SoorglaÜcretsiz Dene

Ankara BAM 20. HD 2021/1951 E. 2024/145 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2021/1951

Karar No

2024/145

Karar Tarihi

26 Ocak 2024

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ

Esas-Karar No: 2021/1951 - 2024/145

T.C.

ANKARA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

20. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2021/1951

KARAR NO : 2024/145

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

K A R A R

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : ESKİŞEHİR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 12/07/2021

NUMARASI : 2019/487 E. - 2021/731 K.

DAVACI :

VEKİLLERİ

DAVALI :

DAVANIN KONUSU : Maddi Tazminat-Cezai Şart

Taraflar arasında görülen davada Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 12/07/2021 tarih ve 2019/487 Esas - 2021/731 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili, taraflar arasında 16/03/2015 tarihli Personel Taşıma Sözleşmesinin imzalandığını, ancak davalı firmanın habersiz ve mazeretsiz olarak 01/03/2019 tarihinde servis hizmeti vermediğini, izleyen günlerde de bu durumun devam ettiğini, müvekkilinin bu sorunu çözmek için en kısa sürede başka bir firma ile yeni bir taşıma sözleşmesi imzalamak zorunda kaldığını, müvekkilinin 09.04.2019 tarihli ihtarıyla sözleşmenin fesih edildiğinin, sözleşme uyarınca cezai şart ve müvekkilinin başka bir firmayla piyasa araştırması yapmadan sözleşme yapmak zorunda kalması nedeniyle uğradığı zararın ödenmesinin bildirildiğini ancak davalı tarafça cezai şart ve müvekkilinin zararının ödenmediğini ileri sürerek, davalının sözleşmeye aykırı davranışları nedeniyle müvekkilin uğradığı zarar ile sözleşmede kararlaştırılan cezai şart alacağına dair şimdilik 1.000,00 TL'nin sözleşmeye aykırılık tarihi olan 01/03/2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, müvekkil ile davacı şirket arasında 16/03/2015 tarihli 1 yıl süreli Personel Taşıma Sözleşmesinin imzalandığını, sözleşmenin 2019 yılına kadar her yıl yenilediğini, ancak 2019 yılı Şubat ayı ortasında davacı firmanın ödemeleri sürekli geciktirmesi nedeniyle müvekkilinin sözleşmeyi feshettiğini, davacının yeni firmayla anlaştığı 01/03/2019 tarihine kadar müvekkilinin servis hizmeti vermeye devam ettiğini, müvekkilinin bu tarihten sonra herhangi bir yükümlülüğünün kalmadığını, 01/03/2019 tarihinden sonraki dönem için müvekkilinin hizmet vermediğinden bahisle cezai şart talep edilmesinin mümkün olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, davacının talebinin 01/03/2019 tarihinden sonraki seferlerin yapılmaması nedeniyle cezai şart ve piyasa araştırması yapılmadan ve davalının kusurlu hizmeti nedeniyle zararının oluştuğu iddiasına dayandığı, davacı tarafça cezai şartın ve zararın talep edildiği 01/03/2019 tarihinden sonraki süreçte dava dışı ... Ltd. Şti ile personel taşıma sözleşmesinin yapıldığı, bu nedenle davalının istese de bu sözleşmeyi yerine getiremeyeceği, bu durumun TBK'nun 136. maddesi gereği subjektif imkansızlık olduğu, borçlunun bu ediminin imkansızlaşmasında kusuru olmadığı ve borçluya isnat olunamayan haller nedeniyle borcun sona ereceği dikkate alındığında davacının talebinin yerinde olmadığı, ayrıca davacının sözleşmenin süresinden sonra sona ermesi nedeniyle uğradığı bir zararının da bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili, davalının taraflar arasındaki sözleşmeye aykırı biçimde mazeretsiz ve habersiz olarak servis hizmetini vermeyi bıraktığını, davalının sözleşmeye aykırı davranması nedeniyle sözleşmenin fesih edildiğini bildiren ve fesih sonrası alacakların talep edildiği bir ihtarname gönderildiğini, davalının sözleşmeye aykırı davranışı nedeniyle müvekkilinin piyasa araştırması imkanı bulmadan başka bir firma ile 1 yıllık sözleşme imzalamak zorunda kaldığını, mahkemece davalının sözleşmeden kaynaklı edimin yerine getirmemesinin subjektif imkansızlık olarak değerlendirmesi ve davalının edimin imkansızlaşmasında kusuru bulunmadığı yönündeki kabulünün hatalı olduğunu, davalının sözleşmenin feshine ilişkin olarak müvekkiline bir bildirim yapmadığını, bu husustaki sözleşme maddesine aykırı davrandığını, bu nedenle müvekkilinin yeni bir firma ile anlaşsın yada anlaşmasın usulüne uygun fesih bildirimi yapmayan davalı firmanın sözleşmeden kaynaklanan yükümlülüklerini müvekkilinin fesih tarihine kadar yerine getirmek zorunda olduğunu, yeni bir firma ile anlaşma yapılmasının nedeninin davalının sözleşmeden kaynaklanan edimlerini yerine getirmemesi olduğunu, bu nedenle sözleşmede kararlaştırılan cezai şart ve zarar taleplerinin yerinde bulunduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

