Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
bam
2022/1283
2024/1522
27 Eylül 2024
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2022/1283
KARAR NO : 2024/1522
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
BAŞKAN : ... ...
ÜYE : ... ...
ÜYE : ... ...
KATİP : ... ...
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 21/04/2022
NUMARASI : 2021/159 E. - 2022/139 K.
DAVACI :
VEKİLLERİ
DAVALI :
DAVANIN KONUSU : Başvurunun reddine dair YİDK karar iptali
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 21/04/2022 tarih ve 2021/159 E. - 2022/139 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı kurum vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili, müvekkilinin “...” ibareli markasının 09, 35, 36, 38, 39, 41, 42, 43 ve 45. sınıf mal ve hizmetlerde tescili için 2020/73448 sayısı ile WIPO aracılığıyla başvuru konusu ettiğini, başvurunun yapılan ilk incelemeler sonrasından 09, 35, 36 ve 42. sınıf mal ve hizmetler açısından SMK'nın 5/1-b ve 5/1-c maddeleri uyarınca kısmen reddedildiğini ancak verilen kararın hatalı olduğunu, müvekkili markasının bütün olarak değerlendirilmesi gerektiğini, “...” ibaresinin müvekkilinin ticaret unvanının çekirdek unsuru olduğunu, Türk tüketiciler tarafından redde konu mal ve hizmetler bakımından algılanabilir ve başka bir işletmenin mal ve hizmetlerinden ayrıştırılabilir olduğunu, “...” ibaresinin değiş tokuş anlamına geldiği, "finans piyasaları için finans araçlarının veya nakit akışlarının veya ödemelerin belirli bir süre içerisinde değiştirilmesi" anlamına geldiği gerekçesiyle Kurum'un verdiği kararın hatalı olduğunu, redde konu 09.sınıf “bilgisayar donanımı, yazılımı, veri depolama aparatları ve ortamları, aksesuarları dahil olmak üzere veri işleme aparatları ve ekipmanları (elektrik ve mekanik), bilgi, ses, görsel, multimedya ve fotoğraf teknolojilerine bağlı aparatlar”, 42. sınıf “bilgi teknolojisi için bilgisayar programlama ve bilişim teknolojisi alanında danışmanlık hizmetleri, elektronik ticaret alanında yazılım programlama; e-ticaret alanında teknoloji danışmanlığı hizmetleri, internette e-ticaret platformlarına yer sağlaması; bilimsel ve teknolojik hizmetler, tasarım hizmetleri” açısından “...” ibaresinin hiçbir anlam ifade etmediğini, redde konu 35.sınıf hizmetlerin “değişim hizmetleri, yani ürünlerin üçüncü şahıslar için takas edilmesi; mal ve hizmet takası için ticari işlemlerin yürütülmesi, müzakere edilmesi ve sonuçlandırılması” ve 36. sınıf “gayrimenkul ve finans alanlarında hizmetler; mali ve parasal hizmetler, bankacılık hizmetleri; dijital para birimleriyle ilgili finansal hizmetler; indirimlerle ilgili mali bilgiler sağlanması” hizmetleri açısından ayırt edici nitelik taşıdığını, müvekkili markasının tek başına “...” ibaresinden oluşmadığını, bu ibarenin yalnızca “finans piyasalarında” kullanılmadığını, müvekkilinin markalarının Birleşik Krallık ve Avustralya gibi İngilizce ana dili olan ülkelerde dahi tescil edilmiş olduğunu, bu nedenle ülkemizde de tescilinin gerektiğini, müvekkili markasının tanımlayıcı ve ayırt edici nitelikten yoksun bulunmadığını ileri sürerek, TÜRKPATENT YİDK’nın 06/04/2021 tarih ve 2021/M-2388 sayılı kararın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, dava konusu markanın mavi tonları ve bordo renklerinde tasarlanmış, sonsuzluk işaretini andırır bir logo ile bu logonun yanına yazılmış İngilizce “değiş tokuş, takas” anlamına gelen “...” kelimesi ve yine İngilizce “nokta” anlamına gelen “...” kelimelerinden oluştuğu, “...” ibaresinin bir bütün olarak “TAKAS NOKTASI” gibi bir anlamı İngilizce bilen tüketiciye verebileceği, redde konu genel anlamda yetişkin tüketici grubuna hitap eden mal ve hizmetlerin fiyat düzeyi yüksek nitelikte mal ve hizmetler olmalarının yanı sıra sıkça yararlanılmamakla birlikte yararlanıldığında da uzun süreli faydalanılan/süreklilik teşkil eden mal ve hizmetler oldukları, çoğunlukla alelade tüketiciye değil ilgili sektörde faaliyet gösteren aktörlere yönelik hizmetler oldukları, bu nedenle ilgili tüketicinin dikkat, özen ve seçicilik seviyesi yüksek, eğitimli kimseler olduklarının kabulü gerekeceği, bu sınıfta yer alan ülkemiz tüketicinin İngilizce bilme eğiliminin ve İngilizce sözcüklere olan hakimiyetlerinin daha yüksek olduğu, dolayısıyla tüketici açısından “...” ibaresinin ayrı ayrı kelimesel anlamlarını bilebilecek kimseler oldukları, “...” ibaresinin başvuru kapsamında yer alan ve reddine karar verilen hizmetlerden yalnızca 36. sınıftaki “Services in the real estate and financial fields; financial and monetary services, banking services; financial services related to digital currencies; financial information regarding discounts.” hizmetleri açısından hiçbir şekilde iktisadi kaynağı işaret eden bir işaret olarak algılanma ihtimalinin bulunmayacağı, zira bu hizmetler açısından “...” ibaresinin yukarıda açıklanan kavramsal karşılığı itibariyle, ilgili tüketici nezdinde somut ve teknik bir terimsel anlamının bulunduğu, dolayısıyla hizmetin kaynağı açısından tüketici nezdinde bir anlam ifade etmeyeceği, başvurudaki figüratif unsurun da tek başına bu algıyı sağlamaya elverişli olmadığı, bununla birlikte başvuruda yer alan ve reddine karar verilen sair hizmetler açısından ise anılan ibarenin bir bütün olarak, soyut ayırt ediciliği bulunan, mal veya hizmetin iktisadi kaynakaynağı noktasında tüketicide algı oluşturmaya elverişli bir işaret olarak algılanacağı, dava konusu markanın 36.sınıf: “Services in the real estate and financial fields; financial and monetary services, banking services; financial services related to digital currencies; financial information regarding discounts.” hizmetleri açısından 5/1-b maddesinde yapılan değerlendirmeler ile paralel bir şekilde yorumlanmasının isabetli olacağı, zira bu ibarenin finans ve bankacılık hizmetlerinde, doğrudan doğruya bir hizmet türünü ifade ettiği, markadaki görsel unsurun bütüne katkısının ise yeterli ayırt edicilik sağlamayacağı, bununla birlikte dava konusu ibarenin sahip olduğu kavramsal karşılığı itibariyle aynı zamanda 35. sınıf: “exchange services, namely bartering of products for third parties; carrying out, negotiation and conclusion of commercial transactions for exchanging goods and services” hizmetleri açısından da verilen hizmetin niteliği, türü, özelliği ile ilgili somut bir anlamı tüketiciye yansıtmasının da yine mümkün görüldüğü; zira yukarıda da belirtildiği üzere “...” ibaresi kavramsal olarak “değiş tokuş/takas noktası” anlamına geldiği, dava konusu markada 35. sınıfta reddedilen hizmetlere bakıldığında ise ürün ya da hizmetlerin takası için yürütülen faaliyetlere yönelik birtakım tanımlamalarda bulunulduğu; dolayısıyla tüketicinin bu hizmetleri veren bir işletmenin adı olarak “...” ibaresini gördüğünde, anılan ibareyi başvuruda yer alan 35.sınıf: “exchange services, namely bartering of products for third parties; carrying out, negotiation and conclusion of commercial transactions for exchanging goods and services” şeklinde tanımlanarak verilen hizmetlerin doğrudan niteliğini gösterir bir ibare gibi algılama ve bunu ilgili hizmetin bir türü olarak yorumlama ihtimali kuvvetle muhtemel olacağı, somut olayda da davaya konu "...