Ankara BAM 20. HD 2021/1818 E. 2024/32 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
bam
2021/1818
2024/32
12 Ocak 2024
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ
Esas-Karar No: 2021/1818 - 2024/32
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2021/1818
KARAR NO : 2024/32
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 5. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 09/07/2021
NUMARASI : 2020/250 E. - 2021/294 K.
DAVACI
VEKİLİ :
DAVALI :
DAVANIN KONUSU : Marka ile ilgili Kurum Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü
Taraflar arasında görülen davada Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 09/07/2021 Tarih ve 2020/250 Esas - 2021/294 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı ile davalı ... tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkilinin 2005 yılından bu yana deterjan üretimi gerçekleştirdiğini, “...” ibareli tanınmış markaların sahibi olduğunu, bu markaları mesnet göstererek davalı şahsın 2019/80244 sayılı ve "..." ibareli marka başvurusuna yapılan itirazın davalı ... Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulunun kararıyla nihai olarak reddedildiğini, oysa davalı şahsın, müvekkilinin uzun yıllar ve emekler sonucu tanınmış hale getirdiği “...” markasının ayırt edilemeyecek kadar benzerini tescil ettirmeye çalışarak davacının markasının tanınmışlığından haksız bir yarar sağlamaya çalıştığını, taraf markalarının esas unsurları olan “...” ve “...” ibarelerini oluşturan harflerin büyük kısmı itibariyle aynı olmasından dolayı taraf markalarının görsel ve işitsel açılardan yakın benzer olduğunu, taraf markalarının aynı emtialarda kullanılacağını, başvurunun kötüniyetli olarak yapıldığını ileri sürerek, TÜRKPATENT YİDK’nın 21.07.2020 tarihli ve 2020-M-5102 sayılı kararının iptaline ve 2019/80244 sayılı markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Diğer davalı şahıs, davaya cevap vermemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, davalı şahsa ait 2019/80244 sayılı markanın koruma kapsamı altında bulunan mallar ile davacıya ait 2018/99403, 2014/07265, 2014/101556, 2010/70985, ve 2006/65583 sayılı markalarının kapsamına giren 5. sınıf malların aynı/benzer olduğu; 05/01 ve 05/03. alt sınıflarda bulunan emtiaların doktorlar, veterinerler, eczacılar ve diş hekimlerine hitap eden emtialar oldukları, ilaç emtialarının reçeteli veya reçetesiz satılabilecekleri, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 11.11.2019 tarih ve 2019/255 E.- 2019/7023 K. sayılı kararı ile onanan Ankara BAM 20. Hukuk Dairesi'nin 08.11.2018 tarih ve 2018/478 E.- 2018/1157 K. sayılı kararında, 05/01 ve 05/03. alt sınıflarda bulunan emtiaların genel olarak farmasötik ürünler olup, Sağlık Bakanlığı İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu tarafından ruhsatlandırıldıktan sonra, doktorlar tarafından reçetelendirilip eczacılar tarafından hastaya verildiği, dolayısıyla iltibas tehlikesi bakımından mesleki ihtisas sahibi doktor ve eczacıların dikkate alınmak suretiyle değerlendirme yapılması gerektiğinin kabul edildiği, bu alt sınıflar haricinde kalan davaya konu 5. sınıfta bulunan diğer emtiaların ise, salt ihtisas sahibi bilinç düzeyi yüksek kimselere hitap etmedikleri, bunun haricinde içerisinde farklı sosyo-ekonomik toplumsal kesimlerden gelen bireylerin oluşturduğu halk kesimine de hitap ettikleri, yukarıda belirtilen kararda bu emtiaların hitap ettiği tüketici kesiminin ortalama tüketici kesimi olduğunun kabul edildiği; belirtilen açıklamalara göre, somut olayda 05/01 ve 05/03 alt sınıfta yer alan emtiaların hitap ettiği dikkatli ve bilinçli tüketici kesimi nezdinde "..." ve "..." markalarının iltibas tehlikesi oluşturacak derecede benzer olduklarının söylenemeyeceği, yüksek dikkat ve bilinç seviyesine sahip tüketici kesiminin, markalar arasındaki farklılığı algılayabileceği, dolayısıyla söz konusu alt sınıflarda yer alan emtialar bakımından, karşılaştırılan markalar arasında SMK'nın 6/1. maddesi uyarınca ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma tehlikesinin bulunmadığı; davaya konu 05/02, 04, 05, 06 ve 07. alt sınıflarda yer alan emtiaların ortalama tüketici kesiminin ihtisas sahibi kimseler olmadıkları, bu emtiaların makul derecede bilgili, dikkatli ve ihtiyatlı ortalama halk kesimine de hitap eden ürünlerden oldukları, dava konusu markanın esas unsurunun 7 harften, itiraza mesnet markaların esas unsurunun 5 harften oluştuğu, her iki markanın ilk harflerinin ve son üç harflerinin birebir aynı olduğu, markalar arasında iki harf farklılığı bulunmasının; markaların aynı ya da ayırt edilemeyecek derecede benzer olmasını engellese de, markalar arasındaki iltibas tehlikesini önlemeye yetmediği, daha önce davacıya ait "..." esas unsurlu markalı emtiaları gören, işiten, bu markalı emtialardan yararlanan makul derecede bilgili, dikkatli ve ihtiyatlı ortalama tüketici kesiminin, daha sonra davaya konu "..." markasını aynı/benzer emtialar üzerinde gördüğünde ya da işittiğinde, markaları oluşturan müşterek 5 harf ortaklığından kaynaklı olarak, bu markayı davacıya ait ya da onun serisi niteliğinde bir marka zannedebileceği, bir kısım tüketici kesiminin markaların farklı ticari kökeni işaret ettiğini algılama ihtimalinde dahi marka sahipleri arasında idari veya ekonomik bir bağlantı bulunduğu yönünde yanılsamaya düşebileceği, dolayısıyla yukarıda belirtilen emtialar bakımından karşılaştırılan markalar arasında SMK'nın 6/1. maddesi uyarınca ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma tehlikesinin bulunduğu; davacının tanınmışlıkla ilgili iddiasının sadece “Dezenfektanlar, antiseptikler (mikrop öldürücüler), tıbbi amaçlı deterjanlar, ilaçlı sabunlar, dezenfekte edici sabunlar, antibakteriyel el losyonları.”nda tescile engel olabileceği, taraf markalarının 05/01 ve 05/03. alt sınıflardaki emtialar bakımından markaların benzer olmadığı tespit edildiğinden, davacının "..." markasının çamaşır deterjanı ve çamaşır suyu ürünlerinde tanınmış olması olgusunun SMK'nın 6/5. maddesindeki risklere sebep olmayacağı, kötüniyete ilişkin somut delil bulunmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile; "Tıbbi ve veterinerlik amaçlı kullanıma uygun diyetetik maddeler;insan ve hayvanlar için diyet takviyeleri, gıda (besin) takviyeleri; zayıflama amaçlı tıbbi müstahzarlar; bebek mamaları; tıbbi amaçlı bitkiler ve tıbbi amaçlı bitkisel içecekler. Hijyen sağlayıcı ürünler: pedler, tamponlar, tıbbi amaçlı yakılar, pansuman malzemeleri, kağıt ve tekstilden mamul çocuklar, yetişkinler ve evcil hayvanlar için bezler. Zararlı böcek, zararlı bitki, zararlı mantar ve kemirgenleri yok edici maddeler. İnsan ve hayvanlar için olanlar hariç deodorantlar, havayı temizleyici ve kötü kokuları giderici maddeler. Dezenfektanlar, antiseptikler (mikrop öldürücüler), tıbbi amaçlı deterjanlar, ilaçlı sabunlar, dezenfekte edici sabunlar, antibakteriyel el losyonları." emtiaları bakımından 2020-M-5102 sayılı YİDK kararının iptaline, dava konusu 2019/80244 sayılı markanın aynı emtialar bakımından hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde tüm emtialar bakımından emtia benzerliğinin gerçekleştiğini, 05/01 ve 03. alt sınıfların hedef kitlesinde hataya düşüldüğünü, bu sınıftaki ürünlerin marketlerde ve sanal ortamlarda satıldığını, tanınmış markaların kısmi koruma sağlayacağı iddiasını kabul etmediklerini, başvurunun kötüniyetle yapıldığını ileri sürerek, yerel mahkeme kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın tümden kabulüne karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde, tarafların markaları arasında SMK'nın 6/1. maddesi anlamında benzerlik bulunmadığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE : 1-Dava, marka ile ilgili Kurum Kararının iptali ile marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, taraf markaları arasında 05/01 ve 05/03. alt sınıflar yönünden iltibas bulunmadığı, SMK'nın 6/5. maddesi koşullarının oluşmadığı, kötüniyetin ispatlanmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
2. Davalı Kurum vekilinin istinaf itirazlarının incelenmesine gelince; işlem dosyasının incelenmesinden; davalı şirketin, "..." ibaresinin 05. sınıfta (1. 7. alt sınıflar) marka olarak tescili için davalı Kuruma başvurduğu, davacı şirketin "..." asıl unsurlu markalarına dayalı olarak başvuruya itiraz ettiği, davacının itirazının markalar benzer görülmediğinden davalı kurum Markalar Dairesi Başkanlığı kararı ile reddedildiği, davacı şirketin bu karara itirazının ise YİDK'nın 2020. M. 5102 sayılı kararıyla nihai olarak reddedildiği, anılan kararın davacı tarafa 22.07.2020 tarihinde tebliğ edildiği, işbu davanın iki aylık hak düşürücü süre içerisinde 22.09.2020 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır.
İlk derece mahkemesince taraf markaları arasında 05/01 ve 05/03. alt sınıflar yönünden iltibas koşullarının oluştuğu gerekçesiyle yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup, davacı ile davalı kurumun istinaf itirazları gözetildiğinde, taraflar arasındaki uyuşmazlık taraf markaları arasında, SMK'nın 6/1. maddesi uyarınca iltibas koşullarının oluşup oluşmadığı, aynı Kanun'un 6/5 maddesi uyarınca başvurunun tescili engeli bulunup bulunmadığı ve dava konusu başvurunun kötüniyetli olup olmadığı noktasındadır.
6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 6/1 maddesi uyarınca, tescil için başvurusu yapılan marka, tescil edilmiş veya tescil için daha önce başvurusu yapılmış bir marka ile aynı veya benzer ise ve tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış bir markanın kapsadığı mal veya hizmetlerle aynı veya benzer ise, tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış markanın halk tarafından karıştırılma ihtimali varsa ve bu karıştırılma ihtimali tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış bir marka ile ilişkili olduğu ihtimalini de kapsıyorsa tescil edilemez. Açıklanan hüküm çerçevesinde markalar arasında iltibasa yol açacak derecede bir benzerlik olup olmadığının tespitinde her iki markaya konu işaretin, ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınarak bütünü itibariyle görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları izlenimin esas alınması gerekmektedir. İltibas, iki ayrı marka karşısında bulunan kişilerin, bu markaların benzerliği sebebiyle sunulan mal veya hizmetlerin aynı işletmeye veya ekonomik olarak bağlantı içerisinde bulunan işletmelere ait olduğunu düşünmeleri veya düşünme ihtimalleridir (Savaş Bozbel, Fikri Mülkiyet Hukuku, İstanbul 2015, s. 408- 409). İltibas ihtimalinin değerlendirilmesinde ölçü, bu işin ilgilisi veya uzmanı değil, ortalama tüketicilerdir.
Yapılan açıklamalar çerçevesinde somut olaya bakıldığında, dava konusu başvuru kapsamında 05. sınıf mallar yer almaktadır. Mahkemece alınan bilirkişi raporunda da açıklandığı üzere, uyuşmazlık konusu anılan mallar davacının itirazına mesnet markaları kapsamında yer alan mal ve hizmetlerle aynı ve benzer olduğundan, taraf markaları arasında emtia benzerliği şartının gerçekleştiği kanaatine varılmıştır.
Tarafların marka işaretlerinin karşılaştırılmasına gelince; dava konusu başvuru "...", itiraza mesnet markalar ise "..." ibaresinden oluşmaktadır. Her ne kadar ilk derece mahkemesince "dava konusu markanın esas unsurunun 7 harften, itiraza mesnet markaların esas unsurunun 5 harften oluştuğu, her iki markanın ilk harflerinin ve son üç harflerinin birebir aynı olduğu, markalar arasında iki harf farklılığı bulunmasının; markaların aynı ya da ayırt edilemeyecek derecede benzer olmasını engellese de, markalar arasındaki iltibas tehlikesini önlemeye yetmediği" gerekçesiyle taraf markaları 05/02, 04, 05, 06 ve 07. alt sınıflarda benzer bulunmuş ise de, taraf markalarının sadece son üç harfinin (-...) benzer olduğu, ilk harflerinin dizilimlerinin ise "..." şeklinde olup, benzerlikten söz edilemeyeceği, tüketicilerin markaların başına daha çok dikkat ettiği gözetildiğinde söz konusu harf diziliminin markalar arasında görsel ve işitsel benzerlik oluşmasının önüne geçecek mahiyette olduğu, dava konusu başvurunun davacının itiraza mesnet markalarından farklı bir marka olduğunun derhal ve ilk bakışta anlaşılabildiği ve bu hali ile taraf markaları arasında SMK'nın 6/1. Maddesi anlamında ilişkilendirilme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı kanaatine varılmıştır.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 08.06.2016 gün ve E.2014/11-696, K.2016/778 sayılı kararı uyarınca iltibas değerlendirmesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesi mümkün olduğundan Dairemizce bu yönden dosyada mevcut bilirkişi raporundaki tespitlere itibar edilmemiş, ayrıca bir bilirkişi incelemesine de gerek görülmemiştir.
Diğer taraftan davacı vekili, somut olay bakımından 6769 sayılı SMK'nın 6/5 ve 6/9. maddesindeki koşulların oluştuğunu ileri sürmüşse de, taraf markaları benzer bulunmadığından, Dairemizce, davacı vekilinin bu iddiaları yönünden inceleme yapılmasına gerek görülmediği gibi kötüniyet iddiası da ispatlanamamıştır.
Somut olayda uyuşmazlığın niteliği ve istinaf edenin sıfatı gözetildiğinde, bir başka hususun daha tartışılması gereklidir. Zira somut uyuşmazlıkta davacı tarafından sunulan dava dilekçesinde, gerçekte ayrı davaların konusunu oluşturan iki farklı talep birleştirilmiş ve davalı ... YİDK kararının iptali ile diğer davalı markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesi birlikte talep edilmiştir. Mahkemece her iki talebin de kısmen kabulüne karar verildiği halde, yerel mahkeme kararı, davalı gerçek kişi tarafından istinaf edilmemiştir. Davalı kurumun istinaf başvurusu ile YİDK kararının iptali davası yönünden oluşacak hukuki sonucun, diğer davalı gerçek kişiyi ilgilendiren hükümsüzlük davasına yansıması düşünülemez. Dolayısıyla Dairemizce, davanın reddi yönünden ulaşılan sonucun, yerel mahkemece verilen hükümsüzlük kararına yansıtılması mümkün olmamıştır.
Bu itibarla, dava konusu başvuru ile davacının itiraza mesnet markaları arasında çekişmeli tüm alt sınıflar yönünden iltibas şartları oluşmadığından davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, HMK'nın 353/1-b-2. maddesinde, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmişse "düzelterek yeniden esas hakkında" duruşma yapılmadan karar verilmesi gerektiği düzenlendiğinden, Dairemizce davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;
1. Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1. b. 1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2. Yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1. b. 2 maddesi gereğince KABULÜ ile Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi 09/07/2021 gün ve 2020/250 Esas . 2021/294 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,
3. YİDK kararının iptali talebiyle açılan davanın REDDİNE,
4. Marka hükümsüzlüğü talepli davanın KISMEN KABULÜ İLE, dava konusu 2019/80244 sayılı markanın "Tıbbi ve veterinerlik amaçlı kullanıma uygun diyetetik maddeler;insan ve hayvanlar için diyet takviyeleri, gıda (besin) takviyeleri; zayıflama amaçlı tıbbi müstahzarlar; bebek mamaları; tıbbi amaçlı bitkiler ve tıbbi amaçlı bitkisel içecekler. Hijyen sağlayıcı ürünler: pedler, tamponlar, tıbbi amaçlı yakılar, pansuman malzemeleri, kağıt ve tekstilden mamul çocuklar, yetişkinler ve evcil hayvanlar için bezler. Zararlı böcek, zararlı bitki, zararlı mantar ve kemirgenleri yok edici maddeler. İnsan ve hayvanlar için olanlar hariç deodorantlar, havayı temizleyici ve kötü kokuları giderici maddeler. Dezenfektanlar, antiseptikler (mikrop öldürücüler), tıbbi amaçlı deterjanlar, ilaçlı sabunlar, dezenfekte edici sabunlar, antibakteriyel el losyonları." emtiaları bakımından KISMEN HÜKÜMSÜZLÜĞÜNE ve İSİCİLDEN TERKİNİNE, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,
5. Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60. TL maktu karar ve ilam harcının, peşin olarak alınan 54,40. TL harçtan mahsubu ile bakiye 373,20. TL ilam harcının davalı ...'dan alınarak hazineye gelir kaydına,
6. Davacı kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan ve hükümsüzlük davası yönünden Dairemizce bir istinaf incelemesi yapılmadığından ilk derece mahkemesi kararında hükmedilen 5.900,00 TL maktu vekalet ücretinin davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine,
7. Davalı ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca belirlenen 25.500,00. TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak anılan davalıya verilmesine,
8. Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan 1.750,00. TL bilirkişi ücreti, 309,50. TL tebligat ve posta masrafı ile istinaf aşamasında yapılan 35,50. TL tebligat ve posta masrafı, 162,10. TL istinaf kanun yoluna başvuru harcı olmak üzere toplam 2.257,10. TL'nin, davanın kabul ve ret oranına göre takdiren 1/4 kabul edilerek bu orana tekabül eden 564,28. TL.'ye 54,40. TL başvuru harcı ve 54,40. TL peşin harç tutarı eklenerek oluşan toplam 673,08. TL yargılama giderinin davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına,
9. Davalı ... tarafından istinaf aşamasında yapılan 84,50. TL posta ve tebligat gideri ve 162,10. TL istinaf kanun yoluna başvuru harcından oluşan toplam 246,60. TL yargılama giderinin davacıdan alınarak anılan davalıya verilmesine,
10-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip resen taraflara iadesine (HMK m.333),
11-Harçlar Kanunu uyarınca davacıdan alınması gereken 427,60-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, peşin olarak alınan 59,30-TL'nin mahsubu ile bakiye 368,30-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
12-Davalı ... peşin olarak alınan 59,30-TL maktu istinaf karar ve ilam harcının, kararın kesinleşmesinden sonra ve talebi halinde anılan davalıya iadesine,
13-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına dair,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 12/01/2024 tarihinde HMK'nın 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde TEMYİZ yolu açık olmak üzere karar verildi.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH: 21/01/2024
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:52:56