Ankara BAM 20. HD 2024/302 E. 2024/379 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
bam
2024/302
2024/379
1 Mart 2024
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ
Esas-Karar No: 2024/302 - 2024/379
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2024/302
KARAR NO : 2024/379
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 17/06/2021
NUMARASI : 2020/268 E. - 2021/238 K.
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :
DAVANIN KONUSU :YİDK Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 17/06/2021 tarih ve 2020/268 E. - 2021/238 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı şirket ve davalı ... tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, “...” ibaresinin, müvekkili firma tarafından, seri markalarının çatı markası olması için seçilmiş ve tüketici nezdinde belirli bir ayırt ediciliğe ve tanınmışlığa ulaşmış bir marka olduğunu, davalının 2019/61022 sayılı başvurusunun müvekkiline ait tanınmış markalar ile benzer olduğunu, taraf markaları arasında karıştırılma ihtimali bulunduğunu, her iki markada da “...” ibaresinin aynı şekilde yer aldığını, “...” ibaresinin dava konusu markaya ayırt edicilik sağlamadığını, bu sayede dava konusu markanın müvekkili markalarının ayırt ediciliğine zarar verdiği gibi haksız menfaat de elde ettiğini, anılan ibarenin müvekkili markalarının tanınırlığından faydalanılmak için tercih edildiğini, markaların görsel, işitsel ve kavramsal olarak benzer olduklarını, taraf markaları kapsamındaki mal veya hizmetler bakımından benzerlik bulunmadığı iddiasını kabul etmediklerini, dava konusu markanın 15. sınıf mallarda tescil edilmek istenildiğini, müvekkili markaları kapsamında yer alan mallar ile dava konusu marka kapsamındaki malların benzer olduklarını, kaldı ki müvekkili markalarının tanınmış olduğunu, davalının başvurusunun kötü niyetli olduğunu, yine müvekkili şirkete ait www....-tr.com ibareli alan adının 02.01.2004 tarihinden itibaren tescilli olduğunu, dava konusu markanın reddedilmemesi ya da hükümsüz kılınmaması halinde, müvekkili şirkete ait alan adından doğan haklarının da 6769 sayılı 6/6 maddesi anlamında ihlali söz konusu olacağını ileri sürerek YİDK kararının iptaline, 2019/61022 sayılı ve "... ..." ibareli marka başvurusu tescil edilmişse hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili cevaplarında özetle; verilen kurum kararının yerinde olduğunu ifade ederek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... vekili, tescilli bir marka olmaması nedeniyle huzurdaki davanın açılmasının mümkün olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... vekili, davacı taraf itirazları üzerine müvekkilinin markasının tesciline karar verildiği halde, marka tescil ücretini yatırmadığını, bu nedenle başvurunun hukuki bir sonuç doğurmadığını, davanın açılmasında müvekkilinin bir kusuru bulunmadığını, tarafların faaliyet kolların farklı olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu marka kapsamında yer alan 15. Sınıftaki mallar ile davacı yanın bir kısım önceki tarihli markası kapsamında yer alan ve rapor içerisindeki emtia benzerliği karşılaştırmasına konu bilirkişi raporunda tabloda gösterilen mallar arasında ortalama düzeyde bir benzerliğin mevcut olduğu, bununla birlikte taraf markalarını oluşturan işaretlerin görsel, işitsel ve kavramsal unsurların bütünde yarattıkları algılar itibariyle güçlü bir benzerlik taşıdıkları, taraf markaları arasında karıştırılma ihtimalinin mevcut olduğu gerekçesi ile YİDK'nın 2020/M-5252 sayılı kararının davaya konu tüm mal ve hizmetler yönünden iptaline, davaya konu marka tescil edilmediğinden hükümsüzlük konusunda karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde, davanın açılmasına sebebiyet verilmediğini, yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde, davacının ... esas unsurlu markası ile başvuru markası olan “... ...” markası işaret anlamında benzer olsa dahi, iltibas tehlikesi doğması için gereken ikinci koşul olan emtia benzerliği şartının oluşmadığını, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunda, özellikle ses kaydı, kulaklık, hoparlör, metronom vb. cihazların, “müzik aletleri ve kutuları” emtiaları ile benzer olduğu ifade edilmiş ise de, anılan emtiaların birbiri yerine ikame olanağı bulunmadığını, aynı raflarda satılmayacaklarını, ayrıca müzik aletleri satın alacak tüketicilerin bilinçli tüketici oldukları ve anılan markaları karıştırmayacaklarını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE : Dava, YİDK kararının iptali, marka hükümsüzlüğü in istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, "... ..." ibareli marka başvurusu ile davacının "..." esas ibareli tescilli markaları arasında, biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede SMK'nın 6/1. maddesi anlamında benzerlik bulunduğu, zira taraf markalarında bulunan esas unsurların "..." ibaresi olduğu, bu ibarenin her iki markada da aynen bulunduğu, işin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, mesnet marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu mallar için ayırdığı satın alma süresi içinde, dava konusu marka başvurusunu gördüğünde derhal ve hiç düşünmeden davacının tescilli markasından farklı bir marka olduğunu algılayamayacağı, her iki marka arasında yanılgı yaşayabileceği, ayrıca dava konusu başvuru kapsamında bulunan "15. Sınıf; Müzik aletleri ve kutuları" ile davacının markalarının kapsamında bulunan "ses ve görüntünün kaydı, nakli veya yeniden meydana getirilmesi (reprodüksiyonu) için cihazlar, mikrofonlar, hoparlörler, kulaklıklar, metronomlar" emtiasının benzer olduğu, zira bu ekipmanların aynı yerde satıldığı ve birbirini tamamlayıcı ilişki içinde olduğu, diğer taraftan davalının davanın açılmasına sebebiyet verilmediği yönündeki savunmasının da dosya kapsamı ile uyumlu olmadığı anlaşılmakla, davalı ... ile davalı ... vekillerinin istinaf başvurularının esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;
1. Davalı ... vekili ile davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1. b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2. Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60. TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davalı ... tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 59,30. TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 368,30. TL'nin davalı ... tahsili ile Hazineye irat kaydına,
3. Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60. TL maktu istinaf karar ve ilam harcı davalı ... tarafından yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
4. İstinaf aşamasında davalı ... ile davalı ... tarafından yapılan yargılama giderlerinin anılan davalılar uhdesinde bırakılmasına,
5. İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 01/03/2024 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 01/03/2024
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:47:39