Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
bam
2022/1274
2024/1450
20 Eylül 2024
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ
Esas-Karar No: 2022/1274 - 2024/1450
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2022/1274
KARAR NO : 2024/1450
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK
MAHKEMESİ
TARİHİ : 20/01/2022
NUMARASI : 2021/21 E. - 2022/20 K.
DAVACI
VEKİLİ :
DAVALI :
DAVANIN KONUSU : YİDK Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 20/01/2022 tarih ve 2021/21 Esas - 2022/20 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı ve davalılar ..., ... tarafından istenmiş ve istinaf dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili müvekkilinin "..." ibareli tanınmış markaların sahibi olduğunu, davalı gerçek kişinin 2019/113707 sayılı "..." ibareli marka başvurusuna yaptıkları itirazlarının dava konusu YİDK kararı ile nihai olarak reddedildiğini, oysa dava konusu başvuru ile müvekkilinin markaları arasında iltibasa yol açacak düzeyde benzerlik bulunduğunu, tescili halinde dava konusu başvurunun müvekkilinin seri markalarından biri olarak algılanacağını, ayrıca müvekkilinin markaların tanınmış olduğundan, başvurunun SMK'nın 6/5 maddesi uyarınca da tescili engeli bulunduğunu ileri sürerek, YİDK'in 2020-M-10109 sayılı kararının iptaline, dava konusu markanın sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet markalar arasında iltibasa yol açacak düzeyde benzerlik bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı vekili, davacının markaları ile müvekkilinin markası arasında herhangi bir benzerlik bulunmadığını, “...” kelimesinin İngilizce “pamuk” anlamına geldiğini, davacının tekeline bırakılamayacağını, anılan ibarenin anlamı itibariyle ayırt ediciliğinin bulunmadığını, "..." ibaresinin yaygın olarak kullanıldığını, tarafların markaları arasında ne görsel, ne fonetik ne de bütünsel açıdan tüketici nezdinde iltibas ihtimalinin söz konusu olmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, dava konusu 2019/113707 sayılı marka başvurusu kapsamında yer alan 35. sınıf "Reklamcılık, pazarlama ve halkla ilişkiler ile ilgili hizmetler, ticari ve reklam amaçlı sergi ve fuarların organizasyonu hizmetleri, reklam amaçlı tasarım hizmetleri; alıcı ve satıcılar için online pazaryeri (internet sitesi) sağlama hizmetleri. Büro hizmetleri; sekreterlik hizmetleri, gazete aboneliği düzenleme hizmetleri, istatistiklerin derlenmesi, büro makinelerinin kiralanması hizmetleri, bilgisayar veri tabanlarındaki bilginin sistematik hale getirilmesi, telefon cevaplama hizmetleri. İş yönetimi, idaresi ve bu konular ile ilgili danışmanlık, muhasebe ve mali müşavirlik hizmetleri, personel işe yerleştirme, işe alma, personel seçimi, personel temini hizmetleri, ithalat-ihracat acente hizmetleri, geçici personel görevlendirme ( başkası adına fatura yatırma, vergi yatırma, trafik işlemleri gibi iş takibi) hizmetleri. Açık artırmaların düzenlenmesi ve gerçekleştirilmesi hizmetleri. Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Dokunmuş veya dokunmamış kumaşlar. Ev tekstil ürünleri: perdeler, yatak örtüleri, nevresimler, çarşaflar, yastık kılıfları, battaniyeler, yorganlar, havlular.Tekstilden bayraklar, flamalar, etiketler. Bebekler için kundak örtüleri. mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)” hizmetlerinin , davacının dayanak markaları kapsamında yer alan mal ve hizmetler ile aynı, aynı tür ya da benzer nitelikte olduğu, ancak başvuruda yer alan “Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması Kampçılar için uyku tulumları. mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)” hizmeti açısından ise taraf markalarının kapsamlarının benzer olmadıkları, tarafların marka işaretleri arasında da iltibasa sebebiyet verecek derecede benzerlik bulunduğu, benzerliği tespi olunan hizmetler açısından tarafların markları arasında SMK'nın 6/1 maddesindeki iltibas koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile ... YİDK'ın 07.12.2020 tarih 2020-M-10109 sayılı kararının 35. sınıftaki "Reklamcılık, pazarlama ve halkla ilişkiler ile ilgili hizmetler, ticari ve reklam amaçlı sergi ve fuarların organizasyonu hizmetleri, reklam amaçlı tasarım hizmetleri; alıcı ve satıcılar için online pazaryeri (internet sitesi) sağlama hizmetleri. Büro hizmetleri; sekreterlik hizmetleri, gazete aboneliği düzenleme hizmetleri, istatistiklerin derlenmesi, büro makinelerinin kiralanması hizmetleri, bilgisayar veri tabanlarındaki bilginin sistematik hale getirilmesi, telefon cevaplama hizmetleri. İş yönetimi, idaresi ve bu konular ile ilgili danışmanlık, muhasebe ve mali müşavirlik hizmetleri, personel işe yerleştirme, işe alma, personel seçimi, personel temini hizmetleri, ithalat-ihracat acente hizmetleri, geçici personel görevlendirme ( başkası adına fatura yatırma, vergi yatırma, trafik işlemleri gibi iş takibi) hizmetleri. Açık artırmaların düzenlenmesi ve gerçekleştirilmesi hizmetleri. Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Dokunmuş veya dokunmamış kumaşlar. Ev tekstil ürünleri: perdeler, yatak örtüleri, nevresimler, çarşaflar, yastık kılıfları, battaniyeler, yorganlar, havlular.Tekstilden bayraklar, flamalar, etiketler. Bebekler için kundak örtüleri. mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)” hizmetleri bakımından iptaline, davaya konu markanın sayılan hizmetler bakımından hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı ... vekili, dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet markaları arasında SMK'nın 6/1 maddesi anlamında benzerlik bulunmadığını, uyumazlık konusu "..." ibaresinin anlamı itibariyle ayırt ediciliğinin düşük olduğunu, dava konusu başvurunun genel izlenim olarak davacı markalarından yeterince farklılaştığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kısmen kabul kararının kaldırılmasını ve davanın tümden reddine karar verilmesini istemiştir.
Diğer davalı vekili, tarafların markaları arasında iltibas neden olabilecek bir benzerliğin bulunmadığını, "..." ibaresinin pamuk anlamına gelip kimsenin tekeline bırakılamayacağını, tarafların faaliyet alanlarının da farklı olduğunu ileri sürerek, kısmen kabul kararının kaldırılmasını ve davanın tümden reddine karar verilmesini istemiştir.
Davacı vekili katılma yolu ile istinaf dilekçesinde, tarafların markaları arasında, mahkemece dava konusu marka kapsamında bırakılan “Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması Kampçılar için uyku tulumları. mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)” hizmetleri açısından da iltibas bulunduğunu, ayrıca müvekkilinin markaları tanınmış olduğundan bahsi geçen hizmetler yönünden SMK'nın 6/5 maddesindeki koşulların da gerçekleştiğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın tümden kabulünü istemiştir.
GEREKÇE :1- Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, dava konusu "..." ibareli başvuru ile k davacının itirazına mesnet "..." asıl unsurlu markaları arasında, başvuru kapsamında yer alan 35. sınıf "Reklamcılık, pazarlama ve halkla ilişkiler ile ilgili hizmetler, ticari ve reklam amaçlı sergi ve fuarların organizasyonu hizmetleri, reklam amaçlı tasarım hizmetleri; alıcı ve satıcılar için online pazaryeri (internet sitesi) sağlama hizmetleri. Büro hizmetleri; sekreterlik hizmetleri, gazete aboneliği düzenleme hizmetleri, istatistiklerin derlenmesi, büro makinelerinin kiralanması hizmetleri, bilgisayar veri tabanlarındaki bilginin sistematik hale getirilmesi, telefon cevaplama hizmetleri. İş yönetimi, idaresi ve bu konular ile ilgili danışmanlık, muhasebe ve mali müşavirlik hizmetleri, personel işe yerleştirme, işe alma, personel seçimi, personel temini hizmetleri, ithalat-ihracat acente hizmetleri, geçici personel görevlendirme ( başkası adına fatura yatırma, vergi yatırma, trafik işlemleri gibi iş takibi) hizmetleri. Açık artırmaların düzenlenmesi ve gerçekleştirilmesi hizmetleri. Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Dokunmuş veya dokunmamış kumaşlar. Ev tekstil ürünleri: perdeler, yatak örtüleri, nevresimler, çarşaflar, yastık kılıfları, battaniyeler, yorganlar, havlular.Tekstilden bayraklar, flamalar, etiketler. Bebekler için kundak örtüleri. mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)” hizmetleri yönünden, SMK'nın 6/1 maddesi anlamında iltibas bulunduğu, zira sayılan mallar yönünden tarafların marka kapsamları benzer olduğu gibi dava konusu başvuruda yer alan "..." ibaresi ile davacı markalarının asli unsurunu oluşturan "..." ibaresinin de görsel ve işitsel olarak benzer bulunduğu, "..." ibaresinin başvuruya yeterli ayırt ediciliği sağlamadığı, davacının “...” ibaresini esas unsur olarak içeren seri markalarının olduğu da gözetildiğinde, başvuru markasının davacının seri markaları arasına sızabileceği, bu durumda ortalama tüketicinin iki farklı marka karşısında olduğunu idrak edebilse bile marka kapsamında sunulan hizmetlerin aynı veyahut aralarında idari veya ekonomik bağlantı bulunan işletmelere ait olduğu intibasına kapılabileceği, bu nedenle tarafların marka işaretleri arasında ilişkilendirme ihtimalini de kapsayacak şekilde iltibas tehlikesinin bulunduğu, her ne kadar davalılar tarafından "..." ibaresinin pamuklu bir kumaşı ifade eden bir ibare olduğu, bu nedenle ayırt ediciliğinin düşük bulunduğu savunulmuşsa da, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 12/10/2022 tarihli ve 2021/2679 E - 2022/6941 K sayılı ilamında "..." ibaresinin ayırt edici olduğu kabul edilerek, davacının "..." ibareli markaları ile "..." ibareli marka benzer kabul edildiğinden, davalıların bu savunmasının yerinde bulunmadığı, ayrıca iltibas değerlendirmesinde marka kapsamlarının esas alınması gerektiğinden, tarafların faaliyet gösterdiği alanların farklı bulunmasının varılan sonucu değiştirmeyeceği, dava konusu başvuru kapsamında yer alan 35. sınıf “Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması Kampçılar için uyku tulumları. mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)” hizmeti yönünden ise tarafların markaları arasında emtia benzerliği bulunmadığından iltibas koşullarının oluşmadığı anlaşılmakla, davalılar vekillerinin tüm, davacı vekilinin sair istinaf itirazlarının esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
- Ancak davacı, hem davalı Kurum nezdinde ileri sürdüğü itirazında hem de dava dilekçesinde dava konusu başvurunun SMK'nın 6/5 maddesi uyarınca da tescili engeli bulunduğunu ileri sürmesine rağmen ilk derece mahkemesince bu hususta olumlu. olumsuz bir değerlendirme yapılmamıştır.
Somut uyuşmazlığa uygulanması gereken 6769 sayılı SMK'nın 6/5. maddesi uyarınca, tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hâllerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hâli saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir. Tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yarar sağlamaktan kast edilen; tanınmış markanın tüketiciler nezdinde sahip olduğu olumlu imajın hukuka aykırı bir şekilde diğer markaya aktarılmasıdır. Bu yolla tanınmış markanın reklâm değeri ve şöhreti sömürülmekte, tescilli markanın itibarından dolayı haksız avantaj elde edilmektedir. Tanınmış markanın itibarına zarar verilmesi hali ise, doktrinde lekeleme (tarnishment) olarak adlandırılmaktadır. Bu durumda, marka itibarı zarar görecek şekilde küçültücü, imaj zedeleyici bir mal veya hizmet için kullanılmaktadır. Ayrıca 6769 sayılı SMK'nın 6/5 maddesinde sayılan tanınmış markadan haksız yararlanma halleri, her somut olayın özelliklerine, markanın ne kadar tanınmış olduğuna, tanınmış markanın ayırt edicilik derecesinin ne derecede yüksek olduğuna, her iki tarafa ait markanın birebir aynı olup olmamasına, farklı sınıftaki mal veya hizmetin tanınmış markanın asıl olarak kullanıldığı sektör veya sektörlerden mal ve/veya hizmetlerden ne derece uzak ya da yakın, ne derece farklı olduğuna göre değerlendirilmelidir (Yargıtay 11.HD'nin 22.03.2017 tarih, 2015/14059 E., 2017/1721 K. Sayılı ilamı).
Yapılan açıklamalar çerçevesinde somut olaya dönüldüğünde, mahkemece alınan bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere davacının "..." ibareli markaları tekstil ve giyim sektöründe tanınmış olup, davacının markalarının tanınmış olduğu ürünler ile dava konusu başvuru kapsamında farklı olarak yer alan 35. sınıf “Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması Kampçılar için uyku tulumları. mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)” hizmeti arasındaki yakın ilişki de gözetildiğinde, Dairemizce başvurunun tescili halinde davalının, davacı markalarının ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yarar sağlayabileceği, davacı markasının itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği kanaatine varılmış, somut uyuşmazlıkta SMK'nın 6/5 maddesi kapsamında da YİDK kararının iptali ve markanın hükümsüzlüğü koşullarının gerçekleştiği kabul edilmiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle, başvuru kapsamında yer alan 35. sınıf “Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması Kampçılar için uyku tulumları. mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)” hizmetleri yönünden 6769 sayılı SMK'nın 6/5 maddesinde düzenlenen koşulların gerçekleştiği gözetilerek, davanın tümden kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, HMK.'nın 353/1-b-2. maddesine göre, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmişse "düzelterek yeniden esas hakkında" duruşma yapılmadan karar verilmesi gerektiği düzenlendiğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;
1. Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekillerinin tüm, davacı vekilinin sair istinaf itirazlarının HMK'nın 353/1. b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2. Yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1. b. 2 maddesi gereğince KABULÜ ile Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 20/01/2022 gün ve 2021/21 Esas . 2022/20 Karar sayılı kararın KALDIRILMASINA,
3. Davanın KABULÜ İLE, ... YİDK'ın 07.12.2020 tarih 2020. M. 10109 kararının İPTALİNE,
-
Davalı ... adına tescilli bulunan 2019/113707 sayılı ve "..." ibareli markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine,
-
Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60. TL maktu karar ve ilam harcından, peşin alınan 59,30. TL’nin düşümü ile kalan 368,30. TL bakiye karar ve ilam harcının davalılardan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
-
Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca belirlenen 25.500,00. TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak, davacıya verilmesine,
-
Davacı tarafından yapılan 2.250,00. TL bilirkişi ücreti, 137,00. TL tebligat ve posta gideri, istinaf aşamasında yapılan 45,50. TL tebligat gideri, 220,70. TL istinaf kanun yoluna başvuru harcı, 59,30. TL başvuru harcı, 59,30. TL peşin harç eklenerek oluşan toplam 2.771,80. TL yargılama giderinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
-
Davalı ... tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına,
-
Davalı ... ilk derece ve istinaf aşamasında yapılan herhangi bir gider bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
-
10-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen taraflara iadesine, (HMK m.333),
11-Davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 80,70-TL istinaf karar ve ilam harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
12-Davalılar ..., ... Harçlar Kanunu uyarınca ayrı ayrı alınması gereken 427,60-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davalılardan ayrı ayrı peşin olarak alınan 80,70-TL harcın mahsubu ile bakiye 346,90-TL'nin davalılardan ayrı ayrı tahsili ile Hazineye irat kaydına,
13-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile 20/09/2024 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 09/10/2024
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:34:32