SoorglaÜcretsiz Dene

Ankara BAM 20. HD 2024/676 E. 2024/857 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2024/676

Karar No

2024/857

Karar Tarihi

3 Mayıs 2024

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ

T.C.

ANKARA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

20.HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2024/676

KARAR NO : 2024/857

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

K A R A R

BAŞKAN : ... ...

ÜYE : ... ...

ÜYE : ... ...

KATİP : ... ...

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : ANKARA 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 18/01/2024

NUMARASI : 2015/412 E. - 2024/35 K.

DAVACI :

VEKİLİ :

DAVALI :

DAVANIN KONUSU : RKHK'nın 58. Maddesine Dayalı Maddi ve Manevi Tazminat

Taraflar arasında görülen davada Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 18/01/2024 tarih ve 2015/412 E. - 2024/35 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili ile davalı ... A.Ş. vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, 25 yıldır fuarcılık sektöründe faaliyet gösteren müvekkilinin, yılda iki kere ve sonuncusu 2013 yılında olmak üzere toplam 41 uluslararası mobilya dekorasyon fuarı organize ettiğini, ...’un yasal yetkisi kapsamında getirdiği düzenleme ile Ankara’da kapalı uluslararası fuar

düzenlenebilecek fuar merkezinin “...”

olduğunu, grup şirketi olan davalıların ...’un hem işletmeciliği hem de fuar organizasyonu yaptıklarını, 2014 yılı fuar organizasyonu için müvekkilinin davalılardan ... AŞ'ye başvurduğunu, davalı şirket tarafından müvekkiline gönderilen

sözleşmenin tüm ağır şartları kabul edilmiş olmasına rağmen, davacı tarafça sözleşme

imzalanmadığını, bu sebeple noter marifetiyle gönderilen ihtarnameye de cevap verilmediğini, müvekkili ile sözleşme imzalamayan, yer tahsisi yapmayan davalının haksız rekabette bulunarak 02-

06 Ekim 2014 tarihlerinde kendi adına mobilya fuarı düzenleyeceğini ilan ettiğini, davalılar aleyhine soruşturma açılması için Rekabet Kurumuna yapılan

başvurunun reddi kararına karşı açılan Ankara 3. İdare Mahkemesindeki dava neticesinde kararın iptaline

karar verilmekle, davalılar hakkında soruşturma açıldığını,

davalıların hakim durumun kötüye kullanılması ile hizmet sunmayı reddettiklerini, RKHK'nın 6. maddesindeki halin oluştuğunu, pazarda hakim

durumda olan davalılar tarafından sunulmayan hizmetin müvekkili için vazgeçilmez olduğunu,

davalıların kötüniyetle hareket ettiklerini, yapılan ön soruşturma neticesinde ortaya çıkan yazışmaların da

ayrımcılığı ispatladığını, RKHK'nın 58. maddesi uyarınca davacının son düzenlediği fuar sebebiyle resmi

kârının 3 katı tazminat ve ayrıca müvekkilinin uğradığı itibar kaybı sebebiyle manevi

tazminat talep etiklerini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere, 1.239.033,00-TL

maddi tazminat ile 100.000,00-TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek

avans faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep

etmiştir.

Davalılar vekili, RKHK’ya aykırılığın tespitinin Rekabet Kurulunun yetkisinde olduğunu, müvekkilinin pazarda hakim durumda olmadığını, kötüye

kullanma olarak nitelendirilecek bir davranışının bulunmadığını, verilmeyen/sunulmayan hizmetin alt pazardaki faaliyet için vazgeçilmez olmadığını, eylem sonucu alt pazarda rekabetin de sınırlandırılmadığını, eyleminin objektif ve haklı gerekçelere dayandığını, davacı tarafından kârının 3 katının tazminat olarak talep edildiğini

ancak RKHK m. 57-58’de bu tür bir tazminat söz konusu olmadığını, dava

konusu olayda manevi tazminat şartlarının gerçekleşmediğini, talep edilen miktarın da fahiş

olduğunu,

sözleşmenin imzalanmamasına bizzat davacının sebep verdiğini, Ankara’da uluslararası

fuar düzenlenebilecek merkezin ... ... olduğu iddiasının gerçeği yansıtmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, davacı şirketin başvurusu üzerine Rekabet Kurulu'nun hakim durumunu kötüye kullandığından bahisle davalılardan ... A.Ş.'yi 27.10.2016 tarih ve 16-35/604-269 sayılı kararıyla idari cezasına çarptırdığı, kararın Danıştay 13. Dairesi'nin 26.04.2022 tarih ve 2020/3128 E.-2022/1882 K. sayılı kararıyla onandığı ve 12.07.2022 tarihinde kesinleştiği, buna göre, davacının 4054 sayılı Kanun'un 57. maddesi uyarınca zararlarının tazminini isteme hakkı doğduğu; Rekabet Kurulu'nun söz konusu kararında davalılardan ...A.Ş. (Eski Ünvanı ...)'nin eylemlerinin RKHK'nın 6. maddesi kapsamında ihlal teşkil etmediğine karar verildiği, bilirkişi heyetinin incelemesi sonunda da bu davalının ihlal teşkil eden eyleminin tespit edilemediği; 4054 sayılı RKHK'nun 'zararın tazmini' başlıklı 58. maddesinde; "Rekabetin engellenmesi, bozulması veya kısıtlanması sonucu bundan zarar görenler, ödedikleri bedelle, rekabet sınırlanmasaydı ödemekte olacakları bedel arasındaki farkı zarar olarak talep edebilirler. Rekabetin sınırlanmasından etkilenen rakip teşebbüsler, bütün zararlarının tazminini rekabeti sınırlayan teşebbüs ya da teşebbüslerden talep edebilir. Zararın belirlenmesinde, zarar gören teşebbüslerin elde etmeyi umdukları bütün karlar, geçmiş yıllara ait bilançolar da dikkate alınarak hesaplanır" düzenlemesinin yer aldığı, bilirkişi heyetinin belirtilen yöntemle yaptığı hesaplamaya göre, söz konusu fuar için 2013 yılında 137 kalem fatura kesen ve 425.757,57-TL faaliyet kârı elde eden davacının, 2014 yılında da en az 2013 yılında elde ettiği 425.757,57-TL kadar faaliyet kârı elde edeceği, davacının, RKHK'nin 58/2. maddesi gereğince üç kat oranında tazminat talebinde bulunduğu, anılan maddeye göre "ortaya çıkan zarar, tarafların anlaşması ya da kararı veya ağır ihmalinin olduğu hallerden kaynaklanmaktaysa, hakimin, zarar görenlerin talebi üzerine, uğranılan maddi zararın ya da zarara neden olanların elde ettiği veya elde etmesi muhtemel olan kârların üç katı oranında tazminata hükmedebileceği, somut olayda davalı şirketin hakim durumuna göre ağır ihmali bulunduğu gözetildiğinde, davacının 425.757,57,00-TL mutemel faaliyet kârının 3 katı olan 1.277.272,71-TL maddi tazminat isteyebileceği, taleple bağlılık ilkesi gereği 1.239.033,00-TL maddi tazminatın hüküm altına alınması gerektiği, eylemin davacının iktisadi kişiliğine yönelik, ticari itibarını sarsıcı mahiyette olduğu gerekçesiyle, davalı ...A.Ş. (Eski Ünvanı ...)’ye yönelik açılan davaların reddine, davalı ... A.Ş’ye yönelik açılan maddi tazminat davasının kabulü ile 1.239.033,00-TL maddi tazminatın ve manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 50.000,00-TL manevi tazminatın, dava tarihinden işleyecek avans faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, takdir edilen manevi tazminat miktarının düşük olduğunu, fuarın düzenlenmemesi nedeniyle müvekkilinin iflas ettiğine dair haberlerin çıktığını, davalı ...A.Ş. yönünden davanın reddinin de hatalı olduğunu, zira, davalılar arasında organik bağ bulunduğunu, davalı ... A.Ş. tarafından gönderilen sözleşmenin altında diğer davalının logosunun bulunduğunu ileri sürerek, yerel mahkeme kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

Davalı ... A.Ş. vekili, istinaf başvuru dilekçesinde, TBK hükümlerine göre hukuka aykırılık, kusur, zarar ve illiyet bağının somut olayda mevcut olmadığını, davacının fuar yeri için alternatiflere başvurmadığını, kendi kusuruna dayanarak zararın tazminini talep edemeyeceğini, bilirkişi raporunun hatalı olup hükme elverişli bulunmadığını, yalnızca 1 yıl önceki bilançonun incelenmesinin RKHK'na aykırılık teşkil ettiğini, üç kat tazminat şartlarının da oluşmadığını, bu miktarda tazminatın kast ve ağır ihmal hallerinde ödenmesi gerektiğini, ayrıca üç kat tazminata hükmedilmesinin hakimin takdirinde bulunduğunu, manevi tazminat şartlarının da oluşmadığını, e-duruşma taleplerinin kabul edilmesi rağmen duruşmaya alınmamaları nedeniyle savunma haklarının ihlal edildiğini ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

GEREKÇE : Dava, RKHK'nın 58. maddesine davalı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.

İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.

Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davalı ... A.Ş.'nin hakim durumunu sözleşme yapmamak suretiyle kötüye kullandığı gerekçesiyle davalı şirketin Rekabet Kurulu'nun 27.10.2016 tarihli işlemi ile idari para cezasıyla cezalandırıldığı, söz konusu işlemin iptali talebiyle davalı şirketçe dava açıldığı, Ankara 3. İdare Mahkemesi'nin 2017/1167 E.-2018/2360 K. sayılı dosyasında görülen davada uluslararası fuar alanına ilişkin ... Esasları'nda belirtilen nitelikte ve belirtilen tarihlerde mobilya fuarı düzenlemeye uygun tek alanın ... olduğunun, ...'un dava konusu fuar alanı işletmeciliği pazarında hakim durumda olduğunun, 2014 yılı Nisan ayında fuar düzenlemek üzere davalı şirkete başvuran davacının oyalandığı, davacının sözleşme şartlarını kabul etmesine rağmen ... 2014 yılı ana fuar takvimi başvurusunun son gününe kadar net yanıt verilmeyip davacı ile sözleşme imzalamaktan kaçındığı, mobilya fuarının da ...'un fuar şirket tarafından düzenlendiğinin, davacının mobilya fuarı talebinin haklı bir sebep olmaksızın reddedildiğinin belirlendiği, idari işlem iptali talebiyle açılan davanın reddedildiği, karara karşı istinaf talebinin ise Ankara Bölge İdare Mahkemesi 8. İdari Dava Dairesinin 14.07.2020 tarih ve 2019/1504 E.-2020/892 K. sayılı kararıyla reddedildiği, davalı Rekabet Kurumunun bu karara karşı Danıştay'a temyiz başvurusunda bulunmadığı, işbu davanın davalısı ... A.Ş.'nin söz konusu eylemlerinin ilk derece mahkemesince ağır ihmal olarak değerlendirilmesinde ve üç kat tazminata hükmedilmesi yerinde olduğu gibi davacının elde etmesi muhtemel olan kâr miktarı olarak 2013 yılında aynı fuardan elde ettiği kârın esas alınmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, davalı ... A.Ş.'nin anılan eylemleri haksız fiil teşkil ettiğinden manevi tazminat şartları da oluşmuş olup, ilk derece mahkemesince takdir edilen tutarın somut olayın özelliklerine ve hakkaniyete uygun olduğu, dosya kapsamında diğer davalının sorumluluk doğuracak bir eyleminin tespit edilmediği, öte yandan, davalı tarafça bilirkişi raporunun hatalı olduğu ileri sürülmüş ise de, bilirkişilerin görüşü hakim için bağlayıcı olmayıp HMK'nın 282. maddesinde uyarınca hakimin bilirkişinin oy ve görüşünü diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendireceği, davalı ... A.Ş. vekili 18.01.2024 tarihli son celse için e-duruşma talebinde bulunmuş ise de, söz konusu celsede ilk derece mahkemesince bağlantıda hazır olmadıkları/bağlantının sağlanamadığı anlaşılmakla, davacı vekili ile davalı Şirket vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;

1. Davacı vekili ile davalı ... A.Ş. vekili istinaf başvurularının HMK'nın 353/1. b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

2. Harçlar Kanunu uyarınca davacıdan alınması gereken 427,60. TL maktu istinaf karar ve ilam harcı peşin yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,

3. Harçlar Kanunu uyarınca davalıdan alınması gereken 88.053,84. TL nispi istinaf karar ve ilam harcından, davalı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 22.014,00. TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 66.039,84. TL'nin davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,

4. İstinaf aşamasında davacı vekili ile davalı ... A.Ş. tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdelerinde bırakılmasına,

5. İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 03/05/2024 tarihinde HMK'nın 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.

GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH: 26/05/2024

Başkan

...

Üye

...

Üye

...

Katip

...

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanınsürülenDayalıTazminatkonusutaraflarınankaraMaddiözetisavunmalarınınistinaf58.dereceMaddesineManevigerekçeRKHK'nınsebeplerivekararınınileriiddiamahkemesihüküm

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:42:19

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim