SoorglaÜcretsiz Dene

Ankara BAM 20. HD 2021/2015 E. 2024/336 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2021/2015

Karar No

2024/336

Karar Tarihi

23 Şubat 2024

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ

Esas-Karar No: 2021/2015 - 2024/336

T.C.

ANKARA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

20.HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2021/2015

KARAR NO : 2024/336

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

K A R A R

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : ANKARA 5. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK

MAHKEMESİ

TARİHİ : 04/12/2020

NUMARASI : 2019/353 E. - 2020/346 K.

DAVACI :

VEKİLİ

DAVALI

DAVANIN KONUSU : YİDK Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü

Taraflar arasında görülen davada Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 04/12/2020 tarih ve 2019/353 Esas - 2020/346 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :Davacı vekili, davalı Şirketin 2017/121725 sayılı "..." ibareli marka başvurusunu yaptığını, müvekkilinin, adına tescilli 91/003841, 93/005440 ve 2000/10838 sayılı "..." ve "..." ibareli markalarına dayalı olarak söz konusu başvuruya itiraz ettiğini, bu itirazın davalı Kurum tarafından reddedildiğini, oysa tescil edilmek istenen "..." markasının, ilk olarak müvekkili tarafından ihdas edilen "..." ve "..." ibareli markalar ile iltibas oluşturduğunu, davalı ile müvekkilinin rakip firmalar olduğunu, hal böyle iken davalının müvekkiline ait markayı bir ibare dahi eklemeksizin bire bir aynı şekilde başvuruya konu etmesinin kötü niyetli bulunduğunu, taraflar arasında "..." ibareli markalar bakımından hükümsüzlük ve kullanmama nedeniyle iptal davalarının olduğunu, bu davaların derdest bulunduğunu, bu davalarda alınan bilirkişi raporlarının lehlerine olduğunu, davalının çok sayıda "..." ve "..." ibareli marka başvurusunu arka arkaya yapmış olmasıyla birlikte işbu dava konusu marka dahil olmak üzere müvekkili markaları ile iltibas yaratan tüm marka başvurularına itiraz ettiklerini, davalının müvekkilinin markalarından haberdar olduğunu, İstanbul’da devam eden davalardan birinde, davalıya ait 2015/103523 sayılı "fine ..." ibareli markanın hükümsüzlüğünün istenildiğini, bu davanın ardından davalının 2017/83123 sayılı yeni marka başvurusunu yaptığını, ayrıca benzer görseli içeren 2016/44744, 2016/47525, 2017/09439, 2017/10317 ve 2017/13196 sayılı davalı başvurularının olduğunu, tüm bu başvuruların davalının kötü niyetini gösterdiğini, müvekkilinin "..." ibaresini porselen yemek takımlarında ve "..." ibaresini çatal-bıçak takımlarında senelerdir kullandığını, davaya mesnet müvekkili markaları ile dava konusu başvurunun aynı sınıfları kapsadığını, dolayısıyla dava konusu YİDK kararının yerinde olmadığını ileri sürerek, YİDK'in 2019-M-7138 sayılı kararının iptaline, dava konusu markanın yargılama sırasında tescil edilmesi halinde hükümsüzlüğüne ve sicilinden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı ... vekili, Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet markalar arasında karıştırılma tehlikesinin bulunmadığını, davacının diğer iddialarının da yerinde olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

Davalı ... Tic. ve San. vekili, davacı tarafından redde mesnet olarak gösterilen markalar ile müvekkili başvurusunun, birbirlerinden tamamen farklı olduğunu, davacı tarafın, kullanmadığı markalara dayalı olarak müvekkili başvurusuna itiraz etmesinin kötü niyetli bulunduğunu, davacı şirketçe, redde mesnet gösterilen markaların müvekkilinin tescil başvurusunda bulunduğu markasının mal ve hizmet sınıflarının hiçbirinde ciddi bir biçimde kullanılmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, davacının kullanım ispatına ilişkin olarak sunduğu faturaların ve e-ticaret sitelerindeki kayıtlardan, "..." veya "..." markalarının yemek takımları, yemek setleri, tabak, kase, fincan, kahve fincanı, çukur tabak, çatal-kaşık-bıçak seti malları üzerinde kullanıldığının anlaşıldığı, dava konusu başvuru kapsamındaki "Her türlü malzemeden mamul alet sapları." ile davacıya ait itiraza mesnet gösterilen 2000/10838, 91/003841, 93/005440, 2017/09439 (dava aşamasında markanın hükümsüzlüğü istemine mesnet), 2017/10317 (dava aşamasında markanın hükümsüzlüğü istemine mesnet) sayılı markaları kapsamındaki emtianın aynı, aynı tür ve benzer emtia olmadığı, taraf markalarının kapsadıkları emtia benzer olmadığı için markalar arasında iltibas tehlikesi bulunmadığı, her ne kadar davacının "..." ibareli markaları bulunsa da, iltibas tehlikesinden söz edebilmek için karşılaştırılan emtianın da benzer olması gerektiği, somut olayda bu şart sağlanmadığından SMK'nın 6/1 maddesi koşullarının gerçekleşmediği, davacı tarafından gerek itiraz aşamasında gerek dava aşamasında tanınmışlık iddiasının ispatı için delil sunulmadığı, dava konusu başvuru bakımından davacının dayanak yaptığı markalarının tanınmışlık düzeyinden kaynaklı olarak bir tescil engelinin oluştuğundan söz edilemeyeceği, bir an için davacının kullanım ispatı gerçekleşen mallar bakımından çekişme konusu "..." ve davacının iddialarında ileri sürdüğü "..." ibareleri bakımından tanınmışlık düzeyi ispat edilmiş olsa dahi tabak, bardak, çatal-bıçak seti gibi ürünlerin (kısaca yemek takımlarının) dava konusu markanın tesciline karar verilen "Her türlü malzemeden mamul alet sapları" malları ile ilişkilendirilmesi söz konusu olmayacağından, herhangi bir imaj transferinden bahsedilemeyeceği, davalı şirketin kötü niyetle hareket ettiğini gösterir somut olgunun da ileri sürülmediğinden kötü niyet iddiasına dayalı istemlerin yerinde bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili, taraflar arasında "..." ve "..." ibareleri bakımından süren ve karara çıkan dosyaların bulunduğunu, mahkemece verilen kararın, evvelce aynı uyuşmazlık konusunda tanzim edilen raporlar ve verilen kararlar ile çeliştiğini, işbu dava konusunun "..." ibareli marka olup, müvekkilinin tescilli "...", "..." ibareli markaları ile dava konusu başvuru arasında ayniyet derecesinde benzerlik bulunduğunu, bunun da iltibasa yol açacağını, müvekkili ile davalının aynı sektörde faaliyet gösterdiklerini, davalının işbu başvuruyu yaparken de müvekkilin aynı ibareli markalarından haberdar olduğunu, nitekim taraflar arasında derdest olan birden fazla ihtilaf bulunduğunu, dolayısıyla davalı Şirketin başvurusunun açıkça kötü niyetli olarak yapıldığını, davalı Şirketin kötü niyetli olarak tescil ettirmiş olduğu markalarının müvekkil markaları karşısında hükümsüzlüğünün gerektiğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

GEREKÇE : Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir.

İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.

Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davalı Şirket tarafından gerek marka başvurusuna itiraz aşamasında gerekse de işbu davada kullanmama definin ileri sürüldüğü, davacının, itirazına mesnet markayı kullandığını ispat ettiği mallarla, dava konusu başvurunun kapsamında yer alan mallar arasında benzerlik olmadığı, dolayısıyla emtia benzerliğine ilişkin koşul gerçekleşmediğinden, SMK'nın 6/1 maddesi koşullarının oluşmadığı, dava konusu başvurunun kötü niyetli olduğunun da ispat edilemediği, taraflar arasında davalar olmasının tek başına dava konusu başvurunun kötü niyetli olduğunu göstermeyeceği anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;

1. Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1. b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

2. Alınması gereken 427,60 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafça istinaf başvurusunda yatırılan 59,30 TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile kalan 368,30 TL bakiye harcın davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 

3. İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi uhdesinde bırakılmasına,

4. İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 23/02/2024 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde TEMYİZ yolu açık olmak üzere karar verildi.

GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 23/02/2024

Başkan

Üye

Üye

Katip

Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanınsürülenİptali,HükümsüzlüğükonusutaraflarınankaraKararınınözetisavunmalarınıntemyizistinafderecegerekçeMarkasebepleridavalıvekilikararınınYİDKileriiddiamahkemesihüküm

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:48:59

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim