Ankara BAM 20. HD 2024/776 E. 2024/950 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
bam
2024/776
2024/950
16 Mayıs 2024
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2024/776
KARAR NO : 2024/950
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
BAŞKAN : ... ...
ÜYE : ... ...
ÜYE : ... ...
KATİP : ... ...
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK
MAHKEMESİ
TARİHİ : 21/12/2017
NUMARASI : 2017/146 E. - 2017/596 K.
DAVACI : ...
VEKİLİ :
DAVALI :
VEKİLİ :
DAVANIN KONUSU : Marka Başvurusunun Reddi
Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 21/12/2017 tarih ve 2017/146 Esas - 2017/596 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili, müvekkilinin elektrik ve elektronik ses iletimi alanında 1985/1990 yıllarından bu yana faaliyette bulunan tanınmış bir ticari teşebbüs olduğunu, müvekkilinin 31.12.2014 tarihinde 09. ve 11. sınıflardaki mallar için yaptığı "..." ibareli başvurusunun, davalı Şirketin gerçek hak sahipliği ve kötü niyet nedenlerine dayalı olarak yaptığı itiraz sonucu Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından reddedildiğini, müvekkilinin bu karara yaptığı itirazının da dava konusu YİDK kararı ile reddine karar verildiğini, oysa davalı Şirketin tescilli markasının bulunmadığını, dava konusu başvurunun müvekkili adına tescilli bulunan 2005/26254 sayılı markanın serisi mahiyetinde olduğunu, dava konusu "..." ibaresinin gerçek hak sahibinin davalı Şirket olmadığını, davalının anılan ibareyi Türkiye'de kullandığına dair bir delil sunmadığını, ileri sürerek, YİDK’nın 2016-M-2929 sayılı kararının iptali ile tescil işlemlerine devam edilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, “...” ibaresinin uyuşmazlık konusu 9. ve 11. sınıflarda yer alan mallar açısından özgün nitelikte olduğunu ve davacının da binlerce seçenek özgürlüğü içinde aynı sektörde faaliyet gösteren yine uzun yıllardır yurt dışında kullanılan diğer davalı markasının aynısını tercih etmesinin dürüstlükle bağdaşmayacağını, davacının yurt dışı tescilli markaları ve kullanımlarını bilmemesinin basiretli bir tacirle özdeşleşmeyeceğini ve hayatın akışına aykırı olacağını, davacının 3 başvurusunun reddedilmesine rağmen aynı ibare için tescil başvurusu yapılmasının iyi niyetli olmayacağını, 2005/26524 sayılı marka hakkında hükümsüzlük davası açıldığını, bu nedenle müktesep hak oluşturmayacağını, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı Şirket vekili, müvekkilinin 1999 yılından bu yana ABD’de faaliyet gösterdiğini ve tescilli "..." markası ile ses sistemleri üreterek sattığını, sektörde bilinirlik kazandığını "..." markalı ürünlerin "..." internet sitesi üzerinden satışa sunulduğunu, Türkiye’de ise “...” gibi popüler internet sitesi üzerinden ... aracılığıyla satışa sunulduğunu, anılan markanın müvekkili adına pek çok ülkede tescilinin bulunduğunu, davacının kötü niyetli olduğunu, müvekkilinin ticari itibarından faydalanma amacıyla hareket ettiğini, bu niyetle marka başvuruları yaptığını, yapılan bu başvuruların müvekkilinin itirazı üzerine reddedildiğini, davacının müvekkilinin web sitesini de taklit ederek Türkiye nezdinde alıcıları yanıltmaya çalıştığını, bu nedenle davacı aleyhine İstanbul 1. FSHHM’nin 2014/84 esasında açtıkları davanın devam ettiğini, dava konusu markanın tescili halinde davacının kendini asıl hak sahibi müvekkilin yetkili temsilcisiymiş gibi davranmaya devam edeceğini ve satışa sunduğu sahte ürünlerle müvekkilinin itibarını zedeleyeceğini, müvekkilinin 1999 yılından bu yana markaları olması sebebiyle gerçek ve önceye dayalı hak sahibi olduğunu, davacının yaptığı marka başvurularının kötü niyetini ortaya koyduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, 556 sayılı KHK m. 8/3’e göre “...” ibaresi üzerinde gerçek hak sahipliğinin davalı firmaya ait olduğu, davacının 556 sayılı KHK m. 35 kapsamında kötüniyetli olduğu, davacının önceki tarihli markalarının dava konusu marka bakımından kazanılmış hak teşkil etmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili, davalı Şirketin "... " ibaresinin gerçek hak sahibi olmadığını, zira davalı Şirketin müvekkilinin 2005/26524 sayılı markasının başvuru tarih olan 28.06.2005 tarihi itibariyle Türkiye'de bir kullanımının olmadığını, bu hususu ispatlar bir delil sunulmadığını, diğer taraftan müvekkilinin dava konusu başvurusunun kötü niyetli de olmadığını, kötü niyetin başvuru tarihi itibariyle var olması gerektiğini, "..." ibaresinin Türkçe'de bilinen ve kullanılan bir sözcük olduğunu, davalının "..." markalarının yer aldığı dergilerin Türkiye'de yayımlanmadığını, dava konusu başvurunun müvekkilinin 2005/26524 sayılı markasının serisi mahiyetinde olduğunu, anılan marka hakkında açılan davanın bekletici mesel yapılması gerektiğini, müvekkilinin benzer şekilde reddedilen başvuruları hakkında açtıkları davada bekletici mesele yapıldığını, ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE : Dava, marka başvurusunun reddine dair YİDK kararının iptali ve başvurunun tescil işlemlerine devam edilmesi istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davacının dava konusu başvurudan önce, 2012/103906, 2012/96372, 2013/58291 sayılı ve "...+..." ibareli başvurularının davalı Şirketin itirazı üzerine kötü niyetli oldukları gerekçesiyle avalı Kurum tarafından reddedildiği, bu başvurulardan 2012/103906 sayılı başvurunun davacının yurt dışında tescilli" ...+..." ibareli markasının neredeyse birebir bir aynısı olduğu, 2013/58291 sayılı başvurunun da davalı Şirketin 1999 yılından Almanya'da tescilli bulunan ticaret unvanını esas alınacak şekilde yapıldığı, davalı Şirketin yurt dışında ilki 1999 yılında tescilli edilen çok sayıda markasının bulunduğu, ülkemizde tescilli markası bılunmasa da "..." ibareli kullanımlarının olduğu hususları gözetildiğinde davalının marka tescil başvurusu sırasında dava konusu "..." ibaresinin davalı Şirkete ait olduğunu bildiği, bu itibarla davalının hukuki anlamda kötüniyetli olduğu, diğer taraftan davacının 2005/26254 sayılı markası hakkında, davalı Şirket tarafından hükümsüzlük davası açıldığından, dava konusu başvuru bakımından müktesep hak oluşturmayacağı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;
1. Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1. b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2. Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken istinaf karar ve ilam harcı, davacıdan istinaf başvurusunda peşin olarak alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
3. İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi uhdesinde bırakılmasına,
4. İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile 16/05/2024 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde TEMYİZ yolu açık olmak üzere karar verildi.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 08/06/2024
Başkan
...
Üye
...
Üye
...
Katip
...
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:42:19