Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
bam
2022/1286
2024/1525
27 Eylül 2024
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2022/1286
KARAR NO : 2024/1525
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
BAŞKAN : ... ...
ÜYE : ... ...
ÜYE : ... ...
KATİP : ... ...
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 30/09/2020
NUMARASI : 2020/13 E. - 2020/274 K.
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :
DAVANIN KONUSU : YİDK Kararının İptali İle Marka Hükümsüzlüğü
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 30/09/2020 tarih ve 2020/13 E. - 2020/274 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili, davalı Şirket'in tescil başvurusunda bulunduğu 2018/83213 sayılı “...” ibareli marka başvurusuna karşı müvekkili tarafından 95/012439 sayılı “...” markası gerekçe gösterilerek karıştırılma ihtimali ve kötü niyetli tescil iddiasıyla gerçekleştirdikleri itirazın nihai olarak YİDK kararı ile reddedildiğini, itiraz konusu “...” markası ile müvekkilin tescilli “...” markasının ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğunu, müvekkilinin markasındaki “W” harfinin el yazısı karakteri nedeniyle “N” olarak algılanmaya elverişli olduğunu, dava konusu başvurunun tescil edilmek istendiği 29, 30 ve 32.sınıflardaki ürünlerin müvekkilinin markasının kapsamında da bulunduğunu, başvurunun kötü niyetle yapıldığını ileri sürerek, ... Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu’nun dava konusu 2019-M-9653 sayılı kararının iptali ile 2018/83213 sayılı markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, itiraza gerekçe olarak gösterilen markalar ile dava konusu marka arasında görsel, işitsel veya anlamsal düzeyde ilişkilendirme ihtimali de dahil olmak üzere karıştırmaya yol açabilecek derecede benzerlik bulunmadığını, davacının kötü niyete ilişkin iddialarının ispat olunamadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı Şirket vekili, karşılaştırılan markaların bir bütün olarak bıraktıkları izlenim değerlendirildiğinde, müvekkiline ait marka ile davacının markaları arasında görsel, işitsel ve anlamsal açıdan iltibas bulunmadığını, yerleşik Yargıtay içtihatları gereğince halk tarafından karıştırılma ihtimalinin, ortalama bir tüketicinin algılamasına göre değerlendirildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, her ne kadar dava konusu marka ile davacı markalarının kapsamlarındaki emtialar aynı/aynı tür/benzer/ilişkili olsa da, marka işaretleri bakımından işitsel, görsel ve anlamsal benzerlik bulunmaması nedeniyle markalar arasında karıştırılma ihtimalinin söz konusu olmadığı, davalının kötü niyetli olduğunu gösterir kanıtların bulunmadığı, davalının marka tescil başvurusunda bulunma eyleminin kötü niyet olarak değerlendirilemeyeceği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, dava konusu başvuru ile müvekkilinin markasının ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğunu, kullanıma dayalı ayırt edicilik nedeniyle de müvekkili markasının koruma kapsamının geniş tutulmasının gerektiğini, marka ibareleri arasındaki anlamsal farklılığın görsel ve işitsel benzerliği ortadan kaldırmadığını, karşılaştırılan markaların yalnızca ilk harflerinin farklı olduğunu ancak müvekkilinin "..." markasındaki "w" harfinin, başvurudaki "n" harfinin el yazısı ile yazılışına benzediğini, markaların tertip tarzlarının benzer olduğunu, vurgunun markalarda ortak olarak bulunan "ş" harfi üzerinde toplandığını, müvekkilinin mesnet markasının tanınmışlığının karıştırılma ihtimalini artırdığını, başvurudaki yanaşma amacını ve kötüniyeti de ortaya koyduğunu ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE : Dava, itirazın reddine dair YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, tescilli bir marka ile başvuru konusu işaret arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları gözetilerek münferit unsurlardan ziyade bütünü itibariyle bıraktığı izlenim dikkate alınarak belirleneceği, buna göre "..." ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet "..." ibareli markaları arasında 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunmadığı, zira kısa markalarda yapılan tek harf farklılığının iltibası ortadan kaldırmaya yetebileceği, somut başvuruda da farklılaştırmanın markanın tüketiciler tarafından daha çok dikkat çeken ilk kısmında yapıldığı, başvurunun davacının itiraza mesnet markalarına yakınlaşma içinde olmadığı, farklı bir ticari kaynaktan gelen yeni bir marka olduğunun derhal ve ilk bakışta algılanabildiği, davacı tarafından YİDK ve ilk derece mahkemesindeki yargılama sürecinde öne sürülmeyen tanınmışlık iddiasının istinaf aşamasında dikkate alınamayacağı, dava konusu başvurunun kötü niyetli yapıldığına dair delil de sunulmadığı anlaşılmakla, davacı ... Gıda Sanayi Ticaret Anonim Şirketi vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;
1. Davacı ... Gıda Sanayi Ticaret Anonim Şirketi vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1. b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2. Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60. TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 80,70. TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 346,90. TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
3. İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı uhdesinde bırakılmasına,
4. İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 27/09/2024 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 27/09/2024
Başkan
...
Üye
...
Üye
...
Katip
...
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:33:15