SoorglaÜcretsiz Dene

Ankara BAM 20. HD 2024/747 E. 2024/726 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2024/747

Karar No

2024/726

Karar Tarihi

19 Nisan 2024

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/747 - 2024/726

T.C.

ANKARA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

20.HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2024/747

KARAR NO : 2024/726

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

K A R A R

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 29/09/2022

NUMARASI : 2022/198 E. - 2022/658 K.

DAVACI :

VEKİLİ :

DAVALI :

DAVANIN KONUSU : Tazminat (Rücuen Tazminat)

Taraflar arasında görülen davada Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 29/09/2022 tarih ve 2022/198 E. - 2022/658 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı kurum vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, dava dışı işçi ...’ın, ... Belediyesi bünyesinde çalışmakta iken 22.01.2012 tarihinde yaralanması nedeniyle Ankara 9. İş Mahkemesinin 2013/1134 E sayılı dosyasıyla maddi ve manevi tazminat istemli olarak açtığı dava neticesinde hükmedilen maddi tazminatın ..., davacı şirket ve ... Başkanlığından müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verildiğini, kararın icraya konu edilmesinden sonar ...’nun, 54.759,14.TL fazla ödeme yaptığını ileri sürerek Ankara 10. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/454 E sayılı dosyasıyla aleyhlerine rücu davası açtığını, oysa davanın asıl muhatabının ... Belediye Başkanlığı olduğunu, buna ragmen ödeme yapıldığını ileri sürerek 65.216,50.TL’nin ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece Ankara 7.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/26 Esas- 2021/762 Karar sayılı 16/09/2021 tarihli kararı ile verilen hükmün, Ankara BAM 20.Hukuk Dairesinin 03/03/2022 tarih 2022/90 Esas- 2022/256 Karar sayılı kararı ile kaldırıldığı ve görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunun belirtildiği, 7155 sayılı Kanun'un 20. maddesiyle TTK'ya eklenen 5/A maddesi uyarınca, yasanın 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olmasının dava şartı bulunduğu, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin "Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir." hükmünü içerdiği, somut uyuşmazlıkta davacı vekilince sunulan arabuluculuk son tutanağının incelenmesinden, ara bulucuya başvuru tarihinin 11.04.2022, son tutanağın ise 26.04.2022 tarihli olduğunun görüldüğü, dava asliye hukuk mahkememsinden görevsizlikle gelmişse de görevsizlik kararının kesinleşmesinin ardından arabulucuya başvurulmadığı gerekçesiyle davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, sözleşmenin taşıma edimi içerdiği iddia edilerek dosyanın Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderildiğini, ancak davacı Belediye ile müvekkili arasında akdedilen sözleşme gereğince; aradaki asli ilişkinin hizmet ilişkisine dayandığını ve görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu, nitekim davacısı ... Belediye Başkanlığı olan, uyuşmazlık konusu aynı ve davaya konu sözleşme aynı bir diğer dava için 06/10/2022 tarihli Ankara BAM 4. Hukuk Dairesinin 2022/1693 E., 2022/2229 K. sayılı kararında da aynı hususa değinildiğini, mahkemenin aksi kanaatte olması halinde dahi; sözleşmede baskın olan edim hizmet alımı olması sebebiyle dava konusu uyuşmazlığın arabuluculuğa tabi olmadığını, tarafları ve konusu aynı olan davada Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesinin 2023/1132 E.- 2023/947 K. sayılı ve 12/07/2023 tarihli kesin kararının da bu yönde olduğunu, kabul anlamına gelmemekle birlikte dava şartı arabuluculuğun şartlarının somut olaya göre değerlendirilmesinin gerektiğini, müvekkili şirketçe 11/04/2022 tarihinde arabulucuya başvurunulmuş olup, 26/04/2022 tarihli son tutanağın da dosyaya sunulduğunu, arabuluculuk son tutanak tarihi olan 26/04/2022 tarihinin Asliye Ticaret Mahkemesinin ilk inceleme tarihinden çok daha önce olması sebebi ile dava şartı eksikliği gerekçesi ile davayı usulden reddine dair kararın, usul ekonomisi ve arabuluculuk yolunun esas amaçları ile de örtüşmediğini, işin esası yönünden de taleplerinin haklı olduğunu ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

GEREKÇE : Dava, hizmet sözleşmesinden kaynaklanan alacağın rücuen tahsili istemine ilişkindir.

İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.

İlk derece mahkemesinin 16.09.2021 tarih ve 2021/26 E.- 2021/762 K sayılı kararının davacı vekili tarafından istinafı üzerine, Dairemizin 03.03.2022 gün ve 2022/90 E.- 2022/256 K. sayılı ilamı ile özetle "Taşıma işleri hakkındaki maddi hukuk normları ile ilgili düzenlemeler de TTK.'nın 4. Kitabında yer aldığından, taşıma sözleşmelerden kaynaklanan tüm uyuşmazlıklar, tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın ticari iş ve ticari dava sayılır. Bu durum karşısında, içinde taşıma işinin de yer aldığı karma nitelikteki dava konusu sözleşmeden kaynaklanan somut uyuşmazlığı görüp incelemeye de asliye ticaret mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle HMK'nın 353/1-a-3 maddesi uyarınca dosyanın görevli Ankara Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine tevzi edilmek üzere Ankara Hukuk Mahkemeleri Tevzi Bürosu'na gönderilmesine kesin olarak" karar verilmiştir.

06.12.2018 tarihli ve 7155 sayılı Kanun'un 20. maddesiyle Türk Ticaret Kanunu'na eklenen 5/A maddesinde, "Bu Kanunun 4'üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." hükmü bulunmaktadır.

6102 sayılı TTK'nın 3. maddesi uyarınca, bu Kanunda düzenlenen hususlarla bir ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işlem ve fiillerin ticari iş olduğu, aynı Yasanın 4/1-a maddesine göre, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın; bu Kanunda öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işlerinin ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılacağı, taşıma işleri hakkındaki maddi hukuk normları ile ilgili düzenlemelerin de TTK'nın 4. Kitabında yer aldığı, taşıma sözleşmelerden kaynaklanan tüm uyuşmazlıkların, tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın ticari iş ve ticari dava sayılacağı, davanın ticari dava olması ve bir miktar paranın ödenmesini içermesi nedeniyle, 6102 sayılı TTK'nın 5/A ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesi uyarınca dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olmasının dava şartı olduğu anlaşılmaktadır.

6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinde de, "İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine aşağıdaki hükümler uygulanır. Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir." hükmü bulunmaktadır.

Ancak, Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 2021/2610 Esas, 2022/2541 Karar ve 09.05.2022 tarihli ilamında aynen; "5393 sayılı Belediye Kanunu’nun “Gelecek yıllara yaygın hizmet yüklenmeleri” başlıklı 67. maddesinde “Belediyede belediye meclisinin, belediyeye bağlı kuruluşlarda yetkili organın kararı ile park, bahçe, sera, refüj, kaldırım ve havuz bakımı ve tamiri; araç kiralama, kontrollük, temizlik, güvenlik ve yemek hizmetleri; makine-teçhizat bakım ve onarım işleri; bilgisayar sistem ve santralleri ile elektronik bilgi erişim hizmetleri; sağlıkla ilgili destek hizmetleri; fuar, panayır ve sergi hizmetleri; baraj, arıtma ve katı atık tesislerine ilişkin hizmetler; kanal bakım ve temizleme, alt yapı ve asfalt yapım ve onarımı, trafik sinyalizasyon ve aydınlatma bakımı, sayaç okuma ve sayaç sökme-takma işleri ile ilgili hizmetler; toplu ulaşım ve taşıma hizmetleri; sosyal tesislerin işletilmesi ile ilgili işler, süresi ilk mahallî idareler genel seçimlerini izleyen altıncı ayın sonunu geçmemek üzere ihale yoluyla üçüncü şahıslara gördürülebilir.” hükmü düzenlenmiştir. Bu kapsamda Belediyenin asli işleminden olan temizlik işi ile ilgili taraflar arasında hizmet alım sözleşmesi imzalandığı ve uygulandığı anlaşılmıştır. Her ne kadar taraflar arasındaki sözleşmenin taşıma edimini içerdiği belirtilerek arabuluculuğa tabi olduğu yönünde karar verilmiş ise de taraflar arasındaki sözleşmede baskın olan edim Belediyenin asli işi olan temizlik ile ilgili hizmet alımıdır. Bu halde dava konusu uyuşmazlık arabuluculuğa tabi olmadığından işin esasına girilerek inceleme yapılması gerekirken hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır...." şeklinde karar verilmiştir.

Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 09.05.2022 tarihli 2021/2610 E.- 2022/2541 K. sayılı ilamının, Dairemizin 03.03.2022 gün ve 2022/90 E.-2022/256 K. sayılı kararından sonraki tarihli olduğundan, dava konusu uyuşmazlıklara bakmakla görevli Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin anılan ilamı Dairemiz için de yol gösterici nitelikte bulunmuş, bu itibarla Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 2021/2610 Esas, 2022/2541 Karar ve 09.05.2022 tarihli ilamına göre, somut uyuşmazlık açısından da, mahkemece her ne kadar taraflar arasındaki sözleşmenin taşıma edimini içerdiği belirtilerek arabuluculuğa tabi olduğu yönünde karar verilmiş ise de, taraflar arasındaki sözleşmede baskın olan edimin Belediyenin asli işi olan temizlik ile ilgili hizmet alımı olduğu, bu halde dava konusu uyuşmazlığın arabuluculuğa tabi olmadığı, bu durumda da mahkemece işin esasına girilerek inceleme yapılması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, davacı vekilinin istinaf itirazlarının kabulü ile HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;

1. Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1. a. 6 maddesi gereğince KABULÜ ile Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi 29/09/2022 gün ve 2022/198 E. .  2022/658 K. sayılı kararının KALDIRILMASINA;

2. Dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine İADESİNE,

3. Davacı vekilinin diğer istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına,

4. Davacı tarafından istinaf başvurusunda peşin olarak yatırılan  427,60. TL maktu ve 278,00. TL nispi istinaf karar ve ilam harcının istek halinde davacıya iadesine, 

5. İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 

6. İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yapılacak yargılamada değerlendirilmesine, 

7. Kararın tebliği ve harç işlemlerinin yerel mahkeme tarafından yaptırılmasına,	

Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 19/04/2024 tarihinde HMK 353/1-a-6 maddesi uyarınca KESİN olmak üzere karar verildi.

GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 19/04/2024

Başkan

Üye

Üye

Katip

Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanınsürülenbölgeTazminatkonusutaraflarınankaraözeti(RücuensavunmalarınınistinafderecegerekçesebeplerimahkemesikararınınkesinileriadliyeiddiadairesiTazminat)hukukhüküm

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:43:41

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim