SoorglaÜcretsiz Dene

Ankara BAM 20. HD 2021/1870 E. 2024/183 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2021/1870

Karar No

2024/183

Karar Tarihi

26 Ocak 2024

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ

T.C.

ANKARA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

20.HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2021/1870

KARAR NO : 2024/183

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

K A R A R

BAŞKAN : ... ...

ÜYE : ... ...

ÜYE : ... ...

KATİP : ... ...

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : ANKARA 3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

TARİHİ : 07/10/2021

NUMARASI : 2021/59 E. - 2021/345 K.

DAVACI

VEKİLİ :

DAVALI :

DAVANIN KONUSU : Marka Hakkına Tecavüz ve Haksız Rekabetin Tespiti, Men'i ve Ref'i, Marka Hükümsüzlüğü, Alan Adı İptali

Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 07/10/2021 tarih ve 2021/59 Esas - 2021/345 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkilinin ...’te ... tarafından kurulan uluslararası spor salonları zincirinin sahibi olduğunu, ilk spor salonu 1965 yılında “...” adı ile kurulduğunu, ulusal ve uluslararası marka tescilleri ile de korunmakta olan “...” markası, spor ürünleri, spor salonları, spor kıyafetleri, uluslararası spor merkezleri bakımından belli bir kalite ve güveni temsil eder hale geldiğini, ülkemizde de 99/001389, 2002/27222, 2007/13187, 2016/69801, 2016/69805 sayılı ve "..." ibareli 25, 28 ve 41. sınıflarda tescilinin bulunduğunu, müvekkili markalarının tanınmış marka statüsünde olduğunu, müvekkilinin "..." ibaresi bakımından öncelik hakkı bulunduğu gibi bu ibarenin ticaret unvanında da yer aldığını, davalı adına tescilli 2015/38382 nolu ve "..." ibareli markanın müvekkili markalarına ayırt edilmeyecek derecede benzediğini, aynı tür ve benzer malları kapsadığını, davalının markasını müvekkilinin markasının ününden haksız biçimde istifade etmek amacıyla kötüniyetli olarak tescil ettirdiğini, davalının "www...com.tr" alan adının da müvekkilinin marka ve ticaret unvanına dayalı haklarını ihlal ettiğini, davalının "..." adresinde "..." markasını spor salonu hizmetleri için kullandığını, "..." adresinde ise dava konusu markayı tescil ettirdiği şekilde değil, müvekkile ait marka ile birebir aynı yazı tipi ve renk kombinasyonuyla ve benzerliği daha da artırmak amacıyla (') apostrof ekleyerek, "...' ..." şeklinde sporcular için gıda takviyesi satışı için kullandığını ileri sürerek, 2015/38382 tescil numaralı “...” markasının markasının hükümsüzlüğüne, sicilden terkini ve Nic.tr nezdinde kayıtlı "www...com.tr" alan adının iptaline, müvekkiline ait 2016/69801, 2007/13187 ve 2002/27222 tescil numaralı marka kapsamında yer alan 41. sınıf yönünden davalı faaliyetlerinin müvekkil marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, müvekkiline ait markanın usulüne uygun bir şekilde tescil edildiğini, müvekkili tarafından kullanıldığını, müvekkili markası ile davacının markasının aynı olmadığını, markalar arasında ayırt edici özellikler bulunduğunu, müvekkilinin iyi niyetli olduğunu, 6 yılı aşkın bir süredir müvekkilinin markasını tescilli bir şekilde kullanmakta olduğunu, bu zamana kadar davacı tarafın hareket geçmemesinin kötü niyetli olduğunu gösterdiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, taraf markaları arasında dava konusu markanın kapsamın yer alan 35. sınıftaki “Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için (25. sınıf) Koruyucu amaçlı olanlar hariç her türlü malzemeden yapılmış iç-dış giysiler, çoraplar, fularlar, şallar, bandanalar, eşarplar, kemerler. Ayak giysileri: ayakkabılar, terlikler, sandaletler. Baş giysileri: şapkalar, kasketler, bereler, takkeler, kepler. (28. sınıf) Oyunlar ve oyuncaklar. Salonda oynanan oyunlar; harici ekran ya da monitör ile bağlanıp oynanabilen oyunlar için aletler, makineler ve cihazlar (jetonla çalışanlar dahil). Hayvanlar için oyuncaklar. Çocuk bahçeleri, parklar ve oyun parkları için oyuncaklar. Bu sınıfa dahil jimnastik ve spor aletleri; olta takımları, yapay balık yemleri, avcılık ve balıkçılık için tuzaklar. Suni yılbaşı ağaçları ve bunlar için süsler, suni karlar, çıngıraklar, parti ve benzeri eğlenceler için malzemeler, kağıttan parti şapkaları mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir)ˮ hizmetleri yönünden 6769 SMK’nın 6/1. maddesi hükmünün uygulama koşullarından olan mal ve hizmetlerin benzerliğinin gerçekleştiği; taraf markalarının görsel olarak ayırt edilmeyecek kadar benzer olduğu, markaların birbirine gönderme/ hatırlatma/ çağrıştırma yapma yeteneğinin bulunduğu, dava konusu markanın davacı markasının bir devamı gibi algılanabileceği ve firmalar