SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2022/1219

Karar No

2024/1425

Karar Tarihi

13 Eylül 2024

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ

T.C.

ANKARA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

20.HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2022/1219

KARAR NO : 2024/1425

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

K A R A R

BAŞKAN : ... ...

ÜYE : ... ...

ÜYE : ... ...

KATİP : ... ...

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : ANKARA 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

TARİHİ : 24/06/2021

NUMARASI : 2020/283 E. - 2021/248 K.

DAVACI :

VEKİLİ :

DAVALI :

DAVANIN KONUSU : Marka Hakkına Tecavüz, Haksız Rekabetin Tespiti,

Önlenmesi, Durdurulması, Ticaret Unvanı ve Alan Adı

Terkini, İlan

Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 24/06/2021 tarih ve 2020/283 E. - 2021/248 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı şirket vekili ve davalı şirket vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili, müvekkili firmanın 11.12.1963 yılında kurulduğunu, ticaret unvanının esas unsurunun "..." ibaresi olduğunu ve müvekkili şirketin kuruluşundan bu yana ticaret unvanını nizasız fasılasız kullandığı gibi ticaret unvanının esas/ayırt edici unsuru olan "..." ibaresini marka olarak da tescil ettirdiğini, "..." ibaresinin özel/02387 ve özel/02386 numaraları ile Türk Patent tarafından “TANINMIŞ MARKA” olarak kabul edildiğini, ayrıca, müvekkili firmanın 09.02.1996 yılında yapılan tahsisle "www...com.tr" alan adının sahibi olduğunu, müvekkilinin Türkiye’nin en büyük şirketler topluluğu ve dünyanın 341. büyük şirketi olduğunu, hal böyleyken, müvekkiline ait tescilli tanınmış markası ile ticaret unvanının esas unsuru olan "..." ibaresinin ayırt edilemeyecek derecede benzerinin/aynısının davalı şirket tarafından izinsiz olarak kullanılmakta olduğunu, gelen şikâyetler üzerine davalıya 04/03/2020 tarihinde ihtarname gönderdiklerini, davalının 11/03/2020 tarihli cevabi ihtarname ile iddiaları kabul etmediğini ve kullanımına devam ettiğini, davalının hem "....com.tr" sitesinde hem yazılı ve basılı evraklarında hem de tabelasında markayı kullanmaya devam ettiğini, taraf markaları arasında benzerlik değil ayniyetin söz konusu olduğunu, ayrıca davalının faaliyet alanı ile müvekkilinin markalarının kapsamında olan emtia guruplarının da örtüştüğünü, müvekkilinin 45. Sınıfın tamamında markalarının olduğunu, davalının faaliyet alanı ile ilgili 2018 47723, 2018 45690, 2006 20182, 2004 17761 sayılı markaları bulunduğu gibi 2019 15845 ve 2004 15189 sayılı markalarının da olduğunu, davalının kullanımının gerek müvekkilinin tanınmış "..." markası gerekse "... ..." ibareli markalar ile iltibas yarattığını, davalının bu kullanımın hem müvekkilinin tescilli tanınmış markası, hem ticaret unvanı hem de alan adıyla iltibas oluşturduğunu, davalının ihtilafa konu edilen kullanımının aynı zamanda haksız rekabet niteliği taşıdığını, karşı tarafın markasal kullanımının müvekkilinin ticaret unvanının yanı sıra müvekkili firmaya ait "www...com.tr", "www...com.tr" ve "www...com" alan adlarına da tecavüz ettiğini ve haksız rekabet niteliği taşıdığını ileri sürerek, davalının, müvekkiline ait tescilli tanınmış markalarından doğan haklarına vaki tecavüzünün tespiti ile durdurulması ve önlenmesine, reklamların durdurulması ile bu markayı/tanıtma vasıtasını ihtiva eden her cins etiket, mahfaza ve ticari evrakın vs. basılı her türlü evrak ve maddeler ve tanıtım malzemelerinin ve işyeri tabelasının bulunduğu her yerden kaldırılmasına, haksız rekabetin tespiti, önlenmesi ve durdurulmasına, "....com.tr" adresli alan adının tahsisinin iptaline ve kullanımına son verilmesine, "... Bilgisayar İletişim Gıda Otomotiv San. ve Tic. Ltd. Şti." ticaret unvanının iptali ile ticaret sicilinden terkinine, hükmün ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı Şirket vekili, davacının yerleşim yerinin Üsküdar/İstanbul, müvekkilin yerleşim yerinin ise Kadıköy/İstanbul olduğu dikkate alındığında yetkili mahkemenin İstanbul Anadolu Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi olduğunu, yetkisizlik kararı verilerek dosyanın yetkili İstanbul Anadolu Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesini talep ettiklerini, müvekkilinin ticaret unvanının sicile kayıt tarihinin 12.10.2005 olduğunu ve ticaret unvanında soyadı olan "..." ibaresinin kullanıldığını, tescil tarihinden önce de müvekkili firma yetkilisi ... ...’un babası ... ...’un “... ...” ismiyle faaliyet gösteren bir esnaf olduğunu ve Esnaf ve Sanatkârlar Odasında kayıtlarının bulunduğunu, ticaret unvanında soyadının kullanılmasının da TTK hükümlerine aykırı olmadığını, müvekkilinin iyiniyetli davrandığını, ticaret unvanında kullanıldığı şekil dikkate alındığında soyadı hariç davacı ile ilgili hiçbir marka ve şeklin kullanılmadığını, hatta müvekkili firma kurulduğunda davacı holdinge bağlı şirketlerin o sektörde faaliyeti olmamasına rağmen müvekkilinin marka tescil başvurusu yapmadığını, müvekkilinin 2005’den beri sürekli olarak aynı çevrede faaliyet gösterdiğini, kullandığı unvan ve şeklin yıllardır aynı olduğunu, davacının tescilli çok sayıda markasının varlığı karşısında soyadı "..." olan herhangi birinin sadece davacı tescilleri sebebiyle soyadı ile faaliyet gösteremeyeceğinin kabulünün yasalara uygun dürüst kullanımı dahi engelleyeceğini, dava konusu işaretler arasında benzerlik olmadığını, iltibas ihtimalinin de bulunmadığını, karıştırılmada tüketici algısının esas olduğunu, bilişim sektöründe uzman bir alıcı kitlesine hitap ettiklerini, haksız rekabet koşullarının bulunmadığını, müvekkilinin iyi niyetli olduğunu ve bu kullanımın engellenemeyeceğini, müvekkili kullanımının meşru olması sebebiyle unvan terkin talebinin de haksız olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, davalının “... ...” şeklindeki kullanımlarının bilişim hizmetlerinin ortalama tüketicileri nezdinde davacının 2018/ 47723 sayılı "... ..." markaları ile karıştırılma ihtimali yarattığı, davalının ticaret unvanının "..." şeklinde olmasına karşın, ihtilaf konusu kullanımlarının ticaret unvanından tamamen farklı nitelikte "...+Şekil" biçimindeki markasal kullanımlar olduğu, bu nedenle davalı ticaret unvanının, davalının "... ..." şeklindeki markasal kullanımları için herhangi bir hak sağlar nitelikte bulunmadığı, davalının tabela ve internetteki bu kullanımlarının haksız rekabet ilkelerine aykırı olduğu, davacı “... HOLDİNG A.Ş” ile davalı “... BİLGİSAYAR İLETİŞİM GIDA OTOMOTİV SANAYİ VE TİCARET LTD. ŞTİ.’nin iştigal konuları arasında bağlantı olduğu gibi tarafların ticaret unvanlarının asli ayırt edici unsuru olan “...” ibareleri arasında da aynılık bulunduğu, öte yandan davacının 1963 yılında kurulmasına karşın, davalı şirketin bu tarihten yaklaşık 42 yıl sonra 2005 yılında kurulduğu, davacı ticaret unvanı ile davalı ticaret unvanı arasında iltibas bulunduğu, davalı ticaret unvanının tescilinden yaklaşık 15 yıl sonra davacı tarafın ticaret unvanı terkini talebinde bulunduğu, davalı taraf kötüniyetli olmadıkça, davacının bu kadar süre geçtikten sonra böyle bir talepte bulunmasında susma suretiyle hak kaybının koşullarının gerçekleştiği, davalının ticaret unvanını kötüniyetle tescil ettirdiğine dair kanaatin dosya kapsamına göre oluşmadığı, dolayısıyla hem davalı ticaret unvanından "..." ibaresinin hem de bu ticaret unvanına bağlı olarak "www...com.tr " ibareli davalı alan adının terkini koşullarının oluşmadığı, hükmün ilanında davacı menfaatinin bulunduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, davalının davacıya ait tescilli "..." ibareli tanınmış markalarından doğan haklarına vaki tecavüzün tespiti ile durulmasına, önlenmesine, markanın benzerlerini tanıtma vasıtası olarak ihtiva eden reklamların durdurulmasına, markayı tanıtma vasıtasını ihtiva eden her cins etiket, mahfaza ve ticari evrakın ve basılı her türlü evrak ve tanıtım malzemelerinin ve iş yeri tabelasının bulunduğu her yerden kaldırılmasına, davalının, davacı adına tescilli "..." markası ile tüketiciler nezdinde iltibas yaratacak şekilde marka/tanıtma vasıtası olarak kullanmak şeklindeki fiillerinin haksız rekabet olduğunun tespitine, önlenmesine, durdurulmasına, "www...com.tr" alan adının iptali talebinin reddine, bu konudaki erişimin engellenmesine yönelik ihtiyati tedbirin kaldırılmasına, "... BİLGİSAYAR İLETİŞİM GIDA OTOMOTİV SAN. VE TİC. LTD. ŞTİ." ticaret unvanının iptali talebinin reddine, kararın kesinleşmesini müteakip masrafı davalıdan alınmak kaydıyla kararın trajı yüksek gazetelerden birinde yayınlanmasına karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, ticaret unvanı ve alan adının iptali talepleri yönünden sessiz kalma yoluyla hak kaybı koşullarının oluşmadığını, susma yoluyla hak kaybının oluşabilmesi için, müvekkilinin, davalıdan yıllar önce haberdar olduğunun kanıtlanması gerektiğini, oysa davalının böyle bir iddiada bulunmadığını, bu yönde bir delili de dosyaya sunmadığını, davalı vekilinin, bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde aynen ifade ettiği üzere, davalı şirketin 2019 yılı öncesinde “işlek olmayan bir caddede” ve tek bir adreste faaliyet gösterdiğini, dolayısıyla bu şartlar altında müvekkilinin, davalıdan ve onun ticaret unvanından ya da alan adından haberdar olmasının beklenemeyeceğini, sessiz kalma yoluyla hak kaybına uğranıldığının kabulü için, terkini istenen ticaret unvanına yatırım yapılmış ve ticaret unvanının ve alan adının terkin edilmesi halinde bu tescil ile yapılan yatırımın ziyan olması tehlikesi bulunması gerekeceğini, ihtiyati tedbirin konu edildiği icra dosyası ve talimat dosyasında yapılan masraflara yargılama gideri olarak hükmedilmediğini ileri sürerek, yerel mahkeme tarafından verilen hükmün aleyhe hususlar yönünden kaldırılmasını, davanın tümden kabulüne karar verilmesini istemiştir.

Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; yetki itirazları hakkında mahkemece olumlu ya da olumsuz bir karar verilmediğini, davacının "... ...+..." markası ile müvekkil şirketin ... BİLGİSAYAR İLETİŞİM GIDA OTOM. SAN. Ve TİC. LTD. ŞTİ. isimli ticari unvanı+... karşılaştırıldığında iltibas yaratmayacağını, müvekkili şirketin internet sitesi, kullanmış olduğu ..., yazı tipi, boyutu ve kullanılan fon ile renklerin hiçbirinin tüketici nezdinde karıştırılma ihtimali bulunmadığını, ilgili tüketici kesiminin bilinçli olduğunu, ortak olan tek ibare olan "..." kelimesinin müvekkilinin soy ismi olup, iyi niyetli bir şekilde kullanım halinde marka tecavüzünün söz konusu olmayacağını, mahkemece hangi haksız rekabet ilkesine aykırı davrandıklarının belirtilmediğini, 2005 yılından bu yana davalı ticaret unvanının iyiniyetli biçimde kullanıldığını, haksız menfaatin söz konusu olmadığını, davacının üç asli talebinden ikisinin kabul, birinin reddedildiğini, bu durumda davanın kabul/ret oranının % 80 olarak belirlenmesinin doğru olmadığını ileri sürerek, yerel mahkeme kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

GEREKÇE : Dava, marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin tespiti, önlenmesi, durdurulması, ticaret unvanı ve alan adı terkini ile hükmün ilanı istemine ilişkindir.

İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.

Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davacı şirketin ticaret unvanının esas/ayırt edici unsuru olan “...” ibaresininin marka olarak da tüm sınıflarda tescilli bulunduğu, davalı şirketin aynı zamanda ticaret unvanı da olan "..." ibaresini ticari faaliyetlerinde tescilsiz marka olarak kullandığı, davalı tarafın “...” ve "...+ŞEKİL" şeklindeki markasal kullanımları ile davacı tarafın "...", "...+ŞEKİL" esas unsurlu tescilli markaları arasında, biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sescil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, zira markalar ile kullanımların esaslı unsurunu "..." ibaresinin oluşturduğu, bu durumun markaya tecavüz ve TTK'nın 54 vd.maddeleri uyarınca haksız rekabet yaratacağı, ne var ki davalı tarafın ticaret unvanının 12/10/2005 tarihinde tescil edildiği, alan adının ise 17/09/2007 tarihinde davalı adına tahsis edildiği ve davalının kötüniyetle hareket ettiğinin ispat edilemediği, bu durumda mahkemece ticaret unvanı ve alan adı terkini istemleri bakımından davacının sessiz kalma yoluyla hak kaybına uğradığının kabul edilmesinin yerinde olduğu, davacı vekilinin tescilli marka hakkına dayandığı, SMK'nın 156/3 maddesi gereğince, davacı tarafın, kendi yerleşim yerinde, hukuka aykırı fiilin gerçekleştiği yahut bu fiilin etkilerinin görüldüğü yerde dava açmakta seçimlik hakkının bulunduğu, somut olayda web sitesinde yapılan kullanımın etkileri her yerde görüleceğinden işbu davaya bakmakta Ankara mhkemelerinin yetkili olduğu, öte yandan mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olması karşısında, HMK'nın 326/2. maddesindeki "Davada iki taraftan her biri kısmen haklı çıkarsa, mahkeme, yargılama giderlerini tarafların haklılık oranına göre paylaştırır." hükmüne istinaden davanın kabul/ret oranının % 80 olarak belirlenmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair istinaf itirazlarının esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.

2. Ancak, HMK'nın 332. maddesi uyarınca yargılama giderlerine mahkemece resen hükmedilmesi gerekli olup yargılama giderinin tutarının, hangi tarafa ve hangi oranda yükletildiğinin hükmün altında gösterilmesi zorunludur. Somut olayda hüküm kısmında toplam yargılama giderinin 2034,80 TL olduğu belirtilmiş, hükümden sonraki masraf dökümü bölümünde ilk masrafın 62,20 TL, bilirkişi ücretinin 3750,00 TL, posta pulunun 170,50 TL ve toplamının 3982,70 TL olduğu belirtilmiştir. Bu durumda taraflardan tahsil edilecek yargılama giderleri bakımından infazda tereddüt oluştuğu gibi hüküm kısmında belirtilen yargılama gideri dosya kapsamı ile uyumlu da olmamıştır. HMK.'nın 353/1. b. 2. maddesinde, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmişse "düzelterek yeniden esas hakkında" duruşma yapılmadan karar verilmesi gerektiği düzenlendiğinden Dairemizce davacı vekilinin istinaf başvurusunun bu yönden kabulü ile  kararın kaldırılmasına, ilk derece mahkemesince kurulan hükmün esasına ilişkin bir değişiklik yapılmayıp, sadece feri nitelikteki yargılama giderlerine ilişkin kısım için yeniden hüküm kurulduğundan, ilk derece mahkemesinin kararının verildiği tarihte geçerli bulunan AAÜT hükümleri dikkate alınarak HMK'nın 353/1. b. 2 maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.  

HÜKÜM : 1-Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair istinaf itirazlarının HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,

2. Yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin istinaf itirazlarının HMK'nın 353/1. b. 2 maddesi gereğince KABULÜ ile Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesinin 24/06/2021 gün ve 2020/283 Esas .  2021/248 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,

3. Davanın kısmen kabulüne, 

4. Davalının davacıya ait tescilli "..." ibareli tanınmış markalarından doğan haklarına vaki tecavüzün tespiti ile durulmasına, önlenmesine,

5. Markanın benzerlerini tanıtma vasıtası olarak ihtiva eden reklamların durdurulmasına, 

6. Markayı tanıtma vasıtasını ihtiva eden her cins etiket, mahfaza ve ticari evrakın ve basılı her türlü evrak ve tanıtım malzemelerinin ve iş yeri tabelasının bulunduğu her yerden kaldırılmasına,

7. Davalının, davacı adına tescilli ... markası ile tüketiciler nezdinde iltibas yaratacak şekilde marka/tanıtma vasıtası olarak kullanmak şeklindeki fiillerinin haksız rekabet olduğunun tespitine, önlenmesine, durdurulmasına,

8. www...com.tr alan adının iptali talebinin reddine, bu konudaki erişimin engellenmesine yönelik ihtiyati tedbirin kaldırılmasına, 

9. ... BİLGİSAYAR İLETİŞİM GIDA OTOMOTİV SAN. VE TİC. LTD. ŞTİ. ticaret unvanının iptali talebinin reddine,

10-Kararın kesinleşmesini müteakip masrafı davalıdan alınmak kaydıyla kararın trajı yüksek gazetelerden birinde yayınlanmasına,

11-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60 TL maktu karar ve ilam harcından, peşin alınan 54,40 TL’nin düşümü ile kalan 373,20 TL bakiye karar ve ilam harcının davalıdan alınarak Hazineye irad kaydına,

12-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden ilk derece mahkemesinin karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan takdiren 5.900,00.-TL maktu ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

13-Davanın kısmen reddolunduğu ve davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden ilk derece mahkemesinin karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan takdiren 5.900,00.-TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

14- Davacı tarafından ilk derece yargılaması sırasında yapılan 3,750,00-TL bilirkişi ücreti, 137,75-TL tebligat gideri, istinaf aşamasında yapılan 32,50-TL posta ücreti, 220,70-TL istinaf kanun yoluna başvurma harcından oluşan toplam 4.140,95-TL davanın kabul ret oranına göre takdiren 3.312,76-TL yargılama giderine, 54,40-TL peşin harç, 54,40-TL başvurma harcı eklenerek oluşan toplam 3.421,56-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, geri kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,

17-Davalı şirket tarafından yapılan 52,40-TL tebligat ve posta gideri, 220,70-TL istinaf kanun yoluna başvuru harcından oluşan toplam 273,10-TL yargılama giderinin davanın kabul/ret oranına göre hesaplanan 54,62-TL'sinin davacıdan alınarak anılan davalıya verilmesine, geri kalan kısmın davalı şirket üzerine bırakılmasına,

18-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen davacıya iadesine (HMK m.333),

19-Davacı taraftan peşin olarak alınan 80,70-TL maktu istinaf karar ve ilam harcının, karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine

20-Davalıdan Harçlar Kanunu'na göre alınması gereken 427,60-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin olarak alınan 80,70-TL harcın mahsubu ile bakiye 346,90-TL'nin davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,

21-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 13/09/2024 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde TEMYİZ yolu açık olmak üzere karar verildi.

GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 18/09/2024

Başkan

...

Üye

...

Üye

...

Katip

...

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanınsürülen"+şekil"iletişimticaretkonusutaraflarınotomotivesastanankaraözetisavunmalarınıntemyizistinafreddinedereceHakkınagerekçeMarkaRekabetinsebeplerimarka”“tanınmışTecavüz,kararınınsanayiTespiti,ileribilgisayarhükümiddiaHaksızmahkemesiholding

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:34:32

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim