Ankara BAM 20. HD 2021/1834 E. 2024/76 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
bam
2021/1834
2024/76
18 Ocak 2024
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ
Esas-Karar No: 2021/1834 - 2024/76
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2021/1834
KARAR NO : 2024/76
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 17/06/2021
NUMARASI : 2019/224 E. - 2021/241 K.
DAVACILAR
VEKİLİ
DAVALI :
DAVANIN KONUSU : Tasarım Hükümsüzlüğü
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 17/06/2021 tarih ve 2019/224 E. - 2021/241 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi taraf vekillerince istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacılar-birleşen davada davalılar vekili, müvekkilinin 2018 00493/7.1 ve 7.2 sayılı tescilli tasarımlarına davalı tarafından gerçekleştirilen tecavüzün İstanbul 2. FSHHM'nin 2018/120 D.İş sayılı dosyasında düzenlenen bilirkişi raporu ile tespit edildiğini, davalı taraf ürününün müvekkili tasarımının bir taklidi olduğu, müvekkiline ait tescilli tasarımın taklidini üretmek, piyasaya sunmak ve satmak suretiyle müvekkilinin tasarımlardan doğan haklarına tecavüz edildiğini, davalının piyasaya arz ettiği taklit ürünleri farklı giyim mağazalarına sattığını, müvekkili şirketin özgün abiye tasarımlarıyla tanınmış ve hatırı sayılır bir müşteri kitlesine sahip saygın bir ticari teşebbüs olduğunu, davalının bu taklit ürünler üzerinden haksız kazanç elde ettiğini, müvekkilinin davalı tarafın tecavüz ve haksız rekabet oluşturan eylemleri sonucunda maddi zarara uğradığını ileri sürerek, müvekkilinin 2018/00493 başvuru numaralı ve tescilli 7.1 ve 7.2 sayılı tasarımlarından doğan haklarına davalı tarafından gerçekleştirilen tecavüz ve haksız rekabetin tespiti ve men’ine, tasarım hakkına tecavüz ve haksız rekabetin neticesi olan maddi durumun ortadan kaldırılmasına, davalının bilerek ve isteyerek kötü niyetle yarattığı tecavüz ve haksız rekabet nedeniyle kusurlu olmasından dolayı fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00.-TL maddi tazminatın tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, birleşen davanın kötüniyetle açıldığını savunmuştur.
Davalı-birleşen davada davacı vekili, taraf tasarımlarının birbirinden farklı olduğunu, müvekkiline ait ürünün kendi has ayırt edici özelliklerinin ve detaylarının bulunduğunu, nitekim bu sebeple delil tespitine ve delil tespit dosyasından alınan bilirkişi raporuna itiraz edilmiş olmasına karşın itirazlarının dikkate alınmadığını savunarak asıl davanın davanın reddini istemiş; birleşen davada ise, 2018 00493/7 kod numarası ile birleşen davada davalılar adına tescilli bulunan endüstriyel tasarımın tescil şartlarını taşımadığını, yeni ve ayırt edici olmadığını, zira davalı adına tescilli tasarımın birebir aynısı veyahut ayırt edilemeyecek derecede benzerlerinin davalının başvuru tarihinden (25.01.2018) çok önce Amerika Menşeli "..." isimli firmanın instagram hesabında kamuya arz edildiğini ileri sürerek, davalı tasarımının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, uyuşmazlık konusu tasarımın giysi tasarımı olduğu, giysi tasarımlarında oldukça geniş seçenek özgürlüğünün varlığından söz edilebileceği, davacı ile davalı tasarımları arasında kısmen farklılık olmakla birlikte bu farklılığın bilgilenmiş kullanıcı nezdinde ürünlerin genel yapısını farklılaştırmadığı, genel görünümünün ayırt edilemeyecek oranda benzer olduğu, bu nedenle davalının “...” etiketli ürününün davacı adına tescilli 2019/00493-7 sayılı tasarımdan doğan haklarına tecavüz teşkil ettiği ve bu durumun haksız rekabet oluşturduğu; davalının davacı adına tescilli tasarımın hükümsüzlük istemine dayanak olarak dosya kapsamında sunduğu, ilgili web sayfaları üzerinden de ulaşılan giysi tasarımı görselleri, tescilli tasarımla karşılaştırmalı olarak incelendiği, silüet itibariyle balık abiye tanımına uygunluk ve kabarık tül etek detayı dışında benzerlik bulunmadığı, davacı adına tescilli 2019/00493-7 sayılı tasarımları ile ... firmasının tasarımlarımlarının ayırt edilemeyecek oranda benzer olmadığı, bilirkişice davacı defter ve belgeleri üzerinde yapılan incelemede tespit edilen ürün satış miktarı kadar davacının satış yapmaktan mahrum kaldığı, davacının 2018 yılı için 1.533,52 TL maddi zararının olduğu, davacının 1.000,00 TL tazminat talebi olduğu ve talebini arttırmadığı gerekçesiyle, asıl davanın kabulüne, davacıların 2018/00493 nolu 7.1 ve 7.2 sayılı tasarımlardan doğan haklarına davalı tarafından gerçekleştirilen tecavüz ve haksız rekabetin tespitine ve men'ine, 1.000,00.-TL maddi tazminatın davalıdan alınarak davacılara verilmesine, tasarım hakkına tecavüz edilerek üretilen veya ithal edilen ürünlere Türkiye sınırları içinde veya gümrük ve serbest liman ve bölge gibi olanlar dahil, bulundukları heryerde el konulmasına ve bunların saklanmasına ve neticede imha masrafları davalı tarafça karşılanarak imhasına, davalıya ait web sitelerinde yer alan davacı tasarımlarına ait tüm görsellerin internet sitesi içeriğinden çıkarılmasına, birleşen davanın ise reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Asıl davada davacılar vekili, takdir edilen maddi tazminat miktarının müvekkilinin zararını karşılamadığını, davalının ürünün satışı ile ilgili fiyat birliği olmadığını, müvekkilinin geri dönülemez zarara uğradığını, maddi tazminat ve yoksun kalınan kâr kapsamında yeniden inceleme yapılması gerektiğini ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve asıl davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
Asıl davada davalı, birleşen davada davacı vekili, tasarımlar arasında benzerlik bulunmadığını, bilirkişilerin eksik inceleme yaptığını, davacının kötüniyeli olduğunu, fahiş tazminat talep edildiğini, davaya konu tescilli tasarımın harcıalem olup dava dilekçesinin ekinde sunulan Amerika menşeli "..." isimli firmanın tasarımıyla aynı olduğu ileri sürerek, yerel mahkeme kararının kaldırılarak asıl davanın reddine, birleşen davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE : Dava, tasarıma tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, men'i, ref'i ve maddi tazminat, tasarım hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, birleşen davada hükümsüzlüğü talep edilen asıl davada da tasarım hakkına tecavüz iddiasına dayanak 2018/00493 nolu 7.1 ve 7.2 sayılı tasarımın, içerisinde tasarım konusunda uzman bilirkişilerce düzenlenen denetime ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporuna göre "..." isimli firma tarafından satışa sunulan tasarımlar karşısında yeni ve ayırt edici olduğu, öte yandan, davalı-birleşen davada davacının "..." etiketli ürününün genel görünüm itibariyle davacı adına tescilli tasarımla ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğu, davalı-birleşen davada davacının "..." etiketli ürünleri satışa sunmasının asıl davada davacının tasarım hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiği, davalı-birleşen davada davacının bu eylemi nedeniyle davacı-birleşen davada davalının yoksun kaldığı kazancın hesaplanması için davalı-birleşen davada davacı şirketin, dava konusu tasarımın tescil edildiği 25.01.2018 tarihi ile dava tarihi arasındaki satış faturalarının tamamının incelendiği, asıl dava yönünden davalı tarafından "..." etiketli ürünlerden 3.160,00-TL'lik satış yapıldığının, bu satışlardan 188,00-TL faaliyet kârı elde edildiğinin, davacının yoksun kalınan kârının 188,00-TL olduğunun tespit edildiği, itiraz üzerine alınan raporda ise davalının ticari defterlerine göre talep edilebilecek tutarın en az 471,67-TL, davacı defterlerine göre ise en az 1.533,52-TL olabileceği hususlarının tespit edildiği, davacı tarafça asıl davada talep edilen maddi tazminat tutarının ıslahla artırılmadığı anlaşılmakla, taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;
1. Taraf vekillerinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1. b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2. Harçlar Kanunu uyarınca davacıdan alınması gereken 427,60. TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 59,30. TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 368,30. TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
3. Harçlar Kanunu uyarınca davalıdan alınması gereken 427,60. TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 118,60. TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 309,00. TL'nin davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
4. İstinaf aşamasında taraflarca yapılan yargılama giderlerinin uhdelerinde bırakılmasına,
5. İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 18/01/2024 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH :17/02/2024
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:51:38