arasında bir illiyet bağının kurulabileceği dolayısı ile iltibas ihtimalinin olduğu, dolayısıyla anılan markaların belirtilen hizmetler açısından hükümsüzlüğü koşullarının oluştuğu; marka tecavüzü açısından, davalının tescilli markası varsa da SMK'nın 155. maddesi uyarınca daha önceki başvuru sahibinin açmış olduğu tecavüz davasında, sahip olduğu markayı savunma gerekçesi olarak ileri süremeyeceğinden, davalının tescilli markasının tecavüz davasında dikkate alınmadığı, davalının kullanımı ile karşılaşan orta düzey tüketicinin, bunu müştekinin bayisi olarak algılama ihtimalinin bulunduğu, bunun yanı sıra davalının “... ...” ibaresini kullanmak ile kendini, marka sahibinin dağıtım zincirindeymiş gibi gösterdiği, böylece marka sahibi ile arasında gerek organik gerekse işlevsel bağlantısının olduğu izlenimini de kazandırdığı, tescilli markanın aynı veya benzerinin yine aynı veya benzer mal ve hizmetlerde kullanılması halinde ve tescilli marka ile kullanılan marka arasında bağlantı ihtimali dahil karıştırılma ihtimali bulunduğu durumlarda bu izinsiz kullanımın marka hakkına tecavüz teşkil ettiği, davalının davacının “...” ibaresine ayırt edilmeyecek kadar benzer olan “... ...” ibaresini reklamda kulladığı, bu fiilin 6769 sayılı SMK’nın 7/3. maddesinin (ç), (d) ve (e) bendi kapsamında yasaklanabileceği, ayrıca 7. maddenin ihlalinin SMK’nın 30. maddesine göre marka hakkına tecavüz sayılan fiillerden olduğu, yine markayı yani markanın kendisini veya ayırt edilmeyecek kadar benzerini sahibinin izni olmadan kullanmanın markayı taklit etmek olduğu, bu çerçevede “... ...” ibaresinin kullanılmasının, davacının markasıyla karıştırılma ihtimaline yol açacak nitelikte bir işaretin kullanımı olduğu, SMK’nın 29/1. maddesinin (1) bendi kapsamında değerlendirilmesi gereken marka hakkına tecavüz niteliğinde bir fiil olduğu, davalının tescilli markasını kullanılmasının haksız rekabet oluşturmayacağı; somut olayda, davalı şahıs tarafından yapılan marka başvurusunun kötü niyetli olduğuna ilişkin dosya kapsamında somut veri bulunmadığı, markanın kullanılış amacı ve fonksiyonlarına aykırı bir şekilde, davacı veya iyiniyetli üçüncü kişileri baskı altında tutma, onlara şantaj yapma veya engelleme amacına ilişkin herhangi bir olgu ve olay söz konusu olmadığından, davalı şahısın kötü niyetli olmadığı kanaatine varıldığı, davalının alan adı markasına dayalı olarak alındığından alan adının iptali talebinin reddedildiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, davalı adına tescilli 2015/38382 sayılı markanın 35. sınıf “Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Koruyucu amaçlı olanlar hariç her türlü malzemeden yapılmış iç-dış giysiler, çoraplar, fularlar, şallar, bandanalar, eşarplar, kemerler. Ayak giysileri: ayakkabılar, terlikler, sandaletler. Baş giysileri: şapkalar, kasketler, bereler, takkeler, kepler. Oyunlar ve oyuncaklar. Salonda oynanan oyunlar; harici ekran ya da monitör ile bağlanıp oynanabilen oyunlar için aletler, makineler ve cihazlar (jetonla çalışanlar dahil). Hayvanlar için oyuncaklar. Çocuk bahçeleri, parklar ve oyun parkları için oyuncaklar. Bu sınıfa dahil jimnastik ve spor aletleri; olta takımları, yapay balık yemleri, avcılık ve balıkçılık için tuzaklar. Suni yılbaşı ağaçları ve bunlar için süsler, suni karlar, çıngıraklar, parti ve benzeri eğlenceler için malzemeler, kağıttan parti şapkaları. ve meyve suları, bunların konsantreleri ve özleri, meşrubatlar. Enerji içecekleri (alkolsüz). mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende,toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)" emtiaları yönünden kısmen hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, davalı faaliyetlerinin markadan doğan davacı haklarına tecavüz teşkil ettiğinin tespitine, men ve ref’ine karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde davalı markasının tümünün hükümsüzlüğünü talep ettiklerini, bilirkişi raporunda tespit edilen hususlarla kararın çelişkili olduğunu, başvurunun kötüniyetle yapıldığının kabulünün gerektiğini, dava konusu markanın sporcu gıdalarının satımı ve tescilli olmadığı halde spor salonu hizmetlerinde kullanıldığını, davalı markası tümden hükümsüz kılınmazsa davalı kullanımlarının önüne geçilemeyeceğini, sporcu gıdalarının satımı yönünden da emtia benzerliğinin oluştuğunun kabulünün gerektiğini, tanınmışlık ve kötüniyete ilişkin sundukları dilekçelerin dikkate alınmadığını, taleplerinin tümü bakımından ayrı ayrı kabul kararı verilmişse de taraflarına tek vekalet ücretine hükmedildiğini ileri sürerek, yerel mahkeme kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın tümden kabulüne ve ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.

Davalı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde müvekkilinin 6 yılı aşkın süredir kendi markası ile faaliyet gösterdiğini, faaliyetlerinin markadan doğan haklara tecavüz niteliğinde olmadığını, bu zamana kadar harekete geçmemesinin davacının kötüniyetli olduğunu gösterdiğini ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

GEREKÇE : 1-Dava, marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin tespiti, men'i ve ref'i, marka hükümsüzlüğü, alan adı iptali istemine ilişkindir.

İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.

Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davalının internet sitesi ve sosyal medya hesaplarındaki kullanımlarının marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiği, öte yandan kötüniyetli marka başvuruları yönünden hükümsüzlük davası yönünden beş yıllık hak düşürücü sürenin de uygulanmayacağı anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.

2. Davacı vekilinin istinaf itirazlarının incelenmesine gelince; dosya kapsamındaki delillerden davacının "..." ibareli markasının 16.02.1999 tarihinden beri ülkemizde korunmakta olduğu, bu kapsamda dava dilekçesinde numarası belirtilmeyen, ancak davacı tarafça sunulan deliller arasında tescil belgesi bulunan 208125 tescil numaralı markanın, anılan tarihten itibaren "Spor ve kültürel faaliyetler: jimnastik salonu hizmetleri, jimnastik öğretimi hizmetleri." bakımından korunmakta olduğu, yine 16.02.1999 tarihinde başvurusu gerçekleştirilen 99/001389 sayılı markanın 08.01.2001 tarihinde 25. sınıf mallar bakımından tescil edildiği, 2002/27222 sayılı ve "..." ibareli markanın "jimnastik salonu, egzersiz ve fitnes teçhizatı, jimnastik ve spor aletleri ile malzemeleri"ni de kapsar şekilde tescilli olduğu, hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının markasının fitness ve spor merkezi faaliyetlerinde belli bir bilinirliği olduğunun da tespit edildiği, davalının "..." ibareli markasının ise 35. sınıfın 01. 04. alt sınıfındaki hizmetler ile 35/05. alt sınıftaki perakendecilik hizmetleri yönünden tescilli olduğu, bununla birlikte davalı markasının tescilli bulunduğu hizmetler dışında fitness ve spor salonu hizmetleri için kullanıldığı, taraf markalarını oluşturan ibarelerin de ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğu, ayrıca, davalı markasında şekil unsuru bulunmamakta iken bilirkişi raporunda "www...com.tr" alan adlı internet sitesinin ekran görüntülerinden görüldüğü üzere, davacının markasındaki gibi ağırlık kaldıran insan silüetinden oluşan bir şekille markasını kullandığı, bu şekil unsurunun altında “... ...” ibaresinin yer aldığı, böylece davalının kendisini marka sahibi davacının dağıtım zincirinde yer alıyormuş gibi gösterdiği, hatta davalının markasını kesme işareti de eklemek suretiyle "...' ..." şeklinde kullanımının da bulunduğu  anlaşılmıştır.      

Davalının tescilli 2015/38382 sayılı ve "..." ibareli markasıyla davacının "..." ibareli markaları SMK'nın 6/1. maddesi anlamında ayırt edilemeyecek derecede benzer olup, taraf marka ibareleri yönünden iltibas oluşturma ihtimali bulunmaktadır. Taraf markalarının kapsamındaki emtialar yönünden kısmen benzerlik de gerçekleşmiş olduğundan, dava konusu markanın benzer mal ve hizmetler yönünden hükümsüzlüğü koşulları oluşmuştur. Ancak davacı tarafça davalı markasının kötüniyetli olarak tescil ettirildiği ve markanın kapsamındaki tüm emtia yönünden hükümsüz kılınması gerektiği ileri sürülmekte olup, kötüniyetin tartışılması gerekmektedir.

SMK'nın 6/9 maddesine göre "Kötüniyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir." Aynı Kanun'un 25/1. maddesinde ise 5 inci veya 6 ncı maddede sayılan hâllerden birinin mevcut olması hâlinde mahkeme tarafından markanın hükümsüzlüğüne karar verileceği düzenlenmiştir.

SMK’da hangi hâllerde kötü niyetli marka başvurusunun söz konusu olduğu belirtilmemiştir. Ancak Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 22.03.2023 tarih ve 2021/11-76 E.-2023/244 K. sayılı kararında belirtildiği üzere "...genel olarak kötüniyetli marka başvurusu; hak sahibi olmadığını bilmesine rağmen dürüstlük kuralına aykırı şekilde tescil için başvuruda bulunulması veya başvurunun tescil ettirilmesi olarak tanımlanabilir. Bu kapsamda başvuru sahibinin markanın aynısının veya benzerinin bir başkası tarafından kullanıldığını bilmesi veya bilmesi gerekmesi hâli, kötüniyetin varlığında önem kazanmaktadır. Örneğin, gerçek hak sahibi olmamakla birlikte başkasının ticaretinde kullandığı tescilsiz bir işareti, kendisinin hak sahibi olmadığını bile bile tescili için başvuruda bulunan kimse kötüniyetli sayılacaktır. Yine başkası tarafından kullanılan bir markanın aynısını veya benzerini bilerek ve haklı bir neden olmaksızın sırf rakibini engellemek amacı taşıyan engelleme markaları kötüniyetli marka başvurusu olarak değerlendirmelidir. Ayrıca başkasının markasından haksız olarak yararlanmak veya gerçekte kullanılmayıp yedekleme ve marka ticareti yapmak ya da şantaja yönelik başvuruda bulunmak ve tescil ettirmek de kötüniyetli olarak kabul edilmelidir (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 16.07.2008 tarih ve 2008/501 E- 2008/507 K. ve 17.06.2021 tarih ve 2017/11-25 E.- 2021/778 K. sayılı kararları). Görüldüğü üzere kötüniyetli marka başvurusu hâli her somut olay kapsamında ayrıca değerlendirilmesi gereken bir husustur."

Bu açıklamalardan sonra somut olaya dönüldüğünde, davacının "..." ibareli markasının, davalının davaya konu markasının başvuru tarihi itibariyle, yaklaşık 15 yıldır ülkemizde "spor salonu" hizmetlerinde tescilli olduğu, markanın uluslararası tescillerinin daha da eskiye dayandığı, markanın sektörde belli bir bilinirliğe de ulaştığı, davalının ise, tescilli olduğu mal ve hizmetlerde yüksek ayırt ediciliğe sahip ve "...'un jimnastik/spor salonu" anlamına gelen markasının ayırt edilemeyecek derecede benzerini "jimnastik ve spor aletlerini" de kapsar şekilde adına tescil ettirdiği, ancak markasını özellikle davacının markasının bilindiği fitnes ve spor salonu hizmetlerinde kullandığı, buna göre davalının 2015/38382 sayılı markasının başvuru tarihinde, davacının markasından haberdar olduğu, davalının internet sitesi ve sosyal medya hesaplarında kullandığı logolar dikkate alındığında da bu hususun çok açık bir şekilde anlaşıldığı, davalının davacı markalarının ayırt edilemeyecek derecede benzerini haklı bir gerekçe olmaksızın adına tescil ettirdiği, ibarenin tesadüfen seçilmesinin de mümkün olmadığı, bu hale göre davalının davacının markasından haksız yararlanmak için dava konusu markayı kötüniyetli olarak adına tescil ettirdiği kanaatine varılmış, nitekim, sektör mensubu olarak, bile bile başkasına ait bir markayı tescillemenin ve tescille mülkiyet elde etmeye çalışmanın iyi niyet ve basiretli tacir nitelikleriyle bağdaşmadığına dair Yargıtay 11. HD.'nin 03.10.2012 tarih ve 2012/13315 E.-14937 K., 30.20.2017 tarih ve 2016/3964 E.- 2017/5856 K. sayılı ilamlarının da aynı yönde olduğu, dava konusu markanın tescilli bulunduğu tüm sınıflar yönünden hükümsüzlük koşullarının oluştuğu sonucuna ulaşılmıştır.

Bunun yanında, ilk derece mahkemesi kararında tartışıldığı üzere, somut uyuşmazlıkta davalının “... ...” ibareli kullanımları nedeniyle marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet koşulları da gerçekleşmiştir.

Öte yandan, dava konusu "www...com.tr" alan adının davalı tarafından kullanıldığı anlaşılmış ise de, 15.03.2021 tarihli bilirkişi raporunda, anılan alan adı sahip bilgilerinin gizlenmiş olduğu anlaşıldığından ve sitenin davalıya ait olup olmadığı belirlenemediğinden söz konusu alan adının iptaline yönelik talebin kabulü mümkün bulunmamıştır.

Davacı vekili, ilk derece mahkemesince müvekkili lehine tek vekalet ücreti takdir edilmesinin de hukuka aykırı olduğu ileri sürmüş ise de, mahkemece maddi olmayan talepler yönünden tek vekalet ücretinin takdir edilmesinde de bir isabetsizlik görülmemiştir.

Açıklanan nedenlerle, mahkemece, davalının 2015/38382 sayılı markasının kötü niyetli olarak tescil ettirildiği anlaşıldığından, hükümsüzlük talebi yönünden davanın tümden kabulü gerekirken, yazılı şekilde hükümsüzlük talebi yönünden davanın kısmen kabulü doğru görülmemiş, bu durum karşısında HMK'nın 353/1-b-2. maddesine göre, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmişse "düzelterek yeniden esas hakkında" duruşma yapılmadan karar verilmesi gerektiği düzenlendiğinden, Dairemizce davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;

1. Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1. b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

2. Yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1. b. 2 maddesi gereğince KABULÜ ile Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi 07/10/2021 gün ve 2021/59 Esas .  2021/345 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,

3. Davanın KISMEN KABULÜ ile;

A) Davalı adına tescilli 2015/38382 sayılı markanın HÜKÜMSÜZLÜĞÜNE ve SİCİLDEN TERKİNİNE,

B) Davalının dava konusu marka kapsamında 41. sınıf yönünden gerçekleştirdiği faaliyetlerinin marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin TESPİTİNE, marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin MEN'ine ve REF'ine,

C) "www...com.tr" alan adının iptaline yönelik talebin REDDİNE,

4. Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60. TL maktu karar ve ilam harcından peşin olarak alınan 59,30. TL harcın mahsubu ile bakiye 368,30. TL'nin davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,

5. Davacı kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre belirlenen 25.500,00. TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

6. Davalı kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre belirlenen 25.500,00. TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

7. Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan 2.700,00. TL bilirkişi ücreti, 183,00. TL tebligat ve posta masrafı ile istinaf aşamasında yapılan 67,00. TL tebligat masrafı, 162,10. TL istinaf kanun yoluna başvurma harcından oluşan toplam 3.112,10. TL yargılama giderine, davanın kabul. red oranı takdiren 9/10 kabul edilerek, bu orana tekabül eden  2.800,89. TL'ye 59,30. TL başvurma harcı, 59,30. TL peşin harç tutarı eklenerek oluşan toplam 2.919,49. TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, 

8. Davalı tarafından ilk derece ve istinaf aşamasında yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 

9. Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen davacıya iadesine (HMK m.333),

10-Davacıdan peşin olarak alınan 59,30-TL maktu istinaf karar ve ilam harcının, karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,

11-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 59,30-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 368,30-TL'nin davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,

12-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

Dair, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 29/01/2024 tarihinde HMK'nın 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde TEMYİZ yolu açık olmak üzere karar verildi.

GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH: 25/02/2024

Başkan

...

Üye

...

Üye

...

Katip

...

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanınsürülentespitinesicildenkonusutaraflarınankaraİptaliözetisavunmalarınınhükümsüzlüğünetemyizistinafdavacıreddinedereceHakkınaAdıgerekçeMarkaMen'iRekabetinsebepleriveHükümsüzlüğü,AlankararınınTecavüzTespiti,Ref'i,ileriiddiaHaksızterkininemahkemesihüküm

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:51:38

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim