Ankara BAM 20. HD 2024/748 E. 2024/835 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
bam
2024/748
2024/835
26 Nisan 2024
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ
Esas-Karar No: 2024/748 - 2024/835
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2024/748
KARAR NO : 2024/835
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ESKİŞEHİR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 26/12/2023
NUMARASI : 2022/803 E. - 2023/1166 K.
DAVACI :
VEKİLLERİ
DAVALI :
DAVANIN KONUSU : Rücuen Tazminat
Taraflar arasında görülen davada Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 26/12/2023 tarih ve 2022/803 E. - 2023/1166 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalılar tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkili belediyenin bir çok kamu kuruluşunda olduğu gibi ihtiyaç nedeniyle belirli bir takım hizmetlerin ihale yolu ile özel kuruluşlara yaptırıldığını, davalı şirketlerin de idarelerince yapılan destek hizmet alımı sözleşmeleri dâhilinde kurumlarına hizmet verdiğini, davalı şirketlerin ortak çalışanı olan ... tarafından bir takım işçi alacaklarının tahsili talebi ile müvekkili de hasım olarak gösterilerek Eskişehir 1. İş Mahkemesinin 2017/1217 Esas sayılı dosyasında dava açıldığını, bu davada 27.11.2018 tarihli karar ile davanın kabulüne karar verildiğini, Eskişehir 2. İcra Müdürlüğünün 2019/192 E sayılı icra dosyası ile toplam 41.978,20-TL ödeme yaptıklarını, iş mahkemesinin kararında en son işveren şirket ile müvekkilinin birlikte müşterek ve müteselsil sorumlu tutulduğunu, müvekkili tarafından bu bedellerin ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte tahsili talebiyle dava açtıklarını, mahkemece verilen ilk karara istinaden davalı şirketlerden ... Şirketi, ...Şirketi ve ...Şirketi müvekkili tarafından yapılan icra takibinde belirtilen miktarları ödediğini, ancak bu dosyada davalı olarak gösterdikleri şirketler tarafından ödeme yapılmadığını ileri sürerek müvekkilinin işçiye ödemek zorunda kaldığı şimdilik 19.974,23-TL’nin ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek ticari (avans) faiziyle birlikte fazlaya ilişkin hak ve alacak talep hakları saklı kalmak üzere davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı... Tur. Şti öncelikle zamanaşımı itirazlarının olduğunu, esas yönünden ise, müvekkili ile davacı arasında asıl işveren ve alt işveren ilişkisi olduğunu, davaya konu olduğu iddia edilen alacağın dava dışı işçi ...'ye ödenen işçilik alacaklarından ibaret olduğunu, işçi ...'nün münhasıran davacı kurumda çalıştığını, hiçbir zaman müvekkili şirketin işyerlerinde çalışmadığını, alt işverenler değişse dahi işçinin davacı bünyesinde çalışmaya devam ettiğini, müvekkili şirketin davacıya herhangi bir borcunun bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı ... Ltd. Şti davaya cevap vermemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı belediyenin asıl işveren sıfatıyla dava dışı ... adlı işçiye kesinleşen işçilik alacakları nedeniyle ödediği miktarın 29.002,74 TL. kısmından davalı şirketlerlerin, ( davacı tarafça yapılan ödeme günü olan) temerrüt tarihleri itibarıyla ve davalıların birlikte istihdamı nedeniyle müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu gerekçesi ile davanın kabulü ile toplam 29.002,74 TL alacağın 7.496,26 TL'sinin ödeme tarihi olan 28/06/2019 tarihinden, 7.496,26 TL'sinin ödeme tarihi olan 30/07/2019 tarihinden, 7.496,26 TL'sinin ödeme tarihi olan 05/09/2019 tarihinden, 6.513,94 TL'sinin ödeme tarihi olan 03/10/2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı... Tur AŞ vekili istinaf başvuru dilekçesinde, davanın zamanaşımı yönünden reddi gerektiğini, TBK md. 73 uyarınca "Rücu istemi, tazminatın tamamının ödendiği ve birlikte sorumlu kişinin öğrenildiği tarihten başlayarak iki yılın her halde tazminatın tamamının ödendiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar." denildiği, davaya konu ödemelerin Eskişehir 2. İcra Müdürlüğünün 2019/192 E sayılı dosyasına 2019 yılı Haziran ve Ekim tarih aralığında ödenmiş olup iş bu davada 09.09.2022 tarihinde açılmış olduğuna göre, dava 2 yıllık zamanaşımı süresinde açılmadığından davanın zamanaşımı yönünden davanın usulden reddi gerektiğini, müvekkili şirket ile davacı yanın arasındaki ilişki incelendiğinde, müvekkili ile davacı belediye arasında asıl işveren ve alt işveren ilişkisi olduğunun görüleceğini, iş bu davaya konu olduğu iddia edilen alacak ise dava dışı işçi ...'ye ödenen işçilik alacaklarından ibaret olduğunu, işçi ...'nün münhasıran davacı kurumda çalıştığını, hiçbir zaman müvekkili şirketin işyerlerinde çalışmadığını, işçiye ödenen tüm tazminatlardan davacı belediyenin sorumlu olduğunu, davacının dayandığı şartname ve sözleşmelerin, bir takım hizmetlere ilişkin olarak gelecekte birden fazla işlemde kullanılmak üzere tek taraflı ve soyut şekilde önceden hazırlanan, tek tip sözleşmeler olduğunu, davacı ile müvekkili şirket arasında imzalanan hizmet sözleşmesinin tarafların serbest iradeleri ile düzenlenmediğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte müvekkili şirkete husumet yöneltilebileceği düşünülse bile, dava dışı işçi ...' ye ait SGK kayıtlarından da görüleceği üzere birden çok alt işveren nezdinde, farklı farklı tarihlerde sürekli ve üst işveren olarak ... Belediye Başkanlığı nezdinde