SoorglaÜcretsiz Dene

Ankara BAM 20. HD 2024/609 E. 2024/788 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2024/609

Karar No

2024/788

Karar Tarihi

26 Nisan 2024

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ

Esas-Karar No: 2024/609 - 2024/788

T.C.

ANKARA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

20. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2024/609

KARAR NO : 2024/788

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

K A R A R

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : ANKARA 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK

MAHKEMESİ

TARİHİ : 11/12/2023

NUMARASI : 2022/195 E. - 2023/481 K.

DAVACI :

VEKİLLERİ

DAVALI

DAVANIN KONUSU : Marka Hakkına Tecavüzün Tespiti, Men'i, Ref'i , Maddi

Manevi Tazminat, Marka ve Tasarım Hükümsüzlüğü

Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 11/12/2023 tarih ve 2022/195 Esas - 2023/481 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı ve davalı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili,müvekkilinin 177036 sayılı "... "ibareli tescilli markası bulunduğunu, markalarını haksız olarak kullandığını tespit ettikleri dava dışı ... Bitkisel Margarin Yağ ürünleri San.Tic.Ltd. Şti. aleyhine açılan ve Ankara 3. Fikri ve Sınai Hukuk Mahkemesi'nin 2018/192 nolu esasında görülen davada, anılan şirketin marka kullanımlarının iş bu davada davalı ... adına tescilli markalara dayandığını savunduğunu, davalı eyleminin 177036 sayılı tescilli marka hakkına tecavüz oluşturduğunu, her ne kadar dava konusu kullanımlar dava dışı şirket tarafından gerçekleştirilse de bu kullanıma katkıda bulunan davalının da markaya tecavüz ettiğinin kabulü gerektiğini, nitekim 6769 sayılı SMK'nın 30. maddesinde yetkisi olmadığı halde başkasına ait marka hakkı üzerinde lisans verenin cezalandırılacağının hüküm altına alındığını, ayrıca davalıya ait 2017/55271, 2017/51750 sayılı ve "... ..." ibareli markalar ile müvekkiline ait 177036 sayılı marka arasında SMK'nın 6/1 maddesi uyarınca iltibas bulunduğunu, yine davalıya ait 2018 01437-4 sayılı tasarımının ve 2018 02373 sayılı tasarımının müvekkilinin markası ve ambalajı ile birebir aynı olacak şekilde tasarlandığını, davalının marka ve tasarım tescillerinin kötü niyetli olduğunu ileri sürerek, markaya tecavüzün tespiti, men'i, ref'i ile 6769 saylı SMK 151/2-b maddesi uyarınca şimdilik 5000 TL. maddi ve 5000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline, 2017/55271, 2017/51750 sayılı markalar ile 2018 01437-4 sayılı ve 2018 02373 sayılı tasarımların hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, yetki itirazında bulunarak davacının markasını 09.10.1997 tarihinde tescil ettirmesine rağmen Türkiye'de ciddi şekilde kullanmadığını, müvekkili kullanımlarının tescilli markasına dayandığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, davacı tarafın şikayeti üzerine Mersin Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 2018/24958 sayılı soruşturma dosyasına konu olan dava dışı ... Bitkisel Margarin Yağ Ürünleri San. Tic. Ltd. Şti.'ye ait iş yerinde ele geçen "... ..." markalı çok sayıda yemeklik yağ ürünlerine ait tespit tutanağı içeriği ve davalı savunmasına göre, davalının 2017/55271, 2017/51750 sayılı markalarının kullanım haklarını ... Züccaciye Plastik Metal Gıda Ticaret San. Ltd. Şti. unvanlı firmaya 15.03.2018 tarihli protokol ile bila bedelle 15.03.2018-16.07.2018 arasında devrettiği, buna istinaden sözü edilen dava dışı şirketin yine dava dışı ... Bitkisel Margarin Yağ Ürünleri San. Tic. Ltd. Şti. ile 19.03.2018 tarihinde anılan markalı ürünlerin üretimi konusunda protokol yaptığı , Ankara 3 FSHHM.nin 2018/192 esasında görülen davada, dava dışı ... Bitkisel Margarin Yağ Ürünleri San. Tic. Ltd. Şti'nin marka kullanımlarının davalı ... adına tescilli 2017/55271, 2017/51750 nolu markaya dayandığını savunduğu hususlarının dosya kapsamına yansıtılan belgelerden anlaşıldığı, davacıya ait 177036 