Ankara BAM 20. HD 2024/764 E. 2024/894 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
bam
2024/764
2024/894
10 Mayıs 2024
T.C. ... BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ
Esas-Karar No: 2024/764 - 2024/894
T.C.
...
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2024/764
KARAR NO : 2024/894
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ... 3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 26/12/2023
NUMARASI : 2023/162 E. - 2023/399 K.
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :
DAVANIN KONUSU : Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)
Taraflar arasında görülen davada ... 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 26/12/2023 tarih ve 2023/162 E. - 2023/399 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili, "..." işletme adıyla faaliyette bulunmak isteyen müvekkilinin, "..." ibaresini marka olarak tescil ettirmek istediğinde, davalı tarafından 43. sınıfta anılan markanın tescil ettirildiğinin öğrenildiğini, bu tescilin kötüniyetli olduğunu, 2003 yılından bu yana "..." isminin davacıya ait işletme ile tanınır hale geldiğini ve davacının "..." adı için gerçek hak sahibi bulunduğunu ileri sürerek, davalıya ait 43. sınıfa kayıtlı 2021/169030 ve 2021/169033 sayılı ve "... ..." ile "... ..." ibareli markaların hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, markanın hükümsüzlüğü koşullarının oluşmadığını savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 25. maddesine göre, markanın hükümsüzlüğünün talep edilebilmesi için hükümsüzlüğü talep edilen markanın TÜRKPATENT nezdinde tutulan sicilde kayıtlı bulunmasının ön şart olduğu, bir başka ifade ile tescili bulunmayan bir markanın, mahkemeden hükümsüzlüğünün talep edilmesinde hukuki yararın olmadığı, TÜRKPATENT veri tabanında yapılan araştırmada, hükümsüzlüğü talep edilen 2021/169030 ve 2021/169033 sayılı markaların tescil edilmemiş olduklarının anlaşıldığı gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, dava konusu markaların sicilde yer aldığını, dolayısıyla iş bu davanın açılmasına karşı tarafın neden olduğunu, karşı tarafın tescil belgesi ücreti yatırmadığından dolayı markalarının tescil edilmediği hususunun, müvekkili tarafından bilinebilecek bir durum olmayıp, müvekkiline yüklenebilecek herhangi bir kusurun bulunmamasına rağmen, müvekkili aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesinin hukuka ve hakkaniyete aykırı bulunduğunu, kaldı ki davalı tarafın cevap dilekçesinde markalarının tescilli olduğunu ikrar ettiğini
ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE : Dava, marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı ve 6769 sayılı SMK'nun 25. maddesine göre, bir markanın hükümsüzlüğünün talep edilebilmesi için hükümsüzlüğü talep edilen markanın TÜRKPATENT nezdinde tutulan sicilde tescilli bulunmasının gerektiği, dava konusu 2021/169030 ve 2021/169033 sayılı markaların ise dava tarihinde ve halen tescil edilmemiş oldukları, davacının ise bu durumu TÜRKPATENT nezdinde tutulan markalar sicilinden inceleyip, davasının buna göre açmasının gerektiği, dolayısıyla mahkemece davanın reddi nedeniyle davalı yararına vekalet ücreti takdir edilmesinde ve yargılama giderlerinin davacının üzerinde bırakılmasında bir isabetsizliğin bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;
1. Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1. b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2. Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60. TL maktu istinaf karar ve ilam harcı peşin yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
3. İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına,
4. İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 10/05/2024 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 10/05/2024
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:42:19