SoorglaÜcretsiz Dene

Ankara BAM 20. HD 2024/698 E. 2024/789 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2024/698

Karar No

2024/789

Karar Tarihi

26 Nisan 2024

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ

T.C.

ANKARA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

20. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2024/698

KARAR NO : 2024/789

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

K A R A R

BAŞKAN : ... ...

ÜYE : ... ...

ÜYE : ... ...

KATİP : ... ...

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : ANKARA 3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK

MAHKEMESİ

TARİHİ : 14/12/2023

NUMARASI : 2023/405 E. - 2023/383 K.

DAVACI :

VEKİLLERİ :

DAVALI :

DAVANIN KONUSU :YİDK Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü

Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 14/12/2023 tarih ve 2023/405 Esas - 2023/383 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalılar tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili, müvekkilinin 2017/43862 sayılı "..." ibareli tanınmış markanın sahibi olduğunu, davalı Şirketin, “...” ibareli başvurusuna anılan markaya dayalı olarak yaptıkları itirazlarının nihai olarak dava konusu YİDK kararıyla reddedildiğini, oysa dava konusu konu marka ile itirazlarına mesnet markanın iltibasa neden olacak düzeyde benzer bulunduğunu, müvekkilinin markası tanınmış olduğundan, somut olay bakımından SMK'nın 6/4 ve 6/5 maddesindeki koşulların da gerçekleştiğini, dava konusu başvurunun kötü niyetli bulunduğunu ileri sürerek, YİDK’nn 2018-M-6459 sayılı kararının iptaline, başvurunun tescili halinde hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı ... vekili, tarafların marka işaretleri arasında benzerlik bulunmadığını, ilgili tüketici doktor ve eczacılar olduğundan, markaların karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını, SMK'nın 6/5 maddesindeki şartların da oluşmadığını, kötü niyet iddiasının ispatlanamadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı Şirket vekili, müvekkilinin 1928 yılından bu yana ilaç üretimi ve pazarlaması ile iştigal eden, Türkiye’nin en eski kuruluşlarından biri olduğunu, taraf markaları aynı/benzer bulunmadığı gibi mal/hizmetlerin de aynı/benzer olmadığını, markaların karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını, zira nihai kullanıcıların doktor, veteriner, eczacı gibi kimseler olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, dava konusu başvuru kapsamında yer alan 5. sınıf mallar ile davacının itirazına mesnet markasının tescilli bulunduğu 5. sınıf "Pharmaceutical preparations. (Farmasötik müstahzarlar)" mallarının aynı/aynı tür/benzer/ilişkili olduğu, tarafların tarafların marka işaretlerinin de benzer bulunduğu, tarafların markaları arasında ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin olduğu, davacının diğer iddialarının ise yerinde bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile ... YİDK'ın 2018-M-6459 sayılı kararının iptaline, 2017/79580 sayılı markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı ... vekili, dava konusu marka ile davacının itirazına mesnet markası arasında iltibasa neden olacak düzeyde benzerlik bulunmadığını, mahkemece iltibas oluştuğu kabul edilen 5/1 sınıf malların tüketicisinin bilinç ve dikkat düzeyinin yüksek bulunduğunu, bu mallar yönünden karıştırılma ihtimalinin bulunmadığının ilk derece mahkemesinin ilk kararında isabetli olarak belirlendiğini, davacının mesnet markası kapsamında sadece 5/1 sınıf malların bulunduğunu, bu malların mahkemece iltibas bulunduğu kabul edilen 5. sınıf mallarla benzer olmadığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın tümüyle reddini karar verilmesini istemiştir.

Davalı Şirket vekili, ilk derece mahkemesinin ilk kararının gerekçe ile hüküm arasında çelişki bulunduğu gerekçesiyle kaldırıldığını, ilk derece mahkemesinin ilk karardan tamamen farklı olarak dava konusu tüm mallar yönünden davanın kabulüne karar verildiğini, ancak ilk derece mahkemesinin ilk kararının davacı tarafça istinaf edilmediğini, taraf markaları arasında karıştırılma ihtimali bulunmadığını, iltibas değerlendirmesinin markaların bir bütün olarak bıraktığı genel izlenim üzerinde yapılması gerektiğini, markanın harflere ve parçalara ayrılarak iltibas değerlendirmesi yapılmasının hatalı olduğunu, taraf markalarının tamamen farklı bulunduğunu, diğer taraftan tarafların markalarının hedef kitlesinin doktor ve eczacılar olup bilinç düzeyinin yüksek bulunduğunu, markaların karıştırılmayacağını, davacı markasının ayırt ediciliğinin zayıf bulunduğunu, bu nedenle koruma kapsamının dar tutulması gerektiğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddini istemiştir.

GEREKÇE : Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir.

İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.

İşlem dosyasının incelenmesinden, davalı Şirketin 11.09.2017 tarihinde "..." ibaresinin, 5. sınıf mallarda tescili için diğer davalı Kuruma başvurduğu, davacının 2017/43862 sayılı ve "..." ibareli markasına dayalı olarak iltibas, öncelik hakkı, tanınmışlık ve kötü niyet gerekçeleriyle başvuruya itiraz ettiği, davacının itirazının Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından reddine karar verildiği, davacının bu karara karşı yaptığı itirazın da YİDK'in 2018-M-6549 sayılı kararıyla reddedildiği, anılan kararın davacıya 27.08.2018 tarihinde tebliğ edildiği, iki aylık hak düşürücü sürenin son günü olan 28.10.2018 tarihinin pazar gününe , takip eden 29.10.2018 tarihinin de resmi tatile rastladığı gözetildiğinde, davanın 30.10.2018 tarihinde açılan işbu davanın, iki aylık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.

İlk derece mahkemesince, davacının itirazına mesnet markası ile dava konusu başvuru arasında karıştırılma tehlikesinin bulunduğu, davacının öncelik hakkından ve markalarının tanınmışlığından kaynaklı bir tescil engelinin olmadığı, davalı marka başvurusunun kötü niyetli bulunmadığı gerekçesiyle yazılı şekilde hüküm kurulmuş olup, bu karara karşı davacı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmadığı, yalnızca davalı tarafların istinaf kanun yoluna başvurdukları gözetildiğinde, istinaf incelemesine konu uyuşmazlık yalnızca dava konusu başvuru ile davacı markaları arasında karıştırılma tehlikesi olup olmadığıdır. Zira, davacının tanınmışlık ve kötü niyete dayalı iddiaları ilk derece mahkemesince yerinde görülmemiş, davacı tarafça da bu yönden istinaf kanun yoluna başvurulmadığından artık bu hususlar kesinleşmiştir.

Öncelikle belirtmek gerekir ki, ilk derece mahkemesince verilen 2018/418 E. - 2019/271 K. sayılı karar sayılı ilk kararda, dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet markası arasında, başvuru kapsamında yer alan bir kısım mallar yönünden iltibas bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmişse de, bu kararın davalılar tarafından istinaf edilmesi üzerine Dairemizce, kararın hüküm kısmı ile gerekçesi arasında çelişki bulunduğu gerekçesi ile HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak dosyanın, davanın yeniden görülmesi için ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verildiği, ilk derece mahkemesi, daha önce verilen ve Dairemizce kaldırılan ilk kararla bağlı olmadığından bu defa dava konusu başvuru kapsamında yer alan tüm mallar yönünden, tarafların markaları arasında iltibas bulunduğu gerekçesiyle davanın tümden kabulüne karar verilmesinde bir engel bulunmadığından, davalı Şirketin bu yöndeki istinaf itirazları yerinde görülmemiştir.

6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 6/1 maddesi uyarınca, tescil için başvurusu yapılan marka, tescil edilmiş veya tescil için daha önce başvurusu yapılmış bir marka ile aynı veya benzer ise ve tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış bir markanın kapsadığı mal veya hizmetlerle aynı veya benzer ise, tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış markanın halk tarafından karıştırılma ihtimali varsa ve bu karıştırılma ihtimali tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış bir marka ile ilişkili olduğu ihtimalini de kapsıyorsa tescil edilemez. Açıklanan hüküm çerçevesinde markalar arasında iltibasa yol açacak derecede bir benzerlik olup olmadığının tespitinde her iki markaya konu işaretin, ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınarak bütünü itibariyle görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları izlenimin esas alınması gerekmektedir. Burada öncelikle iltibas (Karıştırılma) kavramının da açıklanması gerekmektedir. İltibas, iki ayrı marka karşısında bulunan kişilerin, bu markaların benzerliği sebebiyle sunulan mal veya hizmetlerin aynı işletmeye veya ekonomik olarak bağlantı içerisinde bulunan işletmelere ait olduğunu düşünmeleri veya düşünme ihtimalleridir (Savaş Bozbel, Fikri Mülkiyet Hukuku, İstanbul 2015, s. 408- 409). İltibas ihtimalinin değerlendirilmesinde ölçü, bu işin ilgilisi veya uzmanı değil, ortalama tüketicilerdir.

Bu açıklamalardan sonra somut olaya bakıldığında, dava konusu başvuru "..." davacının itirazına mesnet markası ise "..." ibarelerinden oluşmaktadır. Hem dava konusu başvuru da hem de davacının itirazına mesnet markasında başkaca kelime veya şekil unsuru bulunmamaktadır. Bu duruma göre yapılan değerlendirmede, her ne kadar taraf markalarında "..." ibaresinin ortak olarak yer almasından kaynaklı kısmi bir görsel benzerlik bulunmakta ise de, başvuru markasının esas unsurunun bir bütün olarak "...", davacının itirazına mesnet markanın ise "..." ibaresi olduğu, ibarelerin hecelerine bölünerek iltibas değerlendirmesinin yapılmasının mümkün olmadığı, ibarelerin sadece ilk iki hecesinin aynı olmasının da işaretlerin bütünü itibariyle bıraktığı izlenim farklı bulunduğundan, iltibasa sebebiyet vermeyeceği, davaya konu markanın görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktığı izlenim itibariyle davacının itiraza mesnet markasından yeterince farklılaştığı, başvuruyu gören tüketicilerin bunun davacı şirketin itiraza mesnet markasından farklı bir marka olduğunu derhal ve hiç düşünmeden algılayabileceği, bu hali ile taraf markaları arasında SMK'nın 6/1. maddesi anlamında ilişkilendirilme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı kanaatine varıldığından, ilk derece mahkemesinin aksi yöndeki kabulü yerinde görülmemiş, davalılar vekillerinin bu yöne ilişkin istinaf başvurularının kabulüne karar vermek gerekmiştir.

Tarafların marka işaretleri benzer bulunmadığından, Dairemizce emtia benzerliği şartı yönünden değerlendirme yapılmasına gerek görülmemiştir.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 08.06.2016 gün ve E.2014/11-696, K.2016/778 sayılı kararı uyarınca iltibas değerlendirmesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesi mümkün olduğundan, Dairemizce bu yönden dosyada mevcut bilirkişi raporuna itibar edilmemiş, ayrıca bir bilirkişi incelemesine de gerek görülmemiştir.

Bu itibarla, ilk derece mahkemesince, dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet marka işaretleri arasında benzerlik bulunmadığından tarafların markaları arasında SMK'nın 6/1 maddesi anlamında iltibas koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, HMK'nın 353/1-b-2. maddesinde, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmişse "düzelterek yeniden esas hakkında" duruşma yapılmadan karar verilmesi gerektiği düzenlendiğinden, Dairemizce davalılar vekillerinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;

1. Davalılar ... ile ... vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1. b. 2 maddesi gereğince KABULÜ ile Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 14/12/2023 gün ve 2023/405 Esas .  2023/383 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,

2. Davanın REDDİNE,

3. Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60. TL maktu karar ve ilam harcından, peşin alınan 35,90. TL’nin düşümü ile kalan 391,7‬0. TL bakiye karar ve ilam harcının davacıdan tahsili ile Hazineye irad kaydına, 

4. Davalılar kendilerini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca belirlenen 25.500,00. TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,

5. Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına,  

6. Davalı Kurum tarafından istinaf aşamasında yapılan 41,50. TL posta ve tebligat gideri, 1.169,40. TL istinaf kanun yoluna başvuru harcından oluşan 1.210,90. TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı Kuruma verilmesine, 



7. Davalı Şirket tarafından istinaf aşamasında yapılan 200,00. TL posta ve tebligat gideri, 1.169,40. TL istinaf kanun yoluna başvuru harcından oluşan 1.369,40. TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı Şirkete verilmesine, 

8. Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen taraflara iadesine, (HMK m.333),

9. Davalı Kurum ve davalı Şirket tarafından istinaf başvurusunda ayrı ayrı  peşin olarak yatırılan 427,60. TL istinaf karar ve ilam harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davalı Kuruma ve davalı Şirkete ayrı ayrı iadesine, 	

10-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile 26/04/2024 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.

GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 26/05/2024

Başkan

...

Üye

...

Üye

...

Katip

...

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanınsürülenİptali,HükümsüzlüğükonusutaraflarınankaraKararınınözetisavunmalarınınistinafderecegerekçeMarkasebeplerikararınınYİDKileriiddiamahkemesihüküm

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:43:41

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim