SoorglaÜcretsiz Dene

Ankara BAM 20. HD 2022/694 E. 2024/918 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2022/694

Karar No

2024/918

Karar Tarihi

10 Mayıs 2024

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ

T.C.

ANKARA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

20. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2022/694

KARAR NO : 2024/918

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

K A R A R

BAŞKAN : ... ...

ÜYE : ... ...

ÜYE : ... ...

KATİP : ... ...

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : ANKARA 3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

TARİHİ : 17/02/2022

NUMARASI : 2021/175 E. - 2022/56 K.

DAVACI :

VEKİLİ :

DAVALI :

...

DAVANIN KONUSU : Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali

Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 17/02/2022 tarih ve 2021/175 E. - 2022/56 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkilinin 2020/36612 sayılı "..." ibareli marka başvurusunda bulunduğunu, başvurunun yayınlandığını, davalı şirketin 2015/44681, 2019/57485, 2015/44681, 2019/57485 sayılı ve "..." ibareleri markalarını gerekçe göstererek yaptığı itirazın kabulüne karar verilerek başvurunun reddedildiğini, bu ret kararına karşı müvekkilin yeniden inceleme taleplerinin bu kez YİDK kararı ile nihai olarak reddine karar verildiğini, oysa davalının mesnet göstermiş olduğu markalarda yer alan “...” sözcüğünün, kozmetik-kişisel bakım sektöründe herkes tarafından kullanılan, jenerik, tek başına ayırt edici niteliği bulunmayan, tanımlayıcı-niteleyici nitelikte bir ibare olduğunu, ayırt ediciliği düşük ve geniş çevrelerce yoğun olarak kullanılan “...” kelimesinin, yanına başkaca ibarelerin getirilmesi suretiyle herkes tarafından marka olarak kullanılabileceğini, dava konusu markalar arasında görsel, işitsel ve kavramsal açılardan benzerlik ve dolayısıyla karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını, müvekkilinin “...” markasını Türkiye’de uzun yıllardır kullandığını ve sektörel olarak tanınmış olduğunu, müvekkilinin SMK'nın 6/3. maddesi anlamında önceye dayalı hak sahibi olduğunu ileri sürerek 2021-M-2264 sayılı YİDK kararının iptale karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı ... vekili, dava konusu 2020/36612 sayılı ve “...” ibareli markanın kapsadığı 3. sınıflardaki mal ve hizmetlere benzer mal ve hizmetler itiraza dayanak markalarda da yer aldığını, bu noktada 6769 sayılı SMK 6/1'deki koşullardan ilki, yani mal ve hizmet benzerliği koşulunun gerçekleşmiş olduğunu, başvuru “...” şeklinde iken YİDK nın benzer gördüğü markaların ise "..." şeklinde olduğunu, itiraza dayanak markalarda “...’s” ibaresinin esas unsur konumunda olduğunu, itiraza dayanak markadaki “...’s” ibaresinin dava konusu markada aynen kullanılmış olduğunu, YİDK kararında da belirtildiği üzere başvurudaki "..." ve itiraza dayanak iki markadaki "..." ibaresi markalar arasındaki yüksek düzeyde benzerliği ortadan kaldırmaya yetmediğini, başvurunun genel izleniminin itiraza dayanak markalardan yeterince farklılaşmamış olduğunu, markalar arasında yüksek düzeyde benzerlik bulunduğunu, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

Diğer davalı cevap vermemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu markanın kapsamında yer alan dava konusu malların redde gerekçe markaların kapsamlarında aynı/aynı tür/benzer olarak yer aldığı, dava konusu marka ile redde gerekçe markalar arasında işitsel, görsel ve kavramsal olarak iltibas oluşturacak düzeyde benzerlik bulunması nedeniyle dava konusu marka ile redde gerekçe markalar arasında karıştırılma ihtimalinin bulunduğu, 6769 sayılı SMK'nın 6/3. maddesi, bir marka sahibinin itirazı üzerine başka bir markanın reddedilmesi veya hükümsüz kılınması talebinin değerlendirilmesinde dikkate alınacak bir husus olup karıştırılma ihtimali neticesinde verilen ret kararının kaldırılmasında dikkate alınacak bir husus olmaması nedeniyle davacının eskiye dayalı kullanım iddiasının yerinde olmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, “...” sözcüğünün, kozmetik-kişisel bakım sektörü dahil olmak üzere birçok sektörde herkes tarafından kullanılan, jenerik, tek başına ayırt edici niteliği bulunmayan, tanımlayıcı-niteleyici bir ibare olduğunu, “...” ibaresindeki benzerlik gerekçe gösterilerek dava konusu “...” markasının tescilinin reddine karar verilmesinin hukuka, uygulamaya ve emsal kararlara aykırı bulunduğunu, “...” sözcüğü, İngilizce orijinli bir sözcük olup, “...” gibi anlamlara geldiğini, Türkiye sınırları içerisinde de oldukça yaygın biçimde kullanıldığını, başvuru konusu/tescil edilen sınıflar için tek başına ayırt edici nitelikte olmadığını, önceye dayalı kullanım iddiasının huzurdaki davada dikkate alınmayacağı şeklindeki bilirkişi görüşünün ve bu görüşe dayalı olarak kurulan hükmün tamamen hatalı olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

GEREKÇE : Dava, marka ile ilgili Kurum kararlarının iptali istemine ilişkindir.

İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.

Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davacının "..." ibareli marka başvurusu ile davalının "..." esas ibareleri itirazına mesnet markaları arasında, biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede SMK'nın 6/1. maddesi anlamında bir benzerlik bulunduğu, zira taraf markalarında bulunan esas unsurların "..." ibaresi olduğu, bu ibarenin her iki markada da aynen bulunduğu, işin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, mesnet marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu mallar için ayırdığı satın alma süresi içinde, davacının marka başvurusunu gördüğünde derhal ve hiç düşünmeden davalının markasından farklı bir marka olduğunu algılayamayacağı, her iki marka arasında yanılgı yaşayabileceği, ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından başvuru konusu işaret ile davalı markası arasında işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı hizmetler algısı oluşabileceği yani markaları karıştırabileceği, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 08/06/2010 Tarihli, 2010/4667 Esas ve 2010/6579 Karar numaralı ilamının da bu yönde olduğu, diğer yandan 6769 sayılı SMK'nın 6/3. maddesinin, bir marka sahibinin itirazı üzerine başka bir markanın reddedilmesi veya hükümsüz kılınması talebinin değerlendirilmesinde dikkate alınabileceği anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;

1. Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1. b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

2. Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60. TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 80,70. TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 346,9‬0. TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 

3. İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı  uhdesinde bırakılmasına,

4. İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 10/05/2024 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.

GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 31/05/2024

Başkan

...

Üye

...

Üye

...

Katip

...

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanınsürülenkonusutaraflarınankaraİptaliözetisavunmalarınınistinafdereceİlgiligerekçeMarkasebepleriİlekararınınKararlarınınKurumileriiddiamahkemesihüküm

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:42:19

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim