Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
bam
2022/1783
2024/1464
20 Eylül 2024
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2022/1783 - 2024/1464
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2022/1783
KARAR NO : 2024/1464
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ESKİŞEHİR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 21/06/2022
NUMARASI : 2021/133 E. - 2022/513 K.
DAVACI :
VEKİLLERİ :
DAVALI :
DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)
Taraflar arasında görülen davada Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 21/06/2022 tarih ve 2021/133 E. - 2022/513 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili (katılma yoluyla), davalı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili, taraflar arasında yapılan anlaşma uyarınca davacının, davalının belirleyeceği konumlardan teslim aldığı ürünleri kendi temin edeceği araç ile yine davalı tarafından belirlenecek diğer konumlara taşıyacağını, davalının da bu taşıma hizmet karşılığında davacıya ödemeler yapacağının kararlaştırıldığını, davacı tarafından taşıma hizmetinin yerine getirildiğini ve faturaların kesildiğini ancak davalı tarafından belirlenen ücretin davacıya ödenmediğini, bu nedenlerle 36.788,15 TL bedel üzerinden Eskişehir 5. İcra Müdürlüğü'nün 2021/31 E sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, davalının başlatılan takibe kötü niyetli olarak itiraz ederek takibin durmasına neden olduğunu ileri sürerek, itirazın iptaline, takibin devamına ve %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Şirket vekili, mahkemenin yetkisiz olduğunu, icra dairesinin yetkisine de itiraz ettiklerini, Büyükçekmece İcra Dairesi'nin yetkili olduğunu, taraflar arasında yazılı bir sözleşme olmadığını, davalı tarafından zaman zaman davacıdan taşıma hizmeti ifa etmesinin talep edildiğini ve yapılan taşıma hizmeti sonrası bedelin ödenerek ticari defter ve kayıtlara işlendiğini, davalının, davacıya herhangi bir borcunun olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, taraflar arasında taşıma hizmeti verildiği hususunun tartışmasız olduğu, alacak para alacağına ilişkin bulunduğundan TBK'nın 89 ve HMK'nın 10. Maddeleri gereğince ifa yeri mahkemesi olarak para alacaklısının yerleşim yeri icra dairelerinin yetkili bulunduğu, mahkeme yetkisine yönelik itirazda yetkili mahkemenin gösterilmediği gerekçesiyle yetki itirazının reddine, takip ve dava konusu alacağa esas davacı tarafça düzenlenen faturaların her iki taraf ticari defter ve kayıtlarında yer aldığı, davalı kayıtlarında görülen ve davacı tarafın açıkça karşı çıkmadığı banka havaleleri şeklinde yapılan ödemeler gözetildiğinde, davacının takip tarihi itibariyle 8321,43 TL bakiye alacağının bulunduğu, davalının bu miktar takip alacak aslına yönelik itirazında haksız bulunduğu kabul edilerek davanın kısmen kabulü ile, davalının, Eskişehir 5. İcra Müdürlüğü'nün 2021/31 E sayılı takip dosyasına konu 8321,43 TL asıl alacak bölümüne yönelik itirazının iptaline, asıl alacak likit bulunmakla %20'sine karşılık gelen 1664,28 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin davacı talebinin reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı vekili istinaf dilekçesinde, davacının sunduğu hizmetin karşılığını ödediklerini, davacının yaptıkları ödemeleri ticari defterlerine işlemediğini, davacı tarafın ticari defterlerinin sahibi lehine delil olamayacağını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davacı vekili davalı tarafın istinaf başvurusundan sonra katılma yoluyla sunduğu istinaf dilekçesinde, dosya kapsamına alınan 13/11/2021 tarihli bilirkişi raporununda "..davalı tarafın incelenen ticari defterlerine göre davacı tarafa icra takip tarihi itibariyle (06.01.2021) 8.321,43 TL borçlu bulunduğu, davacı tarafın 18.01.2021 tarihli faturasının davalı defter ve belgelerine kayıt edildiği gözetildiğinde ise dava tarihi itibari ile davacı tarafın davalı taraftan 12.144,77 TL alacaklı bulunduğu, davalı tarafın ticari defterlerindeki berat ve mali mühürlerin bulunmadığı ve davalının defterlerinin eksik tutulduğunun" tespit edildiğini, 21/06/2021 tarihli bilirkişi raporunda ise "müvekkilinin ticari defterlerinin usülüne uygun tutulduğu, icra takibine konu icra dosyasındaki alacağın dayanağı olan faturalardaki nakliye hizmetinin gerçekleştiği, müvekkili tarafından tanzim edilen e-faturalara süresi içerisinde karşı tarafça red ve yahut iade şeklinde bir itiraz olmadığı ve bu sebeple müvekkilinin yargılamaya konu icra takip dosyasından karşı taraftan 36.788,15 TL alacaklı olduğunun" tespit edildiğini, iki bilirkişi raporunun birbirleriyle çeliştiğini, müvekkilinin karşı taraftan 36.788,15 TL alacaklı olduğunu, raporlar arasındaki çelişki giderilmeden karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE : Dava, taşıma sözleşmesinden kaynaklanan faturaya dayalı alacak için başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Davacının Eskişehir 5. İcra Dairesi'nin 2021/31 sayılı icra takibinde borcun sebebi olarak dayandığı toplam 36.788,15 TL bedelli üç adet fatura davalının ticari defterlerinde kayıtlıdır.
Faturaya süresinde itiraz etmeyen ve ticari defterine kaydeden davalının artık faturaya konu malı/hizmeti teslim aldığının kabulü gerekir. (Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 27/10/2011 tarih, 2011/3549 Esas ve 2011/3335 Karar sayılı kararı da bu yöndedir.) Bu durumda davalının fatura bedelini ödediğini usulüne uygun deliller ile kanıtlaması icap eder.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 20/12/2016 tarih, 2016/2734 Esas, 2016/16029 Karar sayılı kararında, "Davanın temelini oluşturan icra takibinde 6 adet faturaya dayanılmıştır. İtirazın iptali davaları takibe sıkı sıkıya bağlı davalardır. Bu itibarla davanın takibe konu edilen faturalarla sınırlı olarak değerlendirilip uyuşmazlığın bu çerçevede çözümlenmesi gerekir. Davalı ödeme savunmasında bulunmuş ve ödemeye ilişkin belgeleri dosyaya sunmuştur. Davacı tarafça bu ödemelerin dava konusu faturalar dışındaki cari hesap alacağına yönelik olduğu cevaba cevap dilekçesinde belirtilmiş ise de tüm cari hesap ilişkisi dava konusu olmadığından icra takibine konu edilen faturalar dışına çıkılarak inceleme yapılması doğru değildir. Mahkemece yapılacak iş savunma kapsamındaki ödemelerin dava konusu faturalara yönelik ödemeler olup olmadığı hususunun 6098 sayılı TBK'nın 102. maddesi çerçevesinde değerlendirilip, sonucuna göre bir karar verilmesinden ibarettir." biçiminde ve Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 21/06/2019 tarih, 2018/1391 Esas, 2019/3997 Karar sayılı kararında, "Davanın temelini oluşturan icra takibinde 31 adet faturaya dayanılarak alacak talebinde bulunulmuştur. İtirazın iptali davaları takibe sıkı sıkıya bağlı davalardan olduğundan mahkemece uyuşmazlığın takip ve dava konusu yapılan 31 adet faturalarla sınırlı olarak değerlendirilip çözümlenmesi gerekirken tüm cari hesap ilişkisi inceleme konusu yapılmak suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir." biçiminde vurgulandığı üzere, takibe sıkı sıkıya bağlı bulunan işbu itirazın iptali davasında icra takibi faturaya dayalı olduğundan, uyuşmazlığın bu faturalarla sınırlı olarak değerlendirilmesi gerekirken tüm cari hesap ilişkisi inceleme konusu yapılarak, yetersiz bilirkişi raporlarına istinaden yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.
Bu durumda mahkemece, savunma kapsamındaki tüm ödemelerin dava konusu faturalara yönelik ödemeler olup olmadığı hususunun 6098 sayılı TBK'nın 100, 101 ve 102. maddeleri çerçevesinde değerlendirilmesi bakımından yeni bir mali müşavir bilirkişi raporu alınarak, dava konusu takipten sonra davadan önce yapılan ödemeler var ise, bu ödemeler yönünden de davacının dava açmakta hukuki yararının bulunmadığı gözetilmek suretiyle, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekir. (Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 02/07/2020 tarih, 2018/2228 Esas, 2020/1306 Karar ve 23/01/2019 tarih, 2018/3834 Esas, 2019/421 kararları da bu yöndedir.)
Açıklanan nedenlerle, davacı ve davalı vekillerinin yukarıdaki hususlara ilişkin istinaf itirazlarının kabulü ile HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın mahkemesine iadesine, kararın niteliğine göre, davacı ve davalı vekillerinin diğer istinaf itirazlarının bu aşamada incelenilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;
1. Davacı ... vekilinin ve davalı ... Hizmetleri A.Ş vekilinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1. a. 6 maddesi gereğince KABULÜ ile Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesi 21/06/2022 gün ve 2021/133 E. . 2022/513 K. sayılı kararının KALDIRILMASINA,
2. Dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine İADESİNE,
3. Davacı ... vekilinin ve davalı ... Hizmetleri A.Ş vekillerinin diğer istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına,
4. Davacı ... vekili tarafından istinaf başvuru aşamasında peşin olarak yatırılan 142,15. TL nispi istinaf karar ve ilam harcının istek halinde davacıya iadesinde,
5. Davalı ... Hizmetleri A.Ş vekili tarafından istinaf başvurusunda peşin olarak yatırılan 170,53. TL nispi istinaf karar ve ilam harcının istek halinde davalıya iadesine,
6. İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
7. İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yapılacak yargılamada değerlendirilmesine,
8. Kararın tebliği ve harç işlemlerinin yerel mahkeme tarafından yaptırılmasına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 20/09/2024 tarihinde HMK 353/1-a-6 maddesi uyarınca KESİN olmak üzere karar verildi.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 26/09/2024
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:34:32