Ankara BAM 20. HD 2021/1866 E. 2024/79 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
bam
2021/1866
2024/79
18 Ocak 2024
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2021/1866
KARAR NO : 2024/79
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
BAŞKAN : ... ...
ÜYE : ... ...
ÜYE : ... ...
KATİP : ... ...
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 30/09/2021
NUMARASI : 2020/78 E. - 2021/326 K.
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :
DAVANIN KONUSU : TÜRKPATENT YİDK Marka Kararı İptali
Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 30/09/2021 tarih ve 2020/78 E. - 2021/326 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı şirket ile davalı ... tarafından istenmiş ve istinaf
dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkili şirketin 2014/46985 sayılı "..." ibareli markanın inhisari lisans sahibi olduğunu, ayrıca 2018/103428 sayılı ve "..." ibareli tescilli markasının bulunduğunu, söz konusu markaları mesnet gösterilerek davalı şirketin 2018/112774 başvuru numaralı ve "... + şekil" ibareli 35, 41 ve 42. sınıflardaki marka başvurusuna yaptıkları itirazın davalı ... Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulunun kararıyla nihai olarak reddedildiğini, oysa müvekkilinin inhisarı lisans hakkı sahibi olduğu markasının 2014/46985 sayı ile 41. sınıfta, sahibi olduğu 2018/103428 sayı markanın ise 35. sınıfta tescilli olduğunu, müvekkilinin "..." markasını 2014 yılından beri kullandığını, taraf markaların ayırt edilmeyecek kadar benzer olduğunu, davalının müvekkilinin marka değerinden haksız yarar sağlayacağını, davalı şirket tarafından organize edilen bir etkinlikte gönderilen ilanın davacı müvekkilinin sektörel bilinirliliğinden dolayı müvekkil şirkete ait olduğunun düşünüldüğünü ileri sürerek, YİDK'nın 2019-M-11159 sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Diğer davalı Şirket vekili, karşılaştırma konusu markalarda ayırt edici olmayan unsurların ortak olması durumunda karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını, İngilizce'de "..." kelimesinin "..." kökünden türediğini, "planlayıcı, düzenleyici" anlamlarına geldiğini ve yaygın olarak kullanıldığını, 35. sınıftaki hizmetlerde ayırt ediciliğinin düşük olduğunu, müvekkilinin markasında "P" harfinin bulunması nedeniyle markanın ciddi anlamda ayırt edicilik kazandığını, davacının markasından önemli ölçüde farklılaştığını, müvekkilinin 2018 yılından beri ... gibi müşterilerine hizmet sunduğunu, sektöründe önemli bir ekonomik değer yarattığını, www...com.tr alan adını da 17.01.2018 tarihinde tescil edildiğini ve halen müvekkili adına kayıtlı olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, davacıya ait tek markanın 2018/103428 sayılı marka olduğu, 2014/46985 sayılı markanın davacıya ait bulunmadığı, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 21.10.2015 tarih ve 2015/4082 E.- 2015/10819 K. sayılı ilamı uyarınca lisans alanın marka sahibi adına 3. kişilere karşı marka hakkına tecavüz halinde dava açabilmesi mümkün iken, marka hükümsüzlüğü isteminde bulunması veya bu amaçla marka başvurusuna itiraz edebilmesinin mümkün olmadığı, bu nedenle emtia karşılaştırmasında sadece davacıya ait 35. sınıfta tescilli 2018/103428 sayılı markanın dikkate alındığı, 41. sınıf hizmetlerin ise dava konusu olmadığı, başvuru kapsamındaki 35. sınıf hizmetlerin davacıya ait marka kapsamında yer alan hizmetlerle benzer olduğu; taraf markalarında ortak unsur olan “...” ibaresinin birebir aynı olması, markaların bu ibare ile başlaması, son olarak telaffuzları açısından da benzerlik bulunması nedeniyle markalar arasında işitsel açıdan benzerlik bulunduğu, markaların göz ve hafızada bıraktığı etkinin benzer olması sebebiyle ilgili sektördeki tüketici nezdinde iltibas oluşturacağı, dava konusu marka ile mesnet olan markanın bütünsel anlamda yapılan karşılaştırma sonucunda, markaların birbirlerinin farklı versiyonları, alternatifleri veya bir serinin devamı niteliğinde olduğu, “...” ibaresi ile karşı karşıya kalan tüketicinin bu ibareyi davacının markası olarak yorumlama yoluna gidebileceği dava konusu markanın görsel mizanpajındaki farklılıkların benzerliği bertaraf edecek nitelikte olmadığı; davacı markasında “...” ibaresinin SMK’nın 7/5. maddesi anlamında açıklayıcı bir unsur olarak kullanılmadığı, dolayısıyla bu kullanımın markasal kullanım niteliğinde olduğu, markaların hitap ettiği tüketici kesimi bu iki markayı aynı işletmeye ait seri markalar ya da farklı işletmelere ait ilişkili markalar sanabileceği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, YİDK'nın 2019-M-11159 sayılı kararının 35. sınıf “Reklamcılık, pazarlama ve halkla ilişkiler ile ilgili hizmetler, ticari ve reklam amaçlı sergi ve fuarların organizasyonu hizmetleri, reklam amaçlı tasarım hizmetleri; alıcı ve satıcılar için online pazaryeri (internet sitesi) sağlama hizmetleri. Büro hizmetleri; sekreterlik hizmetleri, gazete aboneliği düzenleme hizmetleri, istatistiklerin derlenmesi, büro makinelerinin kiralanması hizmetleri, bilgisayar veri tabanlarındaki bilginin sistematik hale getirilmesi, telefon cevaplama hizmetleri. İş yönetimi, idaresi ve bu konular ile ilgili danışmanlık, muhasebe ve mali müşavirlik hizmetleri, personel işe yerleştirme, işe alma, personel seçimi, personel temini hizmetleri, ithalat-ihracat acente hizmetleri, geçici personel görevlendirme (başkası adına fatura yatırma, vergi yatırma, trafik işlemleri gibi iş takibi) hizmetleri.” yönünden kısmen iptaline karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde, "planlayıcı" anlamına gelen "..." kelimesinin herkesçe bilinen zayıf bir ibare olduğunu, zayıf ibarelerin genel izleniminin kolaylıkla farklılaşabildiğini, başvurunun "P" harfi ve özgün renk ve şekil kombinasyonu ile farklılaştığını, başvuruda ayırt ediciliğin sağlandığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Diğer davalı şirket vekili, taraf markalarının karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını, "..." ibaresinin tanımlayıcı olması nedeniyle asgari ayırt edicilikten yoksun olduğunu, reddedilen hizmetlerin tüketicilerinin bilinçli olduklarını, müvekkilinin 2018/03951 sayılı marka başvurusunun davacının 2018/103428 sayılı markasından önce olduğunu, davacının müvekkilinin ticari başarısından haberdar olarak itiraza mesnet markanın başvurusunu yaptığını, müvekkilinin www...com.tr alan adının 17.01.2018 tarihinde tescil edildiğini ileri sürerek, yerel mahkeme kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE : Dava, YİDK marka kararı iptali istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, itiraza mesnet markanın esas unsurunun "..." ibaresi olduğu, bu ibarenin dava konusu başvuruda da esas unsur olarak aynen yer aldığı, başvurudaki "P" harfi ile şekil unsurunun ise başvurunun itiraza mesnet markadan uzaklaşmasını sağlamadığı, emtia benzerliği de kısmen gerçekleşmiş olup, bu hali ile taraf markaları arasında SMK'nın 6/1. maddesi anlamında ilişkilendirilme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimalinin bulunduğu, öte yandan eldeki davanın YİDK kararının iptali istemine ilişkin olduğu, dolayısıyla davalı şirketin gerçek hak sahipliği ve internet alan adına dayalı iddialarının bu davada tartışılmasının mümkün olmadığı, zira anılan hususların ancak bir marka başvurusuna itiraz hakkı sağladığı, bunun dışında tescilli bir markanın varlığına rağmen o markanın aynısını ya da benzerini tescil imkanı vermediği anlaşılmakla, davalı şirket ile davalı ... vekillerinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;
1. Davalı şirket ile davalı ... vekillerinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1. b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2. Harçlar Kanunu uyarınca ayrı ayrı alınması gereken 427,60. TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davalı şirket ile davalı ... vekilleri tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 59,30. TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 368,30. TL'nin davalılardan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
3. İstinaf aşamasında davalı şirket ile davalı ... tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdelerinde bırakılmasına,
4. İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 18/01/2024 tarihinde HMK'nın 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH: 03/02/2024
Başkan
...
Üye
...
Üye
...
Katip
...
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:51:38