çalıştığını, dava dışı işçinin müvekkili şirkette çalıştığı dönemle ilgili sorumluluğu yönüne gidilmesi gerektiğini, tüm alacak kalemlerinden müştereken ve müteselsilen sorumlu tutmasının hukuka aykırı olduğunu, yarı yarıya sorumluluk yoluna gidilmesi gerektiğini, faiz talebinin de reddi gerektiğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... Tem. Taş. ve Nak. San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili istinaf başvuru dilekçesinde, davacının davasına konu ödemesiyle ilgili olarak dilekçede ve mahkeme kararında adı geçen dava dışı işçinin müvekkili nezdinde doğrudan herhangi bir çalışmasının söz konusu olmadığını, bir an için aksi düşünce faraziyesinden hareket edilse bile dava dışı işçinin birden çok alt işveren nezdinde, farklı farklı tarihlerde ve fakat 26.07.2012- 30.04.2016 tarihleri aralığında sürekli ve asıl işveren olarak ... Belediye Başkanlığı nezdinde çalıştığını, bu çalışmanın da sadece 01.01.2016-30.04.2016 tarihleri aralığındaki 4 aylık kısmının diğer davalı bünyesinde söz konusu olduğunu, her alt işverenin, işçinin kendi çalışma dönemindeki süresi ve aldığı ücretle sınırlı ve yarı oranında kıdem tazminat alacağından, ihbar tazminatı, kullanılmayan ve ücrete dönüşen yıllık izin ücreti, işe başlatmama ve boşta geçen süre gibi alacak kalemlerinden son işveren, hafta tatil ücreti, ücret alacağı, ubgt, fazla mesai ücreti gibi alacak-tazminat kalemlerinden de alt işverenler asıl işverene karşı yine işçiyi çalıştırdıkları dönemle sınırlı olarak sorumlu olabileceklerini, davacı Belediye, zaten rücuen talep konusu ödemenin yapıldığı dava dışı işçi ...'nün asıl işvereni ve işten çıkarını olup bir yandan işçinin işine son verip diğer yandan da bu kalem alacaklardan taşeronu sorumlu tutup iade talep etmesi açıkça bir hakkında kötüye kullanımı anlamında olduğunu, iş bu davada ticari faiz talep edilebilmesinin mümkün olmadığını, davacı taleplerinin dava tarihi itibariyle zamanaşımına uğramış olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE : Dava, sözleşmeden kaynaklanan rücuen tazminat istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, zamanaşımı süresinin dolmadığı, Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin yerleşik içtihalarına göre; hizmet alım sözleşmelerinin, ihale şartları ile belirlenen işin sözleşmede kararlaştırılan bedel ile yapılmasının üstlenildiği sözleşmeler olduğu, bu sözleşme türünde yüklenicinin hizmeti kendi işçisi ile yerine getirmeyi, işverenin de sözleşme bedelini ödemeyi üstlendiği, sözleşme kapsamında yapılması gereken işin yüklenici işçisi tarafından yerine getirildiği, hizmet alımı tip sözleşmelerinde işverenin, yüklenici tarafından çalıştırılan işçinin ücretinin ödenmesi, sosyal haklarının takibi gibi denetim dışında işçiye karşı bir sorumluluğu bulunmadığı, işveren ile yüklenicinin İş Kanunu’na göre işçiye karşı müteselsilen sorumlu olmasına rağmen rücu ilişkisinde taraflar arasında imzalanan sözleşmenin uygulanması sözleşme hukukunun en temel ilkelerinden olduğu, somut olayda da işçilik alacakları davacı işveren tarafından ödenen işçinin; yüklenici işçisi olması, sözleşme ücretine işçinin ücret ve sosyal haklarının dahil olması, işverenin işçilik alacaklarından sorumlu olacağına dair sözleşmede bir hüküm bulunmaması hususları nazara alındığında davacı işverenin işçiyi çalıştıran davalılardan, ödediği bedeli ve ferilerinin tamamını talep etme hakkı bulunduğunun kabulü gerektiği, davacının dava dışı işçiye ödediği kıdem tazminatı ve bu nedenle ödediği yargılama giderleri, faiz ve icra masrafları toplamını, işçinin davalılar nezdinde çalıştığı döneme isabet eden kısmına oranlamak suretiyle davalılardan rücuen tahsiline hükmedilmesinde bir isabetsizliğin olmadığı, Yargıtay'ın emsal uygulamasının da bu yönde olduğu (Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 07.03.2022 Tarih ve 2021/2232 Esas - 2022/1191 Karar, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 20.12.2012 Tarih ve 2011/14550 Esas - 2012/21308 Karar) anlaşılmakla, davalılar vekillerinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;
1. Davalılar vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1. b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2. Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 1.981,17. TL nispi istinaf karar ve ilam harcından, davalı ... Şti. tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 495,30. TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 1.485,87. TL'nin davalı ... Şti.'den tahsili ile Hazineye irat kaydına,
3. Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 1.981,17. TL nispi istinaf karar ve ilam harcından, davalı... Tur Şti. tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 427,60 TL maktu ve 67,69 TL nispi olmak üzere yatırılan toplam 495,29. TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 1.485,88. TL'nin davalı... Tur Şti.'den tahsili ile Hazineye irat kaydına,
3. İstinaf aşamasında davalılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin davalı uhdesinde bırakılmasına,
4. İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 26/04/2024 tarihinde HMK 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle KESİN olmak üzere karar verildi.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 14/05/2024
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:43:41