Ankara BAM 20. HD 2021/2017 E. 2024/337 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
bam
2021/2017
2024/337
23 Şubat 2024
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ
Esas-Karar No: 2021/2017 - 2024/337
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2021/2017
KARAR NO : 2024/337
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 5. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK
MAHKEMESİ
TARİHİ : 13/10/2021
NUMARASI : 2021/7 E. - 2021/354 K.
DAVACI :
VEKİLİ
DAVALI :
DAVANIN KONUSU : YİDK Kararının İptali, Tasarımın Hükümsüzlüğü
Taraflar arasında görülen davada Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 13/10/2021 tarih ve 2021/7 Esas - 2021/354 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :Davacı vekili, davalı Şirketin 2020/01894 sayılı ambalaj tasarımı başvurusuna müvekkilince yapılan itirazın, davalı Kurum tarafından reddolunduğunu, müvekkilinin tanınmış ... markalarının sahibi olduğu gibi aynı zamanda ... markasının da sahibi bulunduğunu, bu markayı 1979 yılından beri kullandığını, bu markayı içerir çok sayıda tescilinin bulunduğunu, müvekkili markalarının başka ambalajlar içerisinde tescil edilemeyeceğini, müvekkilinin "..." markalarının tanınmış ve yüksek ayırt ediciliği bulunan markalar olarak kabul edildiklerini, "... ..." markasının Kurum nezdinde de tanınmış markalar sicilinde kaydının olduğunu, müvekkili markalarının uzun süredir kullanımı nedeniyle bilinir hale geldiğine ilişkin mahkeme kararlarının da bulunduğunu, dava konusu tasarımın, nihai kullanıcılarının ortalama tüketiciler olduğunu ve nihai tüketiciler nezdinde müvekkilinin "..." markaları ile ayırt edilemeyecek düzeyde benzer bulunduğunu, dava konusu tasarımda "..." ibaresi ile oldukça benzer şekilde "..." ibaresinin yer aldığını, benzer bir uyuşmazlıkta "..." markasının, müvekkili markaları ile benzer görüldüğünü, yine "...", "..." gibi ibarelerin müvekkili markaları ile benzer görüldüğünü ileri sürerek, YİDK'in 2020/T-884 sayılı kararının iptaline ve dava konusu tasarımların hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, dava konusu tasarımlarla, itiraz gerekçesi yapılan markaların genel izlenim itibariyle farklı bulunduğunu, dava konusu tasarımların yenilik ve ayırt edicilik vasıflarına sahip olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı ... Anonim Şirketi vekili, müvekkilinin 1996 yılından beri bisküvi, gofret, kek ve kraker gibi ürünleri ürettiğini, dava konusu tasarımın müvekkili tarafından üretilen özgün ve yeni bir tasarım olduğunu, bu nedenle, yenilik şartını karşıladığını, müvekkili tasarımındaki herhangi bir öğenin, davacı markaları ile benzerlik ihtiva etmediğini, tasarıma ilişkin renkler, tertip ve tarzların davaya dayanak gösterilen markalara göre çok farklı olduğunu savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, dava konusu ambalaj görsellerinde yer alan "..." ibaresinin gerek harf dizilimi, gerek harf sayısı, gerekse de bütünsel olarak bıraktığı algı itibariyle davacı yana ait "..." veya "..." ibareli markalardan derhal ve somut olarak farklılaştığı, tüketicinin dava konusu ambalajlarda yer alan bu markayı gördüğünde, davacı markalarından farklı bir marka olduğu algısını derhal edinebileceği, her iki kullanımı birbiri ile ilişkilendirecek hiçbir benzerlik kurmayacakları, “...” ibaresinin dilimizdeki somut karşılığına rağmen, dava konusu tasarımdaki ibareyi yaratılmış/uydurulmuş bir kelime ya da doğrudan yabancı bir kelime olarak algılayacağı, gerek salt tasarımsal unsurlar itibariyle gerekse de "...-..." ve "..." ibareleri arasındaki somut görsel, kavramsal ve hatta işitsel açıdan oluşan farklılık itibariyle, ilgili tasarımların nihai kullanıcısı olarak kabul edilebilecek tüketiciler nezdinde, bu ibarelerin birbirleri ile ilişkilendirilme ihtimallerinin bulunmayacağı, dava konusu çoklu tasarımların mutlak anlamda yeniliğini kırıcı nitelikte önceki tarihli kamuya sunulmuş herhangi bir görünüm tespit edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili, yerel mahkemece karara esas alınan bilirkişi raporunu tanzim eden heyette tasarımcı bilirkişi bulunmaması nedeniyle verilen kararın da hukuka aykırı hale geldiğini, davalı yana ait tasarımların, yenilik ve ayırt edicilik unsurlarını haiz olmadığını, dava konusu tasarımların hitap ettiği kitlenin, ortalama gıda tüketicisi olup bu kitle tarafından davalı yanın tasarımlarının müvekkil şirket adına tescilli marka/tasarımlar ile genel izlenim bazında karıştırılacağını, davalı Kurum tarafından verilen kararın SMK'nın 67/2 maddesi kapsamında usul ve yasaya aykırı olduğunu, tescilli bir markanın aynısının yahut bir benzerinin bir başkası tarafından tasarım tesciline konu edilemeyeceğine ilişkin emsal yargı kararları bulunduğunu, davalı yanın huzurdaki davaya konu tasarımlar bakımından esas maksadının ... ibaresi üzerinde hak sahipliği elde etmek olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE :Dava, YİDK kararının iptali ve tasarım hükümsüzlüğü
istemlerine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davaya konu tasarımların yeni ve ayırt edici olduğunun, içinde tasarım uzmanı da bulunan bilirkişi heyetince hazırlanan bilirkişi raporunda açıklandığı, söz konusu raporun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, buna göre dava konusu tasarımların yenilik ve ayırt edicilik niteliklerini taşıdığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;
1. Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1. b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2. Alınması gereken 427,60 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafça istinaf başvurusunda yatırılan 59,30 TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile kalan 368,30 TL bakiye harcın davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
3. İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi uhdesinde bırakılmasına,
4. İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 23/02/2024 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde TEMYİZ yolu açık olmak üzere karar verildi.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 23/02/2024
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:48:59