SoorglaÜcretsiz Dene

Ankara BAM 20. HD 2021/1956 E. 2024/138 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2021/1956

Karar No

2024/138

Karar Tarihi

26 Ocak 2024

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ

T.C.

ANKARA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

20. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2021/1956

KARAR NO : 2024/138

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

K A R A R

BAŞKAN : ... ...

ÜYE : ... ...

ÜYE : ... ...

KATİP : ... ...

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : ANKARA 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

TARİHİ : 27/09/2021

NUMARASI : 2020/345 E. - 2021/298 K.

DAVACI

VEKİLLERİ :

DAVALI :

DAVANIN KONUSU : YİDK Kararı İptali

Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 27/09/2021 Tarih ve 2020/345 Esas - 2021/298 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı şirket ve davalı ... tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkilinin markasına davalı şirketin yaptığı itirazın kısmen kabul edilerek başvurunun kısmen reddedildiğini, müvekkilin bu karara itirazının YİDK kararıyla reddedildiğini, oysa markalar arasında karıştırılma olasılığı bulunmadığını, "..." kelimesinin ayırt ediciliğinin düşük olduğunu, davalının faaliyeti olmayan alanlarda markayı tescil ettirdiğini, davalının "..." kelimesinden oluşan başka bir markası daha bulunmasına rağmen, şekil ve kelimeden oluşan markasını gerekçe göstererek itiraz etmesinin kullanım ispatı talep edilmesini önlemek için olduğunu ileri sürerek dava konusu YİDK kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı şirket vekili, markaların benzer bulunduğunu, markaların kullanıldığını, emsal yargı kararları bulunduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

Davalı ... vekili, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının "şekil+..." ibareli marka başvurusu ile davalının "şekil+..." ibareli tescilli markası arasında birkısım mal/hizmet benzerliği oluşsa da, marka işaretleri ve bütünsellik açısından biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, SMK'nın 6/1. maddesindeki iltibas koşullarının oluşmadığı, aksi yöndeki YİDK kararının hatalı ve yanlış olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne, 2020-M-7806 sayılı YİDK kararının iptaline karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı şirket vekili istinaf başvuru dilekçesinde, markaların benzer olduğunu, bilirkişi raporunun hükme esas alınamayacağını, davacı tarafın, müvekkili şirketin dürüstlük kurallarına aykırı hareket ettiği iddiasının da diğer iddiaları gibi dayanaksız bulunduğunu, dosyada mübrez olan bilgi ve belgeler çerçevesinde davaya konu markalar arasında karıştırma ihtimali yaratacak düzey dahil benzerlik olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde, davacının başvuru markasının "..." ibaresinden, başvurunun reddine mesnet markanın ise "... şekil" ibaresinden oluştuğunu, markaların esas unsurlarına bakıldığında her iki markada yer alan harflerin hemen hemen birbirinin aynısı olduğunu, genel görünümleri ve bir bütün olarak bakıldığında markaların, görsel, işitsel ve kavramsal açıdan ilişkilendirme ihtimali de dahil olmak üzere karıştırma ihtimaline neden olacak şekilde hatta birebir aynılığa dek varan benzerliğe sahip olduklarını, diğer taraftan, ibarelerin benzerliği ile birlikte, başvuru markasının kapsamındaki mal/hizmetlerin redde mesnet marka/markaların kapsamında bulunan mal/hizmetlerle aynı/benzer nitelikte bulunduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

GEREKÇE : Dava, YİDK kararı iptali istemine ilişkindir.

İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.

Dosya kapsamında bulunan bilgi ve belgeler incelendiğinde, davacının "..." ibareli marka başvurusunda bulunduğu, başvurunun yayımlanmasından sonra yapılan itiraz sonucunda başvuru kapsamında bulunan bir kısım malların başvuru kapsamından çıkarıldığı, bu karara yönelik olarak davacının itirazının da dava konusu YİDK kararı ile reddedildiği, bu bağlamda dosya kapsamındaki uyuşmazlığın davacının başvurusuna konu markası ile davalının itirazına mesnet markası arasında, somut uyuşmazlıkta başvuru kapsamından çıkarılan emtia yönünden SMK'nın 6/1. maddesi kapsamında iltibas bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.

Somut uyuşmazlığa uygulanması gereken 6769 sayılı SMK'nın 6/1. maddesinde, tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvurunun reddedileceği belirtilmiştir.

Açıklanan hüküm çerçevesinde markalar arasında iltibasa yol açacak derecede bir benzerlik olup olmadığının tespitinde her iki markaya konu işaretin, ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınarak bütünü itibariyle görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları izlenimin esas alınması gerekmektedir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 08.06.2016 gün ve E.2014/11-696, K.2016/778 sayılı kararı uyarınca iltibas değerlendirmesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesinin mümkün olduğu hususu da gözönünde bulundurularak yapılan incelemede, davacının başvurusuna konu ibarenin "..." olduğu, başvuru konusu ibarede karşılaştırmada esas alınacak ibarenin "..." olduğu, davalı markasının da "..." ibaresinden oluştuğu, bu itibarla taraf markalarında karşılaştırılacak ibarelerin aynı olduğu, "..." ibaresinin başvuru kapsamından çıkarılan dava konusu emtia için zayıf bir ibare olarak da nitelendirilemeyeceği, bu nedenle de tarafların markalarının görsel, anlamsal ve işitsel olarak benzer olduğu ve iltibas riski taşıdığı kanaatine varılmıştır.

Ancak 6769 sayılı SMK'nın 6/1. maddesinin somut uyuşmazlığa uygulanabilmesi için karşılaştırılan markaların kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği şartının da gerçekleşmesi gerekmektedir. Dosya kapsamında bulunan bilgi ve belgelerden davalının itirazına mesnet markaları ile davacının başvurusunun kapsamında bulup çıkarılan tüm (29, 30 ve 35/5. Sınıftaki) mal ve hizmetin aynı/benzer olduğu, zira davacının başvurusunun kapsamından çıkarılan mal ve hizmetler ile davalının markasının kapsamında bulunan mal ve hizmetlerin dağıtım kanalları, kullanım yöntemleri, hedeflenen halk kesimleri aynı olduğu gibi birbirlerini tamamlama veya birbiri yerine ikame edilebilme niteliklerinin de bulunduğu kanaatine varılmıştır.

Bu itibarla somut olayda 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6/1. maddesinin somut olaya uygulanabilme şartları bulunduğu için davanın reddine karar verilmesi gerekirken aksi kanaat ile davanın kabulüne karar verilmesi doğru bulunmamıştır.

HMK'nın 353/1-b-2. maddesine göre, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmişse "düzelterek yeniden esas hakkında" duruşma yapılmadan karar verilmelidir. Diğer bir ifade ile kanun koyucu, temyiz kanun yolunda Yargıtay tarafından verilen yerel mahkeme hükmünün düzeltilerek onanması kararını, istinaf mahkemeleri için öngörmemiş, bu halde istinaf mahkemesince yeniden esas hakkında karar verilmesini istemiştir. Mahkemece yapılan bu yanlışlığın giderilmesinin ise yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediği anlaşıldığından, davalılar vekillerinin istinaf başvurularının kabulü ile aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;

1. Davalı şirket ve davalı ... vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1. b. 2 maddesi gereğince KABULÜ ile Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi 27/09/2021 gün ve 2020/345 Esas .  2021/298 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,

2. Davanın REDDİNE,

3. Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60.TL maktu karar ve ilam harcından, peşin olarak alınan 54,40.TL harcın mahsubu ile bakiye 373,2‬0.TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,

4. Davalı şirket ve davalı ... kendilerini vekille temsil ettirdiklerinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan takdiren 25.500,00.TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak anılan davalılara verilmesine,

5. Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,	

6. Davalı ... tarafından istinaf aşamasında yapılan 162,10.TL istinaf kanun yoluna başvuru harcı olarak yapılan yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı ... verilmesine, bakiyesinin davalı ... üzerinde bırakılmasına, 

7. Davalı şirket tarafından istinaf aşamasında yapılan 40,00 TL posta ve tebligat gideri ve 162,10.TL istinaf kanun yoluna başvuru harcı olmak üzere toplam 202,1‬0 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı şirkete verilmesine, bakiyesinin davalı şirket üzerinde bırakılmasına,

8. Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen taraflara iadesine (HMK m.333),

9. Davalılar ... ile davalı şirket tarafından istinaf başvurusunda ayrı ayrı yatırılan 59,30'ar.TL istinaf karar ve ilam harcının, karar kesinleştiğinde ve talep halinde anılan davalılara ayrı ayrı iadesine,

10-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 26/01/2024 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.

GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 23/02/2024

Başkan

...

Üye

...

Üye

...

Katip

...

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanınsürülenkonusutaraflarınankaraİptaliözetisavunmalarınınKararıistinafdavacıderecegerekçesebeplerikararınınYİDKileriiddiamahkemesihüküm

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:51:38

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim