Ankara BAM 20. HD 2021/1922 E. 2024/82 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
bam
2021/1922
2024/82
18 Ocak 2024
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2021/1922
KARAR NO : 2024/82
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
BAŞKAN : ... ...
ÜYE : ... ...
ÜYE : ... ...
KATİP : ... ...
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 12/03/2021
NUMARASI : 2020/80 E. - 2021/167 K.
DAVACI :
VEKİLLERİ :
DAVALI :
DAVANIN KONUSU : Alacak (Ticari İş Tellallığı Sözleşmesinden Kaynaklanan)
Taraflar arasında görülen davada Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 12/03/2021 tarih ve 2020/80 E. - 2021/167 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkili ile davalı şirketin, müvekkiline, yurt dışında yapacağı iş görüşmeleri nedeniyle özel uçak kiralanması ve uçuş sağlanması hizmeti karşılığı, önceden uçuş bilgisi ve bedeli belirli olmak kaydı ile açık hesap çalışmaya başladıklarını, bu kapsamda davalıdan 27.000,00-Euro karşılığında, 26/09/2019 tarihinde saat 06:00'da Ankara Esenboğa Havaalanı'ndan Almanya Berlin Havaalanı'na 27/09/2019 tarihinde Berlin'den Ankara'ya saat 18:00'de dönüş yapılmak üzere özel uçak kiralandığını, davalıya 27.000,00-Euro karşılığında 30.000,00-USD'lik çek keşide edildiğini, uçuş saati havaalanına gidildiğinde uçağın hazır olmadığını öğrendiklerini, davalının başka bir uçak gönderdiğini, bunun sonucunda gecikmeli de olsa Almanya'ya gidilebildiğini, müvekkili Türkiye'ye döndüğünde davalı tarafından 3.000,00-USD hangar bedeli, 35.000,00-USD de başka bir uçak kiralanması nedeniyle müvekkilinden 38.000,00-USD daha ek ödeme yapmasının istediğini, aksi taktirde Türkiye'den bir daha uçak kiralanamayacağı ve önceden alınan çeklerin iade edilmeyeceğinin belirtilmesi nedeniyle zor durumda kalan müvekkilinin yeni uçak için fazladan ödeme yaptığını belirterek davacıdan fazladan tahsil edilen 30.000,00-USD'den şimdilik 1.000,00-TL'sinin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili tarafından kiralanan uçağın uçuş öncesi pist başında arızalandığını, bu durumun sabah 05:30 sularında davacıya telefon ile bildirildiğini, davacı ile yapılan görüşmeler sonunda aynı tarihte uçulabilmesi için kendisine başka bir üst segment uçak önerildiğini, arada 35.000,00-USD fiyat farkı olacağının bildirildiğini, davalının bunu kabul ettiğini ve 65.000,00-USD karşılığında uçuşun yapıldığını, davacı firma yetkilisi tarafından uçak değişikliği nedeniyle oluşan fiyat farkı için fatura tanzim edilmemesi, bu farkın ileride yapılacak uçuşların faturalarına eklenerek tahsil edilmesinin talep edildiğini, ancak davacı tarafından ilerleyen süreçte birkaç kez çeşitli uçuşlar için bilgi ve teklif alınsa da başka firmalar ile uçuş yapıldığını, bu nedenle davacı ile yapılan görüşmeler neticesinde fiyat farkı için 01/10/2019 tarihli 30.000,00-USD bedelli çek tanzim edilerek müvekkiline teslim edildiğini, ancak vadesi geldiğinde bu çekin de tahsil edilemediğini, taraflar arasında bir cari hesap sözleşmesinin mevcut olmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, taraflar arasında çarter sözleşmesinin akdedildiği, bu doğrultuda 26/09/2019 tarihinde Ankara - Berlin - Ankara şeklindeki uçuşun (27.000,00-Euro sonrasında ödemenin dolar cinsinden yapılacak olması nedeniyle) 30.000,00-USD karşılığında gerçekleşeceği hususunda tarafların anlaştığı, ancak uçuş günü uçak arızası nedeniyle uçuşun belirlenen uçaktan başka bir uçak ile gerçekleştiği, karşılığında ilave masraf olarak 33.000,00-USD talep edildiği ve davacı tarafından da ödemenin yapılmış olduğu hususunda da uyuşmazlık bulunmamakla birlikte, uyuşmazlığın 33.000,00-USD'lik ek ödemenin davacının davalı tarafından zor durumda bırakılmasından kaynaklı olarak yapıldığı iddiası ile iadesinin gerekip gerekmediği hususundan kaynaklandığı, taraflarca İngilizce metin olarak sunulan ... başlıklı belgenin davacı vekilince süresinde sunulan tercümesine itibar edilerek değerlendirme yapıldığı, eldeki davada uçağın mürettebat ile birlikte kiralandığı, taraflar arasındaki sözleşmenin 5, 6, 7 ve 9. maddeleri uyarınca uçak arızası nedeniyle değişikliğin yazılı olmaksızın yapılması ve davacı tarafından uçuşun yapılmış olması karşısında yazılı olmasa da taraflar arasında yeni uçak/uçak değişikliği bakımından sözleşmenin akdedildiği ve meydana gelen arıza nedeniyle sorumsuzluk kaydı içeren düzenleme nedeniyle davalının sorumluluğunun bulunmadığı kanaatine varıldığı, her ne kadar kanuni düzenleme bakımından davalının sorumluluğunu ortadan kaldıran sözleşme hükümlerinin geçerli olmadığı düşünülecek olsa dahi, davacının anlaşılan uçaktan daha üst segment uçak ile uçmuş olması, uçuşa ilişkin ilave ödemeyi uçuş öncesinde değil aksine uçuş sonrasında ve herhangi bir ihtirazi kayıt olmaksızın rızaen çek ile yapmış olması ve davacının basiretli tacir gibi davranmasının gerekmesi karşısında, rıza dahilinde çekincesiz olarak yapılan ödemenin zor durumda kalınarak yapıldığına yönelik davacı iddialarına itibar edilemeyeceği, davanın ispatlanamadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, mahkemenin rapora itibar etmediğini, rapor aleyhine bir tespit olmadan rapor hilafına karar verdiğini, itirazlarının değerlendirilmediğini, ek rapor ya da başka bir rapor alınmadığını, müvekkilinin müzayaka halinde kalmasının da değerlendirilmeye alınmadığını, uçağın arızalandığının da ispat edilmiş olmadığını, davalı şirkete verilen teminatın bankaya ibrazı ile tahsil yoluna gidilmesinin de hakkın kötüye kullanımı olduğunu ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE : Dava, alacak (ticari iş tellallığı sözleşmesinden kaynaklanan) istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, dava dışı ... tarafından düzenlenen belgeye göre davacı tarafça ilk kiralanan uçağın sabah erken saatlerde yapılan kontrollerde arızalandığının tespit edildiği ve uçağın gerekli kontroller için servisten çekildiği, bunun üzerine davalı şirketçe davacı tarafa daha üst segment bir uçak kiralandığı, 26/09/2019 tarihinde uçuşun sağlandığı, dönüşün de, davacının talebi üzerine 27/09/2019 tarihinde değil 28/09/2019 tarihinde gerçekleştiği, bundan kaynaklı mürettebatın masrafları gibi ilave giderlerin de ortaya çıktığı, dava konusu uçuş hizmetini sağlayan ... A.Ş. tarafından davalıya 30/09/2019 tarihli ve 62.000,00-USD bedelli faturanın düzenlendiği ve ödemesinin de aynı tarihte davalı tarafça banka havalesi ile dava dışı şirkete gerçekleştirildiği, davacının dava konusu uçuşa ilişkin ödemesinin ise ihtirazı bir kayıt olmadan davalıya 22.12.2019 tarihli çek ile yapıldığı, davacı tarafın davalının tahsil ettiği miktarın yerinde olup olmadığı hususunda bir iddiasının ise bulunmadığı, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun "Aşırı Yararlanma" başlıklı 28. maddesinde "Bir sözleşmede karşılıklı edimler arasında açık bir oransızlık varsa, bu oransızlık, zarar görenin zor durumda kalmasından veya düşüncesizliğinden ya da deneyimsizliğinden yararlanılmak suretiyle gerçekleştirildiği takdirde, zarar gören, durumun özelliğine göre ya sözleşme ile bağlı olmadığını diğer tarafa bildirerek ediminin geri verilmesini ya da sözleşmeye bağlı kalarak edimler arasındaki oransızlığın giderilmesini isteyebilir." hükmünün bulunduğu, somut uyuşmazlıkta tarafların edimleri arasında böyle bir açık orantısızlık iddia ve ispat edilmediği gibi, davacı tarafça uçuş şartlarının müzayaka halinden kaynaklı kabul edildiğinin de ispatlanamadığı, öte yandan, HMK'nın 282. maddesi uyarınca hâkimin, bilirkişinin oy ve görüşünü diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendireceği anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;
1. Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1. b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2. Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60. TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 59,30. TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 368,30. TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
3. İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına,
4. İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile 18/01/2024 tarihinde HMK 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle KESİN olmak üzere karar verildi.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH: 17/02/2024
Başkan
...
Üye
...
Üye
...
Katip
...
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:51:38