SoorglaÜcretsiz Dene

Ankara BAM 20. HD 2023/1532 E. 2024/375 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2023/1532

Karar No

2024/375

Karar Tarihi

27 Şubat 2024

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ

Esas-Karar No: 2023/1532 - 2024/375

T.C.

ANKARA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

20.HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2023/1532

KARAR NO : 2024/375

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

K A R A R

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : ANKARA 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK

MAHKEMESİ

TARİHİ : 26/04/2023

NUMARASI : 2022/337 E. - 2023/150 K.

DAVACI :

VEKİLİ :

DAVALI :

DAVANIN KONUSU : YİDK Kararının İptali

Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 26/04/2023 tarih ve 2022/337 Esas - 2023/150 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili, müvekkilinin “...” ibaresini 50 yılı aşkın bir süredir kesintisiz ve hukuka uygun olarak kullanmakta olduğunu, yiyecek ve içecek sektöründe “...” ibaresi telaffuz edildiğinde akla gelen ilk ve tek markanın davacının markaları olduğunu, nitekim davacının “...” markasının tanınmışlığının ... tarafından da T/03668 sayı ile kabul ve tescil edilmiş olduğunu, davacının “...” markasının tanınmışlığına ilişkin Yargıtay incelemesinden de geçerek kesinleşmiş mahkeme kararlarının bulunduğunu, davacının günümüzde salça, ketçap, mayonez, domates ürünleri, sebze konservesi ve diğer yiyecek-içecek grubu ürünlerinin üretimi ve satışı alanında faaliyetlerini sürdürdüğünü, davalının davacının markalaşma sürecini aynen taklit ediyor olduğunu, somut uyuşmazlıkta karşılaştırılan markalarda “...” ibaresi dışında kalan “...” ve “...” ibarelerinin benzemediğini, kaldı ki davacının markasında geçen “...” ibaresinin yerleşik anlamı nedeniyle gıda sektörü için tanımlayıcı olduğunu, dolayısıyla dava konusu edilen markada esas unsurun “...” ibaresi olduğunun kabulünün gerektiğini, müvekkilinin önceki tarihlerde tescile bağlanmış olan çok sayıdaki “...” markasından gelen kazanılmış bir hakkının bulunduğunu, dolayısıyla “... ...” ibareli markasının da davalının markası mesnet gösterilerek reddedilemeyeceğini, tanınmış olan “...” markasının müvekkiline ait olduğunu, “...” ibaresini içeren bir diğer markanın gıda sınıfında davacı adına tescilinin davalıya ait bir marka ile karıştırılacağı gerekçesiyle reddinin mümkün olmadığını belirterek, ... YİDK'nın 29/06/2022 tarih ve 2022/M-8159 sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı ... vekili; müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

Davalı şirket vekili; müvekkilinin 1977 yılından beri bakliyat ve hububat sektöründe faaliyet gösterdiğini, 1994 yılından beri “...” markasını pirinç, bulgur, aşurelik buğday, nohut, mercimek, fasulye, bezelye, popcorn, börülce, buğday, hazır çorba başta olmak üzere birçok bakliyat ve hububat ürünlerinde kullanageldiğini, müvekkilinin markaları davacının müktesep hak iddialarına mesnet aldığı markalardan daha önceki tarihlerde tescil edilmiş olduğundan davacının müktesep hak iddialarının da dinlenemeyeceğini, davalının “...”lı markalarının bakliyat ürünlerinde ve tescilli oldukları “hazır çorba” emtialarında davacının ...'lı markasından çok daha fazla tanındığını, dava konusu edilen YİDK kararının yerinde ve doğru olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, davaya konu 2020/02253 sayılı davacı markası ile davalı markası arasında görsel, işitsel ve kavramsal benzerlik bulunduğu, davacının markasının kapsamına alınmak istenilen tüm emtialar açısından emtia ayniyeti şartının gerçekleştiği, davacının markasının kapsamına alınmak istenilen emtiaların hitap ettiği alıcı/tüketici kitlesinin bilgi/bilinç/dikkat/özen/algı/seçicilik seviyelerinin, söz konusu emtiaları satın aldıkları anda, düşük olduğu, markalar arasında, karıştırılma/iltibas ihtimalinin bulunduğu, davacının önceki marka tescillerinden doğan/himaye görmesi gereken müktesep bir hakkının mevcut olmadığı, YİDK kararının yerinde olduğu ve iptali şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili, davalı tarafın kötü niyet ile tescil ettirdiği markalara dayanarak,

müvekkil şirketin marka tesciline engel olması ve bu durumun hukuk düzeninde yer

bulmasının hakkaniyetle bağdaşmadığını, davalının

markalarının kötü niyetli olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasını, davalarının kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE: Dava, YİDK kararının iptali istemine ilişkindir.

İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.

HMK'nın 307. maddesine göre davadan feragat, davacının talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir. Feragat ile davacı, dava konusu haktan maddî hukuk açısından geri dönülemeyecek biçimde vazgeçtiğinden, bu konuda artık herhangi bir hak talep etmesi kural olarak mümkün değildir. Feragat, bir inşai hakkın kullanılması niteliği taşır, karşı tarafın veya mahkemenin kabulüne gerek yoktur ve dosyaya vardığı anda kendiliğinden sonuç doğurur. Kural olarak davacı, her davadan hiçbir kayda tabi olmaksızın feragat edebilir. Kayıtsız ve şartsız olması gereken feragat, dilekçeyle veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılır. HMK'nın 311. maddesine göre feragat, kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur.

Somut uyuşmazlıkta, her ne kadar mahkemece davanın reddine karar verilip, verilen karar davacı vekili tarafından istinaf edilmiş ise de, karardan sonra davacı vekili Av. ... tarafından UYAP sisteminden gönderilen 26/02/2024 tarihli dilekçe ile kayıtsız şartsız olarak davadan feragat edildiği, davacı vekillinin dosyada mevcut vekaletnamesinde davadan feragat yetkisinin bulunduğu anlaşılmıştır. Bu itibarla, davacı vekilinin feragat dilekçesi dikkate alınarak, Dairemizce HMK.'nun 310/1 ve 2. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın feragat nedeniyle reddine,

Davalı şirket vekili tarafından UYAP sisteminden gönderilen 27/02/2024 tarihli dilekçe ile davacı tarafından feragat edilerek sonlandırılan yargılamada vekalet ücreti ve yargılama gideri taleplerinin olmadığı beyanları dikkate alınarak, bu konuda karar verilmesine yer olmadığına ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;

1. Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1. b. 2 maddesi gereğince KABULÜ ile  Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesinin 26/04/2023 tarih ve 2022/337 Esas .  2023/150 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,

2. Davanın FERAGAT NEDENİYLE REDDİNE, 

3. Davacının davadan feragat etmesi nedeniyle davacı vekilinin istinaf itirazlarının incelenmesine yer olmadığına,

4. Davacının ilk oturumdan sonra davadan feragat etmesi nedeniyle 492 sayılı Harçlar Kanunu alınması gereken 427,60 TL red harcının 2/3'ü olan 285,06 TL'nin peşin alınan 80,70 TL'den düşümü ile kalan 204,36 TL bakiye harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,

5. Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi uhdesinde bırakılmasına,

6. Davalı Şirket ile davalı ... tarafından ilk derece yargılaması sırasında herhangi bir yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,

7. Davalı Şirket vekilinin vekalet ücreti ve yargılama gideri talebi bulunmadığından, bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,

8. Davalı ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 6/1 maddesi gereğince 25.500,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak  davalı Türk Patent ve Marka Kurumuna verilmesine, 

9. Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen taraflara iadesine (HMK m.333),

10-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi uhdesinde bırakılmasına,

11-Davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 269,85 TL maktu istinaf karar ve ilam harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,

12-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 27/02/2024 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde TEMYİZ yolu açık olmak üzere karar verildi.

GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 27/02/2024

Başkan

Üye

Üye

Katip

Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanınsürülenkonusutaraflarınankaraKararınınİptaliözetisavunmalarınıntemyizistinafderecegerekçesebeplerikararınınYİDKileriiddiamahkemesihüküm

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:48:59

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim