Ankara BAM 20. HD 2021/1840 E. 2024/50 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
bam
2021/1840
2024/50
12 Ocak 2024
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2021/1840
KARAR NO : 2024/50
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
BAŞKAN : ... ...
ÜYE : ... ...
ÜYE : ... ...
KATİP : ... ...
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 09/09/2021
NUMARASI : 2020/562 E. - 2021/574 K.
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :
DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali
Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 09/09/2021 tarih ve 2020/562 Esas - 2021/574 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili, müvekkilinin Batman'daki alıcısına gönderdiği ürünlerin davalı tarafından taşındığını, ancak malların alıcıya teslim edilmediğini, taşıma ücretinin davalıya ödediğini bedel ödendiğini, davalının Ankara’ya geldiğinde taşıma konusu malları Batman’a götürmek üzere başka bir taşıyıcıya teslim ettiğini beyan ettiğini, malların bu kişiye teslimi öncesinde davalının müvekkilinden onay almadığını, bu nedenle davalı hakkında Küçükçekmece C.Savcılığına suç duyurusunda bulunduklarını, taşıma bedeli ile zayi olan malların bedelinin tahsili için davalı aleyhine Ankara 7.İcra Müdürlüğü’nün 2020/6693 E. sayılı dosyada başlattıkları icra takibine davalının haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazı iptali ile % 20 oranında icra-inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin davacıyla yükün İstanbul'dan Ankara'ta taşınması konusunda anlaştığını, müvekkilinin yükü İstanbul'da soyadını bilmediği ... isimli kişiden teslim aldığını, yükü Ankara’ya getirdikten sonra malları Batman’a götürmesi için kendisine bildirilen ...’a teslim ettiğini, müvekkilinin anlaşmaya uygun olarak taşıma işini Ankara-İstanbul arasında gerçekleştirdiğini, taşıma için ödenen ücretin de taşımanın İstanbul'dan Ankara'ya kadar olduğunu gösterdiğini savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece davacı ile davalı arasında taşıma sözleşmesinin bulunduğunun sabit ve çekişmesiz olduğunu, dava konusu taşımaya ilişkin sevk irsaliyesinde davalıya İstanbul’da teslim edildiği sabit olan proforma fatura konusu malların İstanbul ilinden Ankara iline aktarmalı olarak Batman iline sevk edileceğinin belirtilmesine rağmen davalının malları Ankara’da ... isimli şahsa teslim ettiğini savunduğu, ancak davalının malların alıcısına veya yetkili temsilcisine Ankara veya Batman ilinde teslimini kanıtlayamadığı, yine sevk irsaliyesinde alıcı olarak görünen dava dışı alıcı ...’ın muvvafakatı ile malların ...’a teslim edildiği veya ...’ın aynı alıcının teslimi kabule yetkili temsilcisi olduğuna ilişkin olarak da davalı tarafından sunulan usulüne uygun bir delil bulunmadığı, davacı taşıtana karşı davalı taşıyıcının taşıma edimini gereği gibi ifa etmediği, bu nedenle dava konusu malların proforma faturasında belirtilen KDV dahil toplam bedeli olan 23.065,96-TL'den sorumlu bulunduğu, davalının malları İstanbul'dan Ankara'ya taşıdığı konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmadığından davacının taşıma ücretinin iadesini talep edemeyeceği, davacının alacağının varlığının tespiti yargılamayı gerektirdiği, davacının icra takibinde kötü niyetli olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile, davalının dava konusu Ankara 7.İcra Dairesi’nin 2020/6993E. sayılı takip dosyasına vâki haksız itirazının 23.065,96-TL yönünden kısmen iptaline, takibin 23.065,96-tl asıl alacak ile asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek yıllık % 13,75 oranındaki ticari faizi ile birlikte devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, davacının yasal koşulları oluşmayan icra-inkâr tazminatı ile davalının kötü niyet tazminatı isteminin ayrı ayrı reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı vekili, müvekkilinin uzun yıllardır İstanbul-Ankara illeri arasında nakliye işi yaptığını, davacıyla da yükün İstanbul'dan alınarak Ankara getirilmesi hususunda anlaşma yapıldığını, müvekkilinin anlaşma doğrultusunda yükü, İstanbul'dan alarak Ankara'ya getirdiğini ve yükü Batman'a götüreceği belirtilen ...'a teslim ettiğini, tarafların anlaştığı taşıma ücretinin de taşımanın İstanbul Ankara arasında gerçekleştirilmesi konusunda anlaşıldığını gösterdiğini, müvekkilinin dosyaya ibraz ettiği sevk irsaliyesi ile malları ... teslim ettiğini ispatladığını, davacının müvekkilinin malları İstanbul'dan teslim aldığı ... isimli şahıs ile irtibatlarının bulunmadığı iddiasının dayanaksız olduğunu, zira müvekkilinin taşıma konusu malların anılan kişiden teslim aldığını ve taşıma ücretinin de anılan kişi tarafından ödendiğini, müvekkilinin anlaşmaya uygun olarak taşımayı gerçekleştirdiğini, davacıya borcu bulunmadığını, yapılan takibin kötü niyetli olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın reddini ve kötü niyet tazminatının tahsilini istemiştir.
GEREKÇE : Dava, taşıma sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, taraflar arasında taşıma sözleşmesinin bulunduğu ve taşımaya konu malların davalı taşıyıcıya teslim edildiği hususlarında bir uyuşmazlığın olmadığı, davalı vekilince malların İstanbul'dan Ankara'ya taşınmasının müvekkili tarafından üstlenildiği, bu doğrultuda malları Ankara'da bulunan ve Batman'a götüreceği bildirilen ...'a teslim ettiğini savunmuşsa da, bizzat davalı tarafça sunulan, davalının imzasına havi taşıma irsaliyesinden, malların İstanbul'dan Ankara aktarmalı olarak Batman'a taşınacağının kararlaştırıldığı anlaşıldığından, davalı tarafın bu savunmasına itibar edilemeyeceği, TTK'nın 875. maddesi uyarınca taşıyıcının, eşyanın teslim alınmasından alıcısına teslim edilmesine kadar geçecek süre içinde eşyanın zıyanından ve hasarından sorumlu bulunduğu, somut olayda da taşımaya konu malların alıcısına teslim edilmediği, davalı taşıyıcının malların ziyaı nedeniyle davacının uğradığı zarardan sorumlu bulunduğu, davalının, taşınması için teslim aldığı emtiayı teslim etmediği ve teslim etmeme nedenini açıklayamadığı için TTK.'nın 886. maddesi uyarınca, zarara pervasızca bir davranışla ve böyle bir zararın meydana gelmesi ihtimalinin bilinciyle işlenmiş bir fiiliyle veya ihmaliyle sebebiyet vermiş sayılacağı, sorumluluktan kurtulma hâllerinden ve sorumluluk sınırlamalarından yararlanamayacağı için davacının uğradığını ispat ettiği gerçek zararının tamamından sorumlu olduğu, davacı zararının TTK'nın 880. maddesine uygun olarak belirlendiği, diğer taraftan davacı taraf dava konusu icra takibinde kısmen haksız olsa da kötü niyetli kabul edilemeyeceğinden mahkemece kötü niyet tazminatının reddine karar verilmesinde de bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;
1. Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1. b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2. Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 1.575,63. TL nispi istinaf karar ve ilam harcından, davalı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 394,00. TL nispi istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile kalan 1.181,63. TL bakiye harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
3. İstinaf aşamasında davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davalı uhdesinde bırakılmasına,
4. İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
5. Kararın tebliği ve harç işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile 12/01/2024 tarihinde HMK 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere karar verildi.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 29/01/2024
Başkan
...
Üye
...
Üye
...
Katip
...
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:52:56