sayılı marka kapsamında yer alan 29.sınıf “Nebati yağ, sadeyağ, tereyağ, mısırözü yağı.” malları ile davalı adına tescilli 2017/55271 sayılı marka kapsamında yer alan 29.sınıf “Hayvansal kaynaklı sütler; bitkisel kaynaklı sütler; süt ürünleri (tereyağı dahil).Yenilebilir bitkisel yağlar” malları ile 2017/51750 sayılı marka kapsamında bulunan 35. Sınıf “Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Hayvansal kaynaklı sütler; bitkisel kaynaklı sütler; süt ürünleri (tereyağı dahil). Yenilebilir bitkisel yağlar mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)” hizmetleri arasında emtia benzerliğinin oluştuğu, taraf markaları arasındaki yüksek derecedeki benzerlik ve davalının anılan markalarında yer alan mal ve hizmetlerin de ayniyeti nedeni ile somut olayda markaya tecavüz koşullarının oluştuğu , SMK'nın 155. maddesi gereğince davalı tarafın, iş bu tecavüz davasında, sahip olduğu sınai mülkiyet hakkını savunma gerekçesi olarak ileri süremeyeceği, davalının tecavüzü nedeniyle davacı açısından maddi zarar oluştuğu, ancak bu zarar hesap edilemediğinden 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 50/2 maddesi uyarınca 5.000,00 TL maddi tazminatın uygun görüldüğü, davalı eylemi nedeniyle davacının müşteri potansiyel kitlesi üzerinde olumsuz etkilenme görüleceği, marka itibarının sarsılabileceği, bu nedenle davacı tarafça talep edilen 5.000,00 TL manevi tazminatın uygun bulunduğu, davacıya ait "...+ şekil " ibareli marka ile davalının 2017/55271, 2017/51750 sayılı " ... ..."ibareli markaları arasında, 2017/55271 sayılı markasındaki 29.sınıf “Hayvansal kaynaklı sütler; bitkisel kaynaklı sütler; süt ürünleri (tereyağı dahil). Yenilebilir bitkisel yağlar” malları, 2017/51750 sayılı markada ise 35/son “Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Hayvansal kaynaklı sütler; bitkisel kaynaklı sütler; süt ürünleri (tereyağı dahil). Yenilebilir bitkisel yağlar mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)” hizmetleri yönünden iltibas koşullarının oluştuğu, davacı markasının tanınmışlığının ve kötü niyet iddialarının ispatlanamadığı, dava konusu edilen tasarımların, 09.10.1997 tarihinde tescil edilen davacı markasının esaslı unsurunun aynen kullanılması nedeniyle yeni olduğunu kabul etmenin mümkün bulunmadığı gibi bu hali ile ayırt edici niteliğini de haiz olmadığı gerekçesiyle marka tecavüzü talepli açılan davanın kabulüne, davalı taraf eyleminin davacıya ait tescilli marka hakkına tecavüz oluşturduğunun tespitine, davalı eyleminin men ve ref'ine, 5000 TL maddi ve 5000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline, tasarım hükümsüzlüğü talepli açılan davanın kabülüne, davalıya ait 2018/01437 nolu 4 sıra sayılı ve 2018/02373 sayılı tasarımların hükümsüzlüğüne ve sicilden terkin edilmesine, marka hükümsüzlüğü talepli açılan davanın kısmen kabülüne, dava konusu 2017/55271 sayılı markanın kapsamında yer alan 29. sınıftaki "Hayvansal kaynaklı sütler, bitkisel kaynaklı sütler, süt ürünleri (tereyağı dahil). yenilebilir bitkisel yağlar" yönünden , 2017/51750 sayılı markanın kapsamında yer alan 35. sınıftaki "Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için hayvansal kaynaklı sütler, bitkisel kaynaklı sütler, süt ürünleri (tereyağı dahil). yenilebilir bitkisel yağlar mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)" hizmetleri yönünden hükümsüzlüğüne ve sicilden terkin edilmesine karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili, davalının marka tescilleri kötü niyetli olduğundan, dava konusu markaların tescilli bulunduğu tüm mal ve hizmetler yönünden hükümsüz kılınması gerektiğini, zira gerçekleşen kullanımların doğrudan müvekkili kullanımları ile aynı olduğu nazara alındığında davalının müvekkili markasından haberdar olmadığının hayatın olağan akışına aykırı bulunduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve marka hükümsüzlüğü istemiyle açılan davanın tümden kabulüne karar verilmesini istemiştir.

Davalı vekili, davacının dayanak markasını ülkemizde kullanmadığını, Türkiye pazarında hiçbir satışının olmadığını, yalnızca 2016 ve 2017 yıllarında transit geçişe konu edildiğini, transit geçen malların “markasal kullanma” sayılamayacağını, müvekkilinin dava konusu markaların kullanılmasını bila bedel dava dışı kişiye verdiğini, müvekkilinin maddi bir kazancının bulunmadığını, bu nedenle maddi tazminata hükmedilmesinin isabetli olmadığını, müvekkilinin kullanımlarının tescilli markalarına dayandığını, kötü niyetli olmadığını ve kusurunun bulunmadığını, davacının maddi ve manevi zararının bulunmamasına rağmen tazminata hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesinin kısmen kabul kararının kaldırılmasını ve davanın reddini istemiştir.

GEREKÇE :1-Dava, marka hakkına tecavüzün tespiti, men'i, ref'i ile maddi ve manevi tazminat, marka ve tasarım Hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir.

İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.

Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davalının dava konusu kullanımlarının davacı adına tescilli bulunan 177036 sayılı ve "..." ibareli markaya tecavüz oluşturduğu, zira dava konusu kullanımlarda davacının markasını oluşuran "..." ibaresi aynen yer aldığı gibi dava konusu kullanımların gerçekleştiği malların davacının markasının tescil kapsamında da yer aldığı, davalı tarafın dava konusu kullanımlarının tescilli markalarına dayalı olduğu savunmasının SMK'nın 155. uyarınca yerinde yerinde olmadığı, ayrıca davacının mesnet markasını tescilli olduğu mallar üzerinde kullandığının, işbu davada, davacının mesnet markasının kullanmama nedenine dayalı iptal istemiyle karşı dava olarak açılan ve sonrasında tefrik edilip mahkemenin (Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin) 2018/479 esasına kaydolunan dava dosyasında yapılan yargılama sonucu verilen ve Yargıtay denetiminden geçerek kesinleşen kararı ile tespit edildiği, buna göre davalının davacının dayanak markasını kullanmadığı savunmalarının da yerinde bulunmadığı, davalının markaya tecavüz eylemi nedeniyle davacı yararına maddi ve manevi tazminat koşullarının oluştuğu, mahkemece hükmedilen maddi ve manevi tazminat tutarlarında da bir isabetsizlik bulunmadığı, davacının 177036 sayılı ve "..." ibareli markası ile dava konusu 2017/55271, 2017/51750 sayılı " ... ..." ibareli markalar arasında, 2017/55271 sayılı marka yönünden 29. sınıf “Hayvansal kaynaklı sütler; bitkisel kaynaklı sütler; süt ürünleri (tereyağı dahil). Yenilebilir bitkisel yağlar” malları, 2017/51750 sayılı marka yönünden ise 35. sınıf “Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Hayvansal kaynaklı sütler; bitkisel kaynaklı sütler; süt ürünleri (tereyağı dahil). Yenilebilir bitkisel yağlar mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)” hizmetleri yönünden, SMK'nın 6/1 maddesindeki iltibas koşullarının oluştuğu, mahkemece alınan bilirkişi raporunda dava konusu tasarımların davacının markası karşısında yeni ve ayırt edici olmadığının belirlendiği, bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli bulunduğu anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine karar verilmesi gerekmiştir.

2. Davacı vekilinin istinaf itirazlarının incelenmesine gelince; ilk derece mahkemesince davacının marka hükümsüzlüğü istemli davası yazılı şekilde kısmen kabul edilmiş olup, davacı tarafça dava konusu marka tescilleri kötü niyetli bulunduğundan, dava konusu markaların tescilli olduğu tüm mal ve hizmetler yönünden hükümsüzlüğü koşullarının oluştuğu  ileri sürülmüştür.

