SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2022/1196

Karar No

2024/1445

Karar Tarihi

20 Eylül 2024

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ

Esas-Karar No: 2022/1196 - 2024/1445

T.C.

ANKARA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

20. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2022/1196

KARAR NO : 2024/1445

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

K A R A R

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : ANKARA 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK

MAHKEMESİ

TARİHİ : 06/04/2022

NUMARASI : 2021/194 E. - 2022/98 K.

DAVACI

VEKİLİ :

DAVALI :

DAVANIN KONUSU : YİDK Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü

Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 06/04/2022 tarih ve 2021/194 Esas - 2022/98 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili, müvekkilinin genel merkezi Avusturya'nın Linz kentinde olan bankacılık, endüstriyel hizmetler ve enerji otomasyonu alanlarında 1968'den beri hizmet veren uluslararası bir şirket olduğunu, Çin, Almanya, İtalya, Hindistan, Japonya, Hollanda, Romanya, Güney Kore, İsviçre, Tayvan, Çek Cumhuriyeti, Türkiye ve ABD gibi birçok ülkeye yayılan geniş iş ağı ile sektöründe öncü firmalardan biri olarak ticari hayatına devam ettiğini, 2019/92042 sayılı ve "..." ibareli markasının bulunduğunu, davalı Şirketin 2020/24681 sayılı ve "..." ibareli başvurusuna kötü niyet iddiasıyla yaptıkları itirazlarının dava konusu YİDK kararı nihai olarak reddedildiğini, oysa dava konusu başvurunun müvekkilinin tescilli markası ile birebir aynı olduğunu, müvekkilinin tanınmışlığı ve almış olduğu ödüller sayesinde davalı Şirketin müvekkili şirketten ve markasından haberdar olduğunu ve sonsuz seçeneği bulunduğu halde, benzer bir marka seçtiğini, başvurunun tesadüfen yapılmadığının davacının faaliyet gösterdiği sektör ile çok yakından ilişkili mal/ hizmetler için tescil başvurusu yapılmasından da anlaşıldığını, başvurunun amacının davacının markasına yanaşarak haksız yarar sağlamak ve davacının markasının kendi faaliyet alanında tescil edilmesinin önüne geçmek olduğunu, davalının 2004/44926 sayılı markasının kullanmama nedeniyle iptali istemiyle İstanbul Anadolu 2. FSHHM'nin 2020/118 esasında kayıtlı davanın açıldığını, davalı başvuru sahibince zaten 2004 yılından beri kendisine ait bir marka ibaresinin aynısı için aynı sınıflarda başvuru yapılmasının kötü niyetin bir tezahürü olup, davalının taraflar arasında dava süreci devam ederken kullanmama nedeni ile markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesi ihtimaline karşı, kötü niyetle aynı ibareli marka başvurusunu yaptığını, ileri sürerek 2021-M-3003 sayılı YİDK Kararının iptali ile dava konusu 2020/24681 sayılı “...” ibareli marka başvurusunun tescili halinde hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesi talep edilmiştir.

Davalı ... vekili, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet markalar arasında iltibasa yol açacak düzeyde benzerlik bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

Diğer davalı vekili, müvekkilinin 2002 yılında tescil olunarak ticari faaliyetlerine başladığını, elektronik güvenlik sistemlerini kendi adına tescilli markaları ile tüketiciye en etkin ve verimli bir şekilde ulaştırılmasını sağlayan öncü ve yenilikçi bir teknoloji firması olduğunu, "..." marka başvurusunu ilk olarak 30.12.2004'de yaptığını, müvekkilinin markasının kullandığını, davacı şirketin huzurdaki davadan önce "..." markasına karşı kullanılmama nedeniyle İstanbul Anadolu 2. FSHHM'nin 2020/118 esas sayılı dosyasında iptal davası açtığını ancak alınan bilirkişi raporunda markanın davalının faaliyet gösterdiği alanlarda ciddi kullanımı olduğunun belirtildiğini, kesinleşmiş mahkeme kararı olmadan sadece bir davanın varlığına dayanarak başvurunun kötü niyetle yapıldığı sonucuna ulaşmanın mümkün olmadığını, davacının markasının tanınmış olduğuna dair bir delil sunamadığını, tarafların faaliyet alanlarının farklı olduğunu, müvekkilinin faaliyet gösterdiği alanlarda markasının tescilini istemesinin kötü niyetli olduğunu iddiasının gerçek dışı olduğunu, davacının, müvekkilinin 2004'de tescil ettirdiği markayı taklit ederek, 2019 yılında "..." markasını tescil ettirdiğini savunarak, davanın reddi talep edilmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, davaya konu olan 2020/24681 sayılı ve"..." ibareli markanın 7, 12 ve 35. sınıflardaki mal ve hizmetleri kapsadığı, davalının iptal davasına konu aynı ibareli 2004/44926 sayılı markasının ise farklı mal ve hizmetlerde tescilli bulunduğu, bu nedenle 2004/44926 sayılı markanın iptal edilebilmesi halinin dava konusu markayı etkilemesi söz konusu olmadığından bu markanın iptaline dayalı açılan dava dolayısıyla sonraki başvurunun kötü niyetli olmasının mümkün görülmediği, her ne kadar davacı taraf davalının marka başvurusunu kendisinin faaliyet alanını engelleme amacını güttüğünü ileri sürse de ,davacının başvuru markasının kapsadığı 7, 12 ve 35. sınıflara konu mal ve hizmetlerden herhangi birisinde markasını halihazırda kullanıldığını, bu kullanımın davalı tarafından bilindiği ve edinebileceği bir tescilinin davalının başvuru markasıyla engellenmiş olduğunu ispat edemediği, diğer taraftan davacının ... ibaresi için yurt dışındaki marka tescillerinin başvuru tarih ve kapsamlarına, markasal fiili kullanım tarih ve kapsamına, markasının gerçekten tanınmış olduğuna, ödüller aldığına veya davalının davacının markalarından haberdar olduğuna işaret eden bir yazışma, ihtarname vs. belgeye ve buna rağmen davalının 2004/44926 ve 2020/24681 sayılı ... ibareli marka başvurularını yapmış olduğuna veyahut davalının davacı tarafından aleyhine marka iptal davası açılacağından davadan önceki bir tarihte haberdar olduğuna ilişkin bir delil sunulmadığı, sırf işaret benzerliğinin de kötü niyetin varlığı olarak kabul edilemeyeceği , açıklanan nedenlerle dava konusu başvurunun SMK'nın 6/9 maddesi anlamında kötü niyetli yapıldığı iddiasının kanıtlanmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi gerekmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili, dava konusu başvurunun, davalı adına tescilli bulunan ve kullanmama nedenine dayalı iptal davası açılan 2004/44926 sayılı markanın tekrarı mahiyetinde olduğunu, dava konusu başvurunun bahsi geçen marka hakkında açılan davanın sonuçlarını bertaraf etmek maksadıyla yapıldığını, öte yandan müvekkilinin dava konusu başvuru ile aynı ibareden oluşan yurt içi ve yurt dışında tescilli markalarının tanınmış olduğunu, davalının müvekkilinin markalarından haberdar bulunduğunu, dava konusu başvurunun müvekkilinin markasına yanaşarak müvekkilinin kendi markasını kendi faaliyet alanında tescil ettirmesinin önüne geçmek amacıyla yapıldığını, müvekkilinin 2019/92042 sayılı marka başvurusunun davalıya ait 2004/44926 sayılı marka nedeniyle reddedildiğini, bunun üzerine davalı ile görüşmelere yapıldığını ancak davalı tarafça muvvafakatname verilmediğini, müvekkilinin kanuni yollara başvuracağını söylemesi üzerine dava konusu başvurunun yapıldığını, 2004/44926 sayılı marka için açılan dava tarihinin işbu dava konusu başvuru tarihinden sonra olmasının davalının kötü niyetli hareket etmediği sonucunu doğurmayacağını, davalı tarafça marka sicilinin sürekli takip edildiğini ve itirazlar yapıldığını, bu nedenle davalının müvekkilinin markasından 2004/44926 sayılı marka için açılan dava ile haberdar olduğunun hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, dava konusu başvurunun açıklanan nedenlerle kötü niyetli olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

GEREKÇE : Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir.

İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.

Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davacının dava konusu başvuruya itirazında ve dava dilekçesinde sadece kötü niyet iddiasına dayandığı, dosya kapsamı itibariyle dava konusu başvurunun kötü niyetli olarak yapıldığını kanıtlanamadığı, zira davalı Şirketin dava konusu başvuru ile birebir aynı ibareli olan 2004/44926 sayılı markası dava konusu başvuru kapsamında yer alan mal ve hizmetlerde tescilli olmadığından, dava konusu başvurunun anılan marka hakkında verilecek iptal kararının sonuçlarını bertaraf etmek amacıyla yapıldığının söylenemeyeceği, ayrıca davalı Şirketin 2004/44926 sayılı marka hakkındaki iptal davasının dava konusu başvuru tarihinden sonra açıldığı, diğer taraftan davalı Şirketin davacının 2019/92042 sayılı markasından çok daha önce tescil edilen ve dava konusu başvuru ile aynı ibareden oluşan 2004/44926 sayılı markasının bulunması, davacının yurt dışında tescil edilen markalarının dahi davalı Şirketin 2004/44926 tarihli markasından çok sonra tescil edilmesi, davacının "..." markasını ülkemizde dava konusu başvuru tarihinden önce dava konusu başvurunun tescil kapsamında yer alan mal ve hizmetler bakımından kullandığını, ülkemizde veya yurt dışında tanımış hale getirdiğini ispatlayamaması karşısında dava konusu başvurunun davacı markasından haberdar olarak, davacının markasının tanınmışlığından yararlanmak veya davacıyı engellemek maksadıyla yapıldığının da kabul edilemeyeceği, bu itibarla ilk derece mahkemesince kötü niyet iddiasının ispatlanamadığı gerekçesiyle yazılı şekilde karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;

1. Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1. b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

2. Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60. TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 80,70. TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile kalan 346,90. TL bakiye harcın davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 

3. İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi uhdesinde bırakılmasına,

4. İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile 20/09/2024 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde TEMYİZ yolu açık olmak üzere karar verildi.

GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 04/10/2024

Başkan

Üye

Üye

Katip

Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanınsürülenİptali,HükümsüzlüğükonusutaraflarınankaraKararınınözetisavunmalarınıntemyizistinafdavacıderecegerekçeMarkasebeplerikararınınYİDKileriiddiamahkemesihüküm

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:34:32

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim