Ankara BAM 20. HD 2024/718 E. 2024/874 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
bam
2024/718
2024/874
3 Mayıs 2024
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2024/718
KARAR NO : 2024/874
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
BAŞKAN : ... ...
ÜYE : ... ...
ÜYE : ... ...
KATİP : ... ...
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 08/01/2024
NUMARASI : 2022/371 E. - 2024/3 K.
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI
DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali
Taraflar arasında görülen davada Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 08/01/2024 tarih ve 2022/371 E. - 2024/3 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, davalılar aleyhine kargo hizmetlerinden doğan ve bugüne kadar ödenmeyen dağıtım hizmet bedeli bakiye alacağına istinaden İstanbul 31. İcra Müdürlüğü' nün 2021/5887 Esas sayılı dosyasından ilamsız takiplerde haciz yolu ile icra takibi başlatıldığını, davalılara gönderilen ödeme emrinin taraflara tebliğ edildiğini, borçlularca söz konusu ödeme emrine yetki ve borç yönünden itirazda bulunulduğunu, yetki itirazlarının taraflarınca kabul görülüp dosya işlemlerinin yetkili Ankara 14. İcra Müdürlüğü' nün 2021/4909 Esas sayılı dosya üzerinden yürütüldüğünü, davalıların bu dosyaya da itirazda bulunarak takibi durdurduklarını, akabinde yapılan arabuluculuk görüşmelerinden netice alınamadığını ileri sürerek davalı tarafça yapılan itirazın iptaline, %20' den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Davalı vekili, davalıların pasif husumet ehliyeti bulunmadığını, davada davalı olarak gösterilenlerin dava konusu taşıma sözleşmesinin tarafı olmadığını, 18/06/2020 tarihli Dağıtım Sözleşmesi, davacı ile ... arasında yapıldığını, ... İktisadi İşletmesi söz konusu sözleşmede, adına fatura kesilecek kuruluş olarak tanımlandığını, ancak sözleşmenin tarafı olmadığını, diğer yandan davalı olarak gösterilen ...Ticaret Limited Şirketi' nin ise bu sözleşmenin herhangi bir yerinde olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini ve haksız icra takibi nedeniyle %20' den az olmayan tazminatın davacıya yükletilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, ... ile ... Dağıtım ve Kurye Hizm. Tic. Ltd. Şti. arasında 18.06.2020 tarihli sözleşme imzalandığı, sözleşmenin konusunun ... tarafından dağıtımı talep edilen muhtelif ağırlık ve boyutlardaki gönderilerin poşetleme, etiketleme ve harmanlama gibi ek hizmetler ile sözleşmede yazılı üreler içinde davacının imzalı dağıtım ve teslim hizmetlerinin ifa edilmesinden ibaret olduğu, davacı davalılara taşıma hizmeti verdiğini, davalıların bu hizmet bedellerinin bir kısmını ödediğini bir kısmını ise ödemediğini ileri sürdüğü, sözleşmenin 7. maddesinin "Türk Diş Hekimleri Birliğinin davacı Şirketin yaptığı hizmet karşılığında bu sözleşmeye uygun olarak ... İktisadi İşletmesi adına kesilecek fatura bedelini eksiksiz ve zamanında ödemeyi taahhüt eder" şeklinde düzenlenmiş olup, bu madde ile ... Firmasına da edim yüklendiği, davacı tarafça davalılara kesilen fatura bedellerinin bir kısmının ödendiği bir kısmının ödenmediği de belirtilmiş olup, taraflar arasında yazılı sözleşme bulunması zorunluluğu olmadığından öncelikle mahkememizce mali müşavir bilirkişi aracılığı ile taraf defterleri üzerinde yapılan incelemede, davacının ticari defterlerinin sahibi lehine delil niteliği taşımadığı, davacı şirketin Ticari Defter kayıtlarına göre, takip konusu faturanın ticari defter kayıtlarında yer aldığı ve takip tarihi olan 15.04.2021 itibariyle davalı yandan 29.532,00 TL alacağının bulunduğu, davalı ... işletmesinin ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, davacı ile ilgili herhangi bir muavin hesap kaydı bulunmadığının tespit edildiği, sözleşmenin 7. maddesine göre, davacı tarafından verilen hizmet karşılığı faturaların davalı ... ye düzenlenmesi gerektiği, ancak faturaların diğer davalı ... firmasına düzenlendiği, ... tarafından dosyaya sunulan belgelerde 13.10.2020 tarihli yazı ile ... Firmasına yazılan yazıda, davacı firmaya 44.896,64 TL nin ödenmesi, 27.10.2020 tarihli yazı ile ... Firmasına yazılan yazıda, davacı firmaya 2.316,58 TL nin ödenmesi, 17.02.2021 tarihli yazı ile ... Firmasına yazılan yazıda, davacı firmaya 24.383,62 TL nin ödenmesi, olduğu ve bu tutarların davacının muavin defterinde tahsilat olarak kayıtlı olduğu, davalı Nisan firmasına düzenlenen fatura toplamı 101.128,84 TL, yapılan tahsilat toplamı ise 71.596,84 TL (101.128,84 - 71.596,84) = 29.532,00 TL nin tahsil edilmediği, dava konusu sözleşmenin 9.6 maddesinde "Teslim alınan emtialar, alıcılarına belirlenen dağıtım süreleri içinde elden imza karşılığı teslim edilir. Alıcının adreste bulunamaması durumunda, evde bulunan şahıslara, işyerinde bulunan is arkadaşlarına, sekreter, muhaberat ve güvenlik gibi kişilere isim, yakınlık dereceleri telefon ve imza karşılığında teslim edilir. Adreste kimseye ulaşılmaması durumunda ihbar notu bırakılır. İhbar notu bırakılan alıcıların 3 gün içerisinde ŞİRKET ile iletişime geçmesi beklenir. 3 gün içerisinde iletişime geçilmemesi durumunda gönderi iade edilir." 6.2. maddesinde "ŞİRKET, alıcıya imzalatılarak dağıtımı yapılacak olan emtiaları ...'den teslim aldığı andan itibaren, bunların kaybından, yanlış ve/veya eksik tesliminden, hasara uğramasından dolayı doğacak zararları tazmin etmek üzere, taşıma ücretinin iadesinin yanı sıra basım maliyetinin iki katı kadar ödemeyi kabul eder. Buna göre belirlenen tazminat tutarları, ilk kesilecek olan faturadan iskonto edilebileceği gibi iade faturası karşılığında ...'nin borcundan da mahsup edilebilir." şeklinde hükümler bulunduğu, dava konusu hizmet sözleşmesinin 6.2 ve 9.6. maddelerine uygun olarak yerine getirilmediği, gönderilmeyen 3.000 adet dergi /ajandanın gönderim bedeli 3.000 x1.8 = 5.400 TL + KDV, Yeniden basılan 1.200 adet ajandanın basım bedelinin 2 katı 1.200 x 9 TL x 2 kat = 21.600 +KDV olmak üzere 21.600 + 5.400 = 27.000,00 TL+ KDV olarak hesaplanan bedelin uyuşmazlık konusu olan 29.532,00 TL davacı alacağı taşıma hizmet ücretlerinden mahsup edilmesinin doğru olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, mahkemece eksik inceleme ili hüküm kurulduğunu, eksik inceleme sonucu hazırlanan bilirkişi raporunun kabulünün mümkün olmadığını, müvekkilinin sözleşme ile kendisine yüklenen edimleri yerine getirdiğini, müvekkilinin delillerinin toplanmadığını ve tartışılmadığını, kaldırma kararının gereğinin yapılmadığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE : Dava,İtirazın İptali istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davacının, davalılara taşıma hizmeti verdiğini, davalıların bu hizmet bedellerinin bir kısmını ödediğini bir kısmını ise ödemediğini ileri sürdüğü, mali müşavir bilirkişi aracılığı ile taraf defterleri üzerinde yapılan incelemede, davacının ticari defterlerinin sahibi lehine delil niteliği taşımadığının, davalı ... işletmesinin ticari defterlerinin ise usulüne uygun tutulduğunun ve davacı ile ilgili herhangi bir muavin hesap kaydı bulunmadığının tespit edildiği, bu hale göre davacının iddialarının dosya kapsamındaki delillere göre ispatlanamadığı, mahkemece davanın reddi yönünde hüküm tesis edilmesinde bir isabetsizlik olmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;
1. Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1. b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2. Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60. TL maktu istinaf karar ve ilam harcı, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
3. İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı uhdesinde bırakılmasına,
4. İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 03/05/2024 tarihinde HMK 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle KESİN olmak üzere karar verildi.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 24/05/2024
Başkan
...
Üye
...
Üye
...
Katip
...
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:42:19