SMK'nın 6/9. maddesi uyarınca kötüniyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir. Tescil başvurusu sırasında kötüniyetin başlı başına bir itiraz sebebi olarak öne sürülebilmesi mümkün olduğu gibi, sonradan aynı nedenle hükümsüzlük davasının açılabilmesi de mümkündür. Çünkü bu düzenlemeler, esasen, TMK'nın 2. maddesinin özel bir uygulamasından ibarettir (Yargıtay HGK 16/07/2008 T., 2008/11-501 Esas, 2008/507 Karar).

Marka hukukunda genel olarak kabul gören anlayışa göre, tescil nedeniyle markadan doğan hakların kötüye kullanılması amacıyla yapılan marka tescili, kötü niyetli marka tescili olarak kabul edilmektedir. Hangi şekilde yapılan marka başvurularının kötü niyetle yapılmış sayılacağına ilişkin yasal bir düzenleme bulunmayıp, her somut olayın özelliğine göre değerlendirme yapılmalıdır. Bununla birlikte uygulamada ve öğretide, kendisine duyulan güveni kötüye kullanan kişilerin başvurusu, markayı kullanmak amacıyla değil başkalarının ticaretine engel olmak amacıyla, başkalarından para koparma veya şantaj yapma amacıyla yapılan başvurular kötü niyetli marka başvuruları olarak kabul edilmektedir (Yargıtay 11. HD, 09.12.2019 tarih ve 19/1285 E.- 19/8003 K.)

Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2011/5436 Esas, 2013/6621 Karar ve 02/4/2013 Tarihli kararına konu bir olayda, mahkemece, "..." markasının yaratılmış bir marka olduğu ve yüksek derecede ayırt ediciliğinin bulunduğu, bu ibarenin başvuran tarafından tesadüfen seçilip tescil ettirilmesinin hayatın olağan akışına uygun düşmediği, saat sektöründe ya da ziynet eşyası sektöründe bulunan bir kimsenin bu markadan haberdar olmamasının da hayatın olağan akışıyla bağdaşmadığı, başvuranın da bu markayı hangi saik ile seçerek tescil ettirdiği konusunda ikna edici bir açıklamasının bulunmadığı, bu nedenle başvuranın marka tescili sırasında markanın başkasına ait olduğunu bildiği ve kötüniyetli olduğu belirlenmiştir. Yine Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin "... ..." ibaresine yönelik 2019/4044 Esas, 2020/2213 Karar ve 02/03/2020 Tarihli kararının ve "..." ibaresine yönelik 2021/5298 Esas, 2022/9358 Karar ve 22/12/2022 Tarihli kararlarının da bu yönde olduğu anlaşılmıştır.

Bu açıklamalar karşısında, somut uyuşmazlığa dönüldüğünde, davacının 177036 sayılı mesnet markasını oluşturan "..." ibaresinin yaratılmış bir marka olduğu ve yüksek derecede ayırt ediciliğinin bulunduğu, anılan ibarenin dava konusu markalarda aynen yer aldığı gibi yazım karakterinin dahi aynı olduğu hususları gözetildiğinde hayatın olağan akışına göre, yüzlerce seçenek özgürlüğü olan ve basiretli bir tacir gibi hareket etmesi gereken davalı tarafından, davacının özgün ve orijinal nitelikteki markasının seçilmesinin ve markanın benzer mallarda tescil ettirilmek istenmesinin tesadüfi olamayacağı, davalının da bu markayı hangi saik ile seçerek başvuru konusu ettiği konusunda ikna edici bir açıklamasının bulunmadığı, bu nedenle davalının dava konusu markaların tescil başvurusu sırasında, markanın davacıya ait olduğunu bildiği, bu itibarla davalının hukuki anlamda kötü niyetli olduğu kanaatine varılmıştır.

Esasen kötüniyetli başvuru durumu mal ve hizmetlerle ilgili olmayıp, markanın tamamı ile ilgili olabileceğinden, kötüniyetli başvuru iddiası ile açılan davada, marka başvurusunun kötüniyetle yapıldığı kanaatine varıldığında, kötüniyet tescilin tamamını kapsar ve bölünemez (Uğur Çolak, Türk Marka Hukuku, İstanbul, Eylül 2018, s.953). Bu nedenle davalının kötüniyetli başvurusunun bütün sınıflar yönünden geçerli olacağı kanaatine varılmıştır.

Bu itibarla, dava konusu marka başvurularının ve tescilllerinin kötü niyetle yapılması nedeniyle, marka hükümsüzlüğü istemi yönünden davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, ilk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, HMK'nın 353/1-b-2. maddesine göre, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmişse "düzelterek yeniden esas hakkında" duruşma yapılmadan karar verilmesi gerektiği düzenlendiğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;

1. Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1. b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

2. Yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1. b. 2 maddesi gereğince KABULÜ ile Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesinin 11/12/2023 gün ve 2022/195 Esas .  2023/481 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,

3. Marka tecavüzü talepli açılan davanın KABÜLÜ ile davalı taraf eyleminin davacıya ait tescilli marka hakkına tecavüz oluşturduğunun tespitine, davalı eyleminin men ve ref'ine, 

4.  5.000,00 TL maddi tazminatın davalıdan alınıp davacıya verilmesine,

5.  5.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan alınıp davacıya verilmesine,

6. Tasarım hükümsüzlüğü talepli açılan davanın KABÜLÜ ile davalıya adına tescil edilen 2018 01437.  4 sıra sayılı tasarım ile 2018 02373 sayılı tasarımın hükümsüzlüğü ile sicilden terkin edilmesine,

7. Marka hükümsüzlüğü istemiyle açılan davanın KABÜLÜ ile davalı adına tescilli bulunan 2017/55271, 2017/51750 sayılı ve "... ..." ibareli markaların hükümsüzlüğü ile sicilden terkin edilmesine,

8. Harçlar Kanunu'na göre marka tecavüzünden kaynaklı tazminat davası yönünden alınması gereken 683,10. TL, tasarım hükümsüzlüğü davası yönünden alınması gereken 427,60. TL, marka hükümsüzlüğü davası yönünden alınması gereken 427,60. TL olmak üzere toplam 1.538,30. TL karar ve ilam harcından peşin olarak alınan 170,78. TL harcın mahsubu ile bakiye 1.367,52‬. TL'nin davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,

9. Davacı kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre belirlenen marka tecavüzünden kaynaklı maddi. manevi tazminat davası yönünden 10.000,00. TL, maddi olmayan talepler yönünden 25.500,00. TL, tasarım hükümsüzlüğü davası yönünden 25.500,00. TL, marka hükümsüzlüğü davası yönünden 25.500,00. TL olmak üzere toplam 86.500,00. TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 

10-Davacı tarafından ilk derece yargılaması sırasında yapılan 3.600,00-TL bilirkişi ücreti, 230,10-TL tebligat ve posta masrafı ile istinaf aşamasında yapılan 97,30-TL tebligat gideri, 1.169,40-TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı toplamından oluşan 5.096,80-TL yargılama gideri ve 35,90-TL başvurma harcı, 170,38-TL peşin harç tutarı eklenerek oluşan toplam 5.303,08-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

11-Davalı tarafından yapılan yargılama giderinin uhdesinde bırakılmasına,

12-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen davacıya iadesine (HMK m.333),

13-Davacıdan peşin olarak alınan 427,60-TL maktu istinaf karar ve ilam harcının, karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,

14-Davalıdan alınması gereken 1.538,30-TL istinaf karar ve ilam harcından davalıdan peşin olarak alınan 172,00-TL harcın mahsubu ile bakiye 1.366,30-TL'nin davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,

15-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile 26/04/2024 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.

GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 26/05/2024

Başkan

Üye

Üye

Katip

Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanınsürülenkonusutaraflarınankaraMaddiözetisavunmalarınınistinafTecavüzündereceHakkınagerekçeMarkasebepleriRef'idavalıMen'i,,kararınınvekilleriTespiti,ileriiddiamahkemesihüküm

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:43:41

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim