Ankara BAM 20. HD 2021/2084 E. 2024/339 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
bam
2021/2084
2024/339
23 Şubat 2024
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ
Esas-Karar No: 2021/2084 - 2024/339
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2021/2084
KARAR NO : 2024/339
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 10/02/2021
NUMARASI : 2019/599 E. - 2021/111 K.
DAVACILAR :
VEKİLİ :
DAVALI
DAVANIN KONUSU : Maddi Tazminat
Taraflar arasında görülen davada Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 10/02/2021 tarih ve 2019/599 Esas - 2021/111 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :Davacılar vekili, 11.12.2015 tarihinde meydana gelen kazada müvekkillerinin kızları ...'in vefat ettiğini, kazanın oluşumunda araç sürücüsünün asli ve tam kusuru bulunduğunu, müteveffanın ölümüyle geride kalan müvekkillerinin destekten yoksun kaldıklarını, kazayı yapan aracın davalı tarafından zorunlu kara yolu taşımacılık mali sorumluluk sigortası ile sigortalandığını, tazminat talebiyle 13.12.2017 tarihinde davalı Şirkete başvurulduğunu, ancak kazanın şehir içi taşımacılık esnasında gerçekleştiği gerekçesiyle tazminat taleplerinin reddedildiğini ileri sürerek, şimdilik müvekkilleri için ayrı ayrı 1.000 TL olmak üzere toplam 2.000 TL destekten yoksun kalma tazminatının, kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, İstanbul Anadolu Mahkemelerinin yetkili olduğunu, davacılar tarafından Sigorta Tahkim Komisyonu nezdinde açılan davanın, kazanın şehir içinde meydana gelmesi sebebiyle reddedildiğini, dolayısıyla davanın kesin hüküm nedeniyle reddinin gerektiğini, müteveffanın kaza esnasında emniyet kemeri takmaması sebebiyle müterafik kusurunun bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, davacılar tarafından dava açılmadan önce 22/01/2018 tarihinde Sigorta Tahkim Komisyonuna başvuruda bulunulduğu, kaza sonucu meydana gelen zararın sigorta teminatı kapsamında olmadığı gerekçesiyle talebin reddine karar verildiği, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun uyuşmazlık tarihinde yürürlükte bulunan 6456 sayılı Kanunla değiştirilen 30. maddesinin 12. fıkrası gereğince, beş bin Türk Lirasının altındaki uyuşmazlıklar hakkında verilen hakem kararlarının kesin olduğu, beş bin Türk Lirası ve daha üzerindeki uyuşmazlıklar hakkında verilen hakem kararlarına karşı kararın Komisyonca ilgiliye bildiriminden itibaren on gün içinde bir defaya mahsus olmak üzere Komisyon nezdinde itiraz edilebileceği, kırk bin Türk Lirasının üzerindeki uyuşmazlıklar hakkında itiraz üzerine verilen kararlar için temyize gidilebileceği, dava ve uyuşmazlık konusu ile ilgili olarak Sigorta Tahkim Komisyonu Hakem Heyetince kesinleşmiş bir karar olduğu, HMK'nın 114 /1-i bendi gereğince aynı davanın daha önceden kesin hükme bağlanmamış olmasının dava şartı bulunduğu, HMK'nın 115/2 maddesi gereğince de mahkemenin dava şartı noksanlığını tespit etmesi halinde davanın usulden reddine karar vermesi gerektiği, aynı uyuşmazlık hakkında daha önce verilmiş kesin hükmün bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacılar vekili, müvekkillerin söz konusu kazada maddi zararlarının, Tahkim Komisyonunda uyuşmazlık konusu edilen tutardan çok daha yüksek olduğunu, hakem kararının, uyuşmazlık tutarı olan 5.100,00 TL'yi kapsadığını, bu sebeple fazlaya ilişkin haklarının tazmini için eldeki kısmi davanın açıldığını, Sigorta Tahkim Komisyonu Hakem Heyetince verilip, kesinleşen kararın uyuşmazlık tutarı olan 5.100,00 TL için geçerli bulunduğunu, fazlaya ilişkin maddi zararlarını dava etme haklarının devam ettiğini, bu sebeple mahkeme kararının yerinde olmadığını, kaldı ki davalı sigorta şirketinin zorunlu kara yolu taşımacılık sigortası poliçesi kapsamında sorumluluğunun bulunmadığına yönelik Sigorta Tahkim Heyeti kararının da hukuken hatalı olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE :Dava, taşıma sözleşmesinden kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, işbu dava konusu uyuşmazlıkla ilgili olarak Sigorta Tahkim Komisyonu nezdinde açılan kısmi davanın, meydana gelen zararın sigorta teminatı dışında kaldığı gerekçesiyle reddedildiği, her iki uyuşmazlığın da aynı kazaya ilişkin destekten yoksun kalma tazminatına ilişkin bulunduğu ve Sigorta Tahkim Komisyonu Hakem Heyeti tarafından verilen kararın, eldeki dava yönünden kesin hüküm oluşturduğu anlaşılmakla, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;
1. Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1. b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2. Alınması gereken 427,60 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacılar tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 59,30 TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile kalan 368,30 TL bakiye harcın davacılardan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
3. İstinaf aşamasında davacılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdelerinde bırakılmasına,
4. İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
5. Kararın tebliği ve harç tahsil işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 23/02/2024 tarihinde HMK 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle KESİN olmak üzere karar verildi.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 23/02/2024
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:48:59