GEREKÇE : Dava, taşıma sözleşmesinden kaynaklanan maddi tazminat ve cezai şart istemlerine ilişkindir.

İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.

Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, taraflar arasında ilk olarak 16.03.2015 -16.03.2016 arasındaki dönem için personel taşıma sözleşmesi imzalandığı, anılan sözleşmede, sözleşmenin bitimininden bir ay önce taraflardan herhangi birisinin sözleşmenin feshini diğer tarafa kanuni yollardan ihbar etmediği takdirde sözleşmenin 1 yıl süreyle uzatılmış sayılacağının ve sözleşmenin bitim tarihinden sonra yeni taşıyan göreve başlayana kadar mevcut taşıyıcının taşıma hizmeti vermeye devam edeceğinin düzenlendiği, somut olayda davacı tarafça davalı taşıyanın 01.03.2019 tarihi ve bu tarihten sonra taşıma hizmeti vermediğini, bu nedenle sözleşmenin 09.04.2019 tarihli ihtarla haklı nedenle fesih edildiği ileri sürülmüşse de , davacının davalının üstlendiği taşıma işi için 01.03.2019 tarihinde dava dışı şirketle yeni bir sözleşme yaptığı, dolayısıyla bu tarihten sonra davalının taşıma işinin yerine getirmesinin beklenemeyeceği, davalının taraflar arasındaki sözleşmeyi, sözleşmenin yukarıda bahsi geçen düzenlenmesine uygun olarak sözleşmenin bitiş tarihi olan 16.03.2019 tarihinden bir ay önce Şubat ayı ortasında feshettiğini ve yeni taşıyan ise başlayıncaya kadar taşıma işinin yerine getirdiğini savunduğu, davacının 01.03.2019 tarihinde dava dışı Şirketle yeni sözleşme imzalaması ve davacının 01.03.2019 tarihine kadar davalının taşıma işini yerine getirmediği yönünde bir iddiada bulunmamasının davalının bahsi geçen savunmasını doğruladığı, yukarıda bahsi geçen sözleşme düzenlemesine göre davalının herhangi bir sebep belirtmeksizin sadece bir ay öncesinden bildirmek kaydıyla sözleşmeyi feshedebileceği, açıklanan nedenlerle davalının 01.03.2019 tarihi ve bu tarihten sonra taşıma sözleşmesini yerine getirmediği gerekçesiyle davacının 09.04.2019 tarihinde taraflar arasındaki sözleşmeyi haklı olarak feshettiğinden bahsedilemeyeceği, her ne kadar davalının taraflar arasındaki sözleşmenin feshini kanuni yollardan davacı tarafa bildirmediği anlaşılıyor ise de, davacının, davalı tarafın sözleşmenin feshinden sonra, makul olabilecek iki haftalık sürede dava konu taşıma için dava dışı şirketle yeni bir sözleşme imzalaması ve davalının da bu tarihe kadar taşıma işini yerine getirmesi karşısında davalının feshi kanuni yollardan bildirmemesi davacı aleyhine bir sonuç doğurmadığından, davalının bu yöndeki iddiasının da yerinde bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;

1. Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1. b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE

2. Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60. TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 59,30. TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 368,3‬0. TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,

3. İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı  uhdesinde bırakılmasına,

4. İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

5. Kararın tebliği ve harç işlemlerinin yerel mahkeme tarafından yaptırılmasına,

Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile 26/01/2024 tarihinde HMK 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere karar verildi.

GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 26/02/2024

Başkan

Üye

Üye

Katip

Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanınsürülenkonusutaraflarınankaraMaddiözetisavunmalarınınistinafderecegerekçesebepleriTazminat-CezaikararınınvekillerikesinileriŞartiddiamahkemesihüküm

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:51:38

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim