Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
bam
2022/1200
2024/1417
13 Eylül 2024
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ
Esas-Karar No: 2022/1200 - 2024/1417
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2022/1200
KARAR NO : 2024/1417
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 23/02/2022
NUMARASI : 2021/51 E. - 2022/58 K.
DAVACI :
VEKİLLERİ :
DAVALI :
DAVANIN KONUSU : Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali)
Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 23/02/2022 tarih ve 2021/51 E. - 2022/58 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi Davalı ... A.Ş vekili ve davalı kurum ... vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili, 09 ve 36. Sınıflarda tescili talep edilen 2020/10737 nolu "..." markasının yayınına davalı firma tarafından yapılan itirazın YİDK aşamasında yalnızca SMK 6/1’ e dayalı iddialar bakımından kabul edildiği, söz konusu markada esas unsurun "..." ibaresi olduğunu, markanın parçalara bölünerek cımbızlama yapılmak yerine bir bütün olarak değerlendirilmesi gerektiğini, YİDK kararına konu davalı markalarından 2019/132862 sayılı “...” markası dışındaki markalarda ilgili kelime dışındaki kelimelerin de esaslı unsur olarak kullanıldığını, tescili istenen sınıflarda ortalama tüketicinin dikkatli olduğu göz önünde bulundurulduğunda markanın başında yer alan “al” ibaresinin “...” markası ile ilişkilendirileceğini, yeni anlamına gelen “...” kelimesinin marka sahipleri tarafından sıklıkla kullanıldığını, ayırt ediciliğinin oldukça düşük olduğunu, markaların kapsamındaki hizmetlerin belli bir özen ve dikkatle hareket eden yetişkin insanlara yönelik olduğunu, bu nedenle karıştırılma ihtimallerinin bulunmadığını ileri sürerek TÜRKPATENT’in 27.12.2020 tarih ve 2020-M-10737 sayılı YİDK kararının iptaline ve 2020/10773 sayılı "..." marka başvurusunun tüm mal ve hizmetler için tescil işlemlerinin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Diğer davalı Şirket vekili, başvuru sahibinin söz konusu markaya benzer “...” ibareli marka başvurusunun itirazları üzerine reddedildiğini, “...” markasının müvekkili tarafından uzun zamandır kullanıldığını, geniş reklam faaliyetleri sayesinde milyonlara ulaşıldığını, “...” markasının da bu markaların seri markası gibi algılanacağını, “...” ibaresinin bankacılık sektöründe parayla ilgili çok yaygın kullanılan bir ibare olduğundan dikkate alınmayacağını, aynı başvuru sahibinin “... ...” ve “... ...” ibareli başvurularının da yine itirazları neticesinde reddedildiği, markalarının tanınmış olduğunu, dava konusu başvurusunun müvekkili markalarının tanınmışlığına zarar vereceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, davacının "... " ibareli başvuru markası ile davalı firmanın "... ..." veya " ... " ibareli markaları arasında arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle ve de özellikle markalar bütünsel açıdan karşılaştırıldığında görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, dava konusu mallar / hizmetler yönünden ortalama düzeydeki tüketici kesimi nazarında taraf markaları arasında işletmesel bağ olduğu, ya da idari ve ekonomik anlamda birbirine bağlı işletmelere ait markalar algısı oluşmayacağı, taraf markaları arasında SMK 6/1 maddesindeki iltibas-benzerlik-karıştırılma ihtimali koşulu oluşmadığından aksi yöndeki YİDK kararının hatalı olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne, dava konusu Türk Patent'in 2020-M-10737 sayılı YİDK kararının iptaline karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde, başvuru markasının ayırt edici nitelik arz etmediğini, bütüncül değerlendirmede taraf markalarının güçlü düzeyde benzerlik içerdiğinin görüldüğünü, başvuru konusu markanın davalı şirkete ait seri marka algısı yaratacağını, bilirkişi raporunda da başvuru konusu marka ile redde mesnet markaların benzer olduğunun ve karıştırılma olasılığının bulunduğunun ifade edildiğini ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Diğer Davalı ... A.Ş vekili istinaf başvuru dilekçesinde, “...” ibaresinin dava konusu markanın esas unsuru olup, ortalama tüketici tarafından dikkat çeken ve akılda kalan unsur olduğunu, dava konusu markanın duyulduğunda veya görüldüğünde müvekkili markasının başka bir biçimde/tarzda uzantısı gibi algı yaratabileceğini, tüketicinin farklı markalar olduğunu anlasa dahi iki markanın ait olduğu işletmeler arasında idari/ekonomik bir bağ olduğu zannına kapılabilineceği, bilirkişi raporunda da davacıya ait 2020/10737 nolu "..." ibareli marka ile redde mesnet gösterilen "... ..." ve "..." esas unsurlu markalar arasında görsel, işitsel anlamda benzerlik olduğunun, bununla birlikte taraf markaların çekişme konusu mal ve hizmetlerinin de birebir aynı olması nedeniyle 6769 S. SMK m.6/1 anlamında iltibas tehlikesinin oluşacağı görüş ve kanaatine varıldığının belirtildiğini, Ankara 1. FSHHM'nin 2020/183 Esas sayılı dosyasında "... ..." ibaresi için müvekkili markaları ile karıştırılma ihtimalinin bulunduğu yönünde karar verildiğini, müvekkilinin markalarının tanınmış olduğunu ve bunun da karıştırılma ihtimalini arttırdığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE : Dava, başvurunun reddine dair YİDK marka kararı iptali istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, "..." ibaresinin Yunanca "yeni" anlamına geldiği ve önünde kullanıldığı sözcüğe "yeni" anlamını kattığı, ticaret hayatından sosyal hayata kadar pek çok alanda yaygın şekilde kullanılan zayıf bir ibare olduğundan, davalının da bunu öngörerek aynı ibarenin başka sözcüklerin ilavesiyle farklı kişilerce marka olarak kullanılmasına katlanmasının gerektiği, anılan ibarenin kimsenin tekeline bırakılamayacağı, somut uyuşmazlıkta da başvuruda yer alan diğer unsurlarla davalı Şirket markalarından yeterli ayırt ediciliğin sağlandığı, tarafların markaları arasında SMK'nın 6/1. maddesi anlamında iltibas tehlikesinin söz konusu olmadığı, bu nedenle davalı markalarının SMK'nın 6/5.maddesi anlamında tanınmışlığının varılan sonucu değiştirmeyeceği, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 08.06.2016 gün ve E.2014/11-696, K.2016/778 sayılı kararında kabul edildiği üzere iltibas değerlendirmesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesinin mümkün olması karşısında davalılar vekillerinin bilirkişi raporunun aksi yönde karar verildiğine dair istinaf itirazlarının yerinde olmadığı anlaşılmakla, davalılar ... A.Ş ve ... vekillerinin istinaf başvurularının esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;
1. Davalı ... A.Ş vekilinin ve davalı kurum ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1. b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2. Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60'ar. TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davalılar tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 80,70'er TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 346,90'ar. TL'nin davalılardan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
3. İstinaf aşamasında davalılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin davalıların uhdesinde bırakılmasına,
4. İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 13/09/2024 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 17/09/2024
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:34:32