Ankara BAM 20. HD 2024/486 E. 2024/629 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
bam
2024/486
2024/629
29 Mart 2024
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2024/486
KARAR NO : 2024/629
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
BAŞKAN : ... ...
ÜYE : ... ...
ÜYE : ... ...
KATİP : ... ...
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 24/05/2021
NUMARASI : 2020/40 E. - 2021/165 K.
DAVACI : ...
VEKİLİ :
DAVALI :
DAVANIN KONUSU : YİDK Marka Kararı İptali
Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 24/05/2021 tarih ve 2020/40 Esas - 2021/165 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı ... vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkilinin davalı ... nezdinde 29. ve 35. sınıflar bakımından 2018/67843 başvuru numaralı “...” ibareli marka başvurusunda bulunduğunu, davalı şirketin 2018/50908 sayılı ve “...” ibareli markasına dayalı olarak yayıma itiraz ettiğini, Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından taraf markalarının SMK'nın 6/1. maddesi anlamında benzer bulunduğunu, bu karara yaptıkları itirazın ise Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulunun kararıyla nihai olarak reddedilmiş olduğunu, oysa markalar arasında benzerlik incelemesinde markaların bir bütün olarak bıraktığı intibaya bakılarak değerlendirme yapılması gerektiğini, müvekkili şirket başvurusunun görsel olarak farklı olduğunu ve taraf markalarının karıştırılma ihtimali bulunmadığını, müvekkili şirketin logosu ile davalı şirketin logolarının farklı olduğunu, markalar arası iltibas ve karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını, davalı şirketin itirazının kötüniyetle yapıldığını ileri sürerek, 2019-M-10458 sayılı YİDK kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Diğer davalı şirket, davaya cevap vermemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, davacının "...+şekil" ibareli başvuru markası ile davalı firmanın "...+şekil" ibareli markası arasında arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sescil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, işin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu mal ve hizmetler için ayırdığı satın alma/yararlanma süresi içinde, davacının "...+şekil" ibareli başvuru markasını gördüğünde derhal ve hiç düşünmeden davalıya ait "...+şekil" ibareli markasından farklı bir marka olduğunu algılayabileceği, markalar arasında yanılgı yaşamayacağı, 29 ve 35. sınıftaki mal ve hizmetler yönünden ortalama düzeydeki tüketici kesimi nazarında taraf markaları arasında işletmesel bağ olduğu ya da idari ve ekonomik anlamda birbirine bağlı işletmelere ait markalar algısının oluşmayacağı, taraf markaları arasında SMK'nın 6/1. maddesindeki iltibas ihtimali koşulu oluşmadığından bu gerekçelerle de bilirkişi raporu benimsenerek aksi yöndeki YİDK kararının hatalı kabul edildiği gerekçesiyle, davanın kabulüne, 2019-M-10458 sayılı YİDK kararının iptaline karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde, tarafların markaları arasında mal ve hizmet benzerliğinin gerçekleştiğini, ortak "..." ibaresinin başvuruda bağımsız ayırt edici unsur olduğunu, "..." ibaresine göre daha büyük puntolarla yazıldığını, taraf markalarının genel görünüm itibariyle benzer olduğunu ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE : Dava, YİDK marka kararı iptali istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
İşlem dosyasının incelenmesinden, davacı şirketin "..." ibaresinin, 29 ve 35. sınıf mal ve hizmetlerde tescili için diğer davalı Kuruma başvurduğu, davalı şirketin "..." ibareli markalarına dayalı olarak, iltibas ve kötü niyet iddiasıyla başvuruya itiraz ettiği, davalının itirazının Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından SMK'nın 6/1. maddesi yönünden haklı bulunduğu ve davacının başvurusunun reddine karar verildiği, davacının bu karara karşı yaptığı itirazın da, YİDK'nın 2019-M-10458 sayılı kararıyla reddedildiği, anılan kararın davacıya 12.12.2019 tarihinde tebliğ edildiği ve işbu davanın iki aylık hak düşürücü süre içerisinde 10.02.2020 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır.
İlk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiş olup, istinaf edenin sıfatı ve istinaf itirazları gözetildiğinde, taraflar arasındaki uyuşmazlık taraf markaları arasında 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi uyarınca iltibas bulunup bulunmadığı noktasındadır.
6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 6/1 maddesi uyarınca, tescil için başvurusu yapılan marka, tescil edilmiş veya tescil için daha önce başvurusu yapılmış bir marka ile aynı veya benzer ise ve tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış bir markanın kapsadığı mal veya hizmetlerle aynı veya benzer ise, tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış markanın halk tarafından karıştırılma ihtimali varsa ve bu karıştırılma ihtimali tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış bir marka ile ilişkili olduğu ihtimalini de kapsıyorsa tescil edilemez. Açıklanan hüküm çerçevesinde markalar arasında iltibasa yol açacak derecede bir benzerlik olup olmadığının tespitinde her iki markaya konu işaretin, ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınarak bütünü itibariyle görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları izlenimin esas alınması gerekmektedir. Burada öncelikle iltibas (Karıştırılma) kavramının da açıklanması gerekmektedir. İltibas, iki ayrı marka karşısında bulunan kişilerin, bu markaların benzerliği sebebiyle sunulan mal veya hizmetlerin aynı işletmeye veya ekonomik olarak bağlantı içerisinde bulunan işletmelere ait olduğunu düşünmeleri veya düşünme ihtimalleridir (Savaş Bozbel, Fikri Mülkiyet Hukuku, İstanbul 2015, s. 408- 409). İltibas ihtimalinin değerlendirilmesinde ölçü, bu işin ilgilisi veya uzmanı değil, ortalama tüketicilerdir.
Bu açıklamalardan sonra somut uyuşmazlığa dönüldüğünde, dava konusu başvurunun 29 ve 35. sınıf mal ve hizmetlerde tescili talep edilmiş olup, itiraza mesnet marka da aynı sınıflarda tescilli olduğundan SMK'nın 6/1. maddesi yönünden emtia benzerliği şartı gerçekleşmiştir.
Taraf markalarını oluşturan işaretlerin karşılaştırılmasına gelince; dava konusu başvuru "..." ibaresinden oluşmaktadır. Başvuruda yer alan "..." ibaresi küçük harflerle ve oldukça küçük şekilde yazılmış olup, "..." anlamına gelen "..." ibaresi ise büyük harflerle yazılarak daire içerisine alınmıştır. Marka kompozisyonunda "..." ibaresi konumu, boyutu ve yazı tipi itibariyle markayı temsil eden asli unsur olarak yer almaktadır. Davalı şirketin itiraza mesnet markası ise standart harflerle ..." ibaresinden oluşmakta olup, "..." ibaresi bu markada da esas unsur konumundadır. Bu hale göre "..." ibaresinin taraf markalarında esas unsur olarak yer almasından kaynaklı benzerlik bulunmakta olup, davacının dava konusu başvurusunda davalı markasından farklılaşmasını sağlayacak bir unsura da yer verilmediğinden taraf markalarının SMK'nın 6/1. maddesi anlamında ilişkilendirilme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimaline sebebiyet verebilecek derecede benzer oldukları sonucuna ulaşılmış, nitekim, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 18.09.2023 tarih ve 2022/1197 E.-2023/5059 K. sayılı kararında "..." ibaresi ile ".... ..." ibareleri benzer bulunmuş ve ilk derece mahkemesinin aksi yöndeki kabulü yerinde görülmemiştir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 08.06.2016 tarih ve 2014/11-696 E.-2016/778 K. sayılı kararı uyarınca iltibas değerlendirmesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesi mümkün olduğundan Dairemizce bu yönden dosyada mevcut bilirkişi raporundaki tespitlere itibar edilmemiş, ayrıca bir bilirkişi incelemesine de gerek görülmemiştir.
Bu itibarla, taraf markaları arasında SMK'nın 6/1. maddesi uyarınca iltibas bulunması nedeniyle, davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, HMK'nın 353/1-b-2. maddesinde, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmişse "düzelterek yeniden esas hakkında" duruşma yapılmadan karar verilmesi gerektiği düzenlendiğinden, Dairemizce davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca davanın reddine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;
1. Davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1. b. 2 maddesi gereğince KABULÜ ile Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi 24/05/2021 gün ve 2020/40 Esas . 2021/165 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,
2. Davanın REDDİNE,
3. Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60. TL maktu karar ve ilam harcından, peşin harç olarak alınan 54,40. TL harçtan mahsubu ile bakiye 373,20. TL karar ve ilam harcının davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
4. Davalı ... kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre, 25.500,00. TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak anılan davalıya verilmesine,
5. Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına,
6. Davalı şirket tarafından ilk derece mahkemesi ve istinaf aşamasında herhangi bir masraf yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
7. Davalı ... tarafından istinaf aşamasında yapılan 40,00. TL posta giderleri, 162,10. TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı olmak üzere toplam 202,10. TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile anılan davalıya verilmesine,
8. Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen taraflara iadesine (HMK m.333),
9. Davalı ... tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 59,30. TL istinaf karar ve ilam harcının, karar kesinleştiğinde ve talep halinde anılan davalıya iadesine,
10-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına dair,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 29/03/2024 tarihinde HMK'nın 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde TEMYİZ yolu açık olmak üzere karar verildi.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH: 13/04/2024
Başkan
...
Üye
...
Üye
...
Katip
...
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:45:01