SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2024/920

Karar No

2024/1491

Karar Tarihi

25 Eylül 2024

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ

T.C.

ANKARA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

20. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2024/920

KARAR NO : 2024/1491

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

K A R A R

BAŞKAN V. : ... ...

ÜYE : ... ...

ÜYE : ... ...

KATİP : ... ...

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : ANKARA 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK

MAHKEMESİ

TARİHİ : 22/02/2022

NUMARASI : 2021/265 E. - 2022/50 K.

DAVACI :

VEKİLLERİ :

DAVALI

DAVANIN KONUSU : YİDK Kararının İptali, Marka Tescili, Hükmün İlanı

Dairemizce verilen 24/06/2022 tarih ve 2022/1055 Esas-2022/940 sayılı kararı Yargıtay, 11. Hukuk Dairesi'nin 14/03/2024 tarih ve 2022/5814 Esas 2024/2091 Karar sayılı ilamıyla bozulmuş olmakla, dava Dairemizin yukarıdaki esasına kaydı yapılıp incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkilinin 2017/25264 sayılı “...” ibareli marka başvurusunun, davalı gerçek kişinin "..." ibareli markasına dayalı olarak yaptığı itiraz sonucu Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından SMK'nın 6/1 maddesi uyarınca reddedildiğini, bu karara karşı yaptıkları itirazlarının da dava konusu YİDK kararıyla reddine karar verildiğini oysa müvekkili markalarında asli esas unsur olarak kullanılan “...” ibaresini 2000 yılında davalı Kurum nezdinde tescil ettirildiğini, “...” ibareli onlarca markalarının bulunduğunu, ayrıca T/02446 tescil numarası ile tanınmış markalar sicilinde de kayıtlı olduğunu, taraf markaları arasında iltibas bulunmadığını, müvekkilinin Ankara’nın en büyük Türkiye’nin ise sayılı firmaları arasında yer aldığını, itiraz sahibinin tescilli markaları ile müvekkilinin “...” ibareli markalarının eş zamanlı kullanılmasından kaynaklanan bir uyuşmazlığın doğmadığını, uzun süredir bir arada kullanılan markalar karşısında işaretin ticarette kullanılmasının terk edilmesinin istenemeyeceğini, özellikle 16. ve 41. sınıf emtialarının hitap ettiği tüketici kesiminin dikkat ve özeni gözetildiğinde itiraz sahibi markaları ile müvekkili markaları arasında işletmesel bağlantılandırmayı da tesis eden herhangi bir unsurun bulunmadığını, başvuru markasının müvekkilinin önceki markalarının serisi olarak algılanacağını ileri sürerek 2018-M-951 sayılı YİDK kararının iptali ile dava konusu markanın tescilini ve kararın ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı ... vekili, davacının YİDK kararının iptali ile birlikte markanın tescilini ve kararın ilanının da talep ettiğini, HMK'nın 110.maddesi kapsamında davaların yığılması halinin söz konusu olduğunu ve her bir talep yönünden ayrı ayrı karar verilmesi gerektiğini, davacının bu talepleri YİDK kararının iptali talebinden bağımsız olduğundan bu taleplerin reddi ile müvekkili lehine ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, taraf markaları arasında SMK'nın 6/1 maddesi uyarınca iltibas bulunduğunu, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

Diğer davalı vekili, kendi adına nizasız fasılasız surette kullanımla ayırt edici nitelik kazandırdığı “...” esas unsurlu markasının aynısı ve/veya ayırt edilemeyecek kadar benzeri olan “...” ibareli markanın tescili için davacının başvuruda bulunduğunu, başvuruya yaptığı itirazın davalı Kurum tarafından kabul edildiğini, maliki olduğu “...” markasını özellikle 16., 35. ve 41. sınıflarda tescil ettirdiğini, söz konusu markada öncelik ve üstün hak sahibi olduğunu, markalar arasında benzerlik ve iltibas bulunduğunu, davacının şimdiye kadar tescil ettirdiği markalarının 20., 35. ve 37. sınıflarda olduğunu, davacının eğitim öğretim alanında herhangi bir marka başvurusu veya tescili bulunmadığını, davacının tanınmışlığının ve yatırımlarının mobilya/ev eşyası sektöründe olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, dava konusu marka başvurusu ile davalı şahsın redde mesnet alınan markası arasında SMK'nın 6/1 maddesi anlamında karıştırılma ihtimali bulunduğu, davacının dava konusu başvuru yönünden müktesep hakkının bulunmadığı, dava konusu YİDK kararının yerinde olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili, mahkemece eksik inceleme ile karar verildiğini, cevap cevap dilekçesi ve bilirkişi raporuna karşı itiraz dilekçelerinin dikkate alınmadığını, taraf markaları arasında SMK'nın 6/1 maddesi anlamında benzerlik bulunmadığını, müvekkilinin "..." ibareli birçok markası olduğunu ve bu ibarenin tanımış marka olarak da tescilli bulunduğunu, markanın tescil edilmek istendiği 16. ve 41. sınıf mal ve hizmetlerin tüketicilerinin dikkat seviyesi yüksek bilinçli tüketiciler olduğunu, bu bakımından iltibas ihtimalinin gerçekçi bulunmadığını, müvekkilinin dava konusu başvuru üzerinde önceki marklarından kaynaklı müktesep hakkı olduğunu ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Dairemizce; dava konusu başvurunun tescil edilmek istendiği 16. ve 41. sınıf mal ve hizmetlerin aynen 2016/30585 sayılı redde mesnet marka kapsamında da yer aldığı, ancak tarafların marka işaretleri arasında iltibasa neden olacak düzeyde benzerlik bulunmadığından SMK'nın 6/1 maddesindeki koşulların oluşmadığı, davacının dava konusu başvuru üzerinde müktesep hakkının bulunmadığı, mahkemelere tescil isteminin kabulü ya da reddi yönünde tanınmış bir yetki bulunmadığından ve tescil işleminin idari nitelikte bir işlem olup Kurul kararının kabulüne bağlı doğal bir sonuç olduğundan ve 6769 sayılı SMK'da bu davanın sonucunda kurulacak hükmün özetinin ilanına dair bir düzenleme bulunmadığından davacı vekilinin, marka başvurusunun tescili ve hükmün ilanı taleplerinin yerinde bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulü ile TÜRKPATENT YİDK'in 08.02.2018 tarih, 2018-M-951 sayılı kararının iptaline, marka başvurusunun tescili ve hükmün ilanı taleplerinin reddine, karar verilmiştir.

YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİNİN 14/03/2024 TARİH VE 2022/5814 ESAS 2024/2091 KARAR SAYILI KARARININ ÖZETİ: Dairemiz kararının, davalı ... vekilinin temyizi üzerine anılan Yargıtay ilamı ile özetle, taraf markalarının bir bütün olarak karşılaştırılması yapıldığında, markalardaki ortak unsurların; "..." ibareleri, farklılık gösteren unsurların ise başvuru markasında "..." (anlamı: hayat, yaşam) ile redde mesnet markalardan 2016/30585 nolu markadaki "özel" ibaresi olduğu, "..." İngilizce bir sözcük olup tüketicilerin sıklıkla karşılaştığı, neredeyse her alanda kullanılmakta olan bir ibare olduğu için markaların farklılaşmasını sağlayacak nitelikte olmadığı, markalar arasında işitsel olarak markasal algısı yaratacak olan "..." ibaresinin ortak olması nedeniyle benzerlik ilişkisi kurulabileceği, dolayısıyla başvuru markası ile itiraza mesnet markalarda asıl veya ayırt edici unsurun "..." ibaresi olduğu, tescil kapsamlarına göre diğer ibarelerin tali unsur olduğu, dava konusu marka başvurusunda aynı veya benzer olan mal ve hizmetler bakımından "..." ibaresinin tanımlayıcı olmadığı, taraf markalarında ortak olan ve uyuşmazlık kapsamındaki mal/hizmetlerle ilgili olan eğitim kurumları ibaresinin ilgili tüketici nazarında herhangi bir markasal algı oluşturmayacağı gerekçesiyle Dairemiz kararının bozulmasına karar verilmiştir.

GEREKÇE : Dava, marka başvurusunun reddine dair YİDK kararının iptali, marka başvurusunun tescili ve hükmün ilanı istemlerine ilişkindir.

İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.

Dairemizce usul ve yasaya uygun bulunan bozma ilamına uyulmuştur.

Taraflar arasındaki, uyuşmazlık dava konusu "... EĞİTİM KURUMLARI" ibareli başvuru ile redde mesnet "..." ibareli marka arasında 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi anlamında karıştırılma ihtimalinin bulunup bulunmadığı, davacının önceki markalarından kaynaklı müktesep hakkının olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.

6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 6/1. maddesi uyarınca, tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir. Açıklanan hüküm çerçevesinde markalar arasında iltibasa yol açacak derecede bir benzerlik olup olmadığının tespitinde her iki markaya konu işaretin, ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınarak bütünü itibariyle görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları izlenimin esas alınması gerekmektedir. Burada öncelikle iltibas (karıştırılma) kavramının da açıklanması gerekmektedir. İltibas, iki ayrı marka karşısında bulunan kişilerin, bu markaların benzerliği sebebiyle sunulan mal veya hizmetlerin aynı işletmeye veya ekonomik olarak bağlantı içerisinde bulunan işletmelere ait olduğunu düşünmeleri veya düşünme ihtimalleridir (Savaş Bozbel, Fikri Mülkiyet Hukuku, İstanbul 2015, s. 408-409). İltibas ihtimalinin değerlendirilmesinde ölçü, bu işin ilgilisi veya uzmanı değil, ortalama tüketicilerdir. Öte yandan, markaların ayırt edicilik güçlerinin de iltibas ihtimalinin değerlendirilmesinde dikkate alınması gerekmektedir. Zira, ayırt edici niteliği zayıf olan markalar yönünden iltibas ihtimali daha düşük olacaktır. Diğer bir deyişle, tescili istenilen mal ve hizmetleri, diğer işletmelerin mal ve hizmetlerinden ayırt etme gücü düşük kalan, zayıf marka olarak nitelendirilebilecek markaların koruma alanı daha dar bulunmaktadır. Böyle durumlarda, küçük farklılıklar dahi tescil olunmak istenen markaya ayırt edicilik kazandırabilecektir.

Bu açıklamalardan sonra somut olaya dönüldüğünde; mahkemece alınan bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere, uyuşmazlık konusu 16. ve 41. sınıf mal ve hizmetler aynen redde mesnet marka kapsamında da yer almaktadır. Marka işaretlerinin karşılaştırılmasına gelince; Dairemizce uyulmasına karar verilen bozma ilamında da açıklandığı üzere, dava konusu "... EĞİTİM KURUMLARI", ile redde mesnet marka "..." ibareli marka arasında, "..." ibaresinin asıl unsuru olarak yer almasından kaynaklı olarak SMK'nın 6/1 maddesi anlamında benzerlik bulunduğu, dava konusu başvuru ile redde mesnet marka arasında, başvurunun tescil edilmek istendiği mal ve hizmetler yönünden, iltibas koşullarının oluştuğu, her ne kadar davacı tarafça müktesep hak iddiasında bulunmuşsa da Dairemizin yukarıda belirtilen kararında davacı yararına müktesep hak koşullarının oluşmadığı kabul edilmiş, davacı tarafça da bu yönden Dairemiz kararına karşı temyiz yoluna başvurulmadığından, Dairemizin önceki kararında kabul edilen bu hususun kesinleştiği anlaşılmakla davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;

1. Davanın REDDİNE, 

2. Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60. TL maktu karar ve ilam harcından, peşin olarak alınan 35,90. TL harcın mahsubu ile bakiye 391,70. TL karar ve ilam harcının davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,

3. Davalılar kendilerini vekille temsil ettirmiş olduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. hükümlerine göre tayin ve tespit olunan 25.500,00. TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, 

4. Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına,

5. Davalı ... tarafından istinaf aşamasında yapılan  397,80. TL temyiz yoluna başvurma harcından oluşan yargılama giderinin davacıdan alınarak anılan davalıya verilmesine,  

6. Davalı ... tarafından ilk derece ve istinaf aşamasında yapılan herhangi bir yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,

  1. Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen taraflara iadesine (HMK m.333),

  2. Davacıdan alınması gereken 427,60. TL istinaf karar ve ilam harcından davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 80,70. TL istinaf karar ve ilam harcın mahsubu ile bakiye 346,90. TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,

  3. Dairemizce bozma ilamı üzerine duruşma açıldığından Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2021/2. 96 Esas 2021/205 Karar sayılı ilamı gereğince yapılan istinaf duruşması nedeniyle taraflar lehine vekalet ücreti takdir ve tayinine yer olmadığına,

Dair, duruşmaya katılan davacı vekili, davalı vekili, davalı ... vekilinin yüzlerine karşı, yapılan açık yargılama sonucunda 25/09/2024 tarihinde HMK 361 maddesi uyarınca kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde TEMYİZ yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.

GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 25/09/2024

Başkan V.

...

Üye

...

Üye

...

Katip

...

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanınsürülenİptali,bölgekonusutaraflarınankaratürkpatentKararınıntarihözetisayılısavunmalarınınkarartemyizistinafdereceHükmünİlanıgerekçeMarkasebepleridavalıeğitimkararınınYİDKyargıtaykurumları"ileriTescili,adliyedairesininiddiamahkemesihukukhüküm

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:33:15

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim