşma açıldığından Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2021/2. 96 Esas 2021/205 Karar sayılı ilamı gereğince yapılan istinaf duruşması nedeniyle taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair, duruşmaya katılan davacı vekili, davalı ... ve ... vekilinin yüzlerine karşı, davalı şirket vekilinin yokluğunda, yapılan açık yargılama sonucunda 22/05/2024 tarihinde HMK'nun 361. maddesi uyarınca kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde TEMYİZ yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 23/05/2024
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:41:02