Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
bam
2022/1142
2024/1478
20 Eylül 2024
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2022/1142
KARAR NO : 2024/1478
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
BAŞKAN : ... ...
ÜYE : ... ...
ÜYE : ... ...
KATİP : ... ...
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 03/03/2020
NUMARASI : 2017/407 E. - 2020/97 K.
DAVACI :
VEKİLİ
DAVALI :
DAVANIN KONUSU : Fikir ve Sanat Eseri (Maddi Tazminat İstemli) Fikir ve Sanat Eseri Sahipliğinden Kaynaklanan Haklara Tecavüzün Ref'i, Önlenmesi ve Tazmini, Fikir ve Sanat Eseri (Tecavüzün Meni İstemli)
Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 03/03/2020 tarih ve 2017/407 E. - 2020/97 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi taraf vekillerince istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, ...’nin en önemli gelir kaynağının yayın ve telif haklarından alınan ücretler olduğunu, ... sınavlarında yer alan soruların herhangi bir dil ve yazı ile ifade olunan eserler kapsamında ilim ve edebiyat eseri olduğunu, sınav sorularını hazırlayıp ya da hazırlatarak bu soruların mali haklarının sahibi olduklarını, ... tarafında belirlenen “Telif Ücret Tarifesi” kapsamında soruların yayma, çoğaltma, temsil haklarını kullanmak isteyen yayıncılar ile sözleşme imzalandığını ve telif ücreti alındığını, davalının ise ...’nin izni ve onayı olmaksızın, manevi/mali hakları müştekiye ait olan YGS, ÜYS, ÖYS LYS sınav sorularını izinsiz olarak kopyalama ve yayma suretiyle eserde kitap haline getirerek kazanç elde ettiğini, bu kapsamda davalı şirket yetkilisi hakkındaki İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına şikayetleri üzerine savcılık makamı tarafından ihtilafın çözümü yönünden görevli hukuk mahkemesine başvuruda bulunma muhtariyeti ile kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiğini ileri sürerek, FSEK'in 66 ve 69. maddeleri uyarınca tecavüzün ref'ini ve men'ini, davalının sebebiyet verdiği maddi zarar için FSEK'in 70/2. maddesi gereğince 100 TL, yine terditli olarak davalının anılan kitaplardan elde ettiği karın kitapların basım tarihi itibariyle Kültür ve Turizm Bakanlığı’ndan temin edilecek bandrol bilgisi ve kitapların basıldığı matbaalardan elde edilecek bilgilerin bilirkişi marifetiyle hesaplanarak tespit edilen bedelin FSEK'in 68. maddesi gereğince tespit edilen bedelden indirilerek iadesine, bu hususa ilişkin bedel eğer 68. madde gereği belirlenecek faraziye telif sözleşmesi bedelinden az ise 68. madde gereği bu ücretin 3 katı tutarındaki bedelin iadesini, temin edilen kârın iadesiyle beraber faraziye telif sözleşmesinin bedeli ve maddi zararları belli olmadığından şimdilik 1.000 TL terditli talepleri için olmak üzere toplam 1.100 TL’nin tahsilini talep ve dava etmiş; 30.01.2020 tarihli dilekçesi ile talebini 257.767,15 TL olarak belirlemiştir.
Davalı vekili, ülke genelinde düzenlenen ve katılımın çok yüksek olduğu dava konusu sınavlara liseden mezun olmuş herkesin katılabildiğini, bu nedenle sınav başladığı andan itibaren soruların milyonlarca kişiye sunularak alenileştiğini, 2014 yılı öncesinde yapılan sınavlara ilişkin soruların tamamının yayınlandığını, bu sınav sorularına ...’nin internet sitesinin arşivinden erişilmesinin mümkün olduğunu, davacıya ait orijinal eser olan sınav sorularında değişiklik yapılmadığını, dava konusu eserler incelendiğinde iktibas serbestisine aykırı bir durum olmadığı savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, ... sorularının, cevaplar ve açıklamalarla kitap haline getirilmesinin işleme eser olarak değerlendirilebileceği; davaya konu soruların ilim ve edebiyat eseri, davalının yayınının hak sahibinden izin alınmaksızın oluşturulmuş işleme eser niteliğinde olduğu, mali haklar bakımından yetkili bulunan davacı ... ile davalı taraf arasında imzalanmış bir sözleşmenin dosya kapsamında bulunmadığı, söz konusu kullanımların haksız olduğu; davalı tarafın kullanımlarının iktibas serbestisinin amaç ve sınırlarını da aştığı, bu kapsamda, davacının eser üzerindeki mali hakları bakımından işleme, çoğaltma ve yayma mali haklarının ihlali söz konusu olup davacı tarafından seçimlik olarak FSEK'in 68. maddesi kapsamında üç kat telif tazminatı veya FSEK'in 70/2. maddesi kapsamında maddi tazminat ve ayrıca FSEK'in 70/3. maddesi kapsamında temin edilen kârın iadesi talebinde bulunulabileceği; yayıncılık piyasasında, bir adet kitabın üretim, vergi, pazarlama vb maliyetleri yaklaşık olarak ortalama %65 civarında gerçekleşmekte olup, buna göre yayıncının bir adet kitap üzerinden ortalama %35 oranında kâr/gelir elde ettiği/edebileceği; her bir kitap içinde davacı tarafa ait soruların alıntılanma oranlarının farklı olması nedeniyle her bir kitap için ayrı ayrı hesap yapılması gerektiği, yukarıdaki tespitler çerçevesinde davaya konu 5 ayrı kitap ile ilgili olarak bu kitaplarda izinsiz kullanılan sorular oranında davalı tarafın FSEK'in 70/3 madde kapsamında temin ettiği kar tutarının (11.200,00 + 11.200,00 + 7.000,00 + 5.040,00 + 5.040,00) toplam 39.480,00 TL olabileceği; FSEK'in 68. maddesi anlamında bir hesaplama yapılabilmesi için taraflar arasında geçerli bir sözleşme olsa idi davacı tarafından istenebilecek telif ücretinin, davacının dava dilekçesi ekinde sunduğu 2011 - 2012 - 2013 Yılı Telif Ücretleri Tarifesi’ne göre belirlenmesi gerektiği, davaya konu 5 ayrı kitapta davacı tarafa ait soruların izinsiz kullanımı nedeniyle davacı tarafın talep edebileceği telif tazminatı tutarının (27.724 + 21.552,50 + 15.849,00 + 12.765,00 + 8.000,00 =) toplam 85.890,50 TL, FSEK'in 68. maddesi kapsamında 3 kat olarak 257,671,50-TL olduğu gerekçesiyle, maddi davanın kısmen kabulü ile, toplam 257.671,50-TL'nin basım tarihi 03/06/2015 tarihinden itibaren değişir oranlarda reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya dair talebin reddine, muhtemel tecavüzün FSEK 69. maddesi kapsamında men'ine, mevcut basım nedeniyle dava konusu edilen basımlardan dolayı ref talebinin FSEK 68. maddesi gereğince tazminata karar verilmiş olduğundan taraflar arasında varsayımsal sözleşme olduğundan reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde, müvekkilini manevi zarara uğradığını, mali haklarının zedelendiğini, davanın kısmen reddinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek, yerel mahkeme kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, her yıl yaklaşık 2 milyon kişinin ... tarafından düzenlene sınaca katıldığını, soruların aleniyet kazanmadığı iddiasının gerçeklikten uzak olduğunu, davacının soruların % 20'lik kısmını internet sitesinde herkesin kullanımına açık şekilde yayımladığını, müvekkilinin davacının yayımladığı soruların bir kaç tanesini kaynağını belirterek yayınlarında kullandığını, FSEK'teki düzenlemelere bağlı kalındığını, müvekkilinin FSEK'in 34. maddesine uygun iktibas serbestisi dahilinde hareket edildiğini, soruşturma dosyasında, davacının mali ve manevi haklarının zarar görmediğinin tespit edildiğini ve takipsizlik kararı verildiğini, davacı tarafından yayımlanmayan soruların kullanılmadığını, mahkemenin 3 kat tazminata hükmetmek zorunda olmadığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE : 1-İlk derece mahkemesi tarafından gerekçeli karar, davacıya 14.03.2022 tarihinde tebliğ edilmiş, istinaf başvurusu 01.04.2022 tarihinde yapılmıştır. Her ne kadar, davacı vekilince istinaf harcı 22.03.2022 tarihinde yatırılmış ise de, istinaf dilekçesinin verilme usulü 6100 sayılı HMK'nın 343. maddesi ve bu madde delaletiyle aynı Kanunun 118. maddesinde düzenlenmiş olup, buna göre dilekçenin bölge adliye mahkemesi başvuru defterine kaydedildiği tarihin kararın istinaf edildiği tarih olarak dikkate alınacağı düzenlenmiştir. Bu hale göre, istinaf başvurusu, 6100 sayılı HMK'nın 345. maddesinde düzenlenen yasal iki haftalık süre geçtikten sonra yapılmıştır.
HMK'nın 346/1. maddesi uyarınca, bu durumda, ilk derece mahkemesince karar verilebileceği gibi, aynı Kanun'un 352. maddesi uyarınca, ilgili bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince de karar verilebileceğinden, davacı vekilinin istinaf dilekçesinin süre yönünden reddine karar vermek gerekmiştir.
2. Davalı şirket vekilinin istinaf itirazlarının incelenmesine gelince; dava, FSEK'e dayalı tecavüzün ref'i, men'i, maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davacının mali haklarına sahip olduğu ilim ve edebiyat eseri niteliğindeki sınav sorularının, davalı tarafından yayınlana kitaplarda izinsiz biçimde kullanıldığı, bu durumun, davacının eser sahipliğinden kaynaklanan çoğaltma ve yayma haklarının ihlali niteliğinde bulunduğu, davalının eylemi nedeniyle davacının FSEK'in 68. maddesi kapsamında talep edebileceği bedelin mahkemece usulüne uygun biçimde belirlendiği, hükme esas alınan bilirkişi raporunda davalının kullanımlarının FSEK'in 34. maddesi kapsamında kalmadığının belirtildiği, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın "taraflar arasındaki ihtilafın hukuki niza mahiyetinde olduğu" gerekçesiyle verildiği, öte yandan ilk derece mahkemesince 3 kat tazminat takdirinde de bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvuru dilekçesinin reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;
1. Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin istinaf başvuru dilekçesinin, HMK'nın 352. maddesi uyarınca süre yönünden USULDEN REDDİNE,
2. Yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1. b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
3. Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60. TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davalı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 80,70. TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 346,90. TL'nin davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
4. İstinaf aşamasında davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına,
5. Davacıdan peşin alınan 4.400,00. TL nispi istinaf karar ve ilam harcının, istek halinde davacıya iadesine,
6. İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 20/09/2024 tarihinde HMK'nın 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH: 06/10/2024
Başkan
...
Üye
...
Üye
...
Katip
...
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:33:15