SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2022/1213

Karar No

2024/1403

Karar Tarihi

13 Eylül 2024

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ

Esas-Karar No: 2022/1213 - 2024/1403

T.C.

ANKARA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

20. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2022/1213

KARAR NO : 2024/1403

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

K A R A R

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : ANKARA 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

TARİHİ : 16/03/2022

NUMARASI : 2021/120 E. - 2022/78 K.

DAVACI :

VEKİLİ

DAVALI :

DAVANIN KONUSU : Marka ve Tasarım Hakkına Tecavüz, Haksız Rekabeti Tespiti,

Men, Ref, Ortadan Kaldırma

Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 16/03/2022 tarih ve 2021/120 E. - 2022/78 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkili şirketin deterjan üretiminde Türkiye’nin alanında en büyük 5 üretici arasında yer aldığını, tescilli/başvuru halinde toplam 190 markası olduğunu, müvekkilinin “...” markasının seri şekilde tescil ettirildiğini, “...” markası ile birlikte “...” markasını da birlikte kullanarak uzun arge çalışmaları ve büyük yatırımlar yaparak piyasaya sürdüğünü, “...” markasının büyük zincir ve yerel marketlerde satışa sunulduğunu, ürünlerin bilinir ve tüketicilerce takdir edildiğini, davalı tarafın müvekkilinin tescil edilerek koruma altına alınan çeşitli tescilli marka ve tasarımlarının davalı tarafça renk, şekil, ebat, mizansen, yazı karakterleri, renkleri, genel kompozisyonları ile birebir benzerlik teşkil eden ürünleri müvekkil izni olmadan piyasaya arz ettiğini, reklam tanıtım yaptığını, bu haklara tecavüz ettiğinin, haksız rekabete neden olduğunu, davalı şirketin “...” ürünü ile müvekkilinin “... ...” ürünlerine dair görseller incelendiğinde, hiçbir teknik zorunluluk bulunmamasına rağmen davalı şirketin şişe tasarımından etiket tasarımına kapak, sprey başlığı, deterjan rengi, vurgulanan yazı karakteri, renkleri, etiketteki görsellerin müvekkilinin ürününe benzerlik teşkil ettiğini, aynı sınıfta, aynı raflarda, yer alacak bu ürünlerdeki benzerliğin ortalama tüketici nezdinde karışıklığa yol açacağını ileri sürerek davalı kullanımlarının müvekkilinin tescilli marka ve tasarımlarına benzerliğinin tespitine, marka ve tasarım haklarına tecavüzün ve haksız rekabetin tespitine, menine, tüm sonuçların ortadan kaldırılmasına, ürüne ilişkin mevcut veya süreç içinde ortaya çıkabilecek reklam, video ve tüm içeriklerinin yazılı, sesli, görsel, radyo-Tv, dijital ortamlardan kaldırılmasına, yanlış beyanların düzeltilmesine, davalı şirket ticari defter, fatura, vergi, şirket, muhasebe kayıtlarının tespitine, mahkemece verilecek kabul kararının ilan edilmesine, ihtiyati tedbir taleplerinin kabulüne ve davalının ürünlerine ve materyallerine el konulmasına, saklanmasına, toplanmasına, imhasına, üretim, sergileme, satış ve dağıtım, ithalat ve ihracat, reklam, tanıtım, sponsorluk, pazarlama faaliyetlerinin önlenip durdurulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı şirket vekili, tarafların marka ve tasarımları incelendiğinde her iki tarafın marka ve tasarımlarında kendine has özellikleri haiz olduğunu, ayırt edilebilir formlarda olduklarını ve genel izlenim itibariyle benzer olmadıklarını dolayısı ile tüketiciler nezdinde karıştırılma ihtimali oluşmayacağını, müvekkilinin “...” markasını kullanımında markanın esas ve ayırt edici unsurunun “...” ibaresi olduğunu, müvekkilinin markasında “...” ibarelerinin yer almasından hareketle davacının “...” markasının ihlalinden bahsedilemeyeceğini, “...” ibaresinin temizlik malzemelerinde ayırt ediciliğinin son derece zayıf, tali bir ibare olduğunu, www.....com. adresinin müvekkiline ait olduğunu, bu adreste davacının markasına benzer hiçbir ibare yer almadığı gibi dava konusu ürünün dahi yer almadığını, diğer online pazaryerlerinin müvekkilinin ürünlerini tedarik eden herkesin satış yapabildiği gibi bu üçüncü kişilerin satışlarını ne şekilde yapacaklarıyla ve ürünlerini tüketiciye ne şekilde lanse edecekleriyle ilgili olarak müvekkilinin herhangi bir tasarrufu ve kontrol hakkı bulunmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı tarafın "..." şeklindeki markasal kullanımları ile davacının 2020 43207 sayılı markasındaki asli unsur " ..." ibareli 03 ve 05.sınıftaki tescilli markası arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sescil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, markalar arasında iltibas, karıştırılma ve benzerlik koşulu oluşmadığından davalı eyleminin marka tecavüzünu oluşturmadığı; davalı tarafın ticarete sunduğu şişe ve etiket tasarımı ürünleri ile davacının 2019/04505, 2020/02864 sayılı tasarımları arasında bilgilenmiş kullanıcı açısından yenilik ve ayırtedicilik koşulununun sağlandığı ve davalı ürünleri ile davacı tasarımları benzer olmadığından davalı eyleminin tasarım tecavüzünu oluşturmadığı, davacı ürünü ile davalı ürünü, davalının üründeki kullanımı ile davacının 2020 43207 sayılı markası ve 2019 04505, 2020 02864 sayılı tasarımları arasında iltibas, karıştırılma ihtimali olmadığı, davalının "..." şeklindeki markasal kullanımları ile ticarete sunduğu şişe ve etiket tasarımı ürünleri dolayısıyla benzerlik oluşmadığından TTK 54 ve devamı maddesi anlamında haksız rekabet koşullarının da oluşmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, müvekkilinin ... ... markalı ürünlerinin reklam ve tanıtımlarının yapılmasından ve bu ürünün pazarda çok ... bir pay kazanmasından sonra, alelacele ve kötüniyetle, davalı tarafça dava konusu ürünün piyasaya arz edildiğini, ürün üzerinde öne çıkanın "..." ibaresi olduğunu, müvekkilinin 2019 yılı sonunda başlattığı yoğun ve etkili ve dahi ödüllü reklam¸ kampanyasında "..." sloganını ürünün hızlı etkisini tüketiciye iletmek üzere kullanıldığını, Google arama motorunda yapılacak araştırmada ... yazıldığında dahi ... ... çıktığını, davalı ürününün üzerindeki unsurlar belki tek tek bakıldığında müvekkilinin ürünündeki unsurlardan farklı gibi görünse de, ürünün genel görünümü itibariyle benzerlik gösterdiğini, davalı tarafın tesadüf ile izah edilemeyecek şekilde kötüniyetli olduğunu, global bir değerlendirme yapılmadığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini, ayrıca yargılama sürecinde oluşabilecek zarar da nazara alınarak, ihtiyati tedbir talebinin kabulü ile davalı Şirket “...” ürün ve ilgili tüm materyallerine Türkiye sınırları içinde veya gümrük ve serbest liman veya bölge gibi alanlar dahil bulunduklan yerde el konulmasına, saklanmasına, toplatılmasına, tecavüzün devamını önlemek üzere tedbirlerin alınmasına, masrafları davalı Şirkete ait olmak üzere elkonulan ürünler ile ilgili materyalin şekillerinin değiştirilmesi, üzerlerindeki markaların silinmesi ve/veya imhasına, ilgili ürünlerin -ambalaj, etiket, basılı her tür materyal dahil- üretiminin, sergileme, satış ve dağıtımının, ithalat ve ihracatının, her tür reklam, tanıtım, sponsorluk, pazarlama faaliyetlerinin önlenip durdurulmasına karar verilmesini istemiştir.

GEREKÇE : 1-Dava, marka ve tasarım hakkına tecavüz, haksız rekabeti tespiti, men, ref, ortadan kaldırma istemine ilişkindir.

İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.

Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davalı şirketin "..." şeklindeki markasal kullanımları ile davacının tescilli markası arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sescil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, markalar arasında iltibas oluşmadığı, davalı eyleminin marka tecavüzü olarak nitelendirilemeyeceği, davalı ürünleri ile davacı tasarımları benzer olmadığından davalı eyleminin tasarıma tecavüz olmadığı, TTK'nın 54. ve devamı maddesi anlamında haksız rekabet koşullarının da bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.

2. Davacı vekilinin ihtiyati tedbir istemine gelince, ihtiyati tedbirin şartlar başlıklı HMK'nın 389. maddesi uyarınca, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebileceği, HMK'nın 390/3. maddesi uyarınca ihtiyati tedbir talep eden tarafın, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorunda olduğu, somut olayda dosya kapsamında yasal bu koşulların bulunmadığı anlaşılmakla ihtiyati tedbir isteyen davacı vekilinin talebinin reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;

1. Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenle davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1. b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

2. Yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenle davacı vekilinin ihtiyati tedbir isteminin REDDİNE,

3. Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60. TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 80,70. TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 346,9‬0. TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 

4. İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı uhdesinde bırakılmasına,

5. İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 13/09/2024 tarihinde asıl hükme yönelik istinaf başvurusunun reddine yönelik (1) numaralı karar yönünden HMK'nın 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay TEMYİZ yolu açık, davacı vekilinin ihtiyati tedbir isteminin reddine yönelik (2) numaralı karar yönünden HMK'nın 362/1-f maddesi uyarınca KESİN olmak üzere karar verildi.

GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 19/09/2024

Başkan

Üye

Üye

Katip

Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanınsürülenkonusutaraflarınankaraözetisavunmalarınıntemyizRekabetiistinafdereceTasarımHakkınagerekçeMarkasebeplerivevekiliTecavüz,kararınınTespiti,kesinileriiddiaHaksızmahkemesihüküm

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:34:32

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim