SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2024/1239

Karar No

2024/1427

Karar Tarihi

13 Eylül 2024

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ

Esas-Karar No: 2024/1239 - 2024/1427

T.C.

ANKARA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

20.HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2024/1239

KARAR NO : 2024/1427

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

K A R A R

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : ANKARA 5. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

TARİHİ : 23/02/2024

NUMARASI : 2024/16 E. - 2024/93 K.

DAVA KONUSUNU

DEVREDEN DAVACI :

VEKİLLERİ :

DAVA KONUSUNU

DEVRALAN DAVACI :

VEKİLLERİ :

DAVANIN KONUSU : Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali)

Taraflar arasında görülen davada Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 23/02/2024 tarih ve 2024/16 E. - 2024/93 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı ... tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili, müvekkilinin 2019/136425 sayılı marka başvurusunun, davalı Kurum tarafından SMK m.5/1-b,c,f ve i maddeleri uyarınca reddine karar verildiğini, tescili talep edilen “...” ibaresinin ayırt edici nitelikte bir marka olduğunu, bunun yanında müvekkili tarafından da kullanım yoluyla ayırt edicilik kazandırıldığını, kurumun daha evvel verdiği kararlar ile iş bu kararın çeliştiğini ileri sürerek; 2020-M-6200 sayılı YİDK kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı ... vekili, davacı tarafın YİDK itiraz aşamasında "..." ibaresinin kullanım ile ayırt edici nitelik kazandırıldığını ispatlayamadığını, tescil talebi hakkında HMK m.114/1-h uyarınca davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, dava dilekçesinde ileri sürülen tüm iddia ve taleplerin haksız ve mesnetsiz olduğunu, davaya konu YİDK kararının hukuka uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından,Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, dava konusu markanın “...” ve “...” ibarelerinin bir araya getirilmesi ile oluşturulmuş bileşke bir marka olduğu, marka bütün olarak “...” gibi bir anlamı sağlamakta ise de bu anlamı oluştururken kullanılan kelime kombinasyonunun başlı başına tanımlayıcı olarak değerlendirilemeyeceği, zira ülkemiz tüketicisinin “...” ibaresini içerir pek çok markaya aşina olduğu, dolayısıyla dava konusu markayı da bütün olarak gördüğünde bahsi geçen iki sözcüğün bir araya getirilmesi ile oluşturulmuş bir marka olarak algılayacağı, ortalama bir tüketici nezdinde asgari düzeyde ayırt edicilik yaratacak bir izlenim edineceği, “...” kelimesinin, ülkemiz ortalama tüketicisi açısından “...” ibaresinin yarattığı doğrudan algıyı birebir oluşturacağı yönünde bir değerlendirmenin isabetli olmayacağı, anılan ibarenin bütün olarak tüketici nezdinde markasal algı oluşturması muhtemel bir kombinasyon taşıdığı, bu bağlamda öncelikle işbu maddeler kapsamında reddine karar verilen 35.sınıftaki “Alıcı ve satıcılar için online pazaryeri (internet sitesi) sağlama hizmetleri.” açısından dava konusu ibarenin herhangi bir tanımsal ilişki içerisinde dahi olmadığı, dolayısıyla anılan hizmetler açısından markanın bütün olarak ayırt edici olarak görülmesi gerektiği, bununla birlikte 35.sınıfta reddine karar verilen "Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Biralar; bira yapımında kullanılan preparatlar. Maden suları, kaynak suları, sofra suları, sodalar. Sebze ve meyve suları, bunların konsantreleri ve özleri, meşrubatlar. Enerji içecekleri (alkolsüz); proteinle zenginleştirilmiş sporcu içecekleri. Alkollü içecekler (biralar hariç): Şaraplar, rakılar, viskiler, likörler, alkol içeren kokteyller. mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)" hizmetleri açısından da yine anılan ibarenin doğrudan tanımlayıcı, tasviri nitelikte bir algı oluşturmadığı, ilgili hizmetin herhangi bir özelliğini, niteliğini doğrudan tanımlamadığı, kaldı ki “...” ibaresinin “...” malları dışında kalan mal ve hizmetler dışında zaten 5/1-b ve 5/1-c kapsamında değerlendirilmesinin de isabetli olmayacağı, "33.Sınıf: ... coğrafi işareti özelliklerine uygun rakılar." malları açısından da yine “...” ürün adını taşımakla birlikte yukarıda açıklanan çerçevede “...” ibaresinin markaya kattığı anlam itibariyle işaretin bütün olarak zayıf ama asgari düzeyde bir ayırt ediciliğinin mevcut kabul edilmesi gerektiği, hal böyleyken reddine karar verilen mal ve hizmetlerin tamamı bakımından SMK 5/1-b ve 5/1-c maddeleri kapsamında değerlendirilmesi mümkün görülmeyen bir işaret olduğu, “...” şeklindeki başvuruda “...” ibaresinin başlı başına bir alkol cinsi olduğu, dolayısıyla anılan ibarenin “...” içeceğini şüphesiz çağrıştıracağı, bu anlamda başvuru kapsamında reddine karar verilen ve “...” emtiası dışında kalan “32.Sınıf: Biralar; bira yapımında kullanılan preparatlar. Maden suları, kaynak suları, sofra suları, sodalar.Sebze ve meyve suları, bunların konsantreleri ve özleri, meşrubatlar. Enerji içecekleri (alkolsüz); proteinle zenginleştirilmiş sporcu içecekleri. Sınıf 33:Alkollü içecekler (biralar hariç): Şaraplar, viskiler, likörler, alkol içeren kokteyller.” emtialarının tamamı bakımından ilgili ürünlerin ... içerikli ya da doğrudan ... ürününü işaret ettiği yönünde bir izlenimi tüketicide yaratabileceği, yine her ne kadar Markalar Dairesi Başkanlığı kararında SMK m.5/1-f hükmü bakımından reddedilmese de, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 20.04.2021 tarih 2017/11-414 Esas 2021/509 Karar sayılı kararı uyarınca; mutlak ret nedenlerinin mahkemece resen dikkate alınması gerektiğinden, dava konusu marka başvurusunda yer alan "Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Biralar; bira yapımında kullanılan preparatlar. Maden suları, kaynak suları, sofra suları, sodalar. Sebze ve meyve suları, bunların konsantreleri ve özleri, meşrubatlar. Enerji içecekleri (alkolsüz); proteinle zenginleştirilmiş sporcu içecekleri. Alkollü içecekler (biralar hariç): Şaraplar, viskiler, likörler, alkol içeren kokteyller. mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)" hizmetleri bakımından ilgili ürünlerin ... içerikli ya da doğrudan ... ürününü işaret ettiği yönünde bir izlenimi tüketicide yaratabileceği, bu mal ve hizmetler bakımından, dava konusu marka başvurusunun SMK m.5/1-f hükmü uyarınca tescil edilemeyecek bir işaret olduğu, dava konusu başvurunun coğrafi bir yer/bölge adı içermediği, “...” ibaresinin, rapor kapsamında da izah olunduğu üzere uyuşmazlık konusu emtialar bakımından doğrudan cins, vasıf, çeşit, coğrafi kaynak bildirir bir niteliğinin bulunmadığı, “...” anlamını taşımakla birlikte tüketici nezdinde yarattığı algıda düşük düzeyli de olsa bir ayırt edicilik taşıyacağı, “...” ibaresi tescilli bir coğrafi işaret adı olmakla birlikte başvuru konusu markanın bir bütün olarak işbu madde kapsamında reddine karar verildiği görülen “Sınıf 33:Alkollü içecekler (biralar hariç): Şaraplar, viskiler, likörler, alkol içeren kokteyller." mallarının ilgili mutlak red gerekçesi kapsamında değerlendirilebilir bir işaret olmadığı, davacı yanca, “...” şeklindeki marka başvurusunun, marka başvuru tarihinden daha evvelki bir tarihte yoğun kullanıma konu edildiğini ve bu sayede ayırt edici nitelik kazandığını gösterir hiçbir delil sunulmadığı, bu nedenlerle dava konusu marka başvurusu kapsamından çıkartılan "... coğrafi işareti özelliklerine uygun rakılar, Müşterilerin malları elverişli şekilde görmesi ve satın alması için rakılar mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir)." mal ve hizmetleri bakımından "..." ibaresinin SMK m.5 hükmünde düzenlenen mutlak tescil engellerinden herhangi birini barındırmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne "... coğrafi işareti özelliklerine uygun rakılar, Müşterilerin malları elverişli şekilde görmesi ve satın alması için rakılar mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir)." mal ve hizmetleri bakımından 2020-M-6200 sayılı YİDK kararının iptaline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde, davaya konu markada esas unsur olan "..." ibaresinin tüketiciler nezdinde "..." anlamını çağrıştıracağını, bu ibarenin kısmi kabule konu mallar bakımından tanımlayıcı bir ibare olup ilgili sektörde sıklıkla kullanıldığını, bu haliyle davaya konu marka başvurusunu oluşturan ibarenin kısmi kabul kapsamına alınan mal ve hizmetler bakımından belirli bir ticari kaynağa ait bir işaret olarak algılanmayacağını, markanın asli işlevi olan belirli bir işletmeye ait mal ve hizmetleri, diğer işletmelere ait benzer mal ve hizmetlerden ayırt etmeyi sağlama işlevini yerine getiremeyeceğini, işletmesel köken göstermekten yoksun ve herhangi bir ayırt edici niteliği bulunmayan dava konusu işaretin marka olabilme vasfını haiz olmadığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

GEREKÇE : Dava, marka başvurusunun reddine dair YİDK kararının iptali istemine ilişkindir.

İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.

İşlem dosyasının incelenmesinden; dava konusunu devreden davacı Şirketin 2019/136425 sayılı "..." ibaresinin 32, 33 ve 35. sınıf mal ve hizmetlerde tescili amacıyla 31/12/2019 tarihinde gerçekleştirdiği marka başvurusunun, Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından SMK'nın 5/1-b ve 5/1-c maddeleri uyarınca “... coğrafi işareti özelliklerine uygun rakılar, müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için biralar; bira yapımında kullanılan preparatlar. Maden suları, kaynak suları, sofra suları, sodalar. Sebze ve meyve suları, bunların konsantreleri ve özleri, meşrubatlar. Enerji içecekleri (alkolsüz); proteinle zenginleştirilmiş sporcu içecekleri. Alkollü içecekler (biralar hariç); Şaraplar, rakılar, viskiler, likörler, alkol içeren kokteyller mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir). Alıcı ve satıcılar için online pazaryeri (internet sitesi) sağlama hizmetleri.” bakımından; 5/1-f maddesi uyarınca “biralar; bira yapımında kullanılan preparatlar. Maden suları, kaynak suları, sofra suları, sodalar. Sebze ve meyve suları, bunların konsantreleri ve özleri, meşrubatlar. Enerji içecekleri (alkolsüz); proteinle zenginleştirilmiş sporcu içecekleri. Alkollü içecekler (biralar hariç); Şaraplar, viskiler, likörler, alkol içeren kokteyller” ve son olarak 5/1-i maddesi uyarınca “... coğrafi işaret özelliklerine uygun rakılar haricindeki alkollü içecekler (biralar hariç); Şaraplar, rakılar, viskiler, likörler, alkol içeren kokteyller” emtiaları açısından reddine karar verildiği, söz konusu ret kararına karşı, başvuru sahibi davacı yanın itirazda bulunduğu, davacı itirazlarını değerlendiren Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu’nun 2020-M-6200 sayılı kararı ile itirazın reddedildiği, YİDK kararının davacıya 11/08/2020 tarihinde tebliğ edildiği, işbu davanın iki aylık hak düşürücü süre içinde 09/10/2020 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır.

Mahkemece, dava konusu başvuru kapsamından çıkartılan "... coğrafi işareti özelliklerine uygun rakılar, Müşterilerin malları elverişli şekilde görmesi ve satın alması için rakılar mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir)." mal ve hizmetleri bakımından "..." ibaresinin SMK m.5 hükmünde düzenlenen mutlak tescil engellerinden herhangi birini barındırmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne "... coğrafi işareti özelliklerine uygun rakılar, Müşterilerin malları elverişli şekilde görmesi ve satın alması için rakılar mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir)." mal ve hizmetleri bakımından 2020-M-6200 sayılı YİDK kararının iptaline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş, anılan karara karşı davalı ... tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Bu durumda istinaf konusu uyuşmazlık "..." ibaresinin "... coğrafi işareti özelliklerine uygun rakılar, Müşterilerin malları elverişli şekilde görmesi ve satın alması için rakılar mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir)." mal ve hizmetleri bakımından ayırt edici nitelik taşıyıp taşımadığı ve tanımlayıcı olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.

