SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2022/1231

Karar No

2024/1460

Karar Tarihi

20 Eylül 2024

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ

Esas-Karar No: 2022/1231 - 2024/1460

T.C.

ANKARA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

20.HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2022/1231

KARAR NO : 2024/1460

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

K A R A R

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : ANKARA 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

TARİHİ : 18/04/2022

NUMARASI : 2021/172 E. - 2022/107 K.

DAVACI :

DAVALI :

DAVANIN KONUSU : YİDK Kararı İptali-Hükümsüzlük

Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 18/04/2022 tarih ve 2021/172 E. - 2022/107 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili, davalı ...'in ''...'' ibareli marka tescil başvurusunun yayımına müvekkil tarafından itiraz edildiğini, itirazın YİDK tarafından red edildiğini, müvekkili ...'ın ''... ...” ibareli markasının Türk Patent nezdinde tescilli olduğunu, müvekkilinin yıllardır uzun uğraşlar ve mali yatırımlar sonrası marka değerini yükselttiğini, Balıkesir’in Karesi ilçesinde belli tanınmışlığa ulaştığını, belirli tüketici çevresi edindiğini, müvekkilinin asli ve baskın unsuru ''...'' kelimesi olan markasını yıllardır aktif ve kesintisiz olarak kullandığını, davalının tescil başvurusunda bulunduğu ''...'' ibareli markasının müvekkilinin tescilli markası ile çok benzer hatta işitsel ve görsel olarak aynı olduğunu, müvekkilinin markasının 05, 35 ve 44.sınıfta tescil edildiğini, davalının ise 35. ve 44.sınıf için marka tescil başvurusu yaptığını, davalı tarafından ''...'' ibareli instagram hesabı kullanıldığını, ''...... '' şeklinde yapılan yazımda kelime baş harfi olan ''e'' harfinin büyük yazılması yerine ''S'' harfinin büyük yazılarak "... olarak anlaşılması amacı güdüldüğünü, hem marka adı hem de logo bakımından “...”" ve “...” markalarının karıştırılma olasılığnın yüksek olduğunu, davalının müvekkilinin müşteri çevresinden yararlanmak amacıyla dava konusu olan markayı aktif olarak kullandığını, haksız kazanç elde etme amacı güttüğünü, başvurusunun kötü niyetli olduğunu ileri sürerek, Türk Patent YİDK’nın 01.04.2021 tarih ve 2021-M-2293 sayılı kararının iptaline ve dava konusu ''...'' markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı ... vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.

Diğer davalı vekili, müvekkilinin markasındaki "..." ibaresinin davacının "..." ismi ile hiçbir ilgisi bulunmadığını, müvekkilinin "..." isminin zor söylenmesi ve bir genç kız ismini çağrıştırmaması sebebiyle yıllardır, aile, arkadaş, okul çevresi ile işyerini açtıktan sonra da iş ve müşteri çevresinde "..." takma adını kullandığını, bu tescil ve kullanımın, haksız bir yarar sağlanması ya da davacının markasına zarar vermesinin söz konusu olmayacağını, davacının markasının baskın unsurunun, büyük şekilde yazılmış olan ''...'' ibaresi olduğunu, markanın kalan kısmının da davacının adı ve soyadından oluştuğunu, müvekkiline ait markanın görsel, işitsel-fonetik, anlamsal ve sair unsurlar itibariyle davacı markasından farklı ve ayırt edici olduğunu, instagram ve google üzerinden, davacının ve müvekkilinin markaları ya da isimleri yazıldığında, biri diğerini çağrıştıran ya da yönlendiren herhangi bir sonuç çıkmadığını, müvekkilinin instagram adresindeki kullanımının müvekkilinin kendi marka tesciline uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, davalının " Şekil +..." ibareli marka başvurusu ile davacıya ait "... ..." ibareli tescilli markası arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ,sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından başvuru konusu işaret ile davacının tescilli markası arasında işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı mallar / hizmetler algısı da oluşmayacağı, taraf marka işaretleri benzemediğinden SMK 6/1 maddesindeki iltibasın bulunmadığı, davacı tarafın "Şekil +..." ibareli başvuru üzerinde SMK 6/3 maddesi anlamında önceye dayalı kullanım ve gerçek hak sahipliğinin kanıtlanmadığı, taraf marka işaretleri benzemediğinden SMK 6/5 maddesindeki tanınmışlık koşulunun da oluşmadığı, dava konusu marka açısından SMK 6/9 maddesi anlamında kötüniyetli başvuru yapıldığı iddiasının da kanıtlanmadığı gerekçesiyle, davarır reddine karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, müvekkilinin Balıkesir-Karesi'de tanınmış ve belli bir bilinirlik kazanmış olduğunu, davalının ''...'' ibareli markasının, müvekkilinin ''... ...'' ibareli markasıyla gerek ses ve fonetik açısından gerek görsel açıdan gerekse toplu intiba ve seri marka izlenimi bırakması açısından ayırt edilemeyecek düzeyde benzer olduğunu, ''...... '' şeklinde yapılan yazımda kelime baş harfi olan ''e'' harfinin büyük yazılması yerine ''S'' harfinin büyük yazılması suretiyle kötüniyetli olarak "..." şeklinde anlaşılması amacı güdüldüğünü, mahkemece markaların karıştırıldığına dair tanıklarının dinlenmediğini ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

GEREKÇE :Dava, marka tescil başvurusuna itirazın reddine dair YİDK kararı iptali ve marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.

İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.

Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, tescilli bir marka ile başvuru konusu işaret arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları gözetilerek münferit unsurlardan ziyade bütünü itibariyle bıraktığı izlenim dikkate alınarak belirleneceği, buna göre 2020/06273 sayılı "...+şekil" ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet 2018/103627 sayılı "... ...+şekil" ibareli markası arasında 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunmadığı, bir bütün olarak dava konusu başvurunun davacı markasından yeterince ayrıştığı, zira karşılaştırılan markaların ortak kelime ya da şekil unsuru içermediği, marka işaretleri arasında benzerlik bulunmadığından davacı markasının tanınmış olup olmamasının varılan sonucu değiştirmeyeceği, dava konusu başvurunun kötü niyetle yapıldığının ya da davacının dava konusu "...+şekil" ibaresi üzerinde önceye dayalı hak sahipliği bulunduğunun da ispat edilemediği, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 08.06.2016 gün ve E.2014/11-696, K.2016/778 sayılı kararında kabul edildiği üzere iltibas değerlendirmesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesinin mümkün olması karşısında davacı vekilinin tanıklarının dinlenmediğina dair istinaf itirazlarının yerinde olmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;

1. Davacı ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1. b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

2. Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60. TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 80,70. TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 346,9‬0. TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 

3. İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı  uhdesinde bırakılmasına,

4. İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 20/09/2024 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.

GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 20/09/2024

Başkan

Üye

Üye

Katip

Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanınsürülenkonusutaraflarınankaraözetisavunmalarınınKararıistinafderecegerekçesebepleri''s''kararınınYİDKileriİptali-Hükümsüzlükiddiamahkemesihüküm

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:34:32

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim