Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
bam
2022/1218
2024/1456
20 Eylül 2024
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ
Esas-Karar No: 2022/1218 - 2024/1456
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2022/1218
KARAR NO : 2024/1456
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 31/03/2022
NUMARASI : 2021/237 E. - 2022/114 K.
DAVACI :
VEKİLLERİ
DAVALI :
DAVANIN KONUSU : Marka İle İlgili YİDK Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü İle
Sicilden Terkin
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 31/03/2022 tarih ve 2021/237 E. - 2022/114 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili, davalı şahsın 2020/67717 numaralı 29. sınıftaki “...” ibareli marka başvurusuna müvekkili şirketin tanınmış markalarına dayanılarak itiraz edildiğini, YİDK kararı ile markalar arasında iltibas ihtimalinin bulunduğu ama farklı mal ve hizmetleri kapsadığı belirtilerek itirazın reddedildiğini, müvekkili şirketin 1990 yılında faaliyetlerine başladığını, lojistik sektörünün öncü şirketlerinden olduğunu, müvekkili şirket markasının T/03088 sayı ile tanınmış marka olarak kabul edildiğini, dava konusu marka başvurusunda yer alan “...” isminin müvekkili şirketin yönetim kurulu başkanı olan “... ...”un ismini içerdiğini, “...” ibaresinin yanına gelmesi ile oluşan markanın müvekkilinin tanınmış markası ile ilişkilendirileceğini, başvuru markasının müvekkili şirkete ait “...” ibareli markalara karıştırılacak derecede benzer olduğunu, davalının dava konusu markayı müvekkili şirket markaları ile yakınlaştırma, benzeştirme amacı güttüğünü, markaya tescili talep edilen emtiada ayırt edicilik kazandırmadığını, başvuru markasının müvekkili şirket markasının tanınmışlığına zarar verebilecek nitelikte olduğunu, müvekkili şirketin ticaret unvanında yer alan ibareleri birebir içerdiğini, davalının marka başvurusunda kötü niyetli olduğunu, bu nedenlerle başvurunun SMK m. 6/5, 6/6 ve 6/9 uyarınca reddinin gerektiğini, davalı tarafın marka başvurusunun haksız rekabet teşkil ettiğini, davalı şahsın marka başvurusundan vazgeçme beyanından da anlaşılacağı üzere marka başvurusunun haksız olduğunu, vazgeçme/geri çekme işlemi gerçekleştirilmiş olsa da davalı tarafın yargılama giderlerine mahkum edilmesi gerektiğini ileri sürerek, YİDK kararının iptaline, 2020/67717 sayılı "..." ibareli marka tescil edilmişse hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, taraf markaları kapsamında yer alan mal ve hizmetlerin aynı ve/veya benzer olması gerektiğine ilişkin koşulun sağlanmadığını, davalı adına tescili talep edilen “...” ibaresinin 29. sınıftaki “yenilebilir bitkisel yağlar” malları için tescilinin talep edildiğini, davacı şirketin söz konusu mal ve hizmetlerin aynısı veya benzeri sayılabilecek bir mal ve hizmet sınıfında herhangi bir markasının bulunmadığını, taraf markaları arasında karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını, ilgili tüketicilerin taraf markalarının farklı iki marka olduğunu algılayabileceğini, markaların seri marka olarak algılanmasının bütünsellik ilkesi kapsamında mümkün olmadığını, davacının tanınmışlık iddiasının markalar benzer olmadığından ve karıştırılma ihtimali bulunmadığından işbu davaya etkili olmadığını, davacı tarafça kötü niyet iddiasını destekleyecek nitelikte somut yeterli delil sunulmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, taraf markaları “...” ibaresini ortak olarak içerdiğinden, aralarında düşük seviyede benzerlik bulunduğu ve fakat taraf markalarında yer alan mal ve hizmetlerin de birbiri ile benzer/ilişkilendirilebilir olmaması nedeniyle, somut olayda markaların karıştırılması/ilişkilendirilmesi ihtimaline dayalı olan nispi tescil engeline ilişkin şartların oluşmadığı, somut uyuşmazlık bakımından, davacı tarafça gerekçe gösterilen markalarının tanınmışlığın ispatına yönelik Türkiye’de gerçekleşen tanıtım faaliyetlerine ilişkin itiraz aşamasında dosyaya itiraz dilekçesi içeriğinde www.....com adresinde yer alan bir kısım haberlere yer verilmişse de bahsi geçen ekran görüntüleri haricinde dosyaya yeterli seviyede belge, ilan, reklam harcaması, haber, dergi vb. tanıtım malzemesi sunulmadığı, tanınmışlığın değerlendirilebileceği yeterli belgenin dosya kapsamında bulunmadığı, davacı yana ait “...” ibareli markanın tanınmış olduğu yönünde bir kanaat oluşmadığı, davacı markasının tanınmış olduğu kabul edilse dahi, davacının markasını kullandığı “...” ile davalının markası kapsamında yer alan emtiaların birbiri ile ilişkilendirilemeyecek derecede farklı olduğu, bu nedenle, davacı markası tanınmış olarak kabul edilse dahi, davalıya ait markanın, davacıya ait “..." ibareli markanın ayırt edicilik karakterine ve itibarına zarar vermesi ve tanınmışlığından haksız yarar sağlanması ihtimallerinin somut olay bakımından mevcut olmadığı, davacı şirketin ticaret unvanının ayırt edici kısmı, davalı markasında aynen yer almadığından somut olayda davacının ticaret unvanından kaynaklı üstün bir hakkının bulunmadığı, kötü niyet iddialarının ispatlanamadığı, YİDK kararının yerinde olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, taraf markalarında "..." ibaresinin ortak olarak bulunduğunu, dava konusu başvuruda yer alan "..." isminin davacı şirketin yönetim kurulu başkanının adı olduğunu, bu nedenle ilgili tüketici kesimi nezdinde markalar arasında bağlantı kurulmasına, markanın müvekkili firmanın markalarının devamı imiş gibi algılanmasına ve müşteriler arasında iltibasa yol açacağını, "..." markasının davacının yoğun kullanımı ile ayırt edicilik kazandığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE : Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, dava konusu "..." ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet "..." asıl unsurlu markaları arasında emtia benzerliğine ilişkin şart gerçekleşmediğinden SMK'nın 6/1.maddesi anlamında iltibas koşullarının oluşmadığı, zira dava konusu başvuru kapsamında yer alan 29.sınıftaki "yenilebilir bitkisel yağlar" malları davacının itiraza mesnet markalarının kapsamında yer almadığı gibi bu mallarla aynı tür, benzer ya da ilişkili mal ve hizmetlerin de bulunmadığı, davacının "..." ibareli markaları yönünden SMK'nın 6/5.maddesi uyarınca tanınmışlık koşullarının oluşmadığı, "..." ibaresi üzerinde davacının ticaret unvanından kaynaklanan üstün hakkının söz konusu olmadığı, kötü niyet iddiasının da ispatlanamadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;
1. Davacı ... Lojistik Anonim Şirketi vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1. b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2. Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60. TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 80,70. TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 346,90. TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
3. İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı uhdesinde bırakılmasına,
4. İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 20/09/2024 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 20/09/2024
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:34:32