6769 sayılı SMK'nın, 5/1-b maddesinde herhangi bir ayırt edici niteliğe sahip olmayan işaretlerin tescil edilemeyeceği düzenlenmiştir. Madde gerekçesinde de açıklandığı üzere sicilde gösterilebilir olmasına rağmen ilgili mal veya hizmet için ayırt ediciliğe sahip olmayan, dolayısıyla tüketiciler tarafından marka olarak algılanmayacak işaretlerin tescil edilemeyecektir. Bir işaretin belli mal veya hizmetler açısından ayırt edici olup olmadığı ise "somut ayırt edicilik" olarak adlandırılmaktadır. Bu hüküm ile sicilde gösterilebilir olması ve soyut ayırt ediciliğe sahip olmasına karşılık, tescilinin talep edildiği mal ve hizmetler bakımından ayırt ediciliği olmayan işaretlerin tesciline engel olunması amaçlanmıştır. Aynı Kanun'un 5/1-c maddesinde ise ticaret alanında cins, çeşit, vasıf, kalite, miktar, amaç, değer, coğrafi kaynak belirten veya malların üretildiği, hizmetlerin sunulduğu zamanı gösteren veya malların ya da hizmetlerin diğer özelliklerini belirten işaret veya adlandırmaları münhasıran ya da esas unsur olarak içeren işaretlerin marka olamayacakları hüküm altına alınmıştır. Bir işaretin anılan bu madde kapsamında değerlendirilebilmesi için, mal veya hizmetin karakteristik bir özelliğini hiçbir özel zihni çabaya mahal bırakmadan derhal düşündürmesi ve akla getirmesi gerekmektedir. Bir mal veya hizmeti doğrudan çağrıştırmayıp akla getirmeyen ancak imada bulunan kelimelerin tescilinin bu maddeye göre engellenmesi mümkün değildir. Tüketici işareti gördüğünde kesin olarak mal veya hizmetin niteliğini tanımlayamıyor fakat olasılıkları zihninde birkaç seçeneğe kadar indirebiliyorsa o markanın tescili mümkündür.

Bu açıklamalardan sonra somut olaya bakıldığında, dava konusu marka, büyük harflerle ve düz yazı ile yazılan “...” ve “...” ibarelerinin bir araya getirilmesi ile oluşturulmuş bileşke bir markadır. Bilirkişi raporunda da açıklandığı üzere ..., ana hammaddesi kuru üzüm, yaş üzüm veya her iki üzümün birlikte kullanılmasıyla üretilen ve baskın aromasını anason tohumundan distilasyon esnasında alan geleneksel bir içkinin adıdır. Bağcılığın yoğun olduğu bölgelerimizde yerel isimlerle de anılan çok sayıda üzüm çeşidimiz olup, ... üretiminde kullanılan bu çeşitler Burdur Dimriti, Akdimrit, Karadimrit, Buca Razakısı, Mevlana, Akhisar Razakısı, Pembe Razakı, Dımışkı, Tarsus Beyazı, Yapıncak, Rumi, Karasakız, Horoz Karası, İri Kara, Dökülgen, Sultani Çekirdeksiz, Yuvarlak Çekirdeksiz, Çal Karası, Misket ve Boğazkeredir. Hacmen en az %40 alkol miktarı bulunması gereken ... distile bir alkollü içkidir. Genel özellikleri C2009/007 sayılı coğrafi işarette bu şekilde tanımlanan “...” ürünü Türkiye genelinde üretimi mümkün, daha ziyade kimyasal bileşenlerinin ürüne kattığı lezzet ile birbirinden farklılaşan bir alkollü içkidir. “...” kelimesi ise ... ve/veya TÜRKİYE kelimesinden türetilmiş bir sözcüktür. İspanyol dilinde yer alan ve ... olarak okunan bu sözcük ... anlamına gelmektedir. Dolayısıyla marka bütün olarak “...” gibi bir anlamı sağlamakta olup bu kombinasyonunun başlı başına tanımlayıcı olarak değerlendirilmesi gerektiği, zira ülkemiz tüketicisinin dava konusu markayı bütün olarak gördüğünde “...” ibaresinin yarattığı doğrudan algıyı (geleneksel bir ... içkisini) birebir oluşturacağı, tüketici nezdinde yarattığı algının ayırt edicilik taşımayacağı, dava konusu başvuru yönünden SMK'nın 5/1-b ve 5/1-c maddesi anlamında tescili engeli bulunduğu kanaatine varılmıştır.

Yukarıda açıklanan hususlara aykırı değerlendirmeler içeren bilirkişi raporundaki görüşe Dairemizce itibar edilmemiştir. SMK'nın 5. maddesi kapsamında yapılacak değerlendirmenin hakimin hukuki bilgisi ile çözümlenecek olması nedeniyle ayrıca bir bilirkişi incelemesine gerek görülmemiş, teknik yönlerden ise mevcut bilirkişi raporundaki tespitlere dayanılmıştır.

Diğer yandan, davacı 33.1.sınıfta "rakılar" emtiası için başvuruda bulunmuş, MDB ve YİDK tarafından "rakılar" emtiası yönünden davacının başvurusu bölünerek "... coğrafi işareti özelliklerine uygun rakılar" başvuru kapsamından çıkarılmıştır. Oysa marka başvurularının, ... tarafından, Uluslararası Nice Protokolü’ne göre hazırlanan ve açıklanan mal ve hizmet sınıfları yönünden tescil edilebilip, hükümsüz kılınabileceği (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/3941 Esas, 2019/5827 Karar ve 25/09/2019 Tarih), bu itibarla başvurunun bölünmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu anlaşılmış, varılan sonuca etkili değilse de Dairemizce bu hususun eleştirilmesi gerekli görülmüştür.

Bu itibarla mahkemece, dava konusu başvurunun "... coğrafi işareti özelliklerine uygun rakılar, Müşterilerin malları elverişli şekilde görmesi ve satın alması için rakılar mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir)." mal ve hizmetleri bakımından, 6769 sayılı SMK'nın 5/1-b ve c maddeleri gereğince somut ayırt ediciliği bulunmadığı gibi tanımlayıcı da olduğu ve marka olarak tescil edilemeyeceği kabul edilerek, davanın tümden reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde kısmen kabulüne karar verilmesi yerinde görülmemiş, HMK'nın 353/1-b-2. maddesinde, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmişse "düzelterek yeniden esas hakkında" duruşma yapılmadan karar verilmesi gerektiği düzenlendiğinden, Dairemizce davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK.'nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;

1. Davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1. b. 2 maddesi gereğince KABULÜ ile Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen  23/02/2024 gün ve 2024/16 Esas .  2024/93 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,

2. Davanın REDDİNE, 

3. Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60 TL maktu karar ve ilam harcından, peşin alınan 54,40. TL’nin düşümü ile kalan 373,20. TL bakiye karar ve ilam harcının davacıdan alınarak Hazineye irad kaydına,	

4. Davalı  ... kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre hesaplanan 25.500,00. TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı kuruma verilmesine,

5. Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına,

6. Davalı ... tarafından istinaf aşamasında yapılan 368,50. TL tebligat ve posta giderleri, 1.169,40. TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı olmak üzere toplam 1.537,90. TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile anılan davalıya verilmesine,	

7. Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen taraflara iadesine (HMK m.333),

8. Davalı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 427,60. TL istinaf karar ve ilam harcının, karar kesinleştiğinde ve talep halinde davalı kuruma iadesine,

9. İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 

Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 13/09/2024 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde TEMYİZ yolu açık olmak üzere karar verildi.

GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 13/09/2024

Başkan

Üye

Üye

Katip

Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanınsürülen(MarkakonusutaraflarınankaratürkiyeözetisavunmalarınıntemyizistinafdereceİlgiligerekçeMarkasebepleriİptali)İlekararınınKararlarınınKurumileriiddiamahkemesihüküm

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:34:32

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim