SoorglaÜcretsiz Dene

Ankara BAM 20. HD 2024/210 E. 2024/475 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2024/210

Karar No

2024/475

Karar Tarihi

8 Mart 2024

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ

T.C.

ANKARA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

20.HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2024/210

KARAR NO : 2024/475

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

K A R A R

BAŞKAN : ... ...

ÜYE : ... ...

ÜYE : ... ...

KATİP : ... ...

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : ANKARA 3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK

MAHKEMESİ

TARİHİ : 30/09/2021

NUMARASI : 2019/28 E. - 2021/331 K.

DAVACI :

VEKİLİ :

DAVALI

DAVANIN KONUSU : Faydalı Model Belgesinin Hükümsüzlüğü

Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 30/09/2021 tarih ve 2019/28 Esas - 2021/331 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı-birleşen davada davalı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :Davacı vekili, müvekkili Şirketin 2013/09870 sayılı "Kurşun geçirmez kapı ve pencere alüminyum profilleri" başlıklı faydalı modelin sahibi olduğunu, müvekkili tarafından tasarlanan bu ürünün ilgi görmesi üzerine bazı kişi ve kuruluşlarca haksız rekabete neden olacak eylemlere girişildiğini, davalı şirketin internet sitesinden satışını yaptığı kurşun geçirmez alüminyum profillerin, müvekkilinin faydalı modeline konu ürünün aynısı olduğunu, davalının eyleminin mahkeme eliyle tespit edildiğini, davalı şirket tarafından piyasaya sürülen ürünlerin, müvekkiline ait 2013/09870 sayılı faydalı modelden kaynaklanan haklara tecavüz oluşturduğunu, bu durumun aynı zamanda TTK hükümlerine göre haksız rekabet teşkil ettiğini ileri sürerek, faydalı modele tecavüzün ve haksız rekabetin tespitine, refine ve menine, hükmün ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, dava konusu faydalı modelin her ne kadar 2013 yılında tescil edilmişse de müvekkilinin söz konusu kurşun geçirmez cam ve alüminyum işlerine 2008 yılında başladığını, dolayısıyla müvekkilinin eskiye dayalı kullanımının söz konusu olduğunu, dava konusu faydalı modelin yeni olmadığını, aynı konuda 2007/04854 sayılı tasarım tescilinin yanı sıra çeşitli yerli ve yabancı firmaların broşürlerinin mevcut bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiş, birleşen davada ise asıl davaya dayanak faydalı modelin yeni ve özgün bir faydalı model olmadığını, faydalı modelin hükümsüzlüğü koşullarının oluştuğunu ileri sürerek, 2013/09870 sayılı faydalı modelin hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, asıl dava bakımından; davalı ürünlerinde, davacıya ait faydalı modelin ana isteminde yer verilen 7 unsurun bir arada bulunduğunun ve dolayısıyla da anılan davalı ürününün, davacının faydalı modelinin kapsamında kaldığı iddialarının ispatlanamadığı, birleşen dava bakımından ise birleşen davada davacı tarafından sunulan delillerin, dava konusu faydalı modelin yeni olmadığını ispata yeterli olmadığı, ancak istemde sayılan 7 unsurun tamamının kullanıldığı tek bir yapılanmanın tarifnamede açıklanmadığı, buna göre istemin, tarifnamede tanımlanan buluşun kapsamını aştığı, dava konusu faydalı model yönünden mülga 551 sayılı KHK’nın faydalı modeller için hükümsüzlük koşullarının açıklandığı 165/c maddesindeki şartların oluştuğu gerekçesiyle asıl davanın reddine, birleşen davanın kabulü ile davalı adına tescilli 2013/09870 sayılı faydalı modelin hükümsüzlüğüne karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı birleşen davada davalı vekili, tecavüze ilişkin dava sürecinde, davalının iş yerinde keşif yapıldığını, keşif sonrası hazırlanan bilirkişi raporunda, iş yerinde bulunan ürünlerin tecavüz değerlendirmesi bakımından yeterli olmadığının belirtildiğini, bunun yanında bilirkişilere mahkemece bu yönde bir görev ve yetki verilmemiş olmasına karşın bilirkişilerce, taraflarca hazırlama ilkesine aykırı olarak müvekkilinin faydalı modelinin açıklık sorunu bulunduğunun ve tarifnamenin kapsamının aşıldığının açıklandığını, bu açıklama üzerine de davalı yanca, müvekkili faydalı modelinin hükümsüzlüğü için birleşen davanın açıldığını, her ne kadar hükme esas alınan bilirkişi raporunda, faydalı model tarifnamesinde açıklık sorunu bulunduğu ya da istemlerin tarifnamenin kapsamını aştığı açıklanmış ise de bu tespitin hatalı olduğunu, nitekim bilirkişi heyetince buluşun kapsamı hususunda bir yönlendirme yapılana kadar, ilgili teknik alanda faaliyet yürüten davalının da bu yönde bir savunmada bulunmadığını, istemlerin yorumlanmasında tarifnamedeki bütün unsuların birlikte değerlendirileceğini, tarifnamede, müvekkilince kurşun geçirmez açılır pencere, kurşun geçirmez kapı ve kurşun geçirmez açılır olmayan pencere şeklinde üç yapının tanımlandığını, ancak bu yapılarda hangi unsurun hangi zamanda kullanılacağıın da açıklandığını, yani müvekkilinin tarifnamesinde, buluş ve buluşun muhtemel kullanım alanları ile bu alanlarda buluşun kullanılması halinde kullanılabilecek diğer unsurların belirtildiğini, dolayısıyla istemlerde yer alan 7 unsurun, tarifnamde belirtilen her üç yapıdan hangisi bakımından ihlal iddiası varsa o ürün dikkate alınarak değerlendirilmesi gerektiğini, bütün ürünlerin aynı şekilde yer alması koşulunun mutlak olarak uygulanmasının aranmayacağını, mahkemece Uşak İl Emniyet Müdürlüğünde bulunan davalı ürünün incelenmesi talimatı ile hazırlanan bilirkişi raporunda, müvekkili faydalı modelinin ana isteminde bulunan tüm unsurların, davalı ürününde yer aldığının belirtildiğini ve bir kısım unsurların fotoğraf üzerinde gösterildiğini, Uşak ilinde yerinde inceleme yapan bilirkişinin raporu ile mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunun, ihlal bakımından bütünüyle farklı değerlendirmeler içerdiklerini, yerinde inceleme yapan bilirkişinin ilgili teknik alanda uzman ve aynı zamanda sınai mülkiyet uzmanı olan bir bilirkişi olduğunu, mahkemece hükme esas alınan raporu hazırlayan bilirkişilerin birisinin hukukçu bulunduğunu, diğer ikisinin ise ilgili teknik alanın uzmanı olmadığını, bu durumda hükme esas alınması gereken bilirkişi raporunun, ilgili teknik alanda uzman kişinin, yerinde inceleme yaparak hazırladığı rapor olduğunu, aksi takdirde de raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi ve hükme esas alınan bilirkişi raporuna yaptıkları itirazların karşılanması gerektiğini, bu yöndeki taleplerinin mahkemece dikkate alınmayarak karar verildiğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, asıl davanın kabulüne, birleşen davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

GEREKÇE :Asıl dava, faydalı model belgesine tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, refi ve meni istemlerine ilişkin olup, birleşen dava ise faydalı model belgesinin hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.

İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.

Her ne kadar ilk derece mahkemesince, yukarıda özetlenen gerekçe ile asıl davanın reddine, birleşen davanın ise kabulüne karar verilmiş ise de, davacı birleşen davada davalı tarafça, hükümsüzlük davası yönünden hükme esas alınan bilirkişi raporuna ciddi ve gerekçeli itirazlarda bulunulmuş olup, mahkemece bu itirazların karşılanması için ek rapor ya da yeni bir bilirkişi raporu alınmadığı gibi asıl davaya konu tecavüz iddiası yönünden de dosya kapsamında alınan bilirkişi raporları arasındaki çelişki giderilmemiştir. Oysa mahkemece, davacı birleşen davada davalının, hükümsüzlük davasında hükme esas alınan bilirkişi raporuna karşı yaptığı ciddi ve gerekçeli itirazların karşılanması, şayet faydalı modelin hükümsüzlüğü koşullarının oluşmadığının tespiti halinde de asıl dava yönünden dosya kapsamındaki raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi için yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekmektedir.

22/7/2020 tarihli 7251 sayılı Kanunun 35. maddesi ile değişik 6100 sayılı HMK’nın 353/1-a-6. maddesi uyarınca "Mahkemece, uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış veya değerlendirilmemiş olması ya da talebin önemli bir kısmı hakkında karar verilmemiş olması." halinde bölge adliye mahkemesi, esası incelemeden kararın kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye veya kendi yargı çevresinde uygun göreceği başka bir yer mahkemesine gönderilmesine, duruşma yapmadan kesin olarak karar verir. Somut uyuşmazlıkta da mahkemece, birleşen davaya konu faydalı modelin hükümsüzlüğü koşullarının oluşup oluşmadığı konusunda yukarıda açıklandığı şekilde yeterli inceleme yapılmamış, buna bağlı olarak değerlendirilmesi gereken asıl davada ise raporlar arasındaki çelişki giderilmemiştir. Bu gerekliliğe uyulmaması, 6100 sayılı HMK’nın 7251 sayılı Kanunun 35. maddesi ile değişik 353/1-a-6. maddesinin yeni düzenlemesi uyarınca, "Mahkemece, uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış veya değerlendirilmemiş olması ya da talebin önemli bir kısmı hakkında karar verilmemiş olması." halini oluşturur. Bu itibarla Dairemizce, davacı birleşen davada davalı vekilinin istinaf itirazlarının kabulü ile HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın davanın yeniden görülebilmesi için mahkemesine iadesine karar vermek gerekmiştir.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;

1. Davacı. birleşen davada davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1. a. 6 maddesi gereğince KABULÜ ile Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesinin 30/09/2021 gün ve 2019/28 Esas .  2021/331 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,

2. Dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine İADESİNE,

3. Davacı. birleşen davada davalı vekilinin diğer istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına,

4. Davacı. birleşen davada davalı tarafça istinaf başvurusunda asıl ve birleşen dava yönünden ayrı ayrı peşin olarak yatırılan 59,30 TL ve 427,60 TL maktu istinaf karar ve ilam harçlarının istek halinde davacı. birleşen davada davalıya iadesine,

5. İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 

6. İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yapılacak yargılamada değerlendirilmesine, 

7. Kararın tebliği ve harç işlemlerinin yerel mahkeme tarafından yaptırılmasına,	

Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 08/03/2024 tarihinde HMK 353/1-a-6 maddesi uyarınca KESİN olmak üzere karar verildi.

GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 08/03/2024

Başkan

...

Üye

...

Üye

...

Katip

...

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanınsürülenHükümsüzlüğükonusutaraflarınankaraFaydalıözetisavunmalarınınistinafderecegerekçesebepleridavalıBelgesininkararınınModelkesinileriiddiamahkemesihüküm

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:47:39

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim