SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2022/1287

Karar No

2024/1526

Karar Tarihi

27 Eylül 2024

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ

T.C.

ANKARA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

20.HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2022/1287

KARAR NO : 2024/1526

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

K A R A R

BAŞKAN : ... ...

ÜYE : ... ...

ÜYE : ... ...

KATİP : ... ...

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : ANKARA 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

TARİHİ : 22/04/2022

NUMARASI : 2021/244 E. - 2022/150 K.

DAVACI

VEKİLLERİ

DAVALI :

DAVANIN KONUSU : Marka başvurusunun reddine dair YİDK kararı iptali

Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 22/04/2022 tarih ve 2021/244 E. - 2022/150 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili, müvekkilinin 04.10.2020 tarihinde 2020/119086 başvuru numarası ile 38. ve 41. sınıf hizmetler bakımından “...” ibareli marka tescili başvurusunda bulunduğunu, başvurunun nihai olarak TÜRKPATENT YİDK tarafından eğitim sektörü bakımından tanımlayıcı mahiyette olduğu ve ayırt edici niteliği bulunmadığı gerekçesiyle 6769 sayılı SMK'nın 5/1-b,c maddesi uyarınca kısmen reddedildiğini, müvekkili marka başvurusunun ayırt edici nitelik taşıdığını, tanımlayıcı olmadığını, “...” ibaresi marka olarak tescil edilmesine rağmen “...” ibareli başvurunun reddedilmesinin hakkaniyetli olmadığını, Kurum’un “...” ibaresinin uluslararası alanda “...” olarak kullanıldığını kabul ettiğini, “...” ifadesinin “... simülasyonu” olarak çevrilebileceğini, bu kavramın seçimler için ve ayrıca bir matematik terimi olarak da kullanıldığını, “...” ve “...” kavramlarının aynı anlama gelmediğini, müvekkilinin “...” kavramını 2018 yılından itibaren kullanmaya başladığını ve sektöre kazandırdığını ileri sürerek, 30/06/2021 tarih, 2021-M-4408 sayılı Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı ... vekili, başvurunun esas unsuru konumunda bulunan “...” ibaresinin İngilizce karşılığı sayılabilecek “...” ibaresinin tanımlayıcı bir mahiyette yaygın olarak kullanıldığını, söz konusu ibarenin ilgili tüketiciler tarafından, kısmi redde konu hizmetler bakımından, belirli bir ticari kaynağa ait bir işaret olarak algılanmayacağını, markanın asli işlevi olan belirli bir işletmeye ait mal ve hizmetleri, diğer işlemlere ait benzer mal ve hizmetlerden ayırt etmeyi sağlama işlevini yerine getiremeyeceğini ve tanımlayıcı nitelikte bir ibare olduğunu, başvurunun 6769 sayılı SMK’nın 5/1-(b,c) bentleri uyarınca kısmen reddine yönelik kararın hukuka uygun olduğunu savunarak, davanın reddini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, "... simülasyonlarını" gösteren bir hizmet türünü tarif etmek, tanımlamak için herkesçe kullanılan ve kullanılabilecek mahiyette olan, bu sebeple de belli bir firmayı, işletmesel kaynağı işaret etme kabiliyeti bulunmayan, sözcüksel buluş niteliği taşımayan "..." ibaresinin, “38/02 Haberleşme Hizmetleri (internet servisi sağlama hizmetleri dahil). 41/01 Eğitim ve öğretim hizmetleri.” bakımından, davacının hizmetlerini tanıtan, davacıyı veya onun çekişme konusu hizmetlerini işaret eden, başka işletmelerin "..." hizmetlerinden ayırt etmeye yarayan bir ibare olmadığı, başvuruda yer alan “kep” şeklinin, eğitim ve öğretim hizmetlerini belirtmek için yaygın kullanılan, sıradan ve tanımlayıcı bir görsel olduğu, markanın şekil unsuru yönünden de ayırt ediciliğinin bulunmadığı, Kurum kararının yerinde olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, dava konusu başvurunun ayırt edici nitelik taşıdığını, tasviri olmadığını ayrıca müvekkilinin kullanımı ile de ayırt edicilik kazandığını, mahkemece bu hususun araştırılmadığını, müvekkili ile benzer sektörlerde faaliyet gösteren kişilerin "..." ibaresini içeren başvurularının kabulüne rağmen, müvekkilinin marka başvurusunun kabul edilmemesinin eşitlik ilkesine aykırı olduğunu ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

GEREKÇE :1-Dava, marka ile ilgili kurum kararının iptali istemine ilişkindir.

İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.

Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davacı tarafından "...+şekil" ibaresi için 38 ve 41. sınıf hizmetler yönünden marka başvurusunda bulunulduğu, TÜRKPATENT Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından başvurunun "38.02 Haberleşme Hizmetleri (internet servisi sağlama hizmetleri dahil) 41.01 Eğitim ve öğretim hizmetleri.” bakımından SMK'nın 5/1-b ve 5/1-c maddeleri uyarınca kısmen reddedildiği, davacı başvurucunun bu karara itirazı üzerine TÜRKPATENT YİDK'in dava konusu kararı ile başvurunun uyuşmazlık konusu hizmetler bakımından ayırt edici nitelik taşımadığı, tanımlayıcı olduğu gerekçesiyle itirazın reddine karar verildiği, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda da açıklandığı üzere başvuruya eklenen kep şeklinin tali nitelikte olduğu, markanın bütününe ayırt edicilik kazandırmadığı, dava konusu başvurunun uyuşmazlık konusu hizmetler yönünden tüketicilerce marka olarak algılanmasının, belirli bir işletmeye ait mal ve hizmetleri, başka işletmelere ait mal ve hizmetlerden ayırt etmeyi sağlamasının mümkün olmadığı, 6769 sayılı SMK'nın 5/1-b maddesi uyarınca ayırt edici niteliği haiz bulunmadığı gibi aynı Kanun'un 5/1-c maddesi uyarınca tanımlayıcı da olduğu, öte yandan her başvurunun kendi somut koşullarına göre değerlendirilmesi gerektiğinden benzer başvuruların tescil edilmiş olmasının davacı lehine tescil hakkı sağlamayacağı anlaşılmakla davacı vekilinin sair istinaf itirazlarının esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.

2. Ancak başvuru sahibi davacı, dava konusu başvurunun 6769 sayılı SMK'nın 5/2. maddesi anlamında kullanım yoluyla ayırt edicilik kazandığını YİDK sürecinde ve yargılama sırasında öne sürdüğü halde mahkemece bu husus tartışılıp değerlendirilmemiştir.

6769 sayılı SMK'nın 5/2.maddesinde; "Bir marka, başvuru tarihinden önce kullanılmış ve başvuruya konu mal veya hizmetler bakımından bu kullanım sonucu ayırt edici nitelik kazanmışsa bu markanın tescili birinci fıkranın (b), (c) ve (d) bentlerine göre reddedilemez." hükmü düzenlenmiştir.

Somut olayda davacı, dava konusu "..." ibaresini sektöre kendilerinin soktuğunu, 2018 yılından beri kullandıklarını, bu kullanım sonucu ayırt edicilik kazandırdıklarını iddia etmiş ise de, YİDK ve dava sürecinde "..." ibaresinin SMK'nın 5/2.maddesi anlamında kullanım sonucu ayırt edici nitelik kazandığına dair delil sunmadıkları gibi, dava konusu başvuru tarihinin 04/10/2020 olduğu gözetildiğinde, ibarenin kullanılmaya başlandığı 2018 yılı ile başvuru tarihi arasında geçen yaklaşık iki yıllık sürenin, aksini kabule elverişli başkaca delillerle de desteklenmediğinden, bu şartı sağlamak için yeterli olmadığı kanaatine varılmıştır.

Bu itibarla mahkemece, 2020/119086 sayılı başvurunun SMK'nın 5/1-b-c maddeleri uyarınca tescil edilemeyeceği gerekçesinin yanında, davacının dava konusu başvuruya kullanım sonucu ayırt edicilik kazandırdıklarını ispat edemediğine dair yukarıda açıklanan gerekçe ile de davanın reddine karar verilmesi gerekirken, davacının bu savunmasının incelenip değerlendirilmemesi doğru olmamıştır. HMK'nın 353/1-b-2. maddesinde, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmişse "düzelterek yeniden esas hakkında" duruşma yapılmadan karar verilmesi gerektiği düzenlendiğinden, diğer bir ifade ile kanun koyucu, temyiz kanun yolunda Yargıtay tarafından verilebilen, yerel mahkeme hükmünün gerekçesinin değiştirilerek düzelterek onanması kararını, istinaf mahkemeleri için öngörmeyip, bu halde istinaf mahkemesince yeniden esas hakkında karar verilmesi gerektiğini düzenlediğinden, Dairemizce davacı vekilinin istinaf başvurusunun hükmün gerekçesine yönelik olarak kabulü ile HMK'nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;

1. Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair istinaf itirazlarının HMK'nın 353/1. b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

2. Yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1. b. 2 maddesi gereğince hükmün gerekçesine yönelik olarak KABULÜ ile Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi 22/04/2022 gün ve 2021/244 Esas .  2022/150 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,

3. Davanın yukarıda açıklanan gerekçelerle REDDİNE,

4. Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60 TL maktu karar ve ilam harcından, peşin alınan 59,30. TL’nin düşümü ile kalan 368,30. TL bakiye karar ve ilam harcının davacıdan alınarak Hazineye irad kaydına,

5. Davalı ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 6/1 maddesi gereğince 7.375,00. TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak  davalı ... verilmesine, 	

6. Davacı tarafından ilk derece mahkemesinin yargılaması sırasında yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına,

7. Davalı tarafından ilk derece mahkemesinin yargılaması sırasında herhangi bir yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,

8. Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen taraflara iadesine, (HMK m.333),

9. Davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 80,70. TL istinaf karar ve ilam harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,		

10-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 27/09/2024 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde TEMYİZ yolu açık olmak üzere karar verildi.

GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 10/10/2024

Başkan

...

Üye

...

Üye

...

Katip

...

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanınsürülenkonusutaraflarınankaratürkpatentözetisavunmalarınıntemyizistinafdavacıreddinederecegerekçeMarkasebepleriiptalibaşvurusununkararınınYİDKvekillerikararıileriiddiamahkemesidairhüküm

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:33:15

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim