Ankara BAM 20. HD 2021/1833 E. 2024/154 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
bam
2021/1833
2024/154
26 Ocak 2024
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2021/1833
KARAR NO : 2024/154
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
BAŞKAN : ... ...
ÜYE : ... ...
ÜYE : ... ...
KATİP : ... ...
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK
MAHKEMESİ
TARİHİ : 18/02/2021
NUMARASI : 2019/285 E. - 2021/55 K.
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :
DAVANIN KONUSU : Marka Hakkına Tecavüzün Durdurulması, Önlenmesi,
Haksız Rekabetin Meni
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 18/02/2021 tarih ve 2019/285 Esas - 2021/55 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı şirket vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :Davacı vekili, müvekkili şirketin Endonezya'da mukim, 1980'li yılların başında kurulmuş, hazır makarna ve ... üretimi ve pazarlaması alanında dünya çapında 85 ülkede faaliyet gösteren, saygın ve köklü bir şirket olduğunu, Türkiye piyasasına hazır ... ürününü ilk tanıtan müvekkil şirketin, ülkemizde de yetkili lisansörü şirket aracılığıyla uzun yıllardan beri "..." markalı hazır ... ürünlerinin üretimi ve pazarlamasını gerçekleştirdiğini, müvekkili şirkete ait "..." markasının, dünya çapında birçok ülkede tescilli olduğunu, ülkemizde de 29, 30, 31 ve 35. sınıflarda yer alan emtialar için 2006/28499, 2011/44386 ve 2016/36060 tescil numaraları ile kayıtlı olduğunu, davalı tarafın, müvekkiline ait Türk Patent nezdinde tescilli "..." ibareli tanınmış markasının Arapça tercümesi olan ibareyi, müvekkili markalarının da tescilli olduğu 29. sınıfta yer alan ürünlerden "patates cipsi" ürünleri üzerinde, izinsiz ve hukuka aykırı bir biçimde kullanmak suretiyle müvekkilin markasal haklarına tecavüz ettiğinin tespit edildiğini, davalı tarafça üretilen ürün ambalajında Arapça dilinde, Türkçe tercümesi "... ... ..." cümlesinin yer aldığını, yine ayrıca müvekkili markasının yoğun bir tanınmışlığa sahip olduğu ürünlere ilişkin "..." (...) ibaresine yer verdiğinin görüleceğini, davalının bu şekildeki fiili kullanımının amacının, tüketicide, davalıya ait cipslerin, müvekkili eriştelerinin tadına ve çeşnisine sahip bulunduğunu, hatta müvekkiline ait eriştelerden üretildiği izlenimini uyandırmak ve müvekkilinin tanınmış markasından ve bu markanın üzerinde bulunduğu ürünlerin bilinirliği, garanti fonksiyonu, tadı, çeşnisi, tarifi gibi özelliklerinden haksız faydalanma olduğunu, davalı tarafın ürünlerinde yer verdiği beyan ve ibarelerin, TTK uyarınca haksız rekabet teşkil ettiğini ileri sürerek, müvekkilinin tescilli markasına karşı gerçekleştirilen tecavüzün önlenmesine, durdurulmasına ve giderilmesine, davalıların haksız eylemlerine son verilerek “..." ibaresinin tercümesini taşıyan tüm ürünlerin vs. tanıtım araçlarının toplatılmasına, bu ibarenin her türlü ürün, tanıtım aracından çıkartılmasına, bunun imkansız olması halinde bunların imhası ile haksız rekabetinin men’ine; haksız rekabetin neticesi olan maddi durumun ortadan kaldırılmasına, “..." ibaresinin tercümesini taşıyan tüm ürünlerin vs. tanıtım araçlarının toplatılmasına, bu ibarenin her türlü ürün, tanıtım aracından çıkartılmasına, bunun imkansız olması halinde bunların imhasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, süresi içinde davaya cevap vermemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, dava konusu markalı ambalajlar ile davacı markasının bütünsel anlamda yapılan karşılaştırmasında, taraf markalarının, birbirlerinin farklı versiyonları, alternatifleri veya bir serinin devamı olarak nitelendirilmesi mümkün olan işaretler oldukları, davalıya ait ambalaj ile karşı karşıya kalan tüketicinin bu ürünü davacının yeni bir marka versiyonu olarak yorumlama yoluna gideceği, ya da taraf markalarının aynı olmadıklarını anlasa dahi taraflar arasında ekonomik/idari bir birlikteliğin var olduğu kanısına varabileceği, iltibas tehlikesinde tüketicinin bir kısmının bile karışıklık yaşamasının yeterli olduğu, bütün bu nedenlerle aralarında fark olduğunu anlasa bile davacının seri markası olarak algılayacağı, hal böyleyken davaya konu ambalajlar ile davacı markası arasında karıştırma olasılığının yüksek bulunduğu, netice itibariyle, davalı kullanımda bulunan Arapça ibare içerisinde geçen “...” ya da “...” ibarelerinin davacının tescilli markalarından doğan haklara tecavüz teşkil ettiği, aynı zamanda haksız rekabet oluşturduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, davacının tescilli markasına davalı tarafça yapılan tecavüzün önlenmesine ve durdurulmasına, ...ibaresinin yabancı dilde yazılışını taşıyan tüm ürünlerin, tanıtım araçlarının toplatılmasına, bu ibarenin her türlü ürün, tanıtım aracından çıkartılmasına, bunun imkansız olması halinde bunların imhasına karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili, mahkeme kararının gerekçesinde yapılan değerlendirmelerin aslında davanın reddi sonucunu doğuracak değerlendirmelerken davanın kabulüne karar verildiğini, müvekkili markasındaki esas unsurun "..." kelimesi olduğunu, diğer tüm ibarelerin, markaya ayırt edici nitelik katmayan tali unsur niteliği taşıdığını, Arapça tercümeye göre “..." manasına gelen ibarelerin, hem oldukça küçük hem de Arapça harflerle yazıldığını, tüm bunlara rağmen markalar arasında iltibas olduğunun söylenmesinin kararın kendi içinde çelişkili olduğunu gösterdiğini, mahkemece aldırılan bilirkişi raporunda ve mahkeme gerekçesinde, sadece Arapça bilen tüketiciler yönünden davacının markasının çağrıştıracağı, bu durumun da iltibas tehlikesinde bir kısım tüketicinin bile karışıklık yaşamasına neden olmasının marka hakkına tecavüz teşkil edebileceği şekilde bir yorum yapıldığını, oysa hem yerleşik Yargıtay içtihatlarında, hem de doktrinde bu görüşün kabul edilmediğini, dava konusu somut olayda, çeşitli unsurlardan oluşan karma marka nitelikleri ile bir bütün olarak bıraktıkları izlenim bakımından ortalama tüketici nezdinde karışıklığa yol açmayacak şekilde farklı olduğunu, sadece Arapça bilen tüketiciler yönünden çağrıştırmanın iltibas için yeterli olmadığını, davacı tarafça sunulan ambalaj görselinin de müvekkiline ait bulunmadığını, davacı tarafça markanın müvekkilince kullanıldığının ispat edilemediğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE : Dava, marka hakkına tecavüzün durdurulması, önlenmesi ile haksız rekabetin giderilmesi istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davalının davaya konu cipsler, mısır cipsleri ambalajı üzerinde gerçekleştirdiği Arapça kullanımların, Türkçe'de “...” ya da “...” anlamlarına geldiği, bu kullanımın davacının "..." ibareli tescilli markalarına iltibasa teşkil edecek derecede benzer olduğu, söz konusu ambalajların davalıya ait olduğunun da tespit edildiği, dolayısıyla markaya tecavüzün ve haksız rekabetin gerçekleştiği, her ne kadar davalı kullanımı Türkçe olmayıp, davacı markalarının Arapça yazımı şeklinde ise de bu durumun markaya tecavüzü ortadan kaldırmayacağı, zira ülkemizde ana dili Arapça olan yoğun bir nüfus yaşadığı gibi Arapça'nın da yaygın biçimde bilinen bir dil olduğu, aksinin kabulü halinde ülkemizde tescilli markaların, yine ülkemizde yaygın olarak bilinen bir dildeki karşılığının kullanılması gibi bir sonuca yol açacağı, bunun da marka koruması ile bağdaşmayacağı anlaşılmakla, davalı Şirket vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;
1. Davalı şirket vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1. b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2. Alınması gereken 427,60 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davalı şirket tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 59,30 TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile kalan 368,30 TL bakiye harcın davalı şirketten tahsili ile Hazineye irat kaydına,
3. İstinaf aşamasında davalı şirket tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi uhdesinde bırakılmasına,
4. İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 26/01/2024 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde TEMYİZ yolu açık olmak üzere karar verildi.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 26/01/2024
Başkan
...
Üye
...
Üye
...
Katip
...
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:51:38