+şekil" başvuru bütün olarak ele alındığında başvuruda reddine karar verilen 35 ve 36. sınıf hizmetlerin tamamı açısından, soyut ayırt ediciliğinin yanı sıra somut anlamda da ayırt ediciliğinin bulunmadığı ve buna bağlı olarak da ilgili hizmetlerin cinsini, niteliğini belirtir bir işaret olarak algılanacağı, tüketicinin ilgili hizmetlerde bu ibareyi markasal ayırt ediciliği bulunan bir işaret olarak algılamayacağı bununla birlikte redde konu 09 ve 42. sınıftaki mal ve hizmetler bakımından ise “...” ibaresinin doğrudan hiçbir kavramsal ilişkisinin mevcut olmadığı, ilgili mal ve hizmetler açısından ilgili tüketici algısında somut bir kavramsal karşılık oluşmayacağından dava konusu markayı bütün olarak gördüğünde yeterli ayırt ediciliğe haiz bir işaret olarak algılayacağı, her ne kadar davacı taraf, başvurunun şekil ile bir bütün olmasından ötürü, markanın ön kısmında yer alan şekil unsurunun, bütüne yeterli ayırt edicilik sağladığını ileri sürmüş ise markada birbirine dönük iki “c” şeklinden oluşturulmuş bu şeklin, tüketici nezdinde güçlü ve somut bir algı yaratmaya elverişli olmadığı, tüketicinin anılan şekle markanın asli ayır edici vasfını yükleyecek bir anlam vermeyeceği, tüketicinin bu ibareyi alelade ve akılda kalıcılığı bulunmayan görsel bir süsleme olarak algılayacağı; pek tabi şekil unsurları, markaların ayırt ediciliğine katkı sağlayan unsurlar olmakla birlikte bu noktada bütün içerisinde kullanılan şeklin özgünlüğü ve akılda kalıcılığı önem taşımakta olup kolaylıkla hatırlanabilir detaylar veya ayırt edicilik taşımayan şekillerin kelime unsurundan kaynaklanan tanımlayıcı hali ortadan kaldırmayacağı, bir işaretin farklı bir ülke ofisinde marka olarak tescilinin Türkiye'de tescilini zorunlu kılmayacağı, nitekim Paris Sözleşmesinin 4. mükerrer 6. maddesi hükmünün bu incelemeye ve redde olanak tanıdığı, sonuç olarak dava konusu davacının 2020/73448 sayı ve "..." ibareli marka başvuru kapsamında reddedilen hizmetlerden yalnızca 36. sınıftaki hizmetler bakımından 5/1-b kapsamında değerlendirebilecek bir işaret olduğu, sair mal ve hizmetlerin ise 5/1-b maddesi kapsamında reddinin isabetli olmayacağı, bununla birlikte başvuruda reddine karar verilen hizmetlerden hem 35 hem de 36. sınıf açısından 5/1-c maddesinin koşullarının oluştuğu ve bu hizmetler bakımından başvurunun reddinin isabetli olacağı, ancak 09 ve 42. sınıftaki mal ve hizmetlerin 5/1-c maddesi kapsamında değerlendirilemeyecekleri, YİDK kararının iptali şartlarının kısmen oluştuğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, TÜRKPATENT YİDK'nın 06.04.2021 tarih 2021/M-2388 sayılı kararının 9 ve 42. Sınıf mal ve hizmetler yönünden iptaline karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde, davacı tarafın tescil talebinde bulunduğu “...” ibareli marka başvurusunun, 5/1-b ve c maddesi gereğince marka kapsamından çıkartılan mal ve hizmetler bakımından herhangi bir ayırt ediciliğe sahip olmadığını, bir ticari işletmenin mal ve hizmetlerinin diğer ticari işletmenin mal ve hizmetlerinden ayırt edilmesini sağlamaya yönelik bir fonksiyonunun bulunmadığını, ayrıca mal ve hizmetlerin vasfını / karakteristik özelliğini belirtmesi nedeniyle tanımlayıcı nitelik taşıdığını, herkes tarafından kullanımı mümkün olup davacının inhisarına bırakılamayacağından SMK kapsamında marka olabilme niteliğini haiz buulunmadığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE : Dava, marka başvurusunun kısmen reddine dair YİDK kararının iptali istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, 6769 sayılı Kanun'un 5/1-b maddesine göre, herhangi bir ayırt edici niteliğe sahip olmayan işaretlerin marka olarak tescil edilemeyecekleri, madde gerekçesinde de açıklandığı üzere bu hükme göre, sicilde gösterilebilir olmasına rağmen ilgili mal veya hizmetler için ayırt ediciliğe sahip olmayan, dolayısıyla tüketiciler tarafından marka olarak algılanmayacak işaretlerin, marka olarak tescil edilmelerinin mümkün olmadığı, aynı Kanun'un 5/1-c maddesinde de ticaret alanında cins, çeşit, vasıf, kalite, miktar, amaç, değer, coğrafi kaynak belirten veya malların üretildiği, hizmetlerin sunulduğu zamanı gösteren veya malların ya da hizmetlerin diğer özelliklerini belirten işaret veya adlandırmaları münhasıran ya da esas unsur olarak içeren işaretlerin marka olamayacaklarının hüküm altına alındığı, bir işaretin anılan bu madde kapsamında değerlendirilebilmesi için, mal veya hizmetin karakteristik bir özelliğini hiçbir özel zihni çabaya mahal bırakmadan derhal düşündürmesi ve akla getirmesi gerektiği, bir mal veya hizmeti doğrudan çağrıştırmayıp akla getirmeyen ancak imada bulunan kelimelerin tescilinin bu maddeye göre engellenmesinin mümkün olmadığı, tüketici işareti gördüğünde kesin olarak mal veya hizmetin niteliğini tanımlayamıyor fakat olasılıkları zihninde birkaç seçeneğe kadar indirebiliyorsa o markanın tescilinin mümkün olduğu, buna göre yapılan değerlendirmede "..." ibaresinin, bilirkişi raporunda da açıklandığı üzere, İngilizce “değiş tokuş, takas” anlamına
gelen “...” kelimesi ve yine İngilizce “nokta” anlamına gelen “...”
kelimelerinden oluştuğu, “...” ibaresinin bir bütün olarak İngilizce bilen tüketici yönünden “takas
noktası” gibi bir anlamı ifade edeceği, ayrıca “...” ibaresinin finansal piyasalar için kullanılan bir terim olduğu, "ileri vadeli bir kurun,
bugünkü kurla arasındaki farkı gösterme" amacıyla kullanıldığı, uyuşmazlık konusu 09 ve 42. sınıftaki mal ve hizmetler bakımından ise ilgili tüketici algısında somut bir kavramsal karşılığın
oluşmayacağı, SMK'nın 5/1-b maddesi uyarınca soyut ayırt ediciliği haiz bulunduğu gibi aynı Kanun'un 5/1-c maddesi anlamında tanımlayıcı da olmadığı anlaşılmakla, davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;
1. Davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1. b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2. Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60. TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davalı ... tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 80,70. TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 346,90. TL'nin davalı ... tahsili ile Hazineye irat kaydına,
3. İstinaf aşamasında davalı ... tarafından yapılan yargılama giderlerinin davalı ... uhdesinde bırakılmasına,
4. İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 27/09/2024 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 27/09/2024
Başkan
...
Üye
...
Üye
...
Katip
...
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:33:15