Ankara BAM 20. HD 2022/571 E. 2024/907 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
bam
2022/571
2024/907
10 Mayıs 2024
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ
Esas-Karar No: 2022/571 - 2024/907
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2022/571
KARAR NO : 2024/907
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK
MAHKEMESİ
TARİHİ : 27/01/2022
NUMARASI : 2021/192 E. - 2022/25 K.
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :
DAVANIN KONUSU : YİDK Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 27/01/2022 Tarih ve 2021/192 Esas - 2022/25 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalılar ... ile ... tarafından istenmiş ve istinaf dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :Davacı vekili, müvekkili adına tescilli "..." ibareli tanınmış markaların bulunduğunu, davalı ...'in ise 2019/87931 sayılı "..." ibareli marka başvurusunu yaptığını, müvekkilince bu başvuruya yapılan itirazın davalı Kurum tarafından reddedildiğini, alınan kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, davalı başvurusunun, müvekkili markaları ile birebir aynı bulunduğunu, taraf markaları ile sunulan mal ve hizmetler arasında da kısmi benzerlik olduğunu, davalının, müvekkilinin tanınmış markasının yurt içinde ve yurt dışında sahip olduğu itibardan haksız olarak faydalanmak maksadıyla dava konusu başvuruyu yaptığını, müvekkiline ait "..." ibareli markaların, yapılan ciddi yatırımlar sonucu tüketiciler nezdinde kaliteli hizmet algısına sahip olduğunu, davalı tarafından kullanılacak "..." markasının bu algıya zarar verebileceğini, aynı zamanda birebir aynı harfler kullanılarak oluşturulan marka adı ve ayniyet derecesinde benzerlik ihtiva eden logonun, müvekkiline ait markaların ayırt edici karakterinin zedelenmesi tehlikesini doğuracağını, davalının marka başvurusunun haksız rekabete de yol açacağını ileri sürerek, YİDK’in 2021-M-3563 sayılı kararının iptaline, dava konusu markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, dava konusu başvuru kapsamında yer alan malların, davacı markalarının kapsamlarındaki mal ve hizmetlerle benzer olmadığını, davacı markalarının tanınmışlığı nedeniyle de başvurunun reddi koşullarının oluşmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı ... vekili, müvekkili ile davacının farklı sektörlerde faaliyet gösterdiklerini, tertip tarzları ve hitap ettikleri tüketici kitlesinin farklılığı gibi nedenlerden dolayı taraf markalarının karıştırılmayacağını savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, dava konusu markanın kapsamındaki malların tamamının, davacının 2017/118752, 2018/12975, 2018/12957, 2018/25188, 2019/05682, 2019/05734 sayılı ve “...”, “... ...”, “...+” ibareli markaların kapsamında ilişkili olarak yer aldığı, dava konusu marka başvurusu ile davacının belirtilen markaları arasında marka işaretleri bakımından benzerlik bulunduğu, taraf markaları arasında dava konusu mallar bakımından karıştırılma ihtimali olduğu, davacının tanınmışlık iddiasının yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, YİDK'nın 2021-M-3563 sayılı kararının iptaline, davaya konu markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı ... vekili, istinafa konu mahkeme kararının aksine taraf markaları arasında 6769 sayılı Kanunun 6/1 maddesi anlamında benzerlik bulunmadığını, başvuru konusu markanın kapsamında yer alan 17. sınıftaki mallarla davacının "..." ibareli markalarının kapsamındaki mal ve hizmetlerin benzer olmadığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... vekili, müvekkilinin çoğunlukla bayilik mantığıyla ticari faaliyet güden toptancılara satış yaptığını, satışa arz edilen ürünlerin doğrudan kullanıcının çoğunlukla kullanamayacağı ürünler olduğunu, ilk derece mahkemesi kararında da bu tarz ürünlerin nalburlarda bulunabileceğinin belirtildiğini, buna karşılık davacının ise turizm sektöründe faaliyet gösterdiğini, dolayısıyla dava konusu markaların kapsamlarının birbirlerinden tamamen ayrı bulunduğunu, ayrıca müvekkili ürünlerinin hitap ettiği tüketicilerin de özel ve uzman bir alıcı grubu olduğunu, iki markanın mal ve hizmet alanlarının, tüketici kitlelerinin tamamen birbirinden farklı bulunduğunu, müvekkili markasının, tanınmış olan davacı markalarının ne itibarından faydalandığını, ne de itibarlarına ya da ayırt edici karakterlerine zarar verdiğini, esasen bu hususun mahkemenin de kabulünde olduğunu, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, yalnızca yüzeysel ve tek taraflı değerlendirme yapıldığını, bu rapora karşı yaptıkları itirazların ise mahkemece dikkate alınmadığını, markaların karıştırılmayacağını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
GEREKÇE : Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, "..." ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet 2017/118752, 2018/12975, 2018/12957, 2018/25188, 2019/05682, 2019/05734 sayılı "..." asıl unsurlu markalar arasında 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde karıştırılma tehlikesinin olduğu, zira taraf markalarının asli unsurlarının "..." ibaresinden oluştuğu, öte yandan başvuru kapsamında yer alan 17. sınıf mallarla, yukarıda belirtilen davacı markalarının kapsamlarında yer alan bu malların satışına özgü 35/5. sınıf mağazacılık hizmetleri arasında benzerlik bulunduğu, iltibas değerlendirmesinde markaların kapsamlarındaki mal ve hizmetler dikkate alınacağından, marka sahiplerinin fiilen iştigal ettikleri sektörlerin farklı olmasının bir öneminin bulunmadığı anlaşılmakla, davalılar ... ile ... vekillerinin istinaf başvurularının esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;
1. Davalılar ... ile ... vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1. b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2. Davalılardan ayrı ayrı alınması gereken 427,60. TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davalılar tarafından istinaf başvurusunda ayrı ayrı yatırılan 80,70. TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile kalan 346,90. TL bakiye harcın davalılardan ayrı ayrı tahsili ile Hazineye irat kaydına,
3. İstinaf aşamasında davalılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi uhdesinde bırakılmasına,
4. İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile 10/05/2024 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde TEMYİZ yolu açık olmak üzere karar verildi.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 13/05/2024
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:42:19