Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
bam
2024/1511
2024/1381
13 Eylül 2024
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ
Esas-Karar No: 2024/1511 - 2024/1381
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2024/1511
KARAR NO : 2024/1381
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK
MAHKEMESİ
TARİHİ : 24/04/2024
NUMARASI : 2024/56 E. - 2024/217 K.
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :
DAVANIN KONUSU : YİDK Kararının İptali, Tanınmışlığın Tespiti
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 24/04/2024 tarih ve 2024/56 E. - 2024/217 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili, müvekkilinin TÜRKPATENT nezdinde 2013/84627 numara ile tescilli "..." markanın sahibi olduğunu, müvekkili tarafından 02.09.2021 tarihinde T/03614 başvuru numarası ile kendisine ait "..." markasının "tanınmış marka" olarak tespitine ve tesciline ilişkin TÜRKPATENT nezdinde gerçekleştirdiği başvurunun nihai olarak 2023/M-14806 sayılı YİDK kararı ile reddedildiğini, müvekkiline bağlı kurum ve kuruluşların... Yayıncılık Eğitim ve Tic. A.Ş (...) olduğunu, müvekkilinin yüzden fazla tescilli markasının bulunduğunu, bu markaların onlarcasının "...", bir kısmının da "... ..." ibaresini içerdiğini ileri sürerek, TÜRKPATENT YİDK’nın 14/07/2023 tarih ve 2023/M-8454 sayılı kararının iptali ile "..." markasının tanınmış marka olarak tespitine ve TÜRKPATENT nezdinde tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamından, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 05/02/2020 tarih ve 2019/2980 Esas - 2020/991 Karar sayılı ilamında da açıklandığı üzere, her ne kadar ... tarafından, kendisine başvuru halinde başvuru konusu markanın tanınmışlık niteliğini haiz olup olmadığı konusunda inceleme yapılarak, bu nitelikte gördükleri markalar için sicil oluşturulmuş ise de; anılan Kurumun kanunen böyle bir sicil oluşturma yetkisi bulunmadığı gibi, tanınmışlık özelliği sabit bir olgu olmadığından, herhangi bir davada dayanılan markanın tanınmış olduğunun ileri sürülmesi halinde, her bir somut olayda o markanın tanınmış olup olmadığının ve tanınmışlığını sürdürüp sürdürmediğinin münferiden ispatlanmasının gerektiği, davacının tanınmışlık başvurusunun reddi ile bu karara itirazın reddine dair YİDK kararının iptali talebiyle eldeki davayı açmakta hukuki yararının bulunmadığı gerekçesiyle HMK'nın 114/1-h maddesi gereğince dava şartı olarak öngörülen hukuki yarar yokluğundan davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, Sınai Mülkiyet Kanunu'nda Kurum kararına karşı "istinasız" şekilde iptal talepli dava açılabileceği düzenlenmiş iken ve müvekkiline tebliğ edilen ret yazısında da "kararın bildiriminden itibaren 2 ay içerisinde dava açılabileceği" belirtilmiş iken Yerel Mahkeme'nin huzurdaki davada hukuki yarar yoksunluğu nedeniyle verdiği ret kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davalı Kurum'un markaların tanınmışlığına dair inceleme yaparak oluşturduğu sicile kaydını yapmasına ilişkin bir düzenleme bulunmasa da bugün 19.560 TL işlem ücreti karşılığında tanınmışlık tespitinin incelemesi yönünde hizmet verdiğini, yine Kurum'un web sitesinde yer alan "Markaların Tanınmışlık Düzeyleri ile ilgili Esaslar ve Uygulaması" başlıklı belgede "Türk Patent Enstitüsü Markalar Dairesi Başkanlığı, 19.11.2003 tarih ve 25294 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 5000 sayılı Türk Patent Enstitüsü Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun madde 13 (d) bendi uyarınca “İlgili mevzuat hükümlerine göre, markaların tanınmışlık düzeyleri ile ilgili esasların belirlenmesive uygulamaya konulması işlemlerini yapmak” ile de görevlendirilmiştir." ifadelerine yer verildiğini, hizmet bedeli karşılığında tespit işleminin yapılmasının şayet hukuki bir dayanak olmaksızın idari bir kurumca gerçekleştiriliyorsa bunun 3. kişileri yanıltan etkisinin göz önüne alınmasının ve söz konusu eylemlerin hukuk eliyle korunmamasının gerektiğini, gerek Yargıtay gerekse Yerel Mahkeme'nin kanaatinin aksine Kanun'da Kurum'un tanınmışlık tespitine dair kararlarının iptali için dava yolunun kapalı olduğuna dair açık bir hükmün yer almadığını
ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE : Dava, YİDK kararının iptali, tanınmışlığın tespiti istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı ve Yargıtay 11. HD.'nin 05.02.2020 tarih ve 2019/2980 E.- 2020/991 K. sayılı ilamında da belirtildiği üzere, her ne kadar davalı Kurum tarafından Tanınmış Marka Sicili oluşturularak kendisine başvuru halinde başvuru konusu markanın tanınmışlık niteliğini haiz olup olmadığı konusunda inceleme yapılarak, bu nitelikte gördükleri markalar için bir sicil oluşturulmuş ise de; davalı Kurumun kanunen böyle bir sicil oluşturma yetkisinin bulunmadığı gibi, tanınmışlık özelliği sabit bir olgu olmadığından, herhangi bir davada dayanılan markanın tanınmış olduğunun ileri sürülmesi halinde, her bir somut olayda o markanın tanınmış olup olmadığının ve tanınmışlığını sürdürüp sürdürmediğinin münferiden ispatlanmasının gerektiği, dolayısıyla İlk Derece Mahkemesince, gerek YİDK kararının iptali gerekse de tanınmışlığın tespiti istemleri yönünden, davacının eldeki somut davayı açmakta hukuki yararının bulunmaması nedeniyle davanın reddine karar verilmesinde de bir isabetsizliğin bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;
1. Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1. b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2. Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60. TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan harçtan mahsubu ile başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
3. İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı uhdesinde bırakılmasına,
4. İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 13/09/2024 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 13/09/2024
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:34:32