Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
bam
2022/1193
2024/1408
13 Eylül 2024
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ
Esas-Karar No: 2022/1193 - 2024/1408
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2022/1193
KARAR NO : 2024/1408
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK
MAHKEMESİ
TARİHİ : 23/03/2022
NUMARASI : 2021/116 E. - 2022/88 K.
DAVACI
VEKİLİ
DAVALI :
DAVANIN KONUSU : YİDK Kararının İptali
Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 23/03/2022 Tarih ve 2021/116 Esas - 2022/88 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili, müvekkilinin 2019/99458 sayılı ve "... ..." ibareli başvurusunun, davalı Şirketin "..." ibareli markalarına dayalı olarak yaptığı itiraz sonucu Markalar Dairesi Başkanlığınca reddedildiğini, bu karara karşı yaptıkları itirazlarının da dava konusu YİDK kararı ile reddine karar verildiğini, oysa dava konusu başvuru ile redde mesnet markalar arasında iltibas bulunmadığını, redde mesnet markalarda yer alan "..." ibaresinin, tescil kapsamında bulunan mal ve hizmetler yönünden, ayırt ediciliğinin bulunmadığını, dava konusu başvurunun bir bütün olarak redde mesnet markalardan farklılaştığını, redde mesnet markaların çoğunluğunun slogan şeklinde markalar olup kelime markaları ile kıyasında farklı değerlendirilmesi gerektiğini ileri sürerek, 2021-M-971 sayılı YİDK kararının iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Diğer davalı vekili, dava konusu başvuru ile redde mesnet markalar arasında iltibas bulunduğunu, dava konusu başvurunun müvekkilinin seri markası olarak algılanacağını, "..." ibaresinin somut ve soyut ayırt ediciliğinin bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, davacının "Şekil +... ..." ibareli marka başvurusu ile redde mesnet "..." asıl unsurlu markalar arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ,sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede benzerlik bulunduğu, taraf markalarının asli unsurlarının "..." ibaresinden oluştuğu, uyuşmazlık konusu hizmetler yönünden de markalar arasında benzerlik bulunduğu, markalar arasında iltibas koşullarının oluştuğu, açıklanan nedenlerle aksi yöndeki bilirkişi raporuna itibar edilmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili, mahkemece bilirkişi raporu alınmasına rağmen bilirkişi raporundaki hususlara değinilmeden doğrudan hüküm kurulduğunu, bilirkişi raporunda yapılan tespitlere hangi sebeple iştirak edilmediğinin gerekçelendirilmediğini, uyuşmazlık konusu 41. sınıf hizmetlerin tüketicisinin bilinçli olduğunun dikkate alınmadığını, markalar arasına karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını, "..." ibaresinin ayırt ediciliğinin bulunmadığını, bu yönde mahkeme kararları olduğunu, ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE : Dava, başvurunun reddine dair YİDK kararının iptali istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, dava başvurunun reddine dair YİDK kararının iptali istemine ilişkin olup iki aylık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı, "şekil+... ..." ibareli başvuru ile redde mesnet "..." ibareli markalar arasında, SMK'nın 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunduğu, zira dava konusu başvurunun tescil edilmek istendiği hizmetlerin redde mesnet markalar kapsamında da yer aldığı, dava konusu başvurunun, redde mesnet markaların asli unsurunu oluşturan "..." ibaresinden oluştuğu, başvuruda farklı olarak yer alan "..." ibaresinin ve şekil unsurunun başvuruya yeterli ayırt ediciliği sağlamadığı, uyumazlık konusu hizmetlerin tüketicisinin bilinçli olmasının varılan sonucu değiştirmeyeceği, nitekim Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 17.10.2018 tarih ve 2017/818 E.-2018/6421 K. sayılı kararında, uyuşmazlık konusu 41. sınıf hizmetler yönünden tescili istenen "..." ibaresinin, 19.04.2017 tarih ve 2015/14476 E.-2017/2251 K. sayılı kararında da yine 41. sınıf hizmetler yönünden tescili edilmek istenen "....com" ibaresinin , davalı Şirkete ait redde mesnet markalarla benzer bulunduğu, ayrıca Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 08.06.2016 gün ve E.2014/11-696, K.2016/778 sayılı kararı uyarınca iltibas değerlendirmesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesi mümkün olduğu ve mahkemece de gerekçesi açıklanmak suretiyle markalar arasında, uyuşmazlık konusu hizmetler yönünden iltibas tehlikesi bulunduğunun kabul edildiği anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;
1. Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1. b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2. Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60. TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 80,70. TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile kalan 346,90. TL bakiye harcın davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
3. İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi uhdesinde bırakılmasına,
4. İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile 13/09/2024 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde TEMYİZ yolu açık olmak üzere karar verildi.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 30/09/2024
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:34:32