SoorglaÜcretsiz Dene

Ankara BAM 20. HD 2021/2022 E. 2024/204 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2021/2022

Karar No

2024/204

Karar Tarihi

9 Şubat 2024

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2021/2022 - 2024/204

T.C.

ANKARA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

20. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2021/2022

KARAR NO : 2024/204

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

K A R A R

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : ANKARA 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

TARİHİ : 24/12/2020

NUMARASI : 2019/373 E. - 2020/425 K.

DAVACI :

VEKİLLERİ :

DAVALI :

DAVANIN KONUSU : YİDK Kararının İptali

Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 24/12/2020 tarih ve 2019/373 E. - 2020/425 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkili şirketin mağazacılık ve perakende sektöründe faaliyet gösterdiğini, ... nezdinde “...”, “...” ve “... ...” ibaresini içeren birçok marka ve tasarım tesciline sahip olduğunu, “...” ve “...” markalarının Türkiye’nin de taraf olduğu TRİPS Anlaşması, PARİS Sözleşmesi ve 6769 sayılı SMK kapsamında “tanınmış marka” seviyesine ulaştığını, müvekkili şirketin marka başvurusuna karşı redde mesnet gösterilen 2000 10838 tescil numaralı davalı markasının 21. sınıftaki mal ve hizmetlerde kullanıldığının ispat edilmesi gerektiğini, söz konusu davalı markasının doğrudan veya dolaylı olarak hiçbir şekilde ciddi kullanımının söz konusu olmadığını ve davalı tarafından tescili sağlanmış olan iş bu marka açısından 5 yıllık sürenin markanın tescil tarihi itibariyle dolduğunu, buna rağmen müvekkili şirketin “...” ibareli markasının tesciline itiraz edildiğini, markaların hitap ettiği tüketici kitlesi bakımından bütünsel olarak ele alınacağını, “...” ibaresini inceleyen kişinin bu markanın bütününe yani “...” ibaresine odaklanacağını, bu bakımdan ortalama bir tüketici nezdinde müvekkili şirket markasının davalı markasından bütünüyle ayrıldığını, markaların görünüş, kullanılan renkler, seçilen font, yazı şekli gibi tüm unsurların bir bütün halinde değerlendirildiğinde görsel anlamda hiçbir şekilde benzemediğini ileri sürerek 2019-M-8818 sayılı YİDK kararının iptaline, müvekkili şirketin 2017/118459 başvuru numaralı markasının başvurulan tüm sınıflarda tesciline, itiraza dayanak gösterilen davalı şirket markasına ilişkin ciddi kullanım kriterlerine uyarak bu markanın kullanıldığının ispatının istenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı ... vekili, davacı vekilinin başvuruya konu ... ... ibareli işareti ile davalı adına tescilli ...+ şekil ve ibareli marka arasında ayırt edilemeyecek derecede benzerlik ve iltibas bulunmadığı iddiasının başvuru kapsamından çıkarılan mallar bakımından yerinde olmadığını, tescili talep edilen işaretin mal ve hizmet listesinde kullanımı ispatlanan 11. ve 19. sınıftaki malların yer aldığını, başvuruya konu işarette yer alan “...” ibaresinin vasıf bildirici olması sebebiyle başvuruya konu işaretin esas unsurunun “...” ibaresi olduğunu, anılan ibarenin kısmen redde mesnet markanın da esas unsurunu oluşturduğunu, SMK’de yer alan ve tanınmışlığa sonuç bağlanan hükümlerin başvuru sahibi bakımından değil, itiraz sahibinin lehine sonuç doğuracak nitelikte olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

Davalı şirket vekili, müvekkili firmanın 1970 yılından bu yana sektörde ticari faaliyetlerde bulunduğunu ve Kurum nezdinde onlarca marka ve tasarım tesciline sahip basiretli bir tacir olduğunu, markaların etkin şekilde kullanıldığını, dava konusu marka ile müvekkili markasının benzer olduğunu ve markaların kapsadığı malların da aynı olduğunu, bu nedenle YİDK kararının hukuka uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı marka başvurusu ile redde mesnet alınan davalı markasının iltibasa yol açacak kadar benzer olduğu ve aynı/aynı tür veya benzer mallar üzerinde kullanılması halinde karıştırma ihtimalinin bulunduğu, davacının marka başvurusu kapsamında reddedilen mallar bakımından, taraf markalarının emtia listelerinin aynı/aynı tür mallardan oluştuğu, davacı marka başvurusu kapsamından çıkartılan (kısmen reddedilen) “21. Sınıf: 21/02 Saç fırçaları, taraklar. 21/09 Püskürtmeli hortum başlıkları, sulama süzgeçleri için başlıklar, sulama aletleri, bahçe sulama süzgeçleri, musluklara takılan uçlar. 21/10 İşlenmemiş cam, yarı işlenmiş cam, dekorasyon için cam mozaikler ve cam tozları (inşaat için olanlar hariç), cam yünleri (izolasyon ve tekstil amaçlı olmayan).” malları ile davalının redde mesnet alınan 2000 10838 sayılı markasının kapsadığı malların benzer ve ilişkili bulunduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, davalının itiraza mesnet ve hükme esas alınan 2000/10838 sayılı markasının, kullanmama nedeniyle 21/06/2007 tarihinden itibaren etkili olacak şekilde iptaline ve sicilden terkinine karar verildiğini, bu hususun dikkate alınmaksızın iptal davasına ilişkin bekletici mesele talebinin reddedildiğini, davalıya ait marka ile müvekkiline ait marka karşılaştırıldığı takdirde ortalama tüketici nezdinde iltibas yaratmadığını, markaların bütünsel değerlendirilmesine ilişkin temel prensibin dikkate alınmadığını, emtia benzerliği yönünden de hatalı değerlendirmeler yapıldığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, talepleri gibi karar verilmesini istemiştir.

GEREKÇE : Dava, YİDK kararının iptali istemine ilişkindir.

İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.

6100 sayılı HMK’nın 294. maddesi gereğince mahkeme, yargılamanın sona erdiği duruşmada hükmü vererek tefhim eder. Hükmün tefhimi, her halde hüküm sonucunun duruşma tutanağına geçirilerek okunması suretiyle olur. Zorunlu nedenlerle sadece hüküm sonucunun tefhim edildiği hallerde, gerekçeli kararın tefhim tarihinden başlayarak bir ay içinde yazılması gerekir. HMK’nın 297/2. maddesi gereğince, hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekir. Yine HMK.’nın 298/2. maddesi gereğince de gerekçeli karar, tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamaz. Kararın gerekçesi ile hükmün birbirine uyumlu olması gerekir. Öte yandan, kısa kararla gerekçeli kararın çelişkili olması, yargılamanın aleniyetine ve kararların alenen tefhim edilmesine ilişkin Anayasa’nın 141. maddesine de aykırı bir durum yaratır. Ayrıca anılan husus kamu düzeni ile ilgili olup, gözetilmesi yasa ile hakime yükletilmiş bir ödevdir.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2009/19-109 Esas ve 2009/123 Karar sayılı ilamında değinildiği üzere, 10.04.1992 tarih, 1991-7 Esas 1992-4 Karar sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı, hâkimin tefhim etmiş olduğu kısa kararla gerekçeli kararın uyum içinde olması gerektiğini öngörmektedir. Yargı erkinin görev ve yetkisi, Anayasa ile yasaları amaçlarına uygun olarak yorumlayıp uygulamak, keza İçtihadı Birleştirme Kararlarının bağlayıcılığını gözetmekten ibarettir. Kısa kararla gerekçeli karar ve hüküm arasındaki çelişkiye cevaz verilmemesinin amacı, kamunun mahkemelere olan güveninin sarsılmamasına yöneliktir. Tefhim edilen hüküm başka, gerekçeli karardaki hüküm veya gerekçe başka ise bu durumun, mahkemelere olan güveni sarsacağı tartışmasızdır. İçtihadı Birleştirme Kararında bu konuya çok büyük bir önem verilmiş, çelişkinin varlığı tespit edildiği takdirde, başka hiçbir incelemeye gerek görülmeksizin ve tarafların bu konuyu temyiz sebebi yapıp yapmadıklarına bakılmaksızın, kararın salt bu nedenle bozulması gerektiğine işaret edilmiştir.

Somut uyuşmazlıkta, davacının dava konusu başvurusunun 21/1-10. Sınıflarda olduğu, bu başvurunun, resen inceleme sonucunda, 21/3 ve 21/6. Sınıf dışında kalanlar için ilana çıktığı, ilana yapılan itiraz sonrasında 21/1,2 ve 4. Sınıfın davacının başvurusundan çıktığı, bu karara tarafların itirazı üzerine davacının başvurusundan 21/9 ve 21/10. Sınıfların da çıkarıldığı, yani dava konusu başvurudaki çekişmeli sınıfların 21/1, 2, 4, 9 ve 10. Sınıflar olduğu, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunda da, davacının dava konusu başvurusu kapsamından çıkarılan 21/2, 21/9 ve 21/10. Sınıftaki bazı malların benzer olduğunun belirlendiği, bu belirlemeden bu sınıflar dışındakilerin ise benzemez olduğunun anlaşıldığı, mahkemece bu hususların gerekçede benimsendiği ancak hüküm kısmında davanın reddine karar verildiği görülmüştür.

Bu husus, az yukarıda açıklanan kısa karar ile gerekçeli kararın birbirine uygun olması gerektiğine ilişkin ilke ve yasa hükümlerine aykırıdır. O halde anılan İçtihadı Birleştirme Kararı gereğince, çelişki giderilecek şekilde yeniden bir karar verilmesi zorunlu olduğundan, usul ve yasaya aykırı olan hükmün kaldırılması gereklidir.

Her ne kadar bölge adliye mahkemeleri, hukuki denetimin yanında aynı zamanda maddi vakıa incelemesi de yaparak, tahkikat sonucuna göre yeniden esas hakkında hüküm kurabilir ya da yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde, veyahut kararın gerekçesinde hata edilmiş ise düzelterek yeniden esas hakkında karar verebilirse de somut olayda, kısa karar ile gerekçeli kararın hüküm fıkrası çelişkili olduğundan, ortada hukuki ve maddi vakıa denetimine elverişli bir hüküm bulunmamaktadır.

Bu nedenle HMK'nın 353/1-a-6. maddesi uyarınca, davanın yeniden görülüp yeni bir karar verilmesi için ilk derece mahkemesine ait kararın esası incelenmeden kaldırılmasına ve dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;

1. Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1. a. 6 maddesi gereğince kabulü ile Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi 24/12/2020 gün ve 2019/373 E. .  2020/425 K. sayılı kararının KALDIRILMASINA;

2. Dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine İADESİNE,

3. Davacı vekilinin diğer istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına,

4. Davacı tarafından istinaf başvurusunda peşin olarak yatırılan 59,30. TL maktu istinaf karar ve ilam harcının istek halinde davacıya iadesine, 

5. İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 

6. İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yapılacak yargılamada değerlendirilmesine, 

7. Kararın tebliği ve harç işlemlerinin yerel mahkeme tarafından yaptırılmasına,	

Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 09/02/2024 tarihinde HMK 353/1-a-6 maddesi uyarınca KESİN olmak üzere karar verildi.

GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH :08/03/2024

Başkan

Üye

Üye

Katip

Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanınsürülendairesibölgekonusutaraflarınankaraKararınınİptaliözetisavunmalarınınistinafdereceparisgerekçesebeplerikararınınYİDKtripskesinileriadliyeiddiamahkemesihukukhüküm

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:50:20

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim