SoorglaÜcretsiz Dene

Ankara BAM 20. HD 2024/288 E. 2024/252 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2024/288

Karar No

2024/252

Karar Tarihi

16 Şubat 2024

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ

Esas-Karar No: 2024/288 - 2024/252

T.C.

ANKARA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

20. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2024/288

KARAR NO : 2024/252

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

K A R A R

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 11/05/2023

NUMARASI : 2023/151 E. - 2023/363 K.

DAVACI

VEKİLİ :

DAVALI :

DAVANIN KONUSU : Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan)

Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 11/05/2023 tarih ve 2023/151 Esas - 2023/363 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkilinin 05.10.1995 tarihinde kurulmuş olup, "işlenmiş zeytin, ... üretimi ve toptan ticareti" alanında faaliyette bulunduğunu, 29.12.1999 tarihinden itibaren tescilli "..." ibareli markasını kullandığını, bu markanın daha sonra "..." olarak yenilenmiş olup, 29.12.2019 tarihinden geçerli olmak üzere on yıl süreli marka yenileme belgesinin verildiğini, ancak bir takım işletmelerin satış reyonlarında müvekkilinin ticaret unvanı ve adres bilgileri kullanılmak suretiyle, 5 (beş) kg.'lık teneke ambalajlarda "..." sahte markası adı altında zeytinyağının satıldığının belirlendiğini, davalı şirketin müvekkilinin ticari bilgilerini ihtiva eden bu yağları satmak suretiyle haksız rekabette bulunduğunu ileri sürerek, davalının haksız rekabetinin men'ine, 100,00-TL maddi ve 15.000-TL manevi tazminatın, haksız fiil tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, 27.04.2023 tarihli ıslah dilekçesi ile maddi tazminat talebini 4.231,30 TL'na yükseltmiştir.

Davalı vekili, davacı şirketin iddia etmiş olduğu haksız rekabet eyleminin müvekkili şirket tarafından gerçekleştirilmediğini, müvekkili şirketin bu eylemin faili değil mağduru durumundaki iyi niyetli üçüncü kişi konumunda bulunduğunu, müvekkili şirkete ait iş yerinde yapılan keşifte tespit edilen zeytinyağlarının, dava dışı ... Ltd . Şti. tarafından 08/11/2019 tarihli 1.116,05-TL bedelli fatura karşılığı müvekkiline satıldığını, müvekkili şirkette tespit edilen ürünler nedeniyle davacı şirketin zarara uğraması bakımından illiyet bağının bulunmadığını, manevi tazminat koşullarının da oluşmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, davalının fiilinin, davacının "ticaret unvanı", "adres bilgileri" ve "işletme kayıt numarası" üzerinde yazılı olan, ancak davacıya ait olmayan bir ürünün, davalı tarafından dava dışı ... Ltd. Şti.'nden satın alınarak, davalının iş yerinde satılmasından veya ticari amaçla elinde bulundurulmasından ibaret olduğu, davalının haksız rekabeti nedeniyle elde etmesi muhtemel menfaat miktarının 4.231,30 TL olacağı, her ne kadar dosyaya sunulan belgelerden, şüpheli ... hakkında, dava konusu fiil nedeniyle Ankara Batı C. Başsavcılığı tarafından bir soruşturmanın yürütüldüğü anlaşılmakta ise de, davalı tarafça işbu davada, iş yerinde tespit edilen ürünlerin, dava dışı ... Ltd Şti.'nden fatura karşılığı satın alındığı kabul edildiğinden, anılan soruşturmanın sonucunun beklenmesine gerek görülmediği, davacı şirketin manevi olarak da zarar gördüğü gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalının haksız rekabetinin meni’ne, 4.231,30-TL maddi ve 7.500-TL manevi tazminatın, tespit tarihi olan 20/01/2020 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, müvekkili şirketin haksız rekabet olarak nitelendirilebilecek bir eyleminin bulunmadığını, ticari amaçla elde bulundurma fiilinin bir haksız rekabet fiili olmadığını, TTK. 56/1-d maddesinde yer alan açık düzenlemeye göre, maddi tazminat talep edilebilmesi için kusur şartının arandığını, haksız rekabetin bulunduğu kabul edilse dahi kusur olmadığı takdirde maddi tazminata hükmedilmesinin mümkün bulunmadığını, müvekkili şirketin asıl ticari faaliyetinin akaryakıt istasyonu işlemeciliği olup, akaryakıt istasyonunda yer alan markette müşterilere daha iyi hizmet sunabilmesi için yürütülen tali bir ticari faaliyeti sırasında, ... gibi özel bir ürün hakkında, genel görünüşe göre hareket etmesinin ve fatura karşılığı satın aldığı üründe toptancı şirkete itimat etmesinin, ticari hayatın olağan akışına uygun bulunduğunu, müvekkili şirketin söz konusu ... ürününün, üretici firmaya ait olup olmadığı konusunda uzman olmasının beklenemeyeceğini, müvekkili şirkete atfedilecek herhangi bir kusurun bulunmadığı gibi, davacının müvekkili şirketten kaynaklanan maddi bir zararının da bulunmadığını, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, dava konusunun "..." marka ... olduğu halde, dava ile ilgisiz "..." marka zeytinyağlarının (ve imha edilen ürünlerin) hesaba dahil edilmesinin de hatalı olduğunu, öncelikle Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/15 D. İş sayılı dosyasında, müvekkili şirketin faaliyet gösterdiği iş yeri adresinde yapılan inceleme ve tespitte, kaç adet ... kutusuna rastlandığına dair herhangi bir tespitin bulunmadığını, dolayısı ile ... Ltd. Şti.'nden satın alınan tüm zeytinyağlarının, davacıya ait "... ..." ait olduğuna dair yapılan değerlendirmenin ve hesaplamanın varsayımdan ibaret bulunduğunu, davacı tarafın sunduğu belgelerin, kendi üretimini yaptığı ürünlerin gıda kodeksine aykırılığının tespitine ilişkin olup, manevi tazminat talebine dayanak yapılamayacağını, davacı şirketin müvekkili şirketten kaynaklı bir manevi zararının da bulunmadığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

GEREKÇE : 1- Dava, haksız rekabetin men'i ile maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.

İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.

Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı ve mahkemece davalının eyleminin, gerek 6102 sayılı TTK.'nın 55/1-a-4. maddesi gerekse de TTK.'nın 55. maddesi anlamında haksız rekabet teşkil ettiğinin kabul edilmesinde bir isabetsizliğin bulunmadığı gibi davacı vekilinin 29.04.2022 tarihli dilekçesinde maddi tazminat talebi konusundaki seçimini "müvekkilinin 2019 ve 2020 yıllarında elde edemediği kar" olarak yaptığı ve her ne kadar davalı vekilince, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, ... Ltd. Şti.'nden satın alınan tüm zeytinyağlarının, davacıya ait "... ..." olduğuna dair yapılan değerlendirmenin ve hesaplamanın varsayımdan ibaret bulunduğu, sadece 08/11/2019 tarihli ve 1.116,05-TL bedelli faturanın dikkate alınmasının gerektiği savunulmuş ise de, 08/11/2019 tarihli faturanın sadece 17 teneke zeytinyağına ilişkin olduğu, buna "... ..." ürününe ait 05.09.2009 tarihli faturanın konusu 28 tenekenin de eklenmesi halinde, davalının savunmasına göre tecavüz iddiası kabul edilirse toplam 45 teneke üzerinden hesaplamanın yapılmasının gerektiği, oysa yine davalının beyanlarına göre toplam 121 tenekenin, davacının "ticaret unvanı", "adres bilgileri" ve "işletme kayıt numarası" bilgilerini içermesi nedeniyle imha edildiği, bu durumda davalının toplam 45 ürünün tecavüz oluşturduğu halde, neden 121 ürünün imha edildiğini açıklanmasının gerektiği, dolayısıyla davalı beyanlarının kendi içinde de çelişki arz ettiği, bu durumda mahkemece davacının talep edebileceği maddi ve manevi tazminat tutarlarının belirlenmesinde, davalının dava dışı ... Ltd. Şti.'nden satın aldığı 323 adet tüm zeytinyağlarının nazara alınmasında bir isabetsizliğin bulunmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin yerinde görülmeyen diğer istinaf itirazlarının reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.

2.  Ancak TTK.’nın 56/1. d maddesi uyarınca haksız rekabet sebebiyle müşterileri, kredisi, mesleki itibarı, ticari faaliyetleri veya diğer ekonomik menfaatleri zarar gören veya böyle bir tehlikeyle karşılaşabilecek olan kimse, kusur varsa zarar ve ziyanın tazminini isteyebilecektir. Diğer bir deyişle haksız rekabet sebebiyle tazminat istenebilmesi için failin kusurlu olması şarttır. Zira bu kapsamda açılan tazminat davası, özünde bir haksız fiil davası olup, zarar ile fiil arasında nedensellik bağının yanında, maddi ve manevi tazminat talep edilebilmesi için mütecavizin kusurunun varlığını da zorunlu kılar. 

Bu nedenle davalının gerek maddi gerekse de manevi tazminat ile sorumlu tutulabilmesi için kusurlu olduğunun da ortaya konulması gerekmektedir. Kusur, kasıt biçiminde olabileceği gibi ihmal biçiminde de olabilir. İhmal halinde de, gösterilecek özenin derecesi, objektif kriterler yanında, mütecavizin mesleği, iştigal alanı, tacir olup olmadığı, somut olayın özellikleri gibi hususların da gözetilmesi suretiyle belirlenir.

Dairemize ait önceki kararda da belirtildiği üzere, haksız rekabet ile üretilmiş ürünleri satanlar hakkındaki sorumluluğun belirlenmesinde, Yargıtay 11. HD.'nin, 6102 sayılı TTK.'nın 18/2. (ETTK.'nın 20.m.) maddesinde yazılı basiretli tacir kavramından yararlanan kararlarını, somut olaya uygulamak halen mümkündür. Yargıtay uygulaması da bu yöndedir (Yargıtay 11. HD.'nin 17/06/2019 tarih ve 2018/3387 E.-2019/4529 K.).

Somut uyuşmazlıkta da her ne kadar davalı şirket, dava konusu ürünün doğrudan üreticisi değilse de, davalının başkasından satın aldığı ürünü, kendi iş yerinde satarken de basiretli bir tacirden beklenen özeni göstermesi gereklidir.

Bu özen yükümlülüğünün derecesini belirlerken, somut olayın önemli bir özelliğinin de dikkate alınması gerekir. Zira somut uyuşmazlıkta davalının fiili, sattığı malın marka veya tasarım yönünden değil, üretilen malın üzerinde davacının "ticaret unvanı", "adres bilgileri" ve "işletme kayıt numarası" bilgilerinin yazılı olması nedeniyle haksız rekabet halini oluşturmaktadır.

Davalı ise bu durumda müvekkilinin gereken bütün özeni gösterdiğinin kabul edilmesi gerektiğini, müvekkili şirketin asıl ticari faaliyetinin akaryakıt istasyonu işlemeciliği olup, akaryakıt istasyonunda yer alan markette, müşterilere daha iyi hizmet sunabilmesi için yürütülen tali bir ticari faaliyeti sırasında, ... gibi özel bir ürün hakkında, genel görünüşe göre hareket etmesinin ve fatura karşılığı satın aldığı üründe toptancı şirkete itimat etmesinin, ticari hayatın olağan akışına uygun bulunduğu, müvekkili şirketten söz konusu ... ürününün, üretici firmaya ait olup olmadığı konusunda uzman olmasının beklenemeyeceği şeklinde açıklamaya çalışmaktadır.

Oysa yukarıda da belirtildiği gibi somut uyuşmazlıkta davalının sattığı ürün, davacının markası veya tasarımı ile benzer olduğu için değil, davacının "ticaret unvanı", "adres bilgileri" ve "işletme kayıt numarası" bilgilerinin üzerinde yazılı olması nedeniyle haksız rekabet fiilini oluşturmaktadır. Somut olayın açıklanan bu özelliği gereği, davalının sattığı ürünün, davacının markaları veya tasarımı ile benzer olduğu hallerde yapıldığı gibi, davacıya ait olup olmadığını bilmesinin kendisinden beklenip beklenmeyeceği konusunda sektörel bir araştırma yapılması gerekmez. Tam tersine davalı bu ürünü, ister işlettiği benzin istasyonunda, ister bu iş için tahsis ettiği özel bir işletmede satsın, satın aldığı ... Ltd. Şti. tarafından üretilip üretilmediğini kontrol etmesi, ürünün üzerinde belirtilen üretici bilgilerinin doğru olup olmadığını denetlemesi, eğer üretim zinciri sağlıklı bir şekilde kurulamıyorsa, sahte bilgiler içeren bu malı satmaması gereklidir. Aksinin kabulü, bir kısım sektörlerde ürünün üzerinde üreticinin ticaret unvanının, adres bilgilerinin ve işletme kayıt numarasının açıkça yazılı olduğu hallerde, gereken incelemeyi yapmayan üretici olmayan satıcıların, bu şekilde yapılan sahtecilikten sorumlu tutulmamaları sonucunu doğurur ki bu sonucun, basiretli tacir kavramı ve TTK'nın 54 vd. maddelerinde düzenlenen haksız rekabet hükümlerinin amacı ile bağdaşmayacağı açıktır.

Bu durum karşısında Dairemizce, davalının somut olaydaki kusurunun kasıt derecesinde olmasa da ihmal derecesinde olduğu, ihmalin esasen davalının kendisinden beklenilecek özeni yerine getirip getirmediği ile ilgili bulunduğu, tacirler arasındaki özen yükümlülüğünün oldukça yüksek olduğundan, sattığı üründe sahte üretici bilgilerinin kullanılıp kullanılmadığı ile ilgili araştırma yapmayan davalının kusurlu bulunduğu kabul edilmiştir. Dolayısıyla mahkemece davanın yukarıda açıklanan gerekçeler ile kısmen kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davalının kusuru konusunda hiçbir değerlendirmeye yer verilmeden hüküm kurulması doğru olmamıştır.

Bu durumda HMK.'nın 353/1-b-2. maddesinde, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmişse "düzelterek yeniden esas hakkında" duruşma yapılmadan karar verilmesi gerektiği düzenlendiğinden, diğer bir ifade ile kanun koyucunun, temyiz kanun yolunda Yargıtay tarafından verilen yerel mahkeme hükmünün gerekçesinin değiştirilerek düzelterek onanması kararını, istinaf mahkemeleri için öngörmeyip, yerel mahkeme kararının gerekçesinin düzeltilmesi halinde, istinaf mahkemesince yeniden esas hakkında karar verilmesini istediğinden, Dairemizce davalı ... Ltd. Şti. vekilinin istinaf itirazlarının, mahkeme kararının gerekçesi yönünden kabulü ile aşağıdaki şekilde karar verilmesi gerekmiştir.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;

1. HMK’nın 353/1. b. 1. maddesi gereğince, davalı vekilinin ileri sürdüğü diğer istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden REDDİNE, 

2. Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1. b. 2 maddesi gereğince KABULÜ ile Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 11/05/2023 gün ve 2023/151 Esas .  2023/363 Karar sayılı kararın KALDIRILMASINA,

3. Davanın KISMEN KABULÜ ile davalının haksız rekabetinin MENİ’ne,

4. 4.231,30. TL maddi ve 7.500. TL manevi tazminatın tespit tarihi olan 20/01/2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,

5. Alınması gereken 801,36. TL nispi karar ve ilam harcından 257,58. TL peşin harç, 71,00. TL ıslah harcının mahsubu ile bakiye 472,78. TL'nin davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına,

6. Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden kabul olunan manevi tazminat talebi yönünden ilk derece mahkemesi karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre belirlenen 7.500,00 TL, kabul olunan maddi tazminat talebi yönünden 4.231,30. TL olmak üzere toplam 11.731,30. TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak  davacıya verilmesine, 

7. Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden reddedilen manevi tazminat talebi yönünden ilk derece mahkemesi karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre belirlenen 7.500,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 

8. Davacı tarafından ilk derece yargılaması sırasında yapılan 5.650,00. TL bilirkişi ücreti, 316,00 TL tebligat ve posta masrafı,  istinaf aşamasında yapılan 46,00. TL tebligat masrafından oluşan toplam 6.012,00. TL yargılama giderinin, davanın kabul ve ret oranına göre takdiren 3.667,39. TL'ye, 257,58. TL peşin harç, 71,00. TL ıslah harcı, 54,40. TL başvurma harcı eklenerek oluşan toplam 4.050,36. TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı uhdesinde bırakılmasına,

9. Davalı tarafından ilk derece yargılaması aşamasında yapılan 50,00. TL tebligat gideri, istinaf aşamasında yapılan 300,00. TL posta masrafı, 269,85. TL istinaf kanun yoluna başvuru harcından oluşan toplam 619,85. TL yargılama giderinin davanın kabul ret oranına göre takdiren 241,73. TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, bakiyesinin davalı uhdesinde bırakılmasına, 

10-Arabuluculuk aşamasında harcanan 1.320,00 TL giderin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,

11-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen taraflara iadesine (HMK m.333),

12-Davalıdan peşin olarak alınan 738,00-TL istinaf karar ve ilam harcının, karar kesinleştiğinde ve talep halinde davalıya iadesine,

13-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile 16/02/2024 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.

GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 16/02/2024

Başkan

Üye

Üye

Katip

Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanınsürülenTazminatkonusutaraflarınankaraKaynaklanan)özetisavunmalarınınistinafdavacıderece(HaksızgerekçeRekabettensebeplerikararınınileriiddiamahkemesihüküm

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